cadilar-bayrami-kelimeleri

Cadılar Bayramı Kelimeleri: Korkunç Canavarlar (ve Ürkünç Yaratıklar) üzerine Eğlenceli 31 İngilizce Kelime

31 Ekim gecesinde dışarıya çıkarsanız dikkatli olun ve kelimelerinizi dikkatli seçin, çünkü o gün Cadılar Bayramı.

Yanlışlıkla bir hayaleti yanınıza çağırabilirsiniz!

Şaka bir yana, sokakta hayalet gibi giyinmiş birini görebilirsiniz. Başka bir kostüm de giyiyor olabilirler.

Çünkü 31 Ekim gecesi kutlanan Cadılar Bayramı (İngilizce adıyla: Halloween), genellikle A.B.D, Kanada ve İngiltere’de kutlanan eğlenceli, kültürel bir bayram ve bu kutlamalar yavaş yavaş bütün dünyaya yayılıyor.

Cadılar Bayramı ile ilgili zaten birkaç şey biliyor olabilirsiniz, hatta bu bayram çevrenizde kutlanıyor bile olabilir. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler ya da henüz bu bayramı hiç duymamış olanlar da olabilir.

Eğer Amerikan TV dizilerini izliyorsanız, özellikle Ekim ayının sonlarında insanların çeşitli kostümler giydikleri bölümleri de görmüşsünüzdür. Ya da Cadılar Bayramı ile ilgili İngilizce kelimelerin dinlediğiniz birtakım şarkılarda ya da oynadığınız bilgisayar oyunlarında geçtiği olmuştur.

Bu yüzden aşağıdaki kelimelerin bir kısmını biliyor olma ihtimaliniz var, ama muhtemelen tamamını bilmiyorsunuzdur. Cadılar Bayramı 31 Ekim’de kutlandığı için, sizlerle Cadılar Bayramı üzerine İngilizce sohbetler etmek için gereken 31 İngilizce kelimeyi inceleyeceğiz.

Haydi, kostümünüzü giyin de Cadılar Bayramı kelimelerini öğrenelim!

En Gerekli Cadılar Bayramı Kelimeleri: 31 Ekim için 31 Ürkütücü Sözcük

Bu kelimeleri dört ana kategoriye ayırdık: Temel Cadılar Bayramı kelimeleri, kullanışlı tanımlayıcı kelimeler, Cadılar Bayramı sembolleri ve korkunç yaratıklar.

Learn a foreign language with videos

Temel Cadılar Bayramı Kelimeleri

Cadılar Bayramı ile ilgili sembollerden ve geleneklerden söz etmeden önce öğrenmeniz ya da hatırlamanız gereken dört ana sözcük var. Bunların ilki, Cadılar Bayramı’nın adı olan Halloween.

1. Halloween / Cadılar Bayramı

Cadılar Bayramı’nın İngilizcedeki asıl adı Halloween. Bu bayram geleneği oldukça eskiye dayanıyor ve şaşırtıcı derecede karmaşık bir tarihi var. Vaktiniz varsa, daha fazla bilgi edinmek için History Channel’ın internet sitesindeki Cadılar Bayramı videolarını izleyebilirsiniz. Şimdilik, size hızlıca özet geçeceğiz.

Aslen, Halloween, yani Cadılar Bayramı “Samhain” adında bir pagan (çok tanrılı din) kutlamasıymış. “Samhain”da hayaletleri korkutup kaçırmak için ateşler yakılırmış.

Hallow” ismi, “holy” yani “kutsal” kelimesine benzer; “een” ise “evening,” yani “akşam” kelimesine. Bu durumda “evening” kelimesi, “eve” sözcüğü gibi, yani özel bir günün arefesi, önceki gecesi anlamında kullanılmıştır (“Christmas Eve,” yani “Noel Arefesi” gibi, Christmas/Noel’den önceki gece anlamında; ya da “New Year’s Eve,” yani Yeni Yıl’dan önceki gece gibi.). Yani, başka bir deyişle, “Halloween,” kutsal bir günden önceki gecedir: 1 Kasım’da kutlanan All Saints’ Day, yani Bütün Azizler Günü/ Azizler Yortusu’ndan önceki gece.

Geçmişte çoğu insan Cadılar Bayramı gecesi kötü ruhları korkutup kaçırmak için korkunç yaratık kostümleri giyerdi. Bu kostümler zamanla yerini daha modern geleneklere, farklı yaratıklar gibi giyinmeye bıraktı.

