okuyarak-ingilizce-ogrenmek

Bu Heyecan Verici Materyallerle Okuyarak İngilizce Öğrenmek Çok Eğlenceli

Yeni yıl için kendinize koyduğunuz hedefler arasında akıcı bir İngilizceye sahip olmak da var mıydı?

İngilizce öğrenmekle ilgili bu hedefinizi pijamalarınızı giymiş, yanınıza çayınızı ya da kahvenizi almış, rahat rahat kitabınızı okuyarak gerçekleştirebileceğinizi bir düşünün.

Kulağa harika geliyor, değil mi?

Okuyarak İngilizce öğrenmek, bu sahneyi mümkün kılıyor.

İngilizce okumak, düşündüğünüz kadar zor değil. Hatta bu yöntem gayet eğlenceli, ilham verici ve zihin açıcı olabilir.

Harika bir okuma deneyimi yaşamak için, okumak için doğru türden materyalleri seçmeniz yeterli.

Bu makalede tanıttığımız altı harika okuma kaynağı İngilizceyi okuma yoluyla daha etkili bir şekilde öğrenmenize yardımcı olacak.

Learn a foreign language with videos

Okuyarak İngilizce Öğrenmek Hangi Açılardan Fayda Sağlar?

İngilizce kelimelerin bağlam içerisinde nasıl kullanıldığını görürsünüz

Yeni kelimeleri öğrenmenin en iyi yolu, onları bağlam içerisinde görmektir. Bu da, kelimenin tam cümleler içerisinde, yanında ilgili başka kelimeler ve fikirlerle birlikte kullanıldığı anlamına gelir. Yeni öğrendiğiniz bir kelimeyi bağlam içerisinde gördüğünüzde, o kelimenin ana dili İngilizce olanlar tarafından doğal olarak nasıl kullanıldığını göreceksiniz.

Beyniniz bir kelimeyi somut bir şeyle ilişkilendirebildiğinde, o kelimeyi daha uzun süre hatırlarsınız.

Bu yüzden, bağlam çok değerlidir! Ne kadar çok okursanız, o kadar çok bağlam görme şansınız olur.

Aşağıdaki İngilizce kitap özetiyle ne demek istediğimizi anlatmaya çalışalım:

In “The Call of the Wild,” the dog Buck is born into a close relationship with humans. As his life takes an unexpected turn, he ends up in various adventures in the wilderness with wild animals and he is called back to the “primordial” (ancient, wild) life that his ancestors held. The transition was emotional, as he struggled to let go of his affection for his last human owner.
Jack London’ın Vahşetin Çağrısı kitabında, köpek Buck, insanlarla yakın bir ilişki içerisine doğmuştur. Yaşamında beklenmedik bir gelişme yaşanınca, kendisini yaban hayat içerisinde yabani hayvanlarla çeşitli maceralar içerisinde bulur ve atalarının sürdüğü “ilkel” (kadim, yabani) hayata geri çağrılır. Bu geçiş köpek Buck için duygusaldır çünkü son insan sahibine duyduğu sevgiden vazgeçmekte zorlanır.

Artık “primordial” (“ilkel”) kelimesini, köpek Buck ve onun yaban hayatının bir parçası olma hikayesiyle ilişkili olarak hatırlayacağım, belki siz de öyle!

Kulağa doğru gelen kullanımlara aşina olursunuz

İngilizcenizi geliştirmek için kelimelerin anlamlarından daha fazlasını bilmeniz gerek. Kelimeleri cümlelerin içinde nasıl kullanacağınızı da bilmeniz gerek. Öğrendiğiniz kelime ile birlikte hangi fiiller, sıfatlar ve edatlar yaygın olarak kullanılıyor? Bir kelimeden önce ve sonra neyin geldiğini bilmeniz gerekir.

Örneğin, isim türündeki “impact” (“etki”) sözcüğünü ele alalım. Bu sözcükle birlikte yaygın olarak kullanılan fiiller “have,” “make,” “soften,” “lessen” ve “minimize”dır. Bu fiiller “impact” ile birlikte kullanıldığında sırasıyla “etkisi olmak, etki etmek, etkisini yumuşatmak, etkisini azaltmak, etkisini en aza indirmek,” anlamlarına gelirler.  “Petrol ve gazın aşırı kullanımının iklim değişikliği üzerinde etkisi vardır,” derken “the oil and gas exploitation has an impact on climate change,” deriz,  “to climate change” ya da “at climate change” değil. Kelimeleri bağlamları içinde okumak size burada olduğu gibi, kelimeleri nasıl kullanacağınızı da gösterir. Bu da kelimenin tanımının ötesinde, daha büyük resmi görmenize izin verir.

