kat-hizmetleri-icin-ingilizce

Otel Kat Hizmetleri için İngilizce Öğrenirken Bilmen Gereken 7 Konu

İnsanlar listeleri seviyorlar.

Bu yıl okunması gereken kitaplar.

Yaş 35 olmadan görmen gereken ülkeler

Bu ay öğrenilmesi gereken otel terimleri.

İnsanlar çok farklı türden listeler yaparlar. Ne türden olduğu önemli değil ama bir şey çok net: Listeler bir düzen oluşturur.

Düzen de sonuç doğurur, başarı getirir. Kat görevlisi olarak İngilizce konuşulan veya gerektiren bir otelde çalışmak istiyorsan sana gereken İngilizce nasıl öğrenilir bilmelisin.

Tahmin ediyorsundur: kat hizmetleri için İngilizce de bir liste ile öğrenilebilir.

İlk iş olarak buradaki kat görevlileri için temel İngilizce kelimeler listesine göz at. Bu listedeki kelimeler bu yazı içerisinde kullanılacak bu yüzden buradan başlamanı gerçekten tavsiye ediyoruz.

Bu kelimeleri öğrendikten sonra ne olur? Bildiğin gibi gerçek hayat tek kelimeden daha karmaşık. Peki sonrasında ne öğrenmelisin ve nasıl?

Bir otel kat görevlisi olarak İngilizceyi başarılı bir şekilde kullanman yolunda sana rehberlik etmek adına oldukça yararlı bir liste daha düzenledik. Housekeeping nedir sorusundan ziyade bu listede kat görevlilerinin İngilizce konuşabilmesi ve anlayabilmesi için çok önemli 7 konu bulunuyor.

İster housekeeping, kat hizmetleri, işinde yeni ol ister çoktandır kat görevlisi olarak çalışıyor ol, bu konuları öğrenmek sana güven kazandıracak ve sıra dışı, güvenilir ve kendinden emin bir kat görevlisi olmanı sağlayacak.

Şimdi, hedeflerine ulaşmana yardımcı olacak bu düzenli listeye bakalım.

Otel Kat Hizmetleri için İngilizce Öğrenme: Bilmen Gereken 7 Konu

Learn a foreign language with videos

1. Oda Görev Tablosunu Okumak

Her gün hangi odaların temizleneceğini öğrenmek için room assignment sheet, oda görev tablosu alacaksın. Bu tabloda otel odaları, oda numarasına göre listelenir. Her bir odada tam olarak ne yapman gerektiği belirtilir.

Oda görev tabloları için farklı oteller farklı sütunlar ve terimler kullanır fakat işte seninkinde görebileceğin bazı kelimeler.

  • room status —  Bu odadaki mevcut durum anlamına gelir. Konuk bugün otelden çıkış yapacak mı? Konuk bir gece daha kalacak mı? Aşağıdaki otel terimlerinin çoğu olası oda durumlarıdır.
  • unoccupied — Bu odada kimse olmadığı, boş anlamına gelir. Bunun zıttı occupied, odada birinin kaldığı, dolu olduğu anlamına gelir.
  • checked out — Bu konuğun faturasını resepsiyonda ödeyip otelden kesin çıkış yaptığı anlamına gelir. Bazı oteller aynı durum için “checked out and gone” (çıkış yapıldı ve gitti) kullanır.
  • due-out — Konuk henüz otelden çıkış yapmamıştır fakat sabah çıkış saatine kadar ayrılması beklenir, çıkacak konuk anlamında. Başka programlarda bu oda durumu için “checking out today” (bugün çıkış yapıyor) kullanılabilir.
  • stayover — Konuk bir gece daha kalacak ve çıkış için süre dolmamış.
  • sleep out — Konuk hala odada kalıyor fakat önceki gece yatakta yatılmamış.
  • skipper — Konuk, faturasını ödemeden ve doğru bir şekilde çıkış yapmadan otelden ayrılmış.
  • do not disturb (DND) — Konuklar kapılarının koluna “do not disturb” (rahatsız etmeyin)işareti asmış olabilir bu onların rahatsız edilmek istenmedikleri anlamına gelir. Odalarını temizlemek için kapılarına vurma.
  • no service today — Oda bugün servis istemeyebilir.
  • time in — Temizliğe başlamak için odaya girdiğin giriş saati. Eğer 12’li saati kullanan bir yerde çalışıyorsan sabahsa “a.m.”, öğleden sonra ve gece (12’ye kadar, 24’lük saate göre 00:00) ise “p.m.” kullanmayı unutma. Örneğin, 1:30 p.m. öğleden sonra bir buçuk (13:30)
  • time out — Temizlemeyi bitirdiğinde odadan çıktığın saat, çıkış saati.
  • remarks/comments — Belli bir oda hakkında ekleyeceğin notları (açıklamalar) veya yorumları yazabileceğin yer.
  • maintenance issues — Otel bakım servisi tarafından tamir edilmesi gereken sorunlar. Bu tarz problemler arasında lambalar, elektrik prizleri, lavabolar, tuvaletler veya duşlar örnek olarak sayılabilir.
  • signature — İsmini imzaladığın yer, imza. Bir oda görev sayfasını imzaladığında yazdığın tüm bilgilerin doğru olduğunu kabul etmiş olursun.