Modern zamanda Cadılar Bayramı kutlamaları oldukça farklı. Aslında bugünlerde Cadılar Bayramı daha çok çocuklar için. Bu ciddi bir bayram değil; yalnızca kostüm giyip parti yapmak, şeker yemek ve oyunlar oynamak için eğlenceli bir bahane.

2. Trick-or-treating / Şeker mi Şaka mı?

Bu, en yaygın Cadılar Bayramı geleneklerinden biridir. Çocuklar o geceye özel kostümlerini giyip mahallelerinde kapı kapı dolaşıp şeker toplarlar.

Evlere gittiklerinde kapıyı çalarlar, kapı açıldığında ise çocuklar “Trick or treat!” derler, yani “Şeker mi şaka mı?” Ev sahibi genellikle çocuklara şeker ya da çikolata verir.

Bu geleneğin de ilginç bir tarihi var, fakat biz burada yalnızca “trick” ve “treat” kelimelerine bakacağız. Oyun, numara, kandırmaca gibi anlamlara gelen “trick” için buradaki karşılığına “eşek şakası” diyebiliriz, aynı 1 Nisan’da, İngilizcesiyle “April Fool’s Day”de yapılanlar gibi.

Treat ise güzel veya lezzetli bir şey, bir “ikram”dır. Yani çocuklar eğer onlara şeker ya da çikolata (yani bir “treat“) vermezseniz, size ya da evinize kötü bir şey yapacaklarını (yani bir trick) söylerler! Cadılar Bayramı’nda yapılan şakalar arasında evlerin bahçesindeki ağaçları tuvalet kağıdı ile kaplamak, eve yumurta atmak gibi eşek şakaları vardır.

Televizyona özel olarak hazırlanan klasik Peanuts (Snoopy) çizgi filminin özel Cadılar Bayramı bölümü olan “It’s the Great Pumpkin, Charlie Brown”ı, “O, Büyük Balkabağı Charlie Brown”) izlerseniz,  “trick-or-treating” ve diğer Cadılar Bayramı adetlerinden bazı örnekleri görebilirsiniz.

3. Costume / Kostüm

Kostümler sizi başka biri ya da başka bir şeymiş gibi gösteren giysiler ve aksesuarlardır. İngilizcede “costume” olarak yazılan bu kelimenin telaffuzuna dikkat edin, bu kelimenin okunuşu “örf, adet” anlamına gelen “custom” kelimesinin okunuşundan farklıdır. Bu kelimeleri birbirine karıştırmak işten bile değil! Kostümlerin genellikle vücudunuzu örten giysi kısmının yanı sıra maskeleri de vardır.

Kostüm giymeyi ifade etmek için Türkçede de “giymek” anlamına gelen “to wear” fiilini kullanabilirsiniz. Cadılar Bayramından veya kostümlü partilerden, nam-ı diğer Maskeli Balolardan söz ederken sıklıkla kullanılan diğer fiilller “dress up as ~” ve “go as ~”dir. Bu fiilleri kostümünüzün ne kostümü olduğunu, ya da kimin kılığına girdiğinizi ifade etmek için kullanırsınız.

“Hi Mary, what kind of costume will you wear for Halloween?”
“Selam, Mary, Cadılar Bayramı için ne tür bir kostüm giyeceksin?”

“I’m not sure. I may go as a nurse, but I was also thinking of dressing up as a kitten.”
“Emin değilim. Hemşire olarak gidebilirim ama yavru kedi kılığına girmeyi de düşünüyorum.”

Komik/tuhaf bir kültürel not olarak: Bütün kostümlerin “seksi kostüm,”e dönüştürülebileceğine dair bir espri vardır;  seksi hemşire ya da seksi polis memuru gibi. Fakat son yıllarda bu trend iyice saçma bir hal almış, insanlar seksi ıstakoz, hatta seksi pizza faresi gibi tuhaf kılıklara bürünmeye başlamıştır!

4. Decorations / Süslemeler

İlgili bayramın havasını yansıtmak üzere kullanılan bütün süslemelere “decorations” denir. Örneğin Noel’de süslenen çam ağacı, yani Noel Ağacı da bir süsleme, yani “decoration”dır.

