yeni-ingilizce-kelimeler

Anadil Seviyesinde Sıkça Kullanılan Yeni İngilizce Kelimeler

Bir froyo almaz mıydın?

Ya da hamburgerinin üzerine biraz srirachaya ne dersin?

Ne olursa olsun bu yazıyı okumaya devam et.

Bugün senin için burada hazırladığım bu harika yazının keyfini çıkarmanı istiyorum.

Neden mi bahsediyorum?

Eh, muhtemelen bu yazıda tanıtacağım sözcükleri daha önce duymadın ve bunlar yeni İngilizce kelimeler oldukları için sözlüklerimize yeni yeni girmeye başladılar.

Yeni kelimeler mi?

Evet, İngiliz dili yaşayan ve büyüyen bir dil ve her sene sözlüklerimize yeni kelimeler ekleniyor. Bugün burada ana dili İngilizce olanların sık sık kullandıkları yeni İngilizce kelimeler arasından 15’ini öğreneceğiz.

Ama bu listeye geçmeden önce, yeni İngilizce kelimeler nereden geliyor ve bunları en kısa sürede nasıl öğreneceğini merak ediyor olabilirsin.

Learn a foreign language with videos

Yeni İngilizce Kelimeler Nereden Gelir?

Her sene yüzlerce yeni kelime İngilizce sözlüklere eklenir. Elbette, yeni İngilizce kelimeler her zaman sözlüklerdeki yerlerini almayabilir. Sözlüklere giren kelimeler çok çeşitli içeriklerle sıkça kullanılan ve İngilizce iletişim için kullanışlı oldukları düşünülen kelimelerdir.

Yeni İngilizce kelimeler zaman içerisinde İngiliz diline uyarlanmış yabancı kelimelerden gelebilir. Örneğin, eğer acılı yiyecekleri seviyorsan sriracha (Tayland’da kullanılan acılı ve sarımsaklı bir sos) artık sözlüklere eklendiği için mutlu olabilirsin.

Bazı yeni İngilizce kelimeler ise yeni veya ek anlamlar kazanan eski kelimelerdir. Örneğin, ghost artık sadece hayalet anlamında ve Cadılar Bayramı zamanında kullanılan bir kelime değildir. Artık listemizde de açıklayacağımız yeni bir anlam kazanmıştır.

Aytıca, belirli kelime ya da ifadelerin birleşimi ya da kısaltılması ile de yeni kelimeler oluşturulabilir. Örneğin, İtalyan mutfağının vazgeçilmez malzemelerinden biri olan sızma zeytin yağı (extra virgin olive oil) gerçekten de bir tekerleme gibi, ama artık kısaca EVOO şeklinde kullanılmaya başlandı.

Yeni İngilizce Kelimeler Öğrenmenin En Hızlı Yolları

  • Kendi sözlüğünü hazırla: İngilizce kelimeler öğrenmenin en etkili yollarından biri de senin için en önemli ve en zorlu kelimelerden oluşan bir sözlük hazırlamaktır. Öğrenmek istediğin yeni kelimelerin bir listesini hazırla ve bunların anlamları ve kullanımları hakkında notlar al.

Yeni İngilizce kelimeler öğrenmek zaman ve çaba gerektirir, bu nedenle de ihtiyaç duyduğunda bakmak ve hafızanı tazelemek için şahsi sözlüğünü yanında bulundur. Bunu yaparak kelimeleri çabucak unutmayı önleyeceksin.

yeni ingilizce kelimeler

  • FluentU üzerinde gerçek hayattan İngilizce videolar izle: Yeni İngilizce kelimelerin sözlüklere girmelerini neden bekleyesin? FluentU sana günümüzde İngilizce kelimelerin anadil seviyesinde gerçekte nasıl kullanıldıklarını öğretir. FluentU ile karşına kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürülmüş film fragmanları, müzik videoları, ilham verici konuşmalar, vb. gerçek İngilizce videolar çıkarılıyor.

Her videoda interaktif altyazılar yer alıyor. Herhangi bir kelimeye tıklayın ve FluentU size anında bu kelimenin tanımını ve örnek cümleleri getirsin! İngiliz kültürüne aşinalık kazanırken aynı zamanda yeni kelimeleri doğal bir şekilde öğrenmenin eğlenceli bir yoludur. En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

  • İnsanlarla konuş: Yeni sözcükler öğrenmenin bir diğer yolu ise bu sözcükleri gerçek İngilizce sohbetlerde kullanmaktır. Bir sözcüğü ne kadar tekrarlarsan o sözcüğü o kadar seri bir biçimde kullanmaya başlarsın. Ana dili İngilizce olan kişilerle konuşarak onlardan yeni sözcükler öğrenirsin. İşte bonus diye buna denir!