Örnek oda görev tabloları

İşte, kolonları ve terimleri anlamak adına pratik yapabileceğin iki örnek oda görev sayfası.

  • Room Attendant Sheet — (Oda Görevlisi Tablosu) Bu örnek, Set Up My Hotel adlı firmadan. Tablonun altındaki “Codes” bölümüne dikkat et. Bu sana kısa kodların (kısaltmaları) yazılışını gösteriyor, mesela “Sleep Out” için “S/O” ve “Do Not Disturb” için DND.
  • Room Assignment Sheet —  Bazı oda görev tablolarının örneklerini görmek için bu PDF’nin 20.-23. sayfalarına göz at.  Son sütunda, “Initial” imza yerine isminin ilk harflerini yazmanı istiyor. Bu adının ve soyadının ilk harfleri anlamına geliyor.  Örnek, Mickey Mouse, initials olarak “MM” ve Edgar Allan Poe ise adının ilk harfleri olarak “EAP” yazacaktı.

2. Eşyaların Nerede Olduğunu Bilmek

İster yöneticinden talimatlar al ister bir konukla konuş bir otel kat görevlisi olarak eşyaların yerini tarif edebilmelisin. “Did the guest forget their phone on the night table, in the desk drawer or under the bed?” “Konuk telefonunu komodinin üstünde, çekmecenin içinde veya yatağın altında unuttu mu?”

Belirli bir yerden bahsedebilmek için İngilizce prepositions, edatları bilmelisin. Bu kelimeler konumları (yerleri), yönleri ve zamanı anlatmak için kullanılır.

İşte en çok kullanılan edatlardan bazı örnekler: at, on, in, under, above, next to, beside, by, between, across, from.

Çok daha fazlası var, işte tam liste. Bu sayfada oldukça net açıklamalar ve örnekler var bu yüzden başlamak için iyi bir kaynak. Bu PDF’nin 52.-53. sayfalarında kat görevlileri için en çok kullanılan prepositons, edatların olduğu büyük kelime kartları var, İngilizce öğrenmek için kullanabileceğin harika bir başka araç.

Bahsettiğimiz gibi edatlar belli zamanları anlatmak için de kullanılır. Örnek:
Are you supposed to clean room 302 in the morning, at noon or during the afternoon?
302 numaralı odayı sabahleyin, öğlenleyin veya öğleden sonra temizlen gerekiyor mu?

Bu, İngilizce edatları öğrenmenin bir başka önemli nedeni.

Preposition Videoları

Eğer görsel olarak veya müzik ile en iyi şekilde öğreniyorsan edatlar konusunu öğrenmene yardımcı olacak işte bazı FluentU videoları:

  • Prepositions: In, On, By — Bu video, in,on ve by edatlarını öğrenmene yardımcı olacak örnek cümleleri ve resimleri gösteriyor.
  • Where Is It? — Bu basit şarkı, aklında kolayca kalabilecek şarkılardan biri! Üç edata odaklanıyor: on(üstünde) in(içinde) ve under (altında).