Cadılar Bayramı için bazı insanlar parti verir ve parti süslemeleri kullanır, kimileri ise “trick-or-treat” ziyaretçileri için evlerine korkutucu bir hava vermeye çalışırlar. Bu süslemeler arasında sahte örümcek ağları (fake spiderwebs), iskeletler (skeletons) veya üzerlerine korkunç ya da komik yüzler oyulan balkabakları  (Jack-o’-lanterns) vardır.

Kullanışlı Tanım Sözcükleri

Bu yazıda “korkunç” ve “korkutucu” kelimeleri sıkça geçiyor; bu sıfatların İngilizcesi “scary“dir. Bu bölümde insanların Cadılar Bayramı’ndan söz ederken sıkça kullandıkları başka sıfatlar (tanımlayıcı sözcükler) de göreceksiniz. Bu sözcüklerin çoğu birbirine benzer çünkü Cadılar Bayramı ile ilgili çoğu şey korkunç (ama bir yandan da eğlenceli) şeylerdir. Ancak aralarında bazı ince farklar vardır ve biz de size bunları açıklamaya çalışacağız. Önce “scary” kelimesine bir göz atalım.

5. Scary / Korkunç, korkutucu

Az önce de belirttiğimiz gibi, “scary” sözcüğü “korkunç, korkutucu” anlamına gelir.

Eğer korkmuşsanız, kendi durumunuzu ifade etmek için “scared” kelimesini kullanırsınız. Örneğin, “I am scared,” “Korkuyorum,” anlamına gelir. Yani “scary” ve “scared” kelimeleri birbirlerine çok benzeseler de, “scary” diye nitelediğimiz şey ya da kişi korkuya yol açar, “scared” diye nitelediğimiz şey ya da kişi ise korkuyu hisseder, yani korkar.

Çoğu insan yılan (snake) ya da örümcek (spider) gibi bazı hayvanlardan, asansör (elevator) gibi belirli yerlerden ve uçmak (flying) veya toplum önünde konuşmak (public speaking) gibi birtakım deneyimlerden korkar. “Scared” sözcüğünden sonra korktuğumuz şeyden (nesne/kişi/durumdan) bahsediyorsak, arada “-den/-dan” anlamı katan “of” edatını kullanırız.

I’m scared of speaking in front of groups of people, so I’ve been practicing by doing my presentations with my friends.
İnsan grupları önünde konuşmaktan korkuyorum, bu yüzden arkadaşlarımla sunum pratiği yapıyorum.

6. Afraid / Korkmuş

Scared” kelimesinin yaygın kullanılan eş anlamlılarından biri de “afraid” kelimesidir ve yine ardından korktuğumuz şeyden (nesne/kişi/durumdan) bahsediyorsak, arada “-den/-dan” anlamı katan “of” edatını kullanırız.

I’m afraid of snakes. They often scare me when I’m walking in the grass and I don’t expect to see one.
Yılanlardan korkuyorum. Genellikle çimde yürürken ve onları görmeyi beklemezken beni korkutuyorlar.

7. Frightened / Korkmuş, Ürkmüş, İrkilmiş, Ödü patlamış

Frightened” da “scared” kelimesiyle eş anlamlı olan başka bir kelimedir, fakat bu sözcük biraz daha ileri seviyedir (telaffuzunu buradan dinleyebilirsiniz).

Korku hissetmeyi, ürkmeyi, “to feel frightened” olarak ifade edebiliriz. Fakat “frightened” sıfatını genellikle insanların şaşkınlıktan korktukları, irkildikleri durumlarda kullanırız; genel olarak bir şeyden korktuklarını ifade etmek için değil.

The movie wasn’t really scary, but some of the children were frightened because there were loud noises.
Film aslında korkutucu değildi, ama çocukların bazıları filmdeki yüksek sesler yüzünden irkildiler/korktular.

8. Spooky / Ürkütücü, ürkünç, tüyler ürpertici

Bu kelime de sıkça duyduğumuz Cadılar Bayramı kelimelerindendir. “Scary” sıfatına benzer, fakat onun kadar güçlü bir anlamı yoktur. Eğer bir şey “spooky” ise, sizi huzursuz edebilir, ya da biraz korkutabilir. Ancak bu sıfat genellikle ortamdaki atmosferi, bir yerin havasını tanımlamak için kullanılır, bir nesneyi değil.

I don’t like walking through the cemetery after dark. I know nothing will happen, but it just feels too quiet and spooky.
Karanlıkta mezarlıktan yürümeyi sevmiyorum. Hiçbir şey olmayacağını biliyorum, ama ortalık fazlasıyla sessiz ve ürkütücü geliyor.

