ingilizce-yardimci-fiiller

Yardımcı Fiil de Nesi!? İşte Bu Sorunun Yanıtı İngilizce Yardımcı Fiiller Rehberi

Herkes şu ya da bu şekilde biraz yardıma ihtiyaç duyar!

Bu elbette İngilizce fiiller için de geçerlidir.

Bazen bir fiil tek başına yeterli olmaz.

İngilizce fiile bu işte yardımcı olması için İngilizce yardımcı fiiller gerekir.

Yardımcı fiiller cümlelerine daha fazla anlam katar ve daha fazla karmaşık düşünceyi ifade etmeni sağlar.

Peki ama İngilizce yardımcı fiil nedir? İngilizce yardımcı fiiller neden kullanılır?

Bu yazımızda sana bu en önemli İngilizce yardımcı fiillerin çoğunu tanıtacağız. İngilizce yardımcı fiiller nasıl işler ve bunları nasıl doğru şekilde kullanacağını sana göstereceğim.

Learn a foreign language with videos

Yardımcı Fiil Nedir?

İngilizce yardımcı fiiller, adından da anlaşılacağı gibi fiile yardım eden sözcüklerdir. Bu da cümleye yeni bir anlam katmak için diğer fiillerin yanında yer aldıkları anlamına gelir.

Örneğin, ana fiilin zamanını değiştirebilir ya da olasılık, izin ya da gereklilik gibi bir şey ifade edebilirler.

Yayın kullanılan İngilizce yardımcı fiiller şunlardır:

  • Can
  • Could
  • Will
  • Would
  • Should
  • May
  • Might
  • Must
  • Shall

Bunların her birinin anlamını ve kullanımını aşağıda göreceğiz. Bunlara örnekler ekleyeceğim ve bunları okurken seni her birinin kullanımına örnekler bulmaya teşvik edeceğim. Yardımcı fiillerin nasıl işlediğini anladıktan sonra bu sana günlük İngilizce konuşmanın yanı sıra akademik ortamlarda da yardımcı olacaktır.

İngilizce Yardımcı Fiiller Nereden Öğrenilir

Birçok İngilizce gramer konseptinde olduğu gibi yardımcı fiilleri öğrenmenin sırrı bunları mümkün olduğunca sık tekrarlamaktır!

  • FluentU tam da yardımcı fiilleri cümle içinde kullanılırken görmek ve duymak için ideal kaynaktır. FluentU ile karşına kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürülmüş film fragmanları, müzik videoları, ilham verici konuşmalar, vb. özgün İngilizce videolar çıkarılıyor.

Her bir videoda interaktif altyazılar yer alıyor—herhangi bir sözcüğe tıkladığın zaman bu sözcüğün tanımı ve telaffuzu anında görüntülenir. FluentU aynı zamanda bu fiili farklı içerikler içinde görebilmen için sana bu sözcüğün içinde geçtiği diğer videoları da gösterir. Kolaylıkla karmaşık gelebilecek İngilizce yardımcı fiillerin farklı kullanımlarını özümsemenin harika bir yoludur. Ve aynı zamanda İngilizce sözcük bilgini de aktif bir şekilde geliştiriyor olursun.

Videolar tür ve dil seviyesine göre düzenlenmiştir, böylece sana göre bir şey bulmak her zaman çok kolay. İlk olarak, müzisyen Will.i.am ile yapılan bu röportajda çok sayıda yardımcı fiil duyacaksın. FluentU deneme süresi ile ücretsiz erişebileceğin video kitaplığına bir göz at.En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

  • Ginger Software, bir cümleye yerleştireceğin doğru yardımcı fiili seçmen gereken pek çok faydalı egzersizler içerir.
  • Mad Libs, diğer birçok İngilizce sözcüğün yanı sıra yardımcı fiillere de odaklanmanı sağlayacak popüler bir İngilizce sözcük oyunudur.
  • Günlük tutmak yardımcı fiilleri öğrenirken İngilizce pratik yapmanın harika bir yoludur. Gelecek hafta için planlarını not al ne yapacağını (will) ve yapman gerektiğini (should) yazmayı da unutma.

Yardımcı Fiil de Nesi!? İşte Bu Sorunun Yanıtı İngilizce Yardımcı Fiiller Rehberi

Can

Bu yardımcı fiilin en yaygın kullanımı yeterlik ifade etmektir. Burada can, “be able to” demenin başka bir yoludur.