Preposition quizleri/alıştırmaları

Eğer yazılı quizlerden/sınavlardan hoşlanıyorsan işte cevaplarıyla birlikte online preposition testleri:

3. Temizleme Talimatlarını Uygulama

Genel temizleme talimatları için dil bilmen gerekecek. Bu kelimeleri bilmek eğitimin için çok önemli olacak böylece talimatları anlayabilirsin.

İşte, örnek talimatlar ile en çok kullanılan fiiller.

  • flush — temiz suyun içine akmasını sağlamak için klozetin üzerindeki manivela dokunmak, sifonu çekmek.

Flush the toilet after cleaning the toilet bowl.
Klozeti temizledikten sonra sifonu çek.

  • scrub — sert bir şekilde ovarak bir şeyi temizlemek.

Scrub the bathtub using a sponge and the cleaner in spray bottle #4.
4 numaralı sprey şişedeki temizleyiciyi ve bir sünger kullanarak küveti ovala.

  • wipe (up) — bir kumaş ile ovarak temizlemek; bir şeyi bir yüzeyde hareket ettirmek.

Wipe the counters with a clean cloth.
Temiz bir bezle tezgahları sil.

  • change — bir şeyi başkasıyla değiştirmek.

Change the sheets on the bed. (Put new sheets on the bed.)
Yataktaki çarşafları değiştir. (Yatağa yeni çarşafları koy.)

Change the toilet paper when you clean the bathroom. . (Replace the used toilet paper roll with a new one.)
Banyoyu temizlediğin zaman tuvalet kağıdını değiştir. (Kullanılmış tuvalet kağıdı rulosunu yenisi ile değiştir.)

  • rinse — saf su ile sabun olmadan yıkamak.

After you scrub the shower, rinse it with water to completely remove the cleaning product.
Duşu ovaladıktan sonra temizlik malzemelerini tamamen çıkarmak için su ile onu durula.

  • polish — bir şeyi pürüzsüz ve parlak hale getirmek için ovarak temizlemek.

Use a cloth and furniture polish to polish the table and desk.
Masa ve sırayı parlatmak için bir bez ve mobilya parlatıcı kullan.

  • wash — su ve sabun ile temizlemek.

Bring the dirty linens to the laundry room where we will wash them.
Kirli yatak çarşaflarını yıkayacağımız çamaşırhaneye getir.

  • spray — çok küçük sıvı damlacıklarını salmak (fışkırtmak).

Spray the mirrors and windows with window cleaner, then wipe them with a clean cloth.
Cam temizleyiciyi aynalara ve pencerelere püskürt sonra temiz bir bezle onları sil.

  • fold — katlamak.

Fold the clean towels neatly and set them on the shelf in the bathroom.
Temiz havluları düzgün bir şekilde katla ve banyoda rafa yerleştir.

  • vacuum — bir zemini elektrikli süpürge ile temizlemek.

Vacuum the carpet and rugs in every room.
Her odadaki halı ve kilimleri elektrikli süpürge ile süpür.

  • mop — bir paspas ile zemini yıkamak.

After you sweep the floors, mop them using hot water, floor cleaner and a mop.
Zeminleri süpürdükten sonra sıcak su, yüzey temizleyici ve bir paspas kullanarak yerleri paspasla.

  • disinfect — mikropları ve bakterileri öldürmek.

Disinfect (sanitize) the counters with this disinfecting spray.
Dezenfekte edici sprey ile tezgahları dezenfekte et (sterilize et).

  • dust —  tozdan arındırarak temizlemek.

Remove the newspapers and magazines, and then dust the coffee table.
Gazeteleri ve dergileri kaldır sonra sehpanın tozunu al.

  • empty — bir şeyi atmak: “fill”in zıttı.

Empty (take out) the trash once you’ve finished cleaning.
Temizlemeyi bitirdikten çöpleri boşalt (çıkar).

  • check — dikkatlice bakmak.

Open the desk drawers and check for forgotten items.
Masanın çekmecelerini aç ve unutulan eşyaları kontrol et.

  • throw out — çöpe koymak.

Throw out any trash you find on the counters.
Tezgahın üzerinde bulduğun tüm çöpleri çöpe at.

  • tidy up — bir şeyi temiz ve düzenli hale getirmek.

Tidy up (straighten up) the bookcase when you clean the master suite.
Ana süiti temizlediğin zaman kitaplığı düzelt.

  • refill — to değiştirme; tekrar doldurmak.