9. Creepy / Ürkütücü, ürkünç, huzursuz edici, tuhaf

Bu kelime de “spooky” ve “scary” sözcüklerine oldukça benzer, ancak “creepy” diye tanımladığımız şeyler insanı korkutmaktan çok tedirgin ederler.

To creep,” “to creep up” ve “to creep around” fiilleri fark edilmeden, gizlice, sinsice hareket ederek bir yere/birine yaklaşmak,  yanaşmak anlamlarına gelir. Kanunsuz veya yanlış işler yapan kişilerin hareketlerini tanımlamak için de “creep around” fiilini kullanabiliriz.

Ayrıca “creep” ismi tuhaf davranarak etrafındakileri tedirgin eden insanlar için kullanılır.

That man in the green shirt has been staring at that woman for about 25 minutes. He seems pretty creepy.
Yeşil gömlekli adam yaklaşık 25 dakikadır şu kadına gözlerini dikmiş bakıyor. Adam oldukça ürkütücü duruyor.

10. Freaky / Garip, acayip, ürkünç, tedirgin edici

Yine diğer kelimelere benzeyen “freaky” kelimesi de tuhaf olan, normal olmayan şeyleri tarif etmek için kullanılır. Aynı zamanda korkunç, çarpıcı veya şiddetli durumları ve kişileri tanımlamak için de kullanılabilir.

Bir kişi “freaky” olarak ya da “freaky” şeyler yapan biri olarak tanımlanabilir. “Freak” kelimesi ise daha yaygın olarak bir şey yapmakla hakikaten ciddi şekilde, fazlaca istekli bir şekilde ilgilenen kişiler için kullanılır. Örneğin, “Star Wars” filmlerini çok seven birine “Star Wars freak,” yani “Star Wars delisi/manyağı” denilebilir.

“To freak out” fiilini de duymuşsunuzdur. Bu fiil de ya korkudan aklını yitirecek gibi olmak, deli gibi korkmak ya da sabrını tamamen kaybedip çıldırmak anlamlarında kullanılır.

İşte size korkutucu bir duruma örnek:

After I got into the car accident, I freaked out, even though I wasn’t injured. I had to sit down for a half hour before I was calm again. It’s still a bit freaky for me to drive on the road where I had the accident.
Kaza yaptıktan sonra, yaralanmadığım halde korkudan delirmiştim. Sakinleşebilmek için yarım saat oturmam gerekti. Benim için kaza yaptığım yerde araba kullanmak hala biraz tedirgin edici.

Bir şeye fazlasıyla yoğun bir ilgi gösteren kişiler için kullanımına örnek:

Helen is a real pizza freak. She can eat two entire pizzas by herself! It’s actually pretty freaky to watch her eat, so I don’t eat pizza with her anymore.
Helen tam bir pizza delisi. Kendi başına iki bütün pizzayı yiyebilir. Aslına bakarsanız, onu pizza yerken görmek oldukça tedirgin edici, bu yüzden artık onunla birlikte pizza yemiyorum.

11. Eerie / Tüyler ürpertici, tuhaf, tekinsiz, esrarengiz, uğursuz

Bu kelime modern İngilizcede pek yayın kullanılmasa da, “scary“nin eş anlamlılarından biridir. Fakat “eerie” kelimesi genellikle tuhaf, alışılmadık şeyleri tanımlarken kullanılır, bu şeylerin illa korkunç olması gerekmez. İnsanlar genellikle doğaüstü şeyleri “eerie” olarak tanımlarlar (sözcüğün telaffuzunu buradan dinleyebilirsiniz).

I was just about to call my cousin, who I hadn’t talked to in a year. But right when I picked up the phone to call him, my phone rang—it was my cousin! That was pretty eerie.
Tam bir yıldır konuşmadığım kuzenimi aramak üzereydim. Ancak onu aramak üzere telefonu elime aldığım anda, telefonum çaldı— arayan kuzenimdi! Bu oldukça tuhaftı.

12. Silly / Gülünç, aptalca

Nihayet, “scary“nin eş anlamlısı olmayan bir kelimemiz var. Aslına bakarsanız, bu kelime neredeyse “scary“nin zıt anlamlısı sayılır.

Eğer bir şeyi “silly” olarak tanımlıyorsak, o şey gülünç, yani komik, eğlenceli ya da aptalcadır. Başka bir deyişle, ciddi değildir ve hatta sizi güldürebilir.

