turistik-ingilizce

Tüm Gezginlerle İletişim Kurmak için Turistik İngilizce

Bazıları yurtdışına yapacakları geziler için İngilizce öğrenir, diğerleri ise işleri için İngilizce öğrenir.

Peki ya her ikisi için de İngilizce kullanacak olsaydın?

Örneğin, bir otel resepsiyonisti olarak mı çalışıyorsun?

Ya da yerel bir tur rehberi olarak mı?

Bir otobüs şoförü?

Bir garson ya da barmen?

Dünyanın her yerinde konaklama sektöründe çalışan kişiler uluslararası turistlerle iletişim kurmak için ortak dil olarak genellikle turistik İngilizce kullanır. Bu sadece tur rehberlerini içermekle de kalmıyor, aynı zamanda oteller, restoranlar, ulaştırma hizmetleri ve daha fazlasında çalışan insanları da içine alıyor. Yoğun bir turist bölgesinde bir pastanede çalışıyor olabilir, bir taksi şoförü, otel resepsiyonisti ya da bisikletli tur rehberi olabilirsin.

Turizm sektöründe çok sayıda iş olduğu için birçok farklı turistk İngilizce tipi de bulunur. Bu dinamik ve uluslararası sektörde bir iş arıyorsan, günlük sorumluluklarının belirli bir dizi sözcük bilgisini gerektirdiğini keşfedeceksin.

Bu sektörel sözcükler ile şunları yapabilirsin:

  • Turistlerin sorularını yanıtlayabilir
  • Tavsiyeler verebilir
  • Yol tarifi verebilir
  • Mekanlar hakkında bilgi verebilirsin

Akademik İngilizce öğrenmek çoğu ülkede okul eğitiminin bir parçasıdır.

Bununla birlikte, turizm sektörü çalışanları sıklıkla “turistik İngilizce” özel ek dersler almayı tercih eder. Bu dersler sayesinde yukarıdaki gibi senaryolara hazır olabilirler. Peki ama neden?

Learn a foreign language with videos

Turizm Sektöründe Konuşulan İngilizcenin Özel Yanı Ne?

Sınıfta ya da internette duyduğun İngilizce diyalog örneklerinde genellikle birbiriyle konuşan anadilde İngilizce konuşmacıları duyarız.

Gerçek hayatta ise bu diyalogların anadili İngilizce olmayan iki kişi arasında gerçekleşmesi mümkündür—sen ve misafirin ya da müşterin arasında.

Dolayısıyla da turizm sektöründe çalışmak, hem anadili İngilizce olan hem de diğer İngilizce konuşan kişilerle etkin iletişim kurabilmeni gerektirir.

İngilizce konuşulan ülkelerin geleneklerini bilmek yardımcı olur, ama tüm turistler İngiltere, Avustralya Kanada ya da Amerika Birleşik Devletleri’nden gelmez. Birçok turistin anadili İngilizce değildir—tıpkı senin gibi!

Turizmin uluslararası dünyasında, çok çeşitli dilbilimsel arka planlara sahip anadili İngilizce olan ve olmayan kişilerden oluşan geniş bir karmayla karşılaşacaksın. Dolayısıyla da turizm sektöründe çalışan kişilerin yeni İngilizce aksanları anlamak ve meydana gelebilecek zorlu durumlara hazırlıklı olmak için stratejiler geliştirmeleri gerekir.

Sana yardımcı olmak amacıyla dünyanın her yerinden İngilizce konuşan kişilerle etkin iletişim için bazı ipuçları hazırladık. Bir şeyi nasıl açıklığa kavuşturacağını, bir şeyi anlamadığını nasıl kibarca bildireceğini ve yanlış anlaşılmaların meydana gelebileceği yaygın senaryoları nasıl idare edeceğini görecek ve pratik yapacaksın.

Turistik İngilizce: Dünyanın Her Yerinden Gezginlerle İletişim Kurmak için Gerekli Sözcükler

Başlamana Yardımcı Olacak Temel Sözcükler

Aşağıda turistik İngilizce terimlerden oluşan bir liste bulacaksın.

Bu sözcükler kullanılarak sana sorular yöneltilebilir ya da bunları senin kullanman gerekebilir.

Bunları bildiğinden ve tam cümlelerde kullanabileceğinden emin ol.

Attractions — turistlerin görmek isteyeceği yerler

What attractions should we see while we’re here?
Burada olduğumuz sürede hangi turistik yerleri görmeliyiz?

Make sure you go see the Statue of Liberty and the Empire State Building!
Özgürlük Anıtı ve Empire State Binasını görmeden gitmeyin!

Business district — finans bölgesi olarak da bilinen iş bölgesi, çok sayıda ofisin bulunduğu şehrin merkezidir

Avoid the business district at 5:00 PM. There’s a lot of traffic!
Akşam saat 5’te iş bölgesinden uzak dur. Çok trafik oluyor!

