ingilizce-restaurant-diyaloglari

İngilizce Restaurant Diyalogları: Bir Restorandaki 6 İş ve Bu İşler için İhtiyaç Duyacağın İngilizce Becerileri

Amerika Birleşik Devletleri’nde 14 milyon kişi restoran işletmelerinde çalışır.

Ama bu 14 milyon garson olduğu anlamına gelmiyor!

Restoran sektöründe birçok farklı iş imkanı mevcut—müdürlükten aşçılığa.

Bu iş imkanlarından faydalanabilmek için ise İngilizce bilmek büyük bir avantajdır.

Bu sana sadece herhangi İngilizce konuşulan ülkede çalışma imkanını sağlamakla kalmaz aynı zamanda çalışanlar ve müşterilerin anadilini konuşmadıkları turizm sektöründe de iş imkanlarının önünü açar.

Restoran çalışanlarının bilmesi gereken İngilizce iş tipine göre değişir ama bazı gerçekler değişmez: Bu resmi ve kibar bir dildir, sıklıkla basittir ve öğrenmeye değer!

Aşağıdaki kaynaklar ve sözler ile sana altı farklı restoran işi için İngilizce restaurant diyalogları öğrenmeye nasıl başlayacağını göstereceğiz.

Learn a foreign language with videos

İngilizce Restaurant Diyalogları Nasıl Öğrenilir

Bir restoran çalışanı olarak en önemli husus iletişimdir. Karşındakini anlamalı ve kendini ifade edebilmelisin. Restoran çalışanlarının kullandığı İngilizce kendini tekrarlayabilir ve bu senin için iyi bir haber. En sık tekrarlanan sözcükler ve sözleri öğren ve yolun yarısını kat ettiğini göreceksin.

İşte İngilizce restaurant diyalogları alıştırmaları için bazı fikirler:

  • Rol yap. Aklındaki iş fark etmeksizin konuşma alıştırması yapmak için ihtiyacın olan tek şey bir arkadaştır. Başka biriymiş gibi davrandığın zaman rol yapmış olursun. Dolayısıyla arkadaşını çağır ve rollerinizi seçin. Örneğin, garsonluk için başvuracaksan garson rolünü sen yapabilir ve arkadaşın da müşteri rolü yapabilir.

Elbette bunu bir arkadaşınla yapman zorunlu değil. Bir sınıf arkadaşın, bir öğretmen ve hatta Skype üzerinden konuşacağın özel hoca da müşteri ya da çalışan rolünü yaparak İngilizce restaurant diyalogları çalışması yapabilirsin.

  • Bir restorana git. Eğer sana alıştırmalarında eşlik edecek birini bulamazsan İngilizce restaurant diyalogları öğrenmenin diğer yolları da mevcut. Eğer zaten İngilizce konuşulan bir ülkede yaşıyorsan bir restorana gitmen yeterli! Gözlerini ve kulaklarını aç, garsonlar, şef garsonlar ve diğer restoran çalışanları tarafından tekrarlanan sözler ve sözcükleri duyacaksın. Mutfak bölümü açık bir restorana gidersen (yani yemeklerin nasıl hazırlandığını görebildiğin bir restorana) aşçılık ve “çalışan harici girilmesi yasak alanlarda” kullanılan sözleri duyabilirsin. Dizüstü bilgisayarını yanına al ve sıkça duyduğun ama anlamını bilmediğin sözleri not al.

İngilizce konuşulan bir ülkede yaşamıyorsan yakınlarda bir İrlanda barı var mı? Belki de anadili İngilizce olan kişilerin işlettiği bir restoran vardır? Turist bakımından yoğun bölgelere bir göz at. Turizm sektöründe genellikle İngilizce kullanılır ve turistik bölgelerdeki restoranlarda İngilizce konuşan çalışanlar olması yüksek bir ihtimaldir. (Seninle ilgilenen garson anadilini konuşuyor olsa da ondan İngilizce konuşmasını iste!)