Bu sözcük Cadılar Bayramı için iyi bir sözcüktür çünkü o akşam insanlar bolca aptallık eder, gülünç ve eğlenceli şeyler yaparlar (şeker toplamaya gitmek ya da Maskeli Balo düzenlemek gibi).

Many people say that clowns are supposed to be fun and silly, but I think they’re just creepy or even scary.
Çoğu insan palyaçoların eğlenceli ve gülünç olması gerektiğini söyler, ancak ben onların ürkütücü hatta korkunç olduklarını düşünüyorum.

Cadılar Bayramı Sembolleri

Son bölümlerde gördüğümüz üzere, insanlar eğlenceli veya korkutucu şeyler yaparak Cadılar Bayramını kutlamayı seviyorlar. Bu yüzden Cadılar Bayramı sembolleri genellikle korkutucu şeylerdir.

13. Jack-o’-lanterns / Oyulmuş bal kabakları

Bu sembolün  değişik bir ismi  ve ilginç bir tarihi var fakat ne olduğunu anlamak oldukça kolay (özellikle de ona ait birkaç resim görürseniz).

Esasen, bıçakla oyularak yapılmış bir yüze sahip olan bir bal kabağından (pumpkin) (Cadılar Bayramının bir diğer yaygın sembolü) söz ediyoruz. Oyulduktan sonra bal kabağının içine bir mum koyarsınız. Böylelikle yüzü parlak görünür. İngilizce ismi olan “Jack-o’-lantern“daki “lantern” yani “fener” kelimesi de buradan geliyordur.

İnsanlar oyulmuş bal kabaklarını Cadılar Bayramı dekorasyonu için yaygın olarak kullanırlar ve bazen onları oymak için birkaç kişi bir araya gelerek parti verirler.

14. Haunted houses / Perili evler

Eğer bir yer perili ise orada yaşayan hayaletler (ghosts) veya ruhlar (spirits) var demektir. Kimi insanlar, eğer evlerinde açıklayamadıkları tuhaf şeyler oluyorsa, evlerinin perili olduğunu düşünürler.

Cadılar bayramındaki perili evler ise biraz daha farklıdır. Bunun için bir grup insan evlerini korkutucu veya ürkütücü görünmesi için dekore eder ve sonra da evi gezmeleri için birilerini davet ederler. Ziyaretçiler evde gezinirken, perili evde çalışan insanlar ziyaretçilerin önüne fırlayıp onları korkutmaya çalışırlar. Bu evlerin bazılarını ziyaret etmek ücretlidir.

15. Scarecrows / Korkuluklar

Korkuluklar çiftçilerce kargaları korkutup tarlalarından kaçırmak için kullanılırlar çünkü böyle yapmazlarsa bu kuşlar tarlalarındaki tahılları yerler. Zaten İngilizce “korkuluk” demek olan “scarecrow” adındaki “scare” artık tahmin edebileceğiniz üzere “korkutmak” anlamına gelir, “crow” ise karga.

Bir korkuluk yapmak için, eski kıyafetleri alıp içlerini saman veya otla doldurabilirsiniz. Sonra bu içleri doldurulmuş kıyafetleri uzun bir sopaya yerleştirirsiniz, böylece korkuluk dik durur. Korkuluklar, insana benzer ve birçok kuşu korkutup kaçırırlar.

Bunun neden bir Cadılar Bayramı sembolü olduğundan tamamen emin değilim. Belki de Cadılar Bayramı, çiftçilerin yetiştirdikleri ürünleri sattıkları ve kışa hazırlık yaptıkları hasat zamanında (harvest) olduğu içindir.

Son Batman filmlerindeki Scarecrow karakterine de bir göz atın.

16. Black cats / Kara kediler

Kara kedilerin birçok batıl inançla (superstition) ilgisi vardır (bazı insanlar kara kedilerin kötü şans getirdiğine inanırlar), ayrıca kediler cadılarla (bknz. 23 numara) bağdaştırıldıkları için de Cadılar Bayramıyla ilişkilidirler.

Eskiden, batıl inançlı kişiler (sihire/şansa inananlar) cadıların kendilerini kediye dönüştürebildiklerini düşünürlerdi. Bu yüzden kara kediler bugün bile hala Cadılar Bayramının yaygın bir sembolüdür.

17. Spiders / Örümcekler

Birçok insan örümceklerden korkar. Bu yüzden, Cadılar Bayramı dekorasyonu için sık sık sahte örümcek ağı (false spider web) veya sahte örümcek kullanılır.