Entertainment district — kulüpler, barlar, sinemalar, vb. ile dolu bir alan

Let’s go to the entertainment district tonight. I’m ready for some fun!
Hadi bu gece eğlence bölgesine gidelim. Eğlenceye hazırım!

Dining district — çok sayıda restoran bulunan bir bölge

You’re looking for a nice restaurant? The dining district is two blocks away. There are lots of good places to eat!
İyi bir restoran mı arıyorsun? Restoranlar bölgesi iki blok uzaklıkta. Yemek yiyebileceğin birçok iyi mekan mevcut!

Custom — insanların kültürlerinin bir parçası olarak yaptıkları şey

Can you tell me if I need to tip here? I don’t know the customs of this country.
Burada bahşiş vermem gerekip gerekmediğini söyleyebilir misin? Bu ülkenin geleneklerini bilmiyorum.

Highlight — bir etkinlik ya da zaman diliminin en iyi parçası ya da önemli bir parçası

The Statue of Liberty was the highlight of our trip.
Özgürlük Anıtı gezimizin öne çıkan noktasıydı.

Scenery — manzara, bir yer etrafında gördüğün doğal güzellik

The scenery around the city is lovely.
Bu şehrin etrafındaki manzara çok hoş.

Surroundings — etrafındaki her şey

Be aware of your surroundings at all times so you don’t get lost.
Kaybolmamak için etrafına her zaman dikkat et.

Depart — ayrılmak, kalkmak

We’ll depart from the hotel at 11:00 AM.
Otelden sabah 11’de ayrılacağız.

Arrive — bir yere gelmek, varmak

We’re going to arrive at the airport in about 15 minutes.
Yaklaşık 15 dakika içerisinde havaalanına varacağız.

Recommend — tavsiye etmek, önermek

Can you recommend a good restaurant?
İyi bir restoran tavsiye edebilir misiniz?

Sit back and relax — insanlara iyi vakit geçirmeleri için söylenen yaygın bir tümce

Sit back and relax and we’ll have your drinks out shortly.
Arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın, içeceklerinizi hemen getireceğiz.

Söylenenin Anlaşıldığından Emin Olmak için Kullanılan İfadeler

Duyduğun şeyi anladığından emin ol

Eğer turizm sektöründe çalışıyorsan, muhtemelen yanlış anlaşılmalarla karşılaşmışsındır.

Bir rehber, otel yöneticisi ya da resepsiyonist olarak söylenenlerin doğru anlaşıldığından emin olmak senin görevindir. Aşağıdaki tümceler, sen ve misafirlerinin birbirinizi anladığından emin olmanın basit ve hızlı yollarıdır.

  • I heard you ask (about flights). Is that correct?
    (Uçuşları) soruyorsunuz. Doğru mudur?
  • So, you said (you wanted to visit the ruins), right?
    (Harabeleri ziyaret etmek istediğinizi) söylediniz, değil mi?
  • Okay, I understand that (your flight leaves at 3 PM). Is that correct?
    Peki, (uçuşunuzun saat 3’te ayrıldığını) anlıyorum. Doğru mudur?

Bu tümceleri kullanarak açıklığa kavuşturmak için soru sormak için zamanını ayır

Her ikiniz de İngilizce konuşuyor olsanız da misafirin alışkın olmadığın sözcükler kullanabilir. Benzer şekilde, anlamanı zorlaştıran bir aksana da sahip olabilirler. İşte misafirinden söyledikleri şeyi tekrarlamalarını ya da açıklamalarını istemenin kibar yolları.

  • I’m sorry, I didn’t quite understand that. Can you say that again?
    Üzgünüm, söylediğinizi pek anlayamadım. Tekrarlayabilir misiniz?
  • Pardon my English, but I didn’t quite understand that. Can you say that again?
    İngilizcem için özür dilerim, söylediğinizi pek anlayamadım. Tekrarlayabilir misiniz?
  • I’m sorry, but I didn’t catch that. Can you describe what you mean?
    Üzgünüm, ne demek istediğinizi anlayamadım. Anlatmak istediğiniz şeyi açıklayabilir misiniz?

Bu tümceler ile misafirlerini sorular sormaya davet et

Bazı kültürler insanların açık sözlü olmalarını teşvik ederken diğerlerinde insanların daha mesafeli davranması beklenir. Misafirlerini soru sormaya teşvik ederek sıcak karşılandıklarını hissetmelerini sağla.

  • Does anyone have any questions?
    Herhangi sorunuz var mıydı?
  • Yes, sir/ma’am? Do you have a question?
    Evet, bayım/bayan? Bir sorunuz var mıydı?
  • Please feel free to raise your hand any time if you have a question.
    Lütfen bir sorunuz olması halinde elinizi kaldırmaktan çekinmeyin.
  • So, any questions?
    Herhangi sorunuz?