Dil öğrenen pek çok kişiyi en çok zorlayan mesele, öğrendikleri dili doğal bir şekilde, ana dilleri gibi konuşmaktır. Gramer kitapları size fiilleri çekimlemeyi ve doğru şekilde cümle kurmayı öğretebilirler. Fakat ancak doğal akışa sahip çok sayıda iyi yazı okuduktan sonra ana dili İngilizce olanlara doğal gelen dilin ve kullanımların neler olduğunu anlayabilirsiniz. Okuyarak İngilizce öğrenmek, size dili gerçek hayatta kullanıldığı gibi öğrenme şansı sunar.

Kaliteli kaynaklardan İngilizce eserler okumak kendinizi belirli bir zaman dilimine ait doğru kullanımlara bilerek maruz bırakmanın yollarından biridir. Dil akışkandır, bir nesilden diğerine değişir. Shakespeare’in bütün oyunlarını okuyabilirsiniz ancak hiçbirinde 2015 yılının en popüler kelimesi olan “emoji” kelimesini bulamazsınız.

İngilizce eserler okuyarak, farklı dönemlerde ve durumlarda kullanılan diller arasındaki farklılıkları ve hangi kelimenin nerede ve nasıl kullanılacağını öğrenmek mümkün.

Kültürel anlayış ve perspektif kazanırsınız

Yazılı metinler asırlardır düşünürler tarafından kültürel inanışları ve değerleri ifade etmek için kullanılıyor. Jane Austen’ın Pride and Prejudice (Gurur ve Önyargı) kitabı yalnızca bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda George Dönemi İngilteresi’nin toplumsal değerlerinin de bir manifestosudur.

Kültürel nüansların farkına vardığınızda, İngilizce okumak daha da ilgi çekici bir hal alır. Eğer İngilizce konuşulan bir ülkeye taşınacak olursanız, kültürlerini bilerek giderseniz daha kolay uyum sağlarsınız.

Eğlenir ve motivasyonunuzu korursunuz

Okumak eğlencelidir! İyi bir hikayenin içine daldığınızda bir başka hayatı daha yaşamış gibi olur, dünyayı ve olup bitenleri bir başkasının gözünden görür ve kendinizi belki de normalde yapacağınızın tam tersi tercihler yapan bir karakterin yerinde bulursunuz.

İngilizceyi daha hızlı okuyabildiğinizde ve anlamları daha iyi kavrayabildiğinizde, bilgi havuzunuz daha da derinleşir ve genişler. İçinde yaşadığınız dünya, diğer insanlar ve diğer kültürler hakkında daha fazla şey öğrenebilirsiniz, bu da öğrenmeye devam etmek için en büyük motivasyon olabilir.

İnternetteki kötü İngilizce ile yazılmış şeyleri okumayı unutun

İnternette Facebook ve Twitter gibi sosyal medya sitelerindeki gönderileri okuyarak fazlasıyla zaman geçiriyor olabilirsiniz. Ana dili İngilizce olan kişilerce ve böyle kişiler için hazırlanmış pek çok internet sitesini okumanız İngilizce öğrenmenize yardımcı olabilir, ancak internette düşük kaliteli pek çok internet sitesi de var. Facebook ve Twitter gibi büyük internet sitelerinde paylaşılan gönderilerin çoğu kötü dil bilgisi ve yanlış kelimelerle yazılıyor.

Dikkatinizi sürekli dağıtarak faydalı şeylere odaklanma ve daha karmaşık konularda bir şeyler öğrenme çabanız üzerinde kötü bir etkiye sahip olan şeylerden kaçınmayı öğrenmelisiniz. Sizin için bu makalede liste haline getirdiğimiz güzel yazılmış İngilizce kaynakları okursanız, bu sorunu yaşamazsınız. Önerilen okumalarımız arasında şahane yazılmış, mükemmel bir gramere sahip uzun eserler de var.