18. Candy / Şeker

Şeker hiç korkutucu olmasa da (dişçiyseniz belki öyledir!) çok sık kullanılan bir Cadılar Bayramı sembolüdür.  Çocuklar trick-or-treat (şeker-ya da-şaka) ziyaretlerine gittiklerinde, onlara genellikle şeker verilir. Ayrıca, bir Cadılar Bayramı partisi yapıyorsanız mısır şekeri (candy corn) veya karamelli elma (caramel apples)  yemek çok yaygındır.

19. Graveyard / Mezarlık

“Mezarlık” anlamına gelen “graveyard” kelimesi “cemetery” ile eş anlamlıdır. İngilizcede “grave” ya da “tomb” denen “mezar,” ölülerin gömüldüğü yerdir. “Yard” (bahçe) ise genellikle çimle kaplı, büyük, üstü açık doğal bir yerdir.

Mezarlık Cadılar Bayramının yaygın bir sembolüdür çünkü Cadılar Bayramı geleneksel olarak ölü insanların hayaletleri ve ruhlarıyla ilişkilendirilirdi.

20. Tombstones / Mezar taşları

Mezar taşı, bir mezarın nerede olduğunu gösteren taştır. Üzerinde genellikle gömülü olan insanın ismini, yaşadığı tarih aralığı ve ölen kişiyi tanımlayan bir ifade veya bir mesaj yazılıdır.

İngilizce konuşulan ülkelerde, mezar taşlarının üzerinde genellikle “Rest In Peace” (“Huzur  İçinde Yatsın”) anlamına gelen “R.I.P.” harflerini görürsünüz.

Korkunç Yaratıklar

Bu son bölümde, Cadılar Bayramı ile ilişkilendirilen en yaygın yaratıklardan bazılarına bakacağız. Bunlar aynı zamanda Cadılar Bayramı’nda giyilen popüler kostümler arasındadır; ancak unutmayın ki, Cadılar Bayramı kostümlerinin illa korkutucu olmasına gerek yoktur. Aslına bakarsanız, günümüzde kostümlerin çoğu popüler kültüre dayanan eğlenceli kostümlerdir.

Yine de, eğer Cadılar Bayramı ile ilgili filmleri ya da dizileri izlerseniz, bu bölümde ele aldığımız yaratıklardan muhtemelen en az birini görebilirsiniz. Örneğin ben şahsen “Harry Potter” kitaplarını ve filmlerini seviyorum, karakterleri sıkça kullanılan Cadılar Bayramı kostümlerini oluşturmakla kalmıyor, içlerinde bu bölümdeki yaratıklardan ve hatta daha fazlasından da bolca var!

21. Monster / Canavar

Monster,” yani “canavar,”  ürkütücü, doğal olmayan veya devasa (gigantic) olan bir kişiyi (person)  veya yaratığı (creature) tanımlamak için kullanılan genel bir ifadedir. En ünlü canavar muhtemelen Frankenstein’ın canavarıdır (Frankenstein’s monster). Bu, Dr. Frankenstein’ın farklı ölü bedenlerden yarattığı bir canavarın anlatıldığı  “Frankenstein” kitabından alınmadır.

Frankenstein’ın canavar karakterini içeren birçok film yapıldı; Frankenstein aynı zamanda 1970’lerde yapılan epeyce uzun bir psychedelic rock şarkısının da adıdır.

22. Ghost / Spirit – Hayalet / Ruh

Bu iki kelime hemen hemen aynı anlama gelir, en azından Cadılar Bayramı söz konusu olduğundan. Kimileri öldüğünüzde hayaletinizin (ghost) ya da ruhunuzun (spirit) dünyada kaldığına inanır. Hayaletler ve ruhlar ya insanlara göz kulak olur ya da onlara musallat olup (haunt) onları korkuturlar.

Bu yaratıklar aynı zamanda gayet ucuz bir Cadılar Bayramı kostümü de olabilirler, zira bu kostüm için tek ihtiyacınız olan şey büyük beyaz bir çarşaf ve iki göz deliğidir!

23. Witch / Cadı

Türkçede “cadı” kelimesi ile ifade edilen “witch“, sihirli güçlere sahip kadınları tanımlamak için kullanılır. Genellikle cadı dendiğinde akla gelen figürün uzun ince, siyah bir şapkası (hat) vardır ve bir süpürgenin (broom) üzerinde uçar. Fakat bu tiplemenin dışında da pek çok farklı cadı tasviri vardır, Harry Potter kitaplarındaki kadınları bunlara örnek verebiliriz.