Refill the mini-fridge with soda and water.
Mini barı soda ve su ile yeniden doldur.

  • turn off — “off” tuşuna basarak veya anahtarı çevirerek bir şeyi durdurmak.

Don’t forget to turn off the lights when you leave the room.
Odadan ayrıldığında ışıkları kapatmayı unutma.

  • unplug — bir fişi elektrik prizinden çıkarmak.

Make sure to unplug the iron after using it.
Kullandıktan sonra ütünün fişini çektiğinden emin ol.

Temizlik talimatlarını öğrenmek/pratik yapmak için kaynaklar

  • Guest Room Attendant Rubric — Bu gerçekten bir yarışmaya yönelik bir bilgilendirme fakat bu üç sayfadaki birçok ifade çok faydalı. Birinci sayfadaki “Safety and Sanitation” (Güvenlik ve Hijyen) bölümünden başla ve sonra dökümanın geri kalanı boyunca kendine göre çalış.
  • Hotel Housekeeping Tutorial — Bu site otel kat hizmetlerine yönelik kullanışlı bir kontrol listesi olarak hizmet verebilir. Dolu ve boş odaların temizliği, çamaşırların ve yatak örtülerinin bakımı, temizlik malzemelerinin hazırlanmasını ve daha fazlasını kapsar.
  • Room Attendant Job Description — Bu iş açıklamasında “duties and responsibilities” (görevler ve sorumluluklar) bölümüne bak. Her bir görevi yapabilir misin? Tüm kelimelerin ne anlama geldiğini biliyor musun?
  • OP Hospitality – How to Clean a Guest Room — (Türkiye’den erişim izni olmayabilir.) Bu belge bir otel odasının adım adım nasıl temizleneceğini anlatıyor. Bizim listemizden kaç tane kelimeyi görüyorsun? Defalarca gördüğün diğer kelimeleri araştırıyor musun?
  • Housekeeping Trainee Manual — Bu PDF’nin 50. sayfası bir yatağın nasıl yapılacağına dair talimatları gösteriyor. Adım adım yerine getirebilir misin?

4. Konukların İstekleriyle İlgilenmek

Eğer gün içinde bir konuk seni görürse ekstra eşyalar isteyebilir. Biri bir şey istediği, rica ettiği zaman buna request denir. Konukların senden bazı fazladan şeyler istemesinin farklı yolları ve örnek otel diyalogları burada.

Örnek İngilizce diyaloglar, genel konuk isteklerine cevap verme yollarını sana gösterecek. Her zaman bu kadar kibar konukların olmasa bile bu İngilizce konuşma kalıpları pek çok durumda kullanılabilir.

Could I have a new ~?
Yeni ~ alabilir miyim?

Konuk: Excuse me, could I have a new towel?
Affedersiniz, yeni bir havlu alabilir miyim?

Kat Görevlisi: Sure! Here you are.
Elbette, buyurun.

Konuk: Thank you!
Teşekkür ederim!

Do you have more ~? / Could you bring us more ~?
Daha fazla ~ var mı? / Bize daha fazla ~ getirir misiniz?

Konuk: Could you bring us some more toilet paper?
Bize daha fazla tuvalet kağıdı getirir misiniz?

Kat Görevlisi: Of course! What’s your room number?
Oda numaranız ne?

Konuk: 424.

Kat Görevlisi: Okay, I’ll bring you some right away.
Tamam, hemen getireceğim.

Konuk: Thanks! Teşekkürler!

We have no ~. / We’re out of ~./ / We ran out of ~.
~ yok / ~mız kalmadı. / ~mız bitti.

Konuk: Excuse me, we’re all out of shampoo. Could you bring us some more?
Affedersiniz, şampuanımız kalmadı. Bize biraz getirebilir misiniz?

Kat Görevlisi: Yes, of course! Is one bottle enough?
Elbette. Bir şişe yeterli mi?

Konuk: That would be great, thanks.
İyi olur, teşekkürler.

I don’t have any ~. / ~ is missing.
~ yok. / ~ eksik.

Konuk: The iron is missing from our room, and I really need to iron a shirt.
Ütü odamızda eksik ve gerçekten gömleğimi ütülemem gerekiyor.