Bu yazıda, nerede olursan ol İngilizce konuşma partnerleri bulmak için harika ipuçları bulacaksın.

Anadil Seviyesinde Sıkça Kullanılan Yeni İngilizce Kelimeler

1. Sriracha

Eğer acılı yiyecekleri seviyorsan muhtemelen sriracha kelimesini duymuşsundur. Acı biber, sarımsak ve yemeklerde veya soslarda yaygın olarak kullanılan baharat karışımından oluşan Tayland esintili bir sostur.

Sriracha really adds a kick to your hamburger, but be sure you have a glass of water nearby!
Sriracha hamburgerine gerçekten ekstra lezzet katar ama yakınlarda bir bardak su bulunduğundan emin ol!

2. Ghost

Birçoğumuzun bildiği ghost (isim) kelimesinin anlamı, filmlerde görünüp kaybolan türden bir ölünün ruhu ya da hayalettir. Günümüzde ise ghost kelimesi ortadan kaybolmak ile ilgili yepyeni bir anlama kavuşmuştur.

Bir fiil olarak kullanıldığında ghost sözcüğü, birisinin (genellikle bir aşk ilişkisi içerisindeki) telefonlara ve mesajlara cevap vermeyerek tüm iletişimi birden kesmesi anlamına gelir.

Bunun genellikle geçmiş zaman çekimiyle kullanıldığını duyacaksın (ghosted)… çünkü birisinin seni sildiğini iş işten geçene kadar bilemezsin!

I haven’t heard from her in more than a week. She totally ghosted me.
Bir haftadan uzun zamandır ondan haber almadım. Beni tam anlamıyla sildi.

3. EVOO

Birkaç defa üst üste “extra virgin olive oil” demeyi dene. Bu tür yüksek kaliteli zeytin yağı (sızma) İtalyan yemeklerinin bu kadar lezzetli olmasını sağlayan şeydir ve söylemesi biraz zor olabilir, sence de öyle değil mi?

Ama endişelenme, artık bu kelimelerin baş harflerini kullanarak bu terimi EVOO şeklinde kısaltabiliriz. İşte, bunu söylemek daha kolay değil mi?

Remember to grab a bottle of EVOO on your way home. I’m making pasta tonight.
Eve gelirken sızma zeytin yağı almayı unutma. Akşama makarna pişireceğim.

4. Manspread

Bazı erkeklerin kamusal alanlarda bacaklarını açarak oturduklarını ve birden fazla oturma alanı kapladıklarını fark ettin mi?

Sıklıkla tren ve otobüs gibi toplu taşımada gözlemlenen bu davranışa manspreading (man + spreading) adı veriliyor.

Wouldn’t it be nice if people would be more considerate about manspreading during busy times of the day?
İnsanlar günün kalabalık saatlerinde bacaklarını açarak oturmak konusunda daha düşünceli olsalardı hoş olmaz mıydı?

5. Facepalm

Facepalm (iki ayrı sözcük olarak da yazılır: face palm) zorlu ya da rahatsız edici durumlarda kişinin yüzünü eliyle kapamasını ifade eden yeni bir kelimedir. İnsan utanç duyduğu, sinirlendiği ya da hayal kırıklığına uğradığı zaman yapılan oldukça doğal bir harekettir.

He had to facepalm when his boss pointed out typos in his report after he’d checked it three times.
Patronu, üç defa kontrol ettiği raporundaki yazım hatalarına işaret edince yüzünü eliyle kapamak zorunda kaldı.

6. Froyo

İşte yiyeceklerle ilgili başka bir yeni kelime: froyo. Evet, froyonun dondurmaya benzeyen ama daha sağlıklı bir tatlı olan donmuş yoğurtun (frozen yogurt) kısaltması olduğunu tahmin etmek o kadar da zor değil.

On a hot day, you can call me up for a froyo any time.
Sıcak bir günde beni istediğin zaman donmuş yoğurt yemek için arayabilirsin.

7. Hangry

Daha önce hiç kendini hangry hissettin mi? Ben bunu hissettiğini hatırlıyorum. Hangry (hungry + angry), o anda çok aç olduğun için kötü bir modda ve sinirli hissetmeyi tanımlar.

I haven’t eaten anything since breakfast. I’m hangry and you’re not going to like me very much.
Kahvaltıdan beri hiçbir şey yemedim. Açlıktan tepem attı ve beni [bu haldeyken] fazla sevmeyeceksin.

FluentU üzerindeki bu komik videoda İngilizce konuşan kişilerin hangry sözcüğünü nasıl kullandıklarının harika bir örneğini bulacaksın. Ücretsiz FluentU deneme süresine kaydol ve tüm öğrenme özelliklerini izleyerek video kitaplığının geri kalanını keşfet.