16 numarada bahsedildiği üzere, uzun zaman önce insanlar cadıların gerçek olduğuna ve kendilerini kediye dönüştürebildiklerine inanırlarmış.

24. Wizard / Büyücü

Wizard,” yani “büyücü,” aslında cadının erkek versiyonudur. Başka bir deyişle, sihirli güçlere sahip erkek demektir.

En ünlü büyücüler arasında Merlin, Yüzüklerin Efendisi’nden Gandalf ve elbette Harry Potter vardır.

25. Zombie / Zombi

Muhtemelen bu kelimeyi daha önce duymuşsunuzdur, çünkü Türkçedeki yazılışı biraz farklı olsa da, okunuşu İngilizcesiyle hemen hemen aynı. Üstelik bu durum pek çok dil için geçerli. “Zombie,” ya da Türkçesiyle zombi, aslında canlanan ölü ya da cesetlere (corpse) verilen bir isimdir. Gerçek olmasalar da.

Zombiler bazen gayet hızlıdırlar bazense oldukça yavaş, fakat çoğu zaman zombiler insanları yemekten hoşlanırlar, en azından beyinlerini! Onlardan kurtulmak için de genellikle beyinlerini parçalarına ayırmanız gerekir.

26. Mummy / Mumya

Mumyalar aslında gerçek varlıklardır, fakat Cadılar Bayramı mumyaları gerçek olanlarından biraz farklıdır.

Mısır’daki gibi bazı mezarlarda, gömülmeden önce çeşitli kimyasallara bulanıp kumaşlara sarılarak muhafaza edilmiş kral ve kraliçe cesetleri bulunmuştur. Hatta bugün bazı müzelerde bu mumyaların bazılarını görmeniz mümkün, örneğin Mısır Kralı İkinci Ramses’inkini.

Cadılar Bayramı mumyaları da aynı mantığa dayanır, ancak daha çok 1932’de çekilen bir bilim kurgu filmindeki mumyaya benzerler. Genellikle beyaz kumaşa, bazense tuvalet kağıdına sarınırlar. Ayrıca, Cadılar Bayramı (ve Hollywood) mumyaları canlanıp yürürler – “gerçek” mumyalar için böyle bir şeyin söz konusu olmadığı herhalde açıktır!

27. Vampire / Vampir

Vampirler, insan kanı içen ve ölümsüz (immortal) olan kurgusal yaratıklardır. Pek çok kültürün vampirlerle ilgili efsaneleri vardır ve bu efsaneler ve yaratıklar üzerine çok sayıda film, televizyon dizisi ve kitap vardır.

En popüler vampir hikayesi, Transilvanya’dan -yani günümüz Romanya’sından- Kont Dracula’nın hikayesidir. Hikayede vampirlerin kurbanlarının boynundan kan emdikleri söylenir. Üstelik bir vampir tarafından ısırılırsanız, siz de vampir olursunuz!

Kimi efsanelere göre, vampirler kendilerini yarasaya (bat) dönüştürebilir, bu yüzden yarasalar da Cadılar Bayramının yaygın sembollerinden biridir.

28. Skeleton / İskelet

İskelet, İngilizce adıyla “skeleton,” insan vücudundaki kemiklerin tamamıdır. Sizin de bir iskeletiniz var, ancak neyse ki onu örten kaslarınız, organlarınız ve deriniz de var.

İskeletler yalnızca kemiklerden ibarettir. Cadılar Bayramı ile ilişkilendirilmelerinin sebebi, ölenlerden geriye kalan tek şeyin iskelet olmasıdır. Çoğu insan iskeletlerin ve kemiklerin (bones) ürkütücü ya da korkunç olduğunu düşünür.

29. Werewolf / Kurt Adam

Werewolf“un Türkçe karşılığı “kurt adam”dır ve İngilizcede de bu yaratığa bunun birebir karşılığı olan “wolf-man” dendiği olur. Aslında kurt adam denen şey zamanının çoğunu normal bir insan olarak geçiren, ancak dolunay çıktığında bir kurda dönüşen insandır. Her ne kadar adına “adam” dediysek de, kadın “werewolf“lar da vardır. En azından kurgusal dünyada.

