ingilizce-yazma-alistirmalari

İngilizce Yazma Alıştırmaları: İngilizce Öğrenmek için İdeal 9 Yaratıcı Alıştırma

Yazmak, yalnızca İngilizce derslerinde alıştırmaları yapılan bir şey değil.

Yazmak hayatımızın bir parçası.

Bugün hiç kısa mesaj gönderdin mi?

Hiç e-posta yazdın mı?

Belki arkadaşının Facebook duvarına bir mesaj, ya da üniversitedeki hocalarından birine bir not bırakmışsındır.

Eğer herhangi bir ders alıyorsan, muhtemelen ödev yazmışsındır.

Eğer çalışıyorsan, iş arkadaşlarına birtakım hatırlatmalar ya da raporlar yazmış olabilirsin.

Yazmaktan uzak durmanın yolu yok! Bu yüzden, İngilizce yazmayı öğrenmek de konuşmayı öğrenmek kadar önemli.

Konuşmak kolaydır —konuşacak birini bulup konuşmaya başlaman yeter.

Fakat İngilizce yazma pratiğini nasıl yapacaksın? Gerçekten etkili İngilizce yazma alıştırmalarına ihtiyacın var.

İngilizce yazma becerini geliştirmek can sıkıcı ya da moral bozucu olmak zorunda değil. Bu çalışmalar gayet eğlenceli de olabilir!

Yeter ki nereden başlayacağını bil.

Learn a foreign language with videos

İnternet Çağında Yazmak

Herkesin internette her istediğini kafasına göre yazabildiği bir dönemde İngilizce yazmaya odaklanmak tuhaf görünebilir. İnternet, İngilizce konuşma biçimimizi değiştiriyor olabilir. Fakat bu durum, düzgün yazmayı daha da önemli hale getiriyor. Kuralları yıkabilmen için, önce onları öğrenmen gerekir!

Daha da önemlisi, elbette hayatındaki her şeyi sosyal medya üzerinden, ya da günlük İngilizce ile yazmayacaksın. Birbirinden çok farklı durumlarda, çok farklı tarzlarda yazılar yazman gerekecek. Örneğin, iş için bir rapor, okul için bir kompozisyon ya da tanıdığın birine bir e-posta yazman gerekebilir. Bu tür durumlarda nasıl bir İngilizce kullanarak yazman gerektiğini bilmenin sana epey faydası dokunacak. Öğrendiklerini doğru şekilde uygulayabilmenin yolu da İngilizce yazma alıştırmalarından geçiyor.

İngilizce yazmanın dikkate değer başka bir faydası daha var: Yazmak, pek çok farklı İngilizce becerini de geliştirmene yardımcı olur.

Yazmak, İngilizce Becerilerinizi Nasıl Geliştirir

Dosdoğru söyleyelim: Yazmak, İngilizce öğrenmene yardımcı olur. Bu iddia araştırmalar ile de destekleniyor. Bu çalışma, kısa yazma seanslarının bile öğrenmeye olumlu etki edebildiğini göstermiş.

Yazmak sana nasıl yardımcı olabilir? İşte bunun birkaç yolu:

  • Yazmak, bilgileri daha iyi hatırlamana yardımcı olur. Eğer ders kitabından derste öğrendiğin konularla ilgili bölümleri ve ders notlarını okur, dinler, öğrendiklerini konuşurken ve yazarken kullanırsan, öğrendiğin bilgileri ileride daha iyi hatırlarsın. Bu yüzden dil sınıflarında genellikle bütün bu beceriler bir arada kullanılır!
  • Yazmak yeni becerilerin pratiğini yapmanı sağlar. Yeni bir şey öğrendiğinde, bu bilgi hakkında konuşarak ve yazarak edindiğin bilgiyi pratiğe dökme yoluyla pekiştirebilirsin.
  • Yazmak, yeni şeyler denemene izin verir. Yazarken üzerinde baskı yoktur. Eğer sen istemezsen, kimse yazdıklarını göremez. Bu da sana, yeni şeyler deneme ve yeni sözcükler ve cümle yapıları ile deneyler yapma özgürlüğü tanır. Kendini tutma, bırak sözcükler kağıda aksın!