Kat Görevlisi: I’m so sorry about that. Do you have the ironing board?
Bunun için üzgünüm. Ütü masanız var mı?

Konuk: Yeah, the board is here. We just don’t have an iron.
Evet, masa burada. Sadece ütümüz yok.

Kat Görevlisi: Okay, I’ll bring you one right away.
Tamam, size hemen bir tane getireceğim.

Konukların isteklerine nasıl cevap verilir?

Özet olarak ifade edersek bir şeyi konuklar daha fazla istediğinde söyleyebileceğin bazı İngilizce konuşma kalıpları:

  • I’m sorry about that – Bunun için üzgünüm.
  • Of course / Sure – Tabii ki / Elbette
  • How many do you need? – Kaç tane gerekli?
  • Let me check for you – Sizin için kontrol edeyim.
  • I’ll bring you one right away. – Size hemen bir tane getireceğim.
  • What’s your room number? – Oda numaranız ne?
  • Here you are –  Buyurun.

5. Şikayetleri ve Problemleri Dinlemek

İsteklere ek olarak ne yazık ki bazı misafirlerin hep problemleri veya şikayetleri olacak. Örnek şikayet diyalogları ile işte duyabileceğin bazı İngilizce kalıplar.

  • ~ is wet
     ~ ıslak

The floor is wet in the bathroom.
Banyoda zemin ıslak.

  • ~ is dirty / ~ isn’t clean
    ~ kirli / ~ temiz değil

The sink is dirty.
Lavabo kirli.

  • ~ is broken / ~ doesn’t work
    ~ bozuk / ~ çalışmıyor.

The hair dryer is broken.
Saç kurutma makinesi bozuk.

  • ~ is empty/full
    ~ boş/dolu

The garbage is full! It looks like it hasn’t been emptied in days!
Çöp dolu. Günlerdir boşaltılmamış gibi görünüyor.

  • there’s hair on/in
    ~üstünde/içinde kıl/saç var

There’s hair on the bed pillow. Are these really clean sheets?
Yatak yastığında kıl var. Bunlar gerçekten temiz çarşaf mı?

  • there’s a bad/weird odor (smell)
    kötü/tuhaf bir koku var

There’s a really bad smell out on the patio.
Verandada gerçekten kötü bir koku var.

  • the water is too hot/cold
    su çok sıcak/soğuk

The water in the shower is too hot.
Duştaki su çok sıcak.

  • the toilet is clogged (does not flush)
    tuvalet tıkalı (sifon çekilmiyor)

The toilet is clogged in room 204. We need a plumber ASAP (as soon as possible)!
Oda 204’te tuvalet tıkalı. En kısa sürede (ASAP) bir tesisatçıya ihtiyacımız var!

  • ~ is overflowing (flowing over the edge/top of something)
    ~ taşıyor (bir şeyin kenarından/üstünden taşıyor)

The plumber never came, and now the toilet is now overflowing! Help—there’s water spilling onto the floor!
Tesisatçı hiç gelmedi ve artık tuvalet taşıyor! Yardım Edin—zemine dökülen su var!

  • ~ is dripping
    ~ damlıyor/damlatıyor

The faucet is dripping in the kitchen sink.
Mutfak lavabosunda musluk damlatıyor.

  • ~ is stained
     ~ lekeli

The carpet in our room is stained; it looks really dirty.
Odamızdaki halı lekeli, çok kirli görünüyor.

  • spilled ~
    ~ döktüm

I’m so sorry, I just spilled red wine on the carpet. Do you have any carpet cleaner I can use to get the stain out?
Çok üzgünüm halıya kırmızı şarap döktüm. Lekeyi çıkarmak için kullanabileceğim halı temizleyici var mı?

  • there’s no electricity / the power went out
     Elektrik yok / elektrik kesildi

The power went out in our room—what’s going on?
Odada elektrik kesildi—neler oluyor?

  • out of order
    bozuk (Not: bu bazen kat hizmetleri formlarında/kılavuzlarında “ooo” şeklinde kısaltılır.)

The vending machine in the lobby is out of order. Is there another nearby?
Lobideki otomat bozuk. Yakınlarda başka var mı?