I can play piano.
Piyano çalabilirim.

Bir soru soracaksan da can kullanabilirsin. Birisinin bir şey yapıp yapamayacağını sormak için genellikle cümleye şöyle başlarsın: Can you _____?

Can you speak English?
İngilizce konuşabilir misin?

Benzer şekilde, can bazen de yardımcı olmayı teklif etme ya da izin isteme amaçlı da kullanılır.

I can watch your dog while you’re on vacation.
Sen tatildeyken köpeğine bakabilirim.

Can you please pass the butter?
Lütfen tereyağını uzatır mısınız?

Bu yardımcı fiilin olasılık belirtmek için de sık sık kullanıldığını duyabilirsin.

Houses can flood in this region during rainstorms.
Bu bölgede sağanak yağış sırasında evleri su basabilir.

Could

Could can yardımcı fiilinin geçmiş zaman çekimini ifade eder. Bu yardımcı fiili de yeterlik ifade etmek için kullan, ama geçiş zamandan bahsederken.

I could understand German when I was a kid.
Çocukken Almancayı anlayabiliyordum.

Could you hear the birds chirping yesterday morning?
Dün sabah kuş cıvıltılarını duyabildin mi?

Could bazen can ile benzer şekilde olasılık ifade etmek için de kullanılır. Bununla birlikte, can sözcüğünün aksine daha soyut olasılıklar ve öneriler için kullanılır.

We could go to the park or we could go to the mall.
Parka gidebiliriz ya da alışveriş merkezine gidebiliriz.

Will

Will sıklıkla İngilizce cümlenin gelecek zaman ifade etmesi için kullanılır. Bir şeyin gelecekte meydana geleceğini ifade eder.

I will wash my plates after I finish eating.
Yemeyi bitirdikten sonra tabaklarımı yıkayacağım.

They will visit their grandmom next month.
Gelecek ay büyükannelerini ziyaret edecekler.

Soru formunda ise will bir şeyin gelecekte meydana gelip gelmeyeceğini sormak için kullanılır.

Will there be a storm tomorrow?
Yarın hava fırtınalı mı olacak?

Will we have a quiz in English class?
İngilizce dersinde test mi olacağız?

Would

Would sıklıkla geçmişteki alışılmış bir eylemden bahseder. Bu da bir eylemin birden fazla defa tekrarlandığı anlamına gelir.

When I was a kid I would play with dolls every day.
Çocukken her gün oyuncak bebeklerle oynardım.

Would aynı zamanda bir şeyi gelecekte yapmaya karşı isteklilik göstermek için kullanılabilir ve sıklıkla “would like to…” sözünün bir parçası olarak kullanılır.

She would like to come to the party.
O, partiye gelmek isterdi.

Would birisine bir şey yapmak isteyip istemediğini sorumak için bir soru içinde kullanılır. Bu bakımdan can ile benzerlik göstermektedir—yine de would kullanımı kulağa daha kibar gelir.

Would you please close the door?
Rica etsem kapıyı kapatabilir misiniz?

Would yardımcı fiilinin bir diğer yaygın kullanımı ise koşullu cümlelerdir—bir şeyin başka bir şeye bağlı olduğunu gösteren cümleler. Aşağıdaki örneklerde görüldüğü gibi wouldif kullanımını tanıyabilirsin:

She would go to the mall if you asked her.
Eğer ona sorarsan seninle alışveriş merkezine gider.

He would become fluent in English if he practiced more often.
Daha sık çalışırsa daha akıcı İngilizce konuşur.

Son olarak, would sıklıkla arzu belirtmek üzere wish fiiliyle birlikte kullanılır.

I wish you would stop tapping your pencil.
Kalemini vurmayı bırakırsan mutlu olurum.

Should

Should yardımcı fiilinin bir tavsiye ya da fikir danışmak ya da vermenin bir yolu olarak kullanıldığını duyacaksın.

You should do your homework.
Ödevini yapmalısın.

The governor should visit our neighborhood.
Vali semtimizi ziyaret etmeli.

Should I meet you at your apartment?
Evinde mi buluşalım?

Benzer şekilde, gerekli ama belki de istenmeyen şeyleri tanımlamak için kullanılır.

She should comb her hair but she doesn’t want to.
O saçlarını taramalı ama bunu yapmak istemiyor.