Yazmanın ne kadar harika olduğunu gördün mü? Haydi, hemen yazmaya başla! Ama nereden başlayacaksın?

İngilizce yazma becerilerini geliştirmenin en harika yollarından biri, eğlenceli İngilizce yazma alıştırmaları yapmaktan geçer. Bu yazma alıştırmaları seni yeni şeyler denemeye ve yaratıcı düşünmeye zorlar; üstelik aynı zamanda yazma becerisi edinir ya da bu becerini geliştirirsin.

İşin en iyi yanı da, yazma becerini geliştirirken aslında pek çok farklı İngilizce becerini de geliştiriyor olmandır.

İngilizce Yazma Becerilerini Geliştirecek 9 Eğlenceli Yazma Alıştırması

1. Kelime hikayesi

Elinde öğrenmekte olduğun İngilizce kelimelerin bir listesi var mı? Öyleyse, harika! Eğer bir listen yoksa, buradan ya da şuradan bir tane edinebilirsin.

Şimdi, listedeki kelimelerin elinden geldiği kadar çoğunu kullanarak bir hikaye yaz. Bu hikaye için ne kadar vaktin olduğuna bağlı olarak, hikayende bu listeden 10 ila 20 kelime kullanmayı hedefle. Biraz eğlenmende sakınca yok, ama hikayenin anlamlı olmasına da özen göstermelisin.

Ne öğreneceksin: Bu alıştırma pek çok sebepten dolayı yeni kelimeleri anlamana ve hatırlamana sebep olacak. Bu sebeplerden birkaçı söyle:

  • Kelimeleri bağlam içerisinde (etraflarında başka kelimelerle birlikte) hatırlamak daha kolaydır. Hikayen ne kadar saçma ya da aptalca olursa, kullandığın kelimeleri o kadar iyi hatırlarsın. (Hafıza uzmanları bu metodu yüzlerce oyun kağıdının sırasını hatırlamak için kullanıyorlar!)
  • Yazı yazmak, beyninin farklı bir bölümünü harekete geçirerek yeni kelimeleri daha iyi anlamana yardımcı olur.

Hikayeni bitirince arkadaşlarınla ya da bir blog’da paylaşabilirsin. Bunu yaparsan, okuyucularını hatalarını bulup seni uyarmaya teşvik et. Böylece hatalarından da ders alabilir, bir şeyler öğrenebilirsin.

2. Resim Hikayesi

En yakınındaki dergiyi eline alıp içinden rastgele bir fotoğraf veya resim seç. Resmi olabildiğince detaylı bir şekilde tarif etmeye, betimlemeye çalış. Yalnızca gördüğün şeyleri yazma. Resmin içinde olduğunu hayal et. Resmin içinde olsan neler hissedeceğini, neler duyacağını, ortamın nasıl kokacağını ve hatta neler tadabileceğini düşün. Resmin öncesini ve sonrasını hayal ederek resmin hikayesini de yazabilirsin.

Fikir kaynağı olarak bu rastgele resim bulucuyu kullanabilir ya da Pinterest‘te gezinebilirsin.

Ne öğreneceksin: Günlük hayatımızda betimlemeleri sürekli kullanırız: “Yorgunum.” “Kadının elbisesi çok şık.” “Bu mocha’nın tadı inanılmaz.” Bu gibi tanımlar İngilizce sohbet ederken de sıklıkla kullanılır! Bu tür yazma alıştırmaları yoluyla sıfatlar, duygular ve algılar (dünyayı nasıl gördüğümüz ve deneyimlediğimiz) hakkında daha fazla şey öğrenecek ve öğrendiklerini kendini ifade ederken kullanarak çok yönlü bir dil pratiği yapmış olacaksın.

