kolay-ingilizce-cumleler

Bu 18 Kalıp ile Kolay İngilizce Cümleler Kur

İngiliz dili Legolara benzer.

Eğer sağlam bir yapı oluşturmak istiyorsan ilk birkaç parçayı doğru yere yerleştirmen gerekir.

İşte bu yüzden de temel İngilizce cümleleri öğrenmek önemlidir!

Kendi sözcüklerinde harika bir kale yapmak için önce temel prensipleri bilmen gerekir.

İngilizcenin (ve genel anlamda tüm dillerin) en güzel yanı, temel prensipleri bildikten sonra öğrenmenin çok kolaylaşmasıdır!

Bazı kolay İngilizce cümleler öğrenerek kendini tüm İngilizce diyalogları anlamaya hazırlayacaksın.

Şunun gibi bir cümle ile başlayabilirsin:

“I like cats.”
“Kedileri severim.”

Bundan sonra detaylar ekleyebilirsin:

“I like cats of the Turkish Van breed.”
“Van kedilerini severim.”

Ve hatta cümle yapısının karmaşıklığını da artırabilirsin:

“I like Turkish Van cats because, unlike many other cats, they love to swim!”
“Van kedilerini seviyorum çünkü diğer pek çok kedinin aksine onlar yüzmeye bayılır.”

En basit cümleden, birçok detay ekleyerek bir anda nasıl da karmaşık bir cümle elde ettiğimiz inanılmaz değil mi?

En karmaşık cümle dahi basit bir yapı ile başlar.

Bunun anlamı ise ileri seviyedeki dil öğrencilerinin dahi bir cümlenin temel parçalarını bilmekten faydalanabilecek olmasıdır.

Temel cümle yapılarını öğren, önemli bir ders almış olacaksın—İngilizce seviyen fark etmeksizin.

Learn a foreign language with videos

Sözcük Türlerini Anlamak

Kolay İngilizce cümleleri anlayabilmek için bunları daha küçük parçalarına ayırman gerekir.

Cümleler sözcüklerden oluşur. Daha açık söylemek gerekirse cümleler sözcük türlerinden oluşur. Sözcük türleri, bir sözcüğün bir cümle içerisinde ne işlevi olduğunu tanımlar.

Sözcük türleri şunlardır:

  • Noun (İsim): Bir kişi, yer ya da şey. Örnekler: Cat, table, king.
  • Pronoun (Zamir): Bir ismin yerine kullanılan sözcük. Örnekler: He, she, they.
  • Verb (Fiil): Eylem bildiren bir sözcük. Örnekler: Swim, is, write.
  • Adjective (Sıfat): Bir isim ya da başka bir sıfatı değiştiren sözcük. Örnekler: Beautiful, white, shiny.
  • Adverb (Zarf): Bir fiili değiştiren ya da tanımlayan sözcük. (Bir şeyin nasıl yapıldığını gösterir.) Örnekler: Quickly, carefully, brightly.
  • Preposition (Edat): Bir isimle ilişkiyi tanımlayan sözcük. Örnekler: From, under, until.
  • Conjunction (Bağlaç): Bağlayıcı bir sözcük. Örnekler: And, but, although.

Eğer bu sözcük türlerini yeni öğreniyorsan bu listeye birkaç defa oku. Bu terimler bu yazının devamında ve İngilizce çalışmalarında önemli bir yer alacak!

Cümleler Parçalarına Nasıl Ayrılır

Artık bir cümle kurmak için gerekli sözcükleri ve sözcük türlerini biliyorsun. Şimdi sıra bunları birleştirmeye geldi. Bir cümlede bir özne (subject), yani o cümlenin ilgilendiği kişi, yer ya da şey ve bir de eylem (action), yani öznenin yapmakta olduğu şey bulunur. Bu ikisi birlikte eksiksiz bir düşünceyi ifade eder. İngiliz dilindeki en kısa cümle bile bu kuralı yerine getirir:

“I am.” (Burada “I” özne, “am” ise eylemdir!)

İşte başka bir basit cümle örneği:

“I ate.”
“Yedim.”

Özne ve eylem olduktan sonra daha fazla detay eklemeye başlayabilirsin. Buna bir nesne (object), yani eylemin uygulandığı kişi ya da şeyi ekleyebilirsin:

“I ate a hamburger.”
“Bir hamburger yedim.”

Ya da bir açıklama ekleyebilirsin:

“I ate a delicious hamburger.”
“Leziz bir hamburger yedim.”

Bazen daha da fazla özne ve eylem de ekleyebilirsin:

“I ate a delicious hamburger, but my friend only ate some fries.”
“Leziz bir hamburger yedim ama arkadaşım sadece biraz patates kızartması yedi.”