Şimdi, sıra sözünü verdiğimiz İngilizce okuma materyali listesine geldi.

6 Heyecan Verici İngilizce Yazım Türüyle İngilizce Okuma Becerisi Edinin

1. Klasik kitaplar

Bir kitap, zamana yenik düşmediğinde “klasik” halini alır, bu da, o kitabın uzun yıllar sonra bile hala ilgiyle okunduğu ve popüler olduğu anlamına gelir.

Farklı zaman dilimlerinde doğmuş, farklı kuşaklara ait insanlar da benzer arzulara, duygulara ve ilişki beklentilerine sahiptir. Günümüzde hala 1600’lerde ya da 1800’lerde yazılmış klasik kitapları okuyup yazarların anlattığı fikirlerle, duygularla ve olaylarla bağ kurabiliyoruz.

Günümüzün genç okurlarının çoğu Robert Louis Stevenson’ın yazdığı Treasure Island (Define Adası)kitabını gayet heyecana verici buluyor çünkü aynı kendilerinden önceki pek çok kuşak gibi, o yaşlarda keşfetme ve macera hissi yaşama isteği ve dürtüsüyle dolular.

Dahası, klasik kitaplar ustaca dil kullanımları ve hikaye anlatımları sebebiyle pek çok kuşak tarafından sevilirler. The Three Musketeers‘ı (Üç Silahşörler) ilk okuduğumda, kendimi bu üçlünün bir parçası gibi hissetmiştim, onların ülkesinden kilometrelerce uzak bir yerde, onlardan birkaç yüzyıl sonra doğmuş olduğum halde! O zamanlar Fransa ve Fransa tarihi ile ilgili hiçbir şey bilmiyordum, fakat yine de hikaye beni kendine çekmişti. Alexandre Dumas da Jane Austen, Hemingway ve bize kıymetini bilmemiz gereken sayısız kitap bırakan daha pek çok üstat gibi usta bir hikaye anlatıcısıydı.

Hemen hemen herkes klasik kitaplara erişebilir çünkü çoğu kütüphanenin geniş bir klasikler koleksiyonu vardır. Ayrıca çoğunu internet üzerinden ücretsiz olarak da okuyabilirsiniz; bunun için Project Gutenberg gibi harika internet siteleri var.

Ben 1980’lerin sonunda, kitapçılarda Batı’dan gelen kitapların satılmadığı Viyetnam’da büyüdüm. Okulda da Çin ve Rus edebiyatları hakimdi. 1990’ların ortasında dış politikamızda yapılan değişiklik üzerine Batı’da üretilen daha fazla şey ülkemize ithal edilmeye başlandı ve basılı olarak ilk gelenler Uncle Tom’s Cabin (Tom Amca’nın Kulübesi) ve Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler) gibi klasik kitaplardı; hemen arkasında da Harry Potter geldi.

İngilizce (ve başka pek çok dilde) yazılmış klasik kitapların çoğu Türkçeye de çevrilmiş durumda. Daha önce Türkçe çevirilerini okumuş olsanız bile, bu kitapları bir de asıl yazıldıkları dilden okumanın zevkine varırken bir yandan da İngilizceye hakim olma fırsatını kaçırmayın.

Sizin için Kindle’da ücretsiz olarak okuyabileceğiniz, benim de en sevdiğim klasik kitapların bir listesini yapıyorum:

Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler)  Yazan: Emily Brontë

The Adventures of Tom Sawyer (Tom Sawyer’ın Maceraları) Yazan: Mark Twain

The Call of the Wild (Vahşetin Çağrısı) Yazan: Jack London

Emma Yazan: Jane Austen

The Picture of Dorian Gray (Dorian Gray’in Portresi) Yazan: Oscar Wilde

2. Uzun okumalar

İngilizcedeki “long reads” -Türkçe çevirisiyle uzun okumalar, yahut uzun yazılar- terimi, gazetecilikte gazetecilerin belirli konuları derinlemesine araştırarak yazdıkları uzun makaleleri ifade eder. Yani “long reads,” ya da “uzun okumalar/yazılar” güncel konuları geniş ve karmaşık bir bakış açısıyla ele alan uzun makaleler denir -bu makaleler ne kadar uzun olsalar da, klasik romanlar gibi başka ciddi yazılara kıyasla okunmaları nispeten epey kısa olacaktır.