3. Yapısal özet

En son okuduğun kitabı ya da izlediğin filmi düşün ve aşağıdaki formülü kullanarak onu özetle:

“[Somebody] wanted…but…so…”
“[Birisi] … istedi…fakat…bu yüzden…”

Aklın mı karıştı? Uygulamada bu formül şöyle görünüyor:

“Bruce Wayne wanted to save Gotham but supervillains were trying to destroy it, so he trained hard and became Batman.”
“Bruce Wayne Gotham’ı kurtarmak istedi; fakat kötü adamlar onu yok etmeye çalışıyorlardı, bu yüzden Wayne çok çalıştı ve Batman oldu.”

Bu hikaye tanıdık geldi mi? Bu, “Batman Başlıyor” filminin özeti. Bu formülü kendi özetinde de aynı şekilde kullanıp, yalnızca boşlukları doldur:

  • Somebody (Birisi): Hikayenin ana karakteri kim? Bu karakterin ismi, formüldeki [Somebody/Birisi]nin yerine geçebilir.
  • Wanted (İstedi): Karakterin motivasyonu ne? (Başka bir deyişle, ne istiyor?) Karakterin istediği şey, İngilizce cümlenizde “wanted” kelimesinden sonra gelmeli.
  • But (Fakat): Karakterin istediği şeye ulaşmasının önünde duran engel ne? O engel her neyse İngilizce cümlende “but”tan sonra gelecek.
  • So (Bu yüzden): Karakter bu engeli aşmak için ne yapıyor? “So”nun ardından yaptıkları her neyse onu yaz.

Özetine bir bölüm daha ekleyebilirsin:

  • Then (Sonra): Karakter bu engeli aştıktan sonra ne oluyor (her şey nasıl çözümleniyor/sonuçlanıyor)?

İşte sana bir örnek daha:

“Little Red Riding Hood wanted to visit her grandmother but when she got there she found a wolf instead, so she yelled for help and a passerby came to her rescue. Then everybody lived happily ever after!”
“Kırmızı Başlıklı Kız büyükannesini ziyaret etmek istedi; fakat oraya vardığında büyükannesi yerine bir kurt buldu, bu yüzden bağırarak yardım çağırdı ve yoldan geçen biri onu kurtarmaya geldi. Sonra herkes sonsuza dek mutlu yaşadı!”

Ne öğreneceksin: Bu metot hemen hemen her şeyi özetlemene yardımcı olabilir. Bütün bir hikayeyi ya da kitabı tek bir cümlede açıklamayı zor bulabilirsin. Bu işin en harika yanı da bu: Karmaşık bir fikri tek bir basit cümlede açıklamayı öğreniyorsun. Bu beceri bir şeyleri kısa ve öz biçimde açıklaman gerektiğinde işine yarayacak. Örneğin, eğer bir partiyle ilgili bir e-posta yazıyorsan, en önemli kısımlarını seçmen daha kolay olacak.

Bu özetleme metoduyla aynı zamanda İngilizce okuma-anlama becerini de geliştirebilirsin. Ne zaman İngilizce bir kitap ya da hikaye okusan, okuduğun şeyi anladığından emin olmak için kendine bir özet çıkart. Eğer iyi bir özet yazamıyorsan okuduğun kitabı ya da hikayeyi bir kez daha, daha dikkatli bir şekilde okuman gerekiyor olabilir.

4. Şeytanın avukatı

Bir konuda güçlü fikirlerin mi var? Diyelim ki, herkesin ikinci bir dil öğrenmesi gerektiğine inanıyorsun. Bu inancı al ve tam zıddı bir bakış açısı ile bu fikir üzerine bir şeyler yaz. Bu örnekten hareketle, neden herkesin ikinci bir dil öğrenmemesi gerektiği üzerine yazmalısın.

İngilizcede buna “playing devil’s advocate,” yani “şeytanın avukatını oynamak” deniyor. Bu ifade, sırf bir meseleyi farklı bir bakış açısından görmek için aslında inanmadığın bir fikrin tarafını tuttuğun zamanlar için kullanılıyor.

Ne öğreneceksin: Bu yazma alıştırması sana İngilizce becerisi kazandırmanın yanı sıra,  gayet faydalı bir hayat becerisi de öğretiyor: Empati kurmayı. Empati, bir başkasının nasıl hissettiğini anlama becerisidir, sen öyle hissetmesen bile. Bu beceriye sahip olmak önemlidir ve yazmak bunu geliştirmene yardımcı olabilir.