Bu Sık Rastlanan Senaryolarla Turistik İngilizce Sözcük Bilgini Genişlet ve Pratik Yap

Mesleğine bağlı olarak muhtemelen turistlere yol tarifi vermen, onlara iyi bir restoran ya da turistik yer hakkında tavsiyeler sunman ve iyi karşılandıklarını hissetmelerini sağlayacak dostane diyaloglar kurman gerekecektir.

Bu senaryolarda “rehber” rolünde olacaksın ama aslında bu kişi bir turistin iletişim kurabileceği herhangi biri olabilir. Bu sözcükleri ve tümceleri kendi diyaloglarında özgüvenle kullanabilmek için bunları çalış.

Tavsiyede bulunmak

Tümceler

  • For (authentic cuisine, family activities, etc), I recommend…
    (Geleneksel mutfak, aile etkinlikleri, vb.) için…tavsiye ederim
  • My favorite place is…
    Şahsi favorim…
  • Personally, I suggest…,
    Şahsen…öneririm

Dialog

Turist: Excuse me, do you know a good place for ice cream?
Affedersiniz, dondurma için iyi bir yer biliyor musunuz?

Rehber: Oh, yes. For really good ice cream, I recommend “Maria’s.” It’s located about six blocks from here, and it’s my favorite place. Personally, I suggest the chocolate cherry flavor, but they’re famous for their award-winning lemon flavor. I think your family will like it.
Ah, evet. Gerçekten iyi dondurma için “Maria’nın Yerini” tavsiye ederim. Buradan yaklaşık altı blok mesafede ve şahsi favorimdir. Şahsen, çikolatalı vişneli dondurmayı öneririm ama ödüllü limonlu dondurmalarıyla meşhurlar.

Turist: Great, thanks!
Harika, teşekkürler!

Yol tarifi vermek ve yerleri tarif etmek

Tümceler

  • Turn left
    Sola dön
  • Turn right
    Sağa dön
  • Go straight
    Düz git
  • Stop at the…
    …da dur
  • Continue until…
    …a kadar devam et
  • Take the (subway, bus, etc.)
    (metro, otobüs, vb.) bin
  • Follow the signs for…
    … tabelalarını takip et

Referans noktaları

  • At the traffic light
    Trafik ışıklarında
  • At the next (street, light, block, etc.)
    Sonraki (sokakta, ışıklarda, blokta, vb.)
  • In (five) blocks
    (Beş) blok mesafede
  • Near the (hotel, beach, station, etc.)
    (Otelin, plajın, durağın, vb.) yanında
  • On the main plaza
    Meydan üzerinde

Dialog

Turist: Can you tell me how to get to the theater?
Sinemaya nasıl gideceğimi söyleyebilir misiniz?

Rehber: Sure! The theater is near the train station. You need to go straight down this street for one block. At the next street, turn left. Continue until you see a sign for the theater, in about five blocks. If you’re lost, you can follow the signs for the train station. Does that make sense?
Elbette! Sinema tren istasyonunun yanında. Bu sokak üzerinde bir blok kadar dümdüz gidin. Sonraki sokaktan sola dönün. Sinema tabelasını görene kadar beş blok kadar devam edin. Eğer kaybolursanız tren istasyonunun tabelalarını takip edebilirsiniz. Bu sizin için açık mı?

Turist: Yes, thank you!
Evet, teşekkürler!

İşte, yol tarif etmek için temel tümcelerle alıştırma yapmanı sağlayacak kullanışlı bir video.

Dostane kısa konuşmalar için basit “buz kırıcıları” kullanmak

İşte turistleri biraz daha iyi tanımak istediğin zaman kullanacağın bazı tümceler.

  • So, are you enjoying your time in (Paris) so far?
    Şimdiye kadar (Paris’te) geçirdiğiniz zamandan memnun kaldınız mı?
  • Tell me, what is your favorite part of the city so far?
    Şimdiye kadar [gördüğünüz yerler arasında] şehrin en sevdiğiniz yeri neresi?
  • I’m curious, do you think this city seems friendly?
    Merak ediyorum, bu şehir sizce cana yakın mı?
  • Tell me, what do/did you think of the (architecture, food, beach, festival, etc.)?
    (Mimari, yemekler, plaj, festival, vb.) hakkında ne düşünüyorsunuz/düşündünüz?

 

Pratik yapmanın daha fazla yolunu mu arıyorsun? Eğer bir otel ve konaklama sektöründe çalışıyorsan otel yönetimi için turistik İngilizce çalış ya da otel ve konaklama sözcüklerini filmlerden öğren.

Çok geçmeden karşına çıkan turistlerle iletişim kurabilir hale geleceksin!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.