6. Konukların Şikayetlerine Cevap Vermek

Konuklar kaba ve kırıcı olsa dahi onlara karşı daima kibar ve nazik olmak önemli. Kesmeden yakından dinle ve göz teması kur. Konukların şikayetleri olduğu zaman kullanabileceğin bazı İngilizce ifadeler:

To apologize
Özür dilemek için

  • I’m so sorry about that
    Bunun için çok üzgünüm
  • I sincerely apologize (for…)
    (…için) içtenlikle özür dilerim

To thank
Teşekkür etmek için

  • Thank you for bringing this to our attention
    Buna dikkatimize sunduğunuz için teşekkür ederiz.
  • Thanks so much for letting us know
    Bizi bilgilendirdiğiniz için çok teşekkürler

To show empathy (understanding)
Empati (anlayış) göstermek için

  • I understand how you must feel
    Nasıl hissedebileceğinizi anlıyorum
  • I can understand your frustration
    Hayal kırıklığınızı anlayabilirim
  • I know how upsetting it must be to…
    …ne kadar üzücü olabileceğini biliyorum
  • I realize how frustrating it is to…
    … ne kadar sinir bozucu olduğunu anlıyorum.

To resolve/fix
Tamir etmek için

  • I will get someone to…
    … birini getireceğim.
  • I will… right away
    Hemen …-eceğim.
  • Unfortunately… , but what I can do for you is….
    Ne yazık ki… fakat sizin için yapabileceğim…
  • I can offer you…
    Sizi … önerebilirim
  • I’ll call … right now to fix this
    Hemen bunu tamir etmek için … arayacağım
  • I’m calling my manager right now
    Hemen şimdi müdürümü arıyorum

Şikayetler pek de eğlenceli olmadığı için pratiği eğlenceli hale getirecek bir yol bulduk! Rol yapma oynamak için TripAdvisor en tufah otel inclemelerinin olduğu bu 2014 Seyahat makalesini kullanabilirsin. Bu tür kötü şikayetleri nasıl cevaplardın?

Eğer bu durumlar senin için çof tuhaf/komik ise TripAdvisor‘da ortalama (normal) otel incelemelerini daima bulabilirsin. Arama kutusuna bir şehir veya otel ismi yaz ve konukların yorumlarını okumak için bir otelin üzerine tıkla. Bu konuğun senin önünde dikildiğini, şikayetlerini söylediğini hayal et. Sonra cevaplarını yüksek sesle söyleyerek pratik yap.

7. Güvenlik ve Acil Durumlar

Son olarak, çalışırken güvenli bir şekilde kalmak ve acil durumlar karşısında ne yapacağını bilmek çok önemli. Otelin güvenlik ve acil durum eğitimi verilmeli.

Güvenlik eğitiminden sonra bir otelde çalışmaya başladığında her şeyi açık bir şekilde anladığından emin olmalısın. Soru sormaktan korkma ve eğer gerekirse dokümanları eve götürüp çalış. Güvenlik yönergeleri ve acil durum prosedürlerini bilmek yalnızca seni değil konukları da güvende tutacak.

İşte, güvenlik/acil durum eğitiminden karşılaşabileceğin bazı İngilizce kalıplar ve kelimeler:

  • emergency action plan — Yangın, suç veya sağlık problemi gibi bir acil durum olması durumunda yapılacakları anlatan kılavuz, acil durum eylem planı.
  • fire alarm — Yangın olduğunda ortaya çıkacak yüksek ses, yangın alarmı.  Yüksek sesli alarm ve yanıp sönen ışıklar insanları yangın esnasında uyarır.
  • fire exit door — Yangın çıktığı zaman insanların hızlı bir şekilde tahliye edilmesi için kullanılan kapılar, yangın çıkış kapısı. Açık bir şekilde “fire exit” diye işaretlenmişlerdir.
  • evacuate — hızlı bir şekilde boşaltmak ve daha güvenli bir yere gitmek, tahliye etmek anlamına gelir. Bir yangın esnasında, örneğin, herkes otelden tahliye edilmelidir.
  • first aid kit — Fiziksel yaralanmalar tedavi etmek amacıyla kullanılan eşyalar, ilk yardım kiti. İlk yardım kitinde genellikle band-aids (yara bandı), medical gloves (tıbbi eldivenler), gauze (gazlı bez), bandages (sargılar), cloth tape (sargı bantı) ve asprin (aspirin).
  • hazard — tehlikeli ve riskli şeyler. Güvenli bir iş yeri için gördüğün her türlü tehlikeyi ortadan kaldırmalı ve dikkat etmelisin. Otellerdeki olası tehlikeler arasında zararlı cleaning chemicals (temizleme kimyasalları), bir koridoru kapatan cleaning carts (temizlik arabaları), ıslak floors (zeminler – biri kayıp düşebilir), birinin takılabileceği elektrical cords (elektrik kabloları) sayılabilir.
  • severe weather — Hava tehlikeli olduğu zaman, severe weather, sert hava koşulları, denir. Nerede çalıştığına bağlı olarak bunlar arasında floods (su baskınlarını), tornados (hortumlar), thunderstorms (boranlar / gök gürültülü fırtınalar), hurricanes (kasırgalar), earthquakes (depremler) blizzards (şiddetli kış fırtınaları – tipiler) veya extreme heat (aşırı sıcaklık) sayılabilir.