Bunun dışında, bu alıştırmayı yapmak İngilizcede fikirlerinizi nasıl ifade edeceğini öğrenmek için harika bir yoldur. Seni başka bir bakış açısını ifade etmeye zorladığı için, normalde kullanmayacağın sözcükleri kullanmanı da sağlayabilir. Kendinle ilgili yeni bir şeyler bile öğrenebilirsin!

5. Deyim çorbası

Deyimler (İngilizcede idioms) aslında söyledikleri şeyi kast etmeyen sözlerdir. Örneğin, İngilizcedeki “it’s raining cats and dogs” tabirinin birebir Türkçe karşılığı “kedi köpek yağıyor” olsa da, kast ettiği şey elbette gökten hayvanların yağdığı değil, yağmurun çok şiddetli yağdığıdır.

Klişe (cliché) ise aşırı derecede fazla kullanıldığı için artık kulağa orijinal gelmeyen şeydir.

Klişeler, çok fazla kullanıldıklarından artık özelliklerini ve etkilerini kaybetmiş deyimler gibidirler; örneğin, “only time will tell,” (“bunu yalnızca zaman gösterecek”) ya da  “easy as pie” (anlam karşılığı: “çocuk oyuncağı”) gibi.

Bu yazma alıştırması için, kullanabildiğin kadar çok İngilizce klişe söz ve deyim kullan!

Burada bir klişe sözler listesi bulabilirsin, burada ise bir deyim listesi var.

Ne öğreneceksin: Bazen İngilizce öğrenmenin sana  hissettirdiği şeyleri şu deyimle açıklayabilirsin: “I bit off more than I can chew,” yani Türkçesiyle, “Boyumdan büyük bir işe kalkıştım” (birebir karşılığını merak ediyorsan: “Çiğneyebileceğimden büyük lokma ısırdım.”). Bu süreçte kendine olan güvenini arttırmanın en iyi yollarından biri, pek çok farklı durumda kullanabileceğin ifadeler ve deyimler öğrenmektir. Konuşurken ve yazarken klişeler ve deyimler kullanmak kelime hazineni genişletecek ve bunları ana dili İngilizce olan birinden duyduğunda tam olarak ne demek istediklerini anlamanı sağlayacaktır.

6. Karanlık ve fırtınalı bir geceydi

En yakınındaki kitabı al ve ilk sayfasını aç. İlk cümlesi ne? İyi bir ilk cümle hikayeyi kurar ve okumaya devam etmeyi istemeni sağlar. Kimi ilk cümleler klasikleşmiştir, aynı George Orwell’ın “1984” romanının açılış cümlesi gibi:

“It was a bright cold day in April, and the clocks were striking thirteen.”
“Pırıl pırıl, soğuk bir Nisan günüydü; saatler on üçü vuruyordu.” (Celal Üster’in çevirisiyle)

Kimileriyse… Aynı etkiyi vermez.

Aslına bakarsan, bir açılış cümlesi öylesine kötüymüş ki, üzerine koskoca bir yarışma başlatılmış. Adı The Bulwer-Lytton Fiction Contest (Bulwer-Lytton Kurgu Yarışması) olan bu yarışmaya herkes en kötü açılış cümlelerini gönderiyor.

Bu alıştırma, bu listedeki İngilizce yazma alıştırmaları arasındaki en tuhaf alıştırma olabilir. Senden istediğimiz şey, kendi berbat açılış cümleni yazmaya çalışman! Yarışmanın eski kazananlarının birkaçının yazdığı cümlelere bak, sonra da kendi berbat ilk cümleni İngilizce olarak yaz. Cümlende mizah ve hatta birtakım kültürel referanslar olsun. Cümleni uzun tut, ancak dil bilgisinin kusursuz olmasına özen göster. İlk cümlen ne kadar kötü? Herhalde yarışmaya ilham veren o ilk cümleden daha kötü olamaz:

It was a dark and stormy night; the rain fell in torrents—except at occasional intervals, when it was checked by a violent gust of wind which swept up the streets (for it is in London that our scene lies), rattling along the housetops, and fiercely agitating the scanty flame of the lamps that struggled against the darkness.
Karanlık ve fırtınalı bir geceydi; yağmur sağanak halinde yağıyordu—zaman zaman aniden eserek sokakları süpüren (zira sahnemiz Londra’da geçiyor), evlerin çatılarında tıngırdayan ve karanlığa karşı mücadele eden lambaların zayıf alevlerini şiddetle dalgalandıran sert rüzgarlar tarafından yavaşlatıldığı anların dışında.

— Edward George Bulwer-Lytton, Paul Clifford (1830)

Bu ilk cümle berbat, çünkü tek bir cümleye gereğinden oldukça fazla bilgi sığdırmaya çalışıyor. Olması gerektiğinden çok daha uzun, üstelik okuyucuya önemli herhangi bir bilgi de vermiyor. Bu alıştırmayı birleşik cümle yazma pratiği yapmak için kullan, hatta karşılaştırma yapmayı ve metafor (mecaz, benzetme) kullanmayı da dene.

Örneğin, eğer cümlene kötü havadan bahsederek başlıyorsan,  kötü havayı biyolojik tehlikeden korunma giysisi giymeden New York’taki Gowanus Kanalı’nda (aşırı derecede pis, iğrenç ve sağlıksız olmasıyla meşhur bir kanaldır) yüzmeye gitmiş ıslak bir köpeğe benzet. Tek bir cümleye ne kadar çok şey sığdırabileceğini gördün mü?

Ne öğreneceksin: Tek bir İngilizce cümleye ne kadar fazla bilgi sığdırabilirsin? Bu yazma alıştırması epeycesini sığdırmana izin veriyor. Özetleme alıştırmalarında olduğu gibi, bu alıştırma da kendini İngilizcede daha açık ve net bir şekilde ifade etmene ve daha iyi anlaşılmana yardımcı olacak. Bu alıştırmayı yapmanın bir başka faydası da, İngilizce konuşulan kültürlerle ilgili bildiklerini kullanarak İngilizce mizah yapma şansı. Her şeyin ötesinde, bu çok eğlenceli bir alıştırma!

7. Hayat hikayem

Geçmişte yaptığın bir şeyi düşün, piyano çalmak ya da okula gitmek gibi. Bu aktivite ile ilgili deneyimlerini yaz. Yazdığın hikaye geçmişte başlamalı ve gelecekte bitmeli.

Örneğin, şöyle bir şey yazabilirsin:

“I started playing the piano when I was five, but I stopped only two years later. Right now I can’t play anything, but I hope to start learning again in the future.”
“Piyano çalmaya beş yaşında başladım, ancak sadece iki sene sonra bıraktım. Şimdi hiçbir şey çalamıyorum, fakat gelecekte öğrenmeye tekrar başlamayı umuyorum.”

Ne öğreneceksin: Kendimiz hakkında konuşmaya bayılırız. Herkes bayılır! Bu yüzden günlük konuşmalarımızın büyük bir bölümü bizimle ilgilidir. Bu alıştırmada kişisel tecrübelerin hakkında nasıl İngilizce konuşabileceğini ve kendinle ilgili şeyleri nasıl anlatabileceğini öğreneceksin. Üstelik bu alıştırma İngilizcede doğru zaman kiplerini (fiil çekimlerini) kullanmak için de iyi bir pratik imkanı sağlıyor. İngilizce konuşurken de en çok işine yarayacak yazma alıştırmalarından biri bu, sakın hafife alma!

8. Nasıl nefes alınır

İngilizcede “how-to” kalıbı, bir şeyin adım adım nasıl yapıldığını tarif etmek için kullanılan bir yazım biçimidir. Bu “nasıl yapılır” yazılarının çoğu okuyanlara bir şey öğretmek için, örneğin çikolatalı pasta yapmayı öğretmek ya da okuyan kişinin telefonundaki belli bir özelliği nasıl kullanacağını öğretmek için yazılır.