  • Restoranda geçen televizyon dizileri izle. Bir restoranın müşterilere kapalı bölümlerinde sahne arkasını görebilmek için restoranlarda geçen televizyon dizilerini izle. “Hell’s Kitchen” ve “Restaurant: Impossible” gibi diziler restoran işletmesinin perde arkasını gözler önüne serer. Bu programlar sana bir restoran mutfağında kullanacağın İngilizceyi öğretmekle kalmaz, aynı zamanda sana bu ortamda çalışmanın nasıl bir şey olduğunu da gösterir. Elbette çalışırken sana bağıracak ünlü bir aşçı olmayacaktır!
  • Yemek ve seyahat programları izle. Bazı yemek ve seyahat programlarını izleyerek dünyanın her yanındaki restoranları ziyaret etmiş olursun. Bu programlar dünyanın çeşitli yerlerindeki yemekler ve restoranlara odaklanır. Örneğin, “Diners, Drive-ins and Dives,” izleyerek Amerika Birleşik Devletleri’ni bir baştan bir başa gezebilir ve ülkenin farklı yerlerindeki restoran çalışanlarının nasıl konuştuğunu duyabilirsin.

İhtiyacın olan İngilizce bilgisinin her restoran işi için farklı olduğunu unutma. Bir odak noktası belirle: Hangi işe başvurmayı planlıyorsun? Hangi ülkede çalışmak istiyorsun? Şimdi başvurduğun pozisyona hazırlan—ileride farklı bir işe başvuracak olman fark etmez. Bir restoranda çalışmaya başlarsan öğreniminin geri kalanı daha kolaylaşır çünkü etrafın İngilizce restaurant diyalogları ile çevrilmiş olur.

Her restoran işi için nasıl pratik yapacaksın? Farklı restoran kariyerlerinde kullanılan dili nasıl öğreneceksin? Aşağıdaki rehber, başlangıç olarak sana iyi bir çıkış noktası sunacak!

Bir Restoranda Bulacağın 6 İş için İngilizce Restaurant Diyalogları Öğrenme Yöntemleri

1. Garson

Garsonlar bir restoranın en sık gördüğümüz çehreleridir. Bir garson olarak her gün çok sayıda müşteriyle konuşacaksın. İngilizce becerilerinin iyi olması önemli! Bu işte çalışırken hızla öğreneceğin ve tekrar tekrar kullanacağın sözler mevcut.

Bu iş aynı zamanda gittiğin her restoranda garsonlar görecek olduğun için yapması en kolay işlerden biridir. Ayrıca, en sevdiğin restoranlardan (ya da internetten) menüler toplayabilir ve servis edeceğin farklı yemek türlerini öğrenebilirsin.

İngilizce restaurant diyalogları çalışmak için kaynaklar:

  • Garsonlar hangi restoranda çalıştıkları fark etmeksizin bazı temel terimler ve sözcükler kullanır. Burada bir garson olarak gerçekleştirebileceğin örnek diyalogların bir listesini bulabilirsin.
  • Gerçek bir restorana gitmeden önce ne duymayı bekleyebileceğini bilmek için bu videoyu izleyebilirsin. Bu aynı zamanda kendini bir garson olarak nasıl tanıtacağını öğrenmek için de iyi bir yerdir. (İpucu Kibar ve nazik olman gerekir.)
  • Garsonlar aynı zamanda restoranın müşterilerin giremediği kısımlarında diğer çalışanlarla konuşmak zorundadır. Bu alanlarda kullanılan bazı sözlere buradan erişebilirsin.

Sıkça kullanılan sözler:

  • May I take your order?
    Siparişinizi alabilir miyim?
  • Today’s special is…
    Günün spesiyali…
  • Can I get you something to drink?
    İçecek olarak ne alırdınız?
  • How are you enjoying everything?
    Her şey istediğiniz gibi mi?
  • My name is [name], and I’ll be your waiter/waitress this evening/afternoon.
    Ben [isim] ve bu gece/akşam sizin garsonunuz olacağım.

2. Karşılama Hostesi

Bir host ya da hostesin görevi müşterileri (patrons) karşılamak ve onlara masa vermektir. Bir karşılama hostesi müşterileri gülümseyerek karşılar, kibar bir şekilde konuşur ve bazen rezervasyon alır.