Bu güvenlik kelimelerini ve diğerlerini pratik yapmak için bu güvenlik eğitimi videosunu izle: Stay Safe: Awareness Training for Housekeepers. Yaklaşık yarım saat sürüyor bu yüzden üç farklı günde bir seferde onar dakika olmak üzere izleyebilirsin.

 

Artık hedeflerine ulaşmak için bu listeyi kullanmak sana kalmış durumda. Belki her ay bir konu öğrenebilirsin veya her bir konuya bir haftanı harcayabilirsin. Hangi tempo sana daha uygunsa ona göre ilerle.

Bu yedi konu ile ilgili kendinden emin olduğunda İngilizce konuşulan bir otelde kat görevlisi olarak çalışmaya çok iyi hazırlanmış olacaksın. Burada saydığımız housekeeping terimleri, otel kat hizmetleri için İngilizce öğrenirken çok işine yarayacak.

Çok daha az şikayet, daha fazla başarı diliyoruz, önünün açık olması dileğiyle Kolay gelsin!


Rebecca Thering, İspanya, Güney Kore ve Fransa gibi ülkelerde İngilizce öğreten serbest yazar ve editör. English With Rebe‘de, online dersler, düzenleme hizmetleri ve İngilizce öğrenenler için daha fazlasını sunuyor.

Ayrıca bir şey daha var…

Eğer gerçek İngilizceyi öğrenmek istiyorsan FluentU uygulamasına da göz atmalısın. Web sitesinde olduğu gibi FluentU uygulaması, popüler talk şovlar, kolayca akılda kalan müzik videoları ve komik reklamlar vasıtasıyla İngilizce öğrenmeni sağlar, burada görebileceğin gibi:

en iyi İngilizce uygulamalari

Ne izlemek istiyorsan FluentU uygulamasında bulabilirsin.

FluentU uygulaması, İngilizce video izlemeyi gerçekten kolaylaştırıyor. Etkileşimli alt yazılar var. Resmini, tanımını ve faydalı örneklerini görmek için herhangi bir kelimeye dokunabileceğin anlamına geliyor.

en iyi İngilizce uygulamalari

FluentU, dünyaca ünlü kişiler ile ilgi çekici içerikler vasıtasıyla öğrenmeni sağlar.

Örneğin, “brought” kelimesine dokunduğun zaman, şunu göreceksin:

en iyi İngilizce uygulamalari

FluentU’da herhangi bir kelimenin anlamına bakmak için üzerine dokun.

 

Küçük testler ile herhangi bir videodaki bütün kelimeleri öğren. Öğrenmeye çalıştığın kelimelerle ilgili daha fazla örnek için sağa sola kaydır.

en iyi İngilizce uygulamalari

FluentU, faydalı sorular ve birden fazla örnek ile hızlı bir şekilde öğrenmeni sağlar. Daha fazla öğren.

En iyi tarafı mı? FluentU, öğrenmekte olduğun kelimeleri hatırlar. Daha önce öğrenmiş olduğun kelimelere göre örnekler ve videolar tavsiye eder. Tamamen sana özel bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın veya tabletin ile web sitesi üzerinden FluentU kullanmaya başla veya daha iyisi mi iTunes mağazasından veya Google Play Store‘dan FluentU uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.