Kurt adamlar insan halindeyken normal davranırlar, ancak kurda dönüştüklerinde oldukça vahşi (violent) olabilirler. Efsanelere göre, eğer bir kurt adam tarafından ısırılırsanız, siz de kurt adam olursunuz!

30. Death / The Grim Reaper – Ölüm / Azrail / Ölüm Meleği

Ölüm, çok ünlü bir “kişidir” ve muhtemelen onu pek çok farklı filmde ve çizgi filmde görmüşsünüzdür.

Türkçede “ölüm” anlamına gelen “death” kelimesinin sıfat hali, “ölü” anlamına gelen “dead” ve fiil hali de “ölmek” anlamına gelen “to die“dır. Cadılar Bayramında giyilen “Ölüm” kostümlerinin çoğunda insanlar kapüşonlu/başlıklı uzun, siyah bir cüppe (robe) giyerler ve ellerinde bir orak (sickle) ya da tırpan (scythe) taşırlar.

Ölüm, İngilizcede aynı zamanda “The Grim Reaper” olarak da bilinir. “Grim” kelimesi kasvetli/karanlık (dark), kötü, iç karartıcı (depressing) anlamlarına gelir. “Reaper” ise “to reap” fiiliyle ilişkilidir ve bu fiil ürün toplamak, biçmek, hasat etmek anlamına gelir, yani çiftçilerin orakla yaptığı iş, “reaper” da bu işi yapan kişi! Ancak “Grim Reaper” mahsul yerine ölüleri toplar! Türkçede biz bu ismin yerine genellikle Azrail veya Ölüm Meleği isimlerini kullanırız.

31. Devil / Demon – Şeytan / İblis

Son yaratığımız hiç de gülünç ya da eğlenceli bir karakter değil, ancak kendisi oldukça yaygın görülüyor.

Türkçede “Şeytan” anlamına gelen “Devil” kelimesini muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur çünkü kendisi sayısız şarkıda, kitapta ve filmde geçiyor.

Devil” kelimesi genel olarak kullanıldığında, “demon“ın eş anlamı olarak kabul edilebilir. “Demon” ise “angel“ın, yani “melek”in tersidir diyebiliriz. “Demon” denilen yaratıklar Cehennem’de ya da ölümden sonraki hayatta yaşayan şeytani, kötü yaratıklardır ve kimi zaman insanlar öldükten sonra onların ruhlarına işkence ederler.

İnsanların büyük harfle “the Devil” dediklerine de şahit olmuşsunuzdur. Bu durumda kastedilen “Şeytan,” dini anlamda kullanılıyordur, büyük ihtimalle de Cehennem’i idare eden “baş iblis” (demon) anlamında. Dini bağlamda “the Devil,” yani Şeytan için İngilizcede kullanılan diğer isimler şöyledir: Satan, Lucifer ve Mephistopheles.

Cadılar Bayramı Hristiyanlık dışı köklere sahip olduğundan hakkında birtakım tartışmalar vardır. Biz burada bunlara değinmeyeceğiz, siz çoğu kişinin Cadılar Bayramı’nı Şeytan’dan ya da kötü şeyler yapmaktan hoşlandıkları için değil, eğlenmek ve kostümlü partilere gitmek için kutladıklarını bilin yeter.

İnsanlar Cadılar Bayramında şeytan kılığına girdiklerinde, genellikle kırmızı giysiler giyip başlarına boynuz takarlar. Genellikle ellerinde tarımda kullanılan ve devasa bir çatala benzeyen bir alet olan yaba/dirgen (pitchfork) olur.

 

Artık İngilizce kelime hazinenizi geliştirmenize yardımcı olacak ve Cadılar Bayramı’nı anlayıp üzerine konuşmak için en az 31 kelime daha biliyorsunuz.

İster kostümlere bürünüp şeker toplamaya gidin, ister evinizde oturup korku filmi izleyerek kutlayın, bu kelimeler çok işinize yarayacak. Hepinize mutlu bir Cadılar Bayramı diliyorum!


Ryan Sitzman Kosta Rika’da İngilizce ve bezen de Almanca öğretiyor. Sitzman öğrenme, kahve, seyahat, diller, yazma, fotoğraf, kitaplar ve filmler konusunda tutkulu, tamı tamına aynı sırayla olmasa da. Onun hakkında daha fazla şey öğrenmek ve kendisiyle iletişim kurmak için internet sitesi Sitzman ABC’yi ziyaret edebilirsiniz.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.