Bir cümleyi anlamaya çalıştığın zaman bunu daha küçük parçalara ayırmak için yukarıdaki bilgileri kullanabilirsin. Ayrıca, en basit cümleleri kurmak için bu bilgiyi kullanabilirsin.

Cümle Yapısı Hakkında Daha Fazlası

Bu yazı ile İngiliz dilinde bulunan pek çok farklı cümle yapısına kısa bir bakış imkanı bulacaksın. Cümle yapısı hakkında daha fazlasını öğrenmek için şu harika kaynaklardan birini ya da daha fazlasını ziyaret et:

  • Bu sayfada mükemmel cümleler kurmak için çok sayıda tavsiye ve bol bol da örnek bulacaksın.
  • Daha detaylı açıklamalar için Bu makalede gördüğün herhangi cümle yapısına tıkla.
  • Eğer sen de görerek öğrenenlerdensen, Grammar Revolution farklı tipten cümle yapıları için sana görsel bir rehber sunuyor.

O halde artık cümle kurmaya başlamaya hazırsın!

65’ten Fazla Örnekle Kolay İngilizce Cümleler Kurmanın 18 Hızlı Yolu

Başlamadan önce, bu rehber hakkında bilmen gereken iki şey bulunuyor:

1. Ne zaman bir [noun] görürsen bunu bir [pronoun] ile değiştirebilirsin. Örneğin, “Sam is tired” yerine “He is tired” diyebilirsin. Her ikisi de doğrudur.

2. Ne zaman “is” görürsen bunu “to be” kalıbının doğru çekimiyle değiştirmen gerekir. Geniş zaman için hazırlanmış bu listeden doğru çekimi seç:

  • I am
  • He / she / it is.
  • You / they / we are.

Ve bu da geçmiş zaman için:

  • I / he / she / it was.
  • You / they / we were.

İşte bu kadar! Artık başlamaya hazırsın.

Şimdiki Zaman Hakkında Beyanlar

1. Bir şey ya da kişiyi tanımlamak.

Kalıp: [Noun] is [adjective].

Notlar: Eğer kullandığın isim bir zamir, bir yer ismi ya da bir kişi ismi değilse bundan önce değilse “the” (ya da “this” ya da “that”) kullan.

Örnekler:

  • The flower is red.
  • You are wonderful.
  • The Empire State Building is tall.

2. Bir şey ya da kişinin konumunu belirtmek.

Kalıp: [Noun] is [preposition] [location].

Notlar: Bir şey ya da kişinin konumunu belirtmek için genellikle bir edat kullanmak gerekir. Doğru bilgiyi vermek için doğru edatı seç. Birisinin burada (“here”) ya da (“over there”) orada olduğunu söyleyebilirsin. Bu terimlerin anlamlarının senin konumuna göre değişmesi nedeniyle nihai “lokasyonu” eklemen gerekmez.

Tekrarlamak gerekirse, kişi ya da yer ismi olmayan isimlerin başına “the” eklenir.

Örnekler:

  • The cat is under the bed.
  • Charlie is next to Anne.
  • He is on the train.
  • The dog is here.
  • The men are over there.

3. Birisinin ne yaptığını ifade etmek.

Kalıp: [Noun] is [verb -ing].

Notlar: Bir fiilin “-ing” çekimi bir eylemin şimdi olmakta olduğunu anlatır. Henüz sonlanmamış bir eylemden bahsederken bu eylemi kullan.

Örnekler:

  • He is reading.
  • The cat is napping.
  • Kate is singing.

4. Bir kişinin hobileri ya da mesleğini ifade etmek.

Kalıp: [Noun] [verb -s].

Notlar:Bu kalıbı kullanmak, bu cümlenin öznesinin bu eylemi düzenli olarak yaptığını (hobi ya da bir meslek gibi) ifade eder ama öznenin o anda bu eylemi gerçekleştiriyor olması gerekmez.

Örnekler:

  • He reads.
  • The cat naps.
  • Kate sings.

5. Duyguları ifade etmek.

Kalıp: [Noun] [feeling verb -s] [noun]. / [Noun] [feeling verb -s] [to verb / verb -ing].

Notlar: Duygu fiilleri arasında “love,” “like” ya da “hate” gibi fiiller yer alır. Bir objeyi ya da bir eylemi sevebilir ya da ondan nefret edebilirsin. Bir kişinin bir eylem hakkındaki duygularını tanımlarken ya “to verb” ya da “verb -ing” çekimlerini kullanabilirsin. Çoğu durumda her ikisi de doğrudur! Ayrıca ihtiyaçlar ve istekleri tanımlamak için de bu çekimi kullanabilirsin ama bu durumda “verb -ing” çekiminin kullanılamayacağını unutma. Örneğin, “need sleeping” diyemezsin. Ya “need to sleep” ya da “need sleep” diyebilirsin.