Should aynı zamanda beklenti ifade etmek için de kullanılır.

He should be back by 10 p.m.
O, akşam 10’da geri dönmüş olmalı.

The mall should be empty at this time of night.
Alışveriş merkezi gecenin bu saatinde boş olmalı.

May

May de can sözcüğüne benzer bir yardımcı fiildir ama daha resmi ve kibardır. İzin istemek için kullanılır ve sıklıkla bunu yapmanın en kibar yolu olduğu düşünülür.

May I sit beside you?
Yanınıza oturabilir miyim?

You may pour yourself a cup of tea.
Kendinize bir fincan çay alabilirsiniz.

May ayrıca bir olasılığı ifade etmek için de sıklıkla kullanılır.

We may go downtown tonight.
Bu gece şehir merkezine gidebiliriz.

Might

Tıpkı may gibi might da bir olasılığı ifade edebilir. Bu bağlamda may ve might yardımcı fiillerinin birbirlerinin yerine kullanıldığını duymak şaşırtıcı değil ama may biraz daha resmidir diyebiliriz.

He might get the job at the factory.
Fabrikadaki işi alabilir.

Might aynı zamanda bir şey önermek için de kullanılabilir. “Might as well” tümcesi içerisindeki kullanımı bundan daha iyi bir alternatif olmadığını ifade eder.

I might as well go home since there’s no one else here.
Burada kimse olmadığına göre eve gitsem de olur.

Must

Must yardımcı fiili “have to” ya da “need to” demenin başka bir yoludur ama bunların her ikisinde de biraz daha resmidir.

You must finish your homework by Wednesday.
Ödevini Çarşamba’ya kadar bitirmelisin.

Must aynı zamanda ısrarcı bir öneriyi de ifade eder.

You must see the Louvre while you’re in Paris!
Paris’teyken Louvre [Müzesini] de görmelisin.

Must bir tahmin olarak da kullanılır ama sadece tahmininin doğru olduğunu düşünüyrosan ya da bu tahmini destekleyecek kanıtların varsa.

He must be smart because he studied engineering.
Mühendislik okuduğu için zeki olmalı.

Shall

Shall bilinmesi gereken iyi bir yardımcı fiildir ama anadili İngilizce olan kişilere çok resmi ve çok kibar geldiği için günlük konuşmalarda nadiren kullanılır. Kullanımı ise will ile benzerlikler taşımaktadır. Bu yardımcı fiili geçmiş dönemlerin edebi çalışmalarında sıklıkla görebilirsin.

I shall call your mother if you misbehave.
Yaramazlık edersen anneni arayacağım.

We shall arrive at 5:00.
5:00’da orada olacağız.

Yardımcı Fiil Alıştırma Diyaloğu

Aşağıda, yazı boyunca ele aldığımız yardımcı fiillerin birçoğunu içeren kısa bir sohbet örneği bulacaksın. Bu konuşmayla pratik yapabilir ya da bunu değiştirmenin yollarını bulabilir hatta bu diyaloğu kendi İngilizce sohbetlerinde kullanabilirsin. Yardımcı fiiller koyu vurgulanmıştır.

Diana: When will you come over tomorrow?
Yarın kaçta geleceksin?

Mandy: I can come over after work. Should I bring anything?
İş çıkışı gelebilirim. Bir şey getirmemi ister misin?

Diana: You could bring some snacks if you want.
İstersen atıştırmalık bir şeyler getirebilirsin.

Mandy: I could bring chips or cookies.
Cips veya kurabiye getirebilirim.

Diana: Would you bring cookies?
Kurabiye getirebilir misin?

Mandy: Yes! I will make some chocolate chip cookies right now and I might bring chips too.
Evet! Hemen şimdi çikolata parçacıklı kurabiyeler yapacağım ve belki cips de getirebilirim.

 

Bütün bunlar sana İngilizcede bir dizi fikri daha akıcı bir şekilde anlatmanda yardımcı olacaktır. İngilizce yardımcı fiiller ile pratik yapmayı da unutma!


Cailey Thiessen bağımsız bir yazar, çevirmen ve editördür. İngilizce ve İspanyolca dillerinde yazılar yazar ve bazen de bu ikisini bir araya getirir; dil onun için büyüleyicidir ve daha fazla dil öğrenmek ve diğerlerinin dilin engellerini aşmalarına yardım etmek onun için önemlidir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.