Bu tür yazılar, günümüzün güncel meselelerini takip etmek isteyen, gündemden uzak kalmak istemeyen ancak kısa ve sürekli güncellenen manşetleriyle çok az bilgi sunan haber akışlarından bıkıp usanan kişilere göre. Yazıların kalitesi epey yüksek, bu sayede hem iyi yazımdan hem de içerikleri iyi bilgilerden faydalanabilirsiniz.

Bu tür İngilizce yazıları Longreads veya Digg’s Long Reads Channel gibi internet sitelerinde bulabilirsiniz. Reddit’in de Longreads subreddit adlı bir konu başlığı var. Bu tür uzun okumalar için benim en sevdiğim kaynak ise The Guardian, çünkü buradaki makaleler aynı zamanda sesli olarak da kaydedilip podcast olarak yayınlanıyor ve hem iTunes’da hem de SoundCloud’da bulunabiliyor. Şahsen ben bulaşıkları yıkarken ya da koşu bandında koşarken bu podcast’leri dinlemeye bayılıyorum; belki siz de yazıları okurken bir yandan da dinleme alıştırması yapmak isteyebilirsiniz.

Kaydedip hafta sonu üzerinden geçebileceğiniz dört uzun okuma önerimiz de şöyle:

“Crash: how computers are setting us up for disaster” (“Çökme: Bilgisayarlar bizi nasıl felakete sürüklüyor”)

“Geek Love” (Sıkıcı Asosyal Adamların Aşkı)

“Liquid assets: how the business of bottle water went mad” (“Sıvı servetler: Şişe su işi nasıl çılgın bir hal aldı”)

“The Very Quiet Foreign Girls poetry group” (“Oldukça Sessiz Yabancı Kızlar şiir grubu”)

3. Şiirler

Şiirler dilin akışkanlığını temsil eder. Yüksek sesle şiir okumak, daha da iyisi, kalabalık karşısında şiir okumak, İngilizcede kulağa doğru ve güzel görünen şeylerle temas kurmanızı sağlar.

Şair Harry Baker ve Sarah Kay’in aşağıdaki TED konuşmalarına bir göz atabilirsiniz:

“Sarah Kay: If I should have a daughter…” (“Eğer bir kızım olursa…”)

“Harry Baker: A love poem for lonely prime numbers” (“Yalnız asal sayılar için bir aşk şiiri”)

Eğer klasik şiirler okumaktan hoşlanıyorsanız, Edgar Allan Poe, T.S. Eliot veya Emily Dickson’ın eserlerini okuyabilirsiniz.

Şiir, hikaye anlatmanın çok güzel bir yoludur. Yukarıda paylaştığım uzun okumalar listesinin sonundaki “The Very Quiet Foreign Girls poetry group”ta, yani  “Oldukça Sessiz Yabancı Kızlar şiir grubu”nda Oxford okullarından birinden bir öğretmen yabancı öğrencilerinin kendilerini ve deneyimlerini şiirlerle ifade etmelerini teşvik etmek için bir şiir kulübü kuruyor. Bu, dil ediminin ve entegrasyonunun harika bir örneği.

Benjamin Franklin biyografisinde İngilizce yazmayı öğrenmek için bir teknik paylaşmış: Yazdığı uzun bölümleri şiire çevirirmiş, böylece ölçüyle ve kafiye ile yazma kısıtlaması onu dildeki çeşitliliği aramaya ve bu çeşitlilikten faydalanma konusunda uzmanlaşmaya zorlarmış.

Bir daha şiir okuduğunuzda belirli bir sözcük seçimine dikkatinizi verin ve o sözcüğe bulabildiğiniz kadar alternatif bulmaya çalışın. Bu, kelime bilginizi arttırmak için iyi bir alıştırmadır, ayrıca bu sayede şiirin ve İngilizcenin değerini bilmeyi öğrenirsiniz.

4. Kendi Kültürünüzden Kitaplar

Bunun kulağa tuhaf geldiğinin farkındayım, ancak açıklamama izin verin.

Önce kendi dilinizde, kendi kültürünüzden bir kitap okuyun.