8. Photobomb

O mükemmel fotoğraf için poz verdiğini (ya da öyle olduğunu düşündüğünü) ama arka planda birisinin bu fotoğrafı mahvettiğini hatırlıyor musun?

İşte buna photobomb adı veriliyor. Fotoğrafta olması beklenmeyen bu kişiye ise photobomber deniyor. Bu kişi sadece oradan geçen bir yabancı ya da bilerek fotoğraf karesine giren bir şakacı olabilir.

You wouldn’t believe how hard it was to avoid photobombs when we were taking pictures at the beach.
Plajda kareye başkalarını almadan fotoğraf çekmenin ne kadar zor olduğuna inanamazsın.

9. Binge Watch

Binge watch, bir dizinin tüm bölümlerini birbiri ardına izleme eylemidir. Binge sözcüğü kendi başına bir şeyi aşırı yapmak anlamına gelir.

I spent the whole weekend binge watching the TV series “Billions” with my roommate.
Tüm hafta sonunu ev arkadaşımla “Billions” dizisini baştan sona izleyerek geçirdim.

10. Fitspiration

Her senenin sonunda yeni yıl için hedeflerimizi planlamak için zaman ayırırız. Ne yapabiliriz? Daha sağlıklı beslenmek mi? Daha fazla egzersiz yapmak mı? Forma girmek mi? Evet, ilhama ihtiyacımız var!

Etrafımıza bakıyoruz ve evet, bunun için de yeni bir kelime var.

Fitspiration (fitness + inspiration) terimi, kendimizi zorlayarak fitness hedeflerimize bağlı kalmamız için bize ilham veren kişiler, resimler ve sosyal medya yazılarını ifade ediyor.

I was pretty impressed that my co-worker had stuck a picture of Chris Hemsworth on his office wall for fitspiration.
İş arkadaşımın formda kalmak için ilham vermesi amacıyla ofis duvarına Chris Hemsworth’ün fotoğrafını asması beni çok etkiledi.

11. Mansplain

Manspreading ile benzer şekilde, mansplain (man + explain) sözcüğü de bazı erkeklerin bir şeyleri kadınlara aşağılayıcı bir şekilde açıklamalarını ve bunun kendilerini üstün gördükleri izlenimi vermesini ifade ediyor..

Whenever he starts mansplaining, all the women in the room roll their eyes and stop paying attention.
Ne zaman küçümser bir şekilde anlatmaya başlasa odadaki tüm kadınlar gözlerini devirir ve onu dinlemeyi bırakır.

12. Glamping

Açık havada, tuvalet gibi gerekli imkanlar olmaksızın kamp yapmaktan hoşlanmayanlar artık glamping adı verilen bir şey olduğunu duyunca sevinecekler.

Glamping (glamorous + camping) banyo, vb. aklına gelebilecek tüm modern imkanlar ile birlikte gelen lüks kamp anlamına gelmektedir.

No, I won’t go camping with you. But if it’s glamping, I’m in.
Hayır, seninle kamp yapmaya gelmeyeceğim. Ama glamping ise gelirim.

13. Side-eye

Daha önce birisine gözünün kenarıyla onaylamayan bir bakış attığın oldu mu? İşte bu harekete, o kişinin davranışına sinirlendiğin ya da bu davranışı onaylamadığını göstermek için yan gözle bakmak denir.

I had good reason to give him the side-eye. He just kept yawning in front of me with his mouth open.
Ona yan gözle bakmak için iyi bir nedenim vardı. Önümde ağzını açarak esnemeye devam etti.

14. Fast Fashion

Her geçen gün değişen moda dünyasında fast fashion terimi, H&M, Esprit ve Levi’s gibi büyük tasarımcılar ve üreticilerin mağazalara uygun fiyatlarla en son moda trendlerini sunmaları konseptini ifade eder.

It seems she’s on a tight budget and can’t afford anything but fast fashion.
Görünen o ki bütçesi dar ve hızlı moda ürünlerinden başka bir şeye parası yetmiyor.

15. Staycation

Daha önce işinden izin aldığın ama gidecek hiçbir yerin olmadığı oldu mu? Eğer hiçbir seyahat planın yoksa tatilini evinde geçirebilir ve buna staycation (stay + vacation) diyebilirsin.

I go see the world every chance I get. So everyone was surprised that I’m having a staycation this holiday.
Her fırsatta dünyayı görmek için seyahat ederim. Bu yüzden bu tatili evde geçirmeme herkes şaşırdı.

 

İşte bu kadar, bugünden kullanmaya başlayacağın yeni İngilizce kelimeler içeren harika listemizi gördün. Bunları kısa sürede öğrenmek için kendini zorla. Unutma, pratik yaparak mükemmel sonucu yakalayacaksın. İyi çalışmalar!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.