Bu alıştırma için biraz farklı bir şeyin nasıl yapılacağı hakkında yaz. Her gün üzerine hiç düşünmeden yaptığınız bir şeyi ele al ve onun üzerine bir “how-to” yani “nasıl yapılır” yazısı yaz. Örneğin nasıl ayakkabı bağlanacağı, telefonunuzda nasıl e-posta kontrol edebileceğin, hatta nasıl nefes alınacağı üzerine yazabilirsin! “Nasıl yapılır” yazın şunun gibi olmalı; açık ve net bir dil kullanmalı ve talimatları adımlar halinde düzenlemelisin. Bu bağlantıdaki “nasıl yapılır” yazısı sana “nasıl yapılır” yazısı yazmayı öğretiyor… Vay canına!

Ne öğreneceksin: En kolay İngilizce yazma alıştırmalarından biriymiş gibi görünen bu alıştırmanın ne kadar zor olduğunu görünce şaşıracaksın! Talimatlarını iyi organize etmezsen, yürümek gibi kolay bir şey bile bir felakete dönüşebilir. (Bir an durup, bacaklarımıza bizsiz nasıl çalışacaklarını bildikleri için teşekkür edelim. Yoksa hepimiz etrafta bu “yürüme simülatörü” oyununda olduğu gibi düşe kalka gezinmeye çalışabilirdik.)

“Nasıl yapılır” yazısı yazmak sana düşüncelerini daha iyi organize etmeyi öğretecek. Bu alıştırma aynı zamanda bilgilendirici yazım tarzına, yani yeni bilgiler öğreten yazım tarzına çalışmak için de bir fırsat. Kolay anlaşılır bir dil kullanarak, pek çok yaygın kelimeyi kullanma pratiği de yapmış olacaksın.

9. Aptalca iş görüşmesi

Bir şirketin patronuyla İngilizce bir iş görüşmesi yaptığını hayal et. Sen epey gergin ve epey naziksin, ama şirketin patronu işin dalgasında. Sen bu işi gerçekten istiyorsun, ancak onun tek yapmak istediği seni daha da germek. Böyle bir görüşme şunu andırabilir. (Videodaki aksanlar ve konuşma hızı videoyu anlamayı zorlaştırabileceğinden, videoda konuşulanları buradan okuyabilirsin.)

Sen de, korkunç geçen benzer bir iş görüşmesi diyaloğu yaz. İşe başvuran kişi (the job applicant) profesyonel ve ciddi olsun, patron (the boss) ise rahat, gündelik bir İngilizceyle konuşsun, hatta argo kullansın. Böyle bir konuşma nasıl olur?

Ne öğreneceksin: Eğer daha önce iş görüşmesine gittiysen, bu durumun ne kadar korkutucu olabileceğini bilirsin. Bunun gibi aptalca bir sahne yazmak, bir dahaki iş görüşmende kendini biraz daha iyi hissetmeni sağlayabilir. O zaman şöyle düşünebilirsin: “En azından benim görüşmem, yazdığım diyalogdaki kadar kötü geçmedi!”

Elbette, bu alıştırma sana genel anlamda İngilizce becerileri de kazandırır (yalnızca yaşam becerileri değil). Bu tür yazma alıştırmaları diyalog yazma pratiği yapmanı sağlar ve insanların nasıl konuştuklarına odaklanır. Bu diyalogda mesleki İngilizce, günlük konuşma İngilizcesi ve hatta İngilizce argo kullanma şansı yakalayacaksın. Bunu bir deney yapma şansı olarak gör!

 

Bu İngilizce yazma alıştırmaları sayesinde artık umut vadeden bir yazarsın, İngilizcede ustalaşmaya bir adım daha yakınsın.

İngilizce yazma becerilerini geliştirerek, İngilizce öğrenme sürecini hızlandırıp genel İngilizce becerilerini de geliştirmiş oluyorsun.

Bundan sonra İngilizce çalışmalarına yazma alıştırmalarını da eklemeyi unutma!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.