Aynı zamanda nazik olması da gerekir. Örneğin, masa boşalması için uzun bir bekleme süresi varsa müşterileri bu uzun bekleme süresi hakkında bilgilendirmek hostesin görevidir—elbette bu bekleme süresi için sinirlenmemelerini sağlayarak. İyi bir İngilizce ve gerçek (genuine) bir gülümseme bu iş için son derece önemlidir!

İngilizce restaurant diyalogları çalışmak için kaynaklar:

  • Harika bir karşılama hostesinin sırrı nedir? Bu makalede bir hostesin konuşma tarzının onun neden korkunç bir hostes olmasına neden olduğunu açıklıyor.
  • Bu sayfada nasıl iyi bir host olacağın hakkında kullanışlı bilgiler ve bir şeyi söylemenin “iyi” ve “kötü” yollarına örnekler bulacaksın.
  • Nasıl kibarca “hayır” denir? Bu sayfada kibar ve kaba İngilizce arasındaki farkı öğrenebilirsin.

Sıkça kullanılan sözler:

  • How many are in your party?
    Kaç kişi olacaksınız?
  • Do you have a reservation?
    Rezervasyonunuz var mıydı?
  • There will be a 10-minute wait.
    10 dakika kadar beklemeniz gerekecek.
  • Your table is ready.
    Masanız hazır.
  • Right this way, sir/ma’am.
    Böyle buyrun [lütfen].

3. Barmen / Barista

Bir barmenin görevi içeceklerle karışımlar hazırlamak ve bunları servis etmektir. Birçok mekanda bir barmen olmak için özel bir lisans gereklidir, çünkü genellikle alkollü içecekler servis edersin. Bu nedenle her restoranda barmen yoktur. Bir barmen birçok farklı likör ve kokteyli nasıl hazırlayacağını bilmelidir. Bazı müşteriler barmenle konuşmayı gerçekten sevdikleri için havadan sudan konuşma becerilerini tazelemek iyi bir fikir olacaktır.

Daha pahalı restoranlarda ise iyi şaraplarda uzmanlaşmış bir şarap garsonu (sommelier) da bulunabilir. Bir şarap garsonunun kullandığı terimler servis ettikleri şaraplara göre farklı ve özel olabilir.

İngilizce restaurant diyalogları çalışmak için kaynaklar:

  • Bu sayfada bir barmen olarak bilmen gereken sözcükler için bir rehber mevcut.
  • Bir barmen olarak hangi içkileri bilmen gerekir? Burada başlamak için kısa bir liste bulabilirsin.
  • Bir barmen olarak ne hakkında konuşmalısın? Bazı iyi barmenler bu harika makalede mesleki ipuçlarını paylaşıyor.
  • Şarap garsonlarına özel daha fazla terim için The New York Times profesyoneller tarafından kullanılan sözlerden oluşan bir liste sunuyor.

Sıkça kullanılan sözler:

  • On the rocks (Anlamı: buzlu)
  • What can I get you?
    Ne alırdınız?
  • Would you like to open a tab?
    Adisyon açmamızı ister miydiniz?
    Eğer birisi bir adisyon açarsa bunun anlamı istediği kadar içecek siparişi verebileceği ve bunların ücretini de gecenin sonunda verebileceğidir. Ama bu genellikle müşterinin kredi kartını barmene emanet etmesi gerektiği anlamına gelir.)

4. Müdür

Bir restoran müdürü o restoranın kusursuz bir şekilde işlediğinden emin olan kişidir. Bir müdür olarak çalışanlara anlaşılır talimatlar vermen ve müşteri şikayetlerinde yardımcı olmak için müdahil olman gerekecektir.

Bir müdür olarak, daha ziyade günlük bir İngilizce ile iletişim kurabilmenin yanı sıra profesyonel ve mesleki İngilizce bilgisine sahip olmak yardımcı olacaktır. Bunun nedeni de müdürün görevinin müşteriler, çalışanlar ve o alandaki profesyoneller ile iletişim kurmayı gerektirmesidir.