Sonra, aynı kitabın İngilizce çevirisini bulun, onu da okuyun ve iki versiyonu dikkatli bir biçimde karşılaştırın.

Kendi kültürünüzdeki belirli bir kavrama karşılık olarak seçilen İngilizce sözcüğün neden seçildiği üzerine düşünün. Örneğin, Lisa Bu’nun TED Konuşmasında paylaştığı gibi, Çincede “bride” (Türkçesi “gelin”) sözcüğü kelimenin gerçek anlamıyla “yeni anne” demektir. Üzerine düşünmeye değer, değil mi?

Nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, size Türkçe yazılmış ve sonradan İngilizceye çevrilmiş birkaç roman örneği verebiliriz:

Başka dillerden İngilizceye çevrilmiş ve tüm dünyada okunan kitaplara da birkaç örnek verelim:

5. Popüler Forumlar

Elon Musk ve Sam Altman gibi teknoloji liderleri tarafından finanse edilen kar amacı gütmeyen bir araştırma şirketinin ürünü olan OpenAI yapay zekasının kendisine dil öğretmek için Reddit forumlarını okuduğunu biliyor muydunuz?

RedditQuora ve Yahoo Answers gibi forumlarda İngilizceyi en doğal halleriyle görebilirsiniz, çünkü buradaki yazıların çoğu ana dili İngilizce olan kişiler tarafından günlük dilde yazılıyor. Yazım ve dil bilgisi hataları içerse de, sohbetler genellikle doğal ve aydınlatıcı oluyorlar, üstelik her gün kullanılan kelimelerle dolular. Bu internet sitelerine gidin, ilginizi çeken sohbet başlıklarını okuyun ve İngilizcede ana diliniz gibi sohbet edin.

6. Altyazılar

Film ve video izlemek herhalde İngilizce öğrenmenin en eğlenceli ve interaktif yoludur. Sizi bilmem, ama ben gençliğimde epeyce bir zamanı “Friends” dizisini izleyerek geçirdim ve bu diziden epeyce fazla İngilizce öğrendim.

Zamanınızı boşa harcıyormuşsunuz gibi hissetmeyin. İngilizce konuşulan bir filmi ya da diziyi izlerken altyazı okumak dil becerilerinizi geliştirecektir.

Aynı anda hem okuyup hem dinlemek zorlayıcı olabilir, ancak aynı zamanda ödüllendiricidir de. Beyniniz sesleri kelimelerin yazılışlarıyla eşleştirir; filmin heyecan verici, korkutucu ya da komik hikayesi sayesinde kelimelerin hafızanıza daha iyi yerleşeceğini de unutmayalım. Ayrıca, ses ve metin birbirini destekler ve birlikte çalışarak genel İngilizce kavrayışınızı güçlendirir. İngilizce fonetik bir dil olmadığından, yani sözcükler okunduğu gibi yazılmadığından, altyazılar size sesler farklı olsa da sözcüklerin nasıl yazıldığını hatırlatır.

Benzer şeyleri TED Konuşmalarını veya FluentU’da en sevdiğiniz videoları izlerken de yapabilirsiniz! İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde her an her yerde eğlenceli altyazılı videolarla İngilizce öğrenmeye zaman ayırabilirsiniz.

 

Okuyarak İngilizce öğrenmek -ve İngilizce okumayı öğrenmek– yavaş bir süreç olabilir. Fakat bu süreç eğleneceğiniz, kültürel bilgilerinizi arttıracağınız ve aynı anda başka becerilerinizi de geliştireceğiniz oldukça tatmin edici ve ödüllendirici bir süreçtir.

Okuyarak İngilizce öğrenmek için size en iyi uyan okuma kaynaklarını seçin ve bu yıl İngilizce seviyenizi akıcılık seviyesine getirene kadar onları elinizden bırakmayın.


Quynh Nguyen bir yandan dünyayı gezerken, bir yandan da serbest iletişim profesyoneli olarak çalışıyor. Yeni diller öğrenmeye, bisiklete binmeye ve bardaklar dolusu iyi demlenmiş çay içmeye bayılıyor. Kendisiyle @QuynhThuNguyen adresinden iletişime geçebilir veya www.quynh.nl internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.