Örnekler:

  • I love sunshine.
  • The elephant likes painting.
  • Tom hates his job.
  • I need to eat.
  • I want food.
  • She wants to sleep.
  • She needs sleep.

6. Bir öneride bulunmak.

Kalıp: Let’s [verb]. / Please [verb].

Notlar: Senin de içinde yer alacağın bir eylem önermek için ilk kalıbı kullan. Birisinden bir şey yapmasını istediğin zaman ise ikinci kalıbı kullan.

Örnekler:

  • Let’s eat.
  • Please eat.
  • Please move. (Lütfen unutma: Bu dilbilgisi açısından doğru olabilir ama bunu söylemek hiç de kibar değildir! Birisinden müsaade istemenin kibar yolu “excuse me” demektir.)

Geçmiş ile İlgili Açıklamalar Yapmak

7. Geçmişteki bir şey ya da kişiyi tanımlamak

Kalıp: [Noun] was [adjective].
Notlar: Geçmişteki bir şey, şimdiki zamanda olan bir şey ile neredeyse aynı şekilde tanımlanır—tek fark “is” yerine “was” kullanılmasıdır. Bu kalıbı kullanmak ya bu tanımın artık doğru olmadığı ya da bu tanımın geçmişteki bir ana özgü olduğu anlamına gelir.

Örnekler:

  • The flower was red. (…It is not red anymore.)
  • You were wonderful. (…You played the violin so well in the concert.)
  • The Empire State Building was tall. (…Until the giant apes tore it down.)

8. Bir şey ya da kişinin geçmişteki konumunu ifade etmek.

Kalıp: [Noun] was [preposition] [location].

Notlar: Tıpkı geçmişle ilgili bir açıklama gibi, geçmişteki bir konum ve şimdiki zamandaki bir konumun tanımları farklıdır. Kurallar ise aynı kalır; sadece fiil zamanları değişir. Yine hatırlatalım ki bu kalıbı kullanmak, o konumun değişmiş olduğu ya da bu beyanın sadece geçmişteki belirli bir an için doğru olduğu anlamına gelir.

Örnekler:

  • The cat was under the bed. (…But then it ran away.)
  • Charlie was next to Anne. (…Then he went behind her.)
  • He was on the train. (…That is how he knew the train was going to be late.)
  • The dog was here. (…But then its owner took it away.)
  • The men were over there. (…Until they finished their job and went home.)

9. Bir kişinin geçmişte ne yaptığını ya da ne yapıyor olduğunu tanımlamak.

Kalıp: [Noun] was [verb -ing]. / [Noun] [verb -ed].

Notlar: Bir eylemin “verb -ed” çekimi ile “was verb -ing” çekimi arasında küçük bir fark söz konusudur. Fiilin “verb -ed” çekimini kullanmak, bir şey artık gerçekleşmediği anlamına gelir. Fiilin “-ing” çekiminin kullanılması ise geçmişte belirli bir süre boyunca gerçekleşmiş olan bir şeyi ifade eder.

Kullanabileceğin başka bir kalıp ise şudur: [Noun] used [to verb]. Bu kalıp, bir kişinin geçmişte yapmış olduğu ama artık yapmayı bıraktığı herhangi türden bir eylemi ifade eder.

Tüm bu kalıplar duygu fiilleriyle de kullanılabilir! Eksiksiz bir cümle için duygu fiilinden sonra “noun” ya da “verb -ing” eklemen yeterli.

Örnekler:

  • The cat napped. (…That’s why he is so happy now.)
  • Kate sang. (…The concert was wonderful.)
  • He was reading. (…That is why he did not hear the doorbell ring.)
  • The Statue of Liberty used to shine. (…But being in the salty water all those years has made it green.)
  • I used to love shrimp. (…But then I learned that I am allergic to it.)
  • Sally hated swimming. (…She had to do it every day in school.)

Gelecek ile İlgili Açıklamalar Yapmak

10. Bir kişinin gelecekte ne yapacağını ifade etmek.

Kalıp: [Noun] is going to [verb]. / [Noun] will [verb].

Notlar: Gelecek zaman kipinin harika yanı, herhangi bir fiil çekimini hatırlaman gerekmemesidir! Bir cümleyi gelecek zaman kipine dönüştürmek için fiilin önüne “is going to” ya da “will” eklemen yeterli. Bu kalıbı herhangi ek ayrıntı olmaksızın kullanmak bu eylemi kısa süre içerisinde gerçekleştireceğin anlamına gelir.

Örnekler:

  • I am going to dance.
  • We are going to eat.
  • The baby is going to sleep.

11. Bir şeyin ne zaman gerçekleşeceğini ifade etmek.

Kalıp: [Noun] will [verb] [preposition] [time]. / [Noun] is going to [verb] [time adverb].

Notlar: Gelecekte meydana gelecek şeyler hakkında konuşmak için bu kalıbı kullan. Belirli bir zaman kullanacaksan bir edat kullanılması gerekir. Bir saati belirtirken “at” ve bir gün ya da tarih belirtirken “on” kullan. Bir yılı, ayı ya da başka bir zaman aralığını (“a couple of years” veya “two minutes” gibi) ifade ederken “in” kullan. Today, tomorrow ya da yesterday gibi bir zarf kullandığın zaman edat kullanmana gerek yoktur.

Örnekler:

  • The train will leave at 5:00 AM.
  • I will visit my parents in October.
  • Anthony is going to dance tomorrow.

Olumsuz Cümleler Kurmak

12. Bir kişinin olmadığını ya da yapmadığını ifade etmek.

Kalıp: [Noun] is not [adjective / verb-ing].

Notlar: Bir cümleyi olumsuz cümle haline getirmek, “not” sözcüğünü eklemek kadar kolaydır.

Örnekler:

  • The flower is not red. (…It is white.)
  • You are not wonderful. (…That’s not very nice!)
  • The Empire State Building is not tall. (…We never said the sentence has to be true!)
  • Kate is not singing. (…Why did she stop?)

13. Bir kişinin yapmadığını ifade etmek.

Kalıp: [Noun] did not [verb]. / [Noun] was not [verb -ing].

Notlar: Yukarıdaki kuralları hatırla. Yukarıdaki ilk kalıbı kullanmak eylemi odak noktası haline getirir (bunun hiçbir zaman gerçekleşmediğini söyler). “Verb -ing” ise eylemin gerçekleştiği zamanı odak noktası haline getirir (bunun belirli bir anda gerçekleşmediğini söyler).

Örnekler:

  • I did not sleep. (…I stayed awake all night.)
  • I was not sleeping. (…While the teacher gave her lesson.)
  • The customer did not pay. (…At all. How terrible!)

14. Bir kişinin gelecekte ne yapmayacağını ifade etmek.

Kalıp: [Noun] is not going to [verb]. / [Noun] will not [verb].

Notlar: Gelecek zaman cümlesini olumsuz bir cümle haline getirmek de bir o kadar zordur. Fiilin önüne “not” eklemen yeterli.

Örnekler:

Soru Sormak

15. Bir kişinin nerede olduğunu sormak.

Kalıp: Where is [noun]?

Notes: Bu kalıbı aynı zamanda yerler, şeyler ve hakkında bilgi edinmeye çalıştığın herhangi diğer isim için de kullanabilirsin.

Örnekler:

  • Where is the dog?
  • Where is George?
  • Where is the bathroom?

16. Birisinin ne yaptığını sormak.

Kalıp: What is [noun] doing?

Notlar: Burada ismin yaşayan bir şey olması gerekir. (Cansız objelerin genellikle yapacak fazla bir şeyi yoktur!)

Örnekler:

  • What is that dog doing?
  • What is Sal doing?
  • What is the baby doing?

17. Bir şeyin ne zaman gerçekleşeceğini sormak.

Kalıp: When will [noun] [verb]?

Notlar: Gelecekte gerçekleşecek etkinlikler hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyorsan bu kullanışlı bir cümle yapısıdır.

Örnekler:

  • When will the train leave?
  • When will Fran visit?
  • When will your mom call?

18. Bir şeyi yapan kişinin kim olduğunu sormak.

Kalıp: Who is [verb -ing]? / Who is [verb -ing] [noun]?

Notlar: Bu kalıp biraz daha farklıdır. Hem şimdiki zamanı hem de yakın geleceği ifade edecek şekilde kullanılabilir. Belirli bir eylemi kimin gerçekleştirdiğini bulmak için bunu kullan (örneğin, bir trampet sesi duyduysan ve bunu kimin çaldığını bilmek istiyorsan.) Ya da bir eylemi yakın gelecekte kimin gerçekleştireceğini bulmak için kullan—örneğin, bir seyahate çıkacaksan ve arabayı kimin süreceğini bilmek istiyorsan.

Eğer eylem bir şeye yönelik olarak gerçekleştiriliyorsa, cümlenin eksik olmaması için o şeyi de eklemeyi unutma!

Örnekler:

  • Who is playing the trumpet?
  • Who is driving?
  • Who is cooking? (…It smells great!)

 

Yukarıda öğrendiğin kolay İngilizce cümleler sadece başlangıçtır.

İlk Legoları yerlerine yerleştirdin.

Şimdi kaleyi inşa etmeye başla!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.