İngilizce restaurant diyalogları çalışmak için kaynaklar:

  • Bir müşterinin bir şikayette bulunması halinde bu problemin çözümü için genellikle müdüre başvurulur. Bu sayfada müşterilerle olan sorunların nasıl çözüleceği hakkında iki açık rehber bulunuyor.
  • Bu ipuçlarının nasıl uygulandığını görmek ister misin? Bu videoda bir müdürün bir müşterinin şikayetine nasıl doğru şekilde yanıt vereceğinin bazı örneklerini bulabilirsin.
  • Elbette, bir müdür olarak işin sadece şikayetlerin idaresi değildir. Bu videoda çok sayıda yöneticinin işleri ve bir müdür olmak için nelerin gerektiği hakkında konuştuğunu görebilirsin. Burada ise bazı harika işletme sözcükleri bulabilirsin!

Sıkça kullanılan sözler:

  • Please accept my apologies.
    Lütfen özrümü kabul edin.
  • What seems to be the problem?
    Problemin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
  • Please accept this dessert, on the house.
    Lütfen bu tatlıyı müesssesemizin ikramı olarak kabul edin. (“On the house” sözü ‘ücretsiz’ anlamına gelir ve bunun maliyetini restoran üstlenecektir.)

5. Aşçı / Şef

Aşçı yemek yapar! Her biri kendi adları ve deneyim gereksinimlerine sahip aşçılık seviyeleri mevcuttur. Aşçılar ve şefler kendilerine özgü sözcükler kullanırlar—yani sadece onlar tarafından kullanılan bazı deyimler vardır.

İhtiyaç duyacağın sözcükler çalıştığın restoranın türüne göre değişebilir. Her yerde kullanıldığını duyacağın bazı sözler ve sözcükler mevcut ve bunlarla başlamak iyi bir fikir olabilir.

İngilizce restaurant diyalogları çalışmak için kaynaklar:

  • Bir restorana gitmeden önce haydi mutfağı ziyaret edelim. Şefler aşçılığın temellerini bilmek zorundadır ve bunlarla ilgili İngilizce terimleri bu bağlantıdan bulabilirsin.
  • Hangi uzmanlığa sahip bir şef olmayı istiyorsun? Farklı uzmanlık alanları hakkında daha fazlasını öğrenmek için bu sayfayı ziyaret et.
  • Her aşçılık uzmanlığında kendine özgü sözcükler bulunur. Burada nasıl bir mutfak bölüm şefi gibi konuşacağını görebilirsin.

Sıkça kullanılan sözler:

  • Give my compliments to the chef. (Yemekten memnun kalan müşteriler tarafından şefe söylenir!)
    Şefe teşekkürlerimi ilet.
  • I need [dish name], on the fly! (“On the fly” sözü “çok hızlı” anlamına gelmektedir)
    [Yemek adı] istiyorum, gecikmesin!
  • This burger needs to be well done, so kill it.
    Bu burgerin iyi pişmemiş olması istendi, sonuna kadar pişir.

6. Komi

Her restoranda komi çalıştırılmaz ama komiler diğer çalışanlara büyük yardımda bulunur. Bir kominin görevi masaları toplamak ve içecekleri tazelemektir. Komi aynı zamanda her şeyin daha hızlı ilerlemesine ve böylece müşterilerin restorana aynı hızda girip çıkabilmelerine de yardımcı olur. Dolayısıyla da bir kominin müşterilere karşı nasıl nazik olacağını bilmesi gerekir.

Müşterilerin masada geçirdikleri süre ülkeden ülkeye değişir, dolayısıyla bu kültürel farklılıkların bilincinde olmakta fayda var. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir komi tabaklar boşalır boşalmaz tabakları masadan alabilir. İspanya’da ise müşterilerin uzun ve rahat bir yemek yiyebilir ve yedikten sonra uzun süre masada oturarak sohbet edebilirler.

İngilizce restaurant diyalogları çalışmak için kaynaklar:

  • Bu makale komilerin önemi ve onların neden restoranlarda göz ardı edilmemesi gerektiğinden bahsediyor. Bu uzun ve biraz da karmaşık bir makale ama makalenin sonunda kullanması gereken dil de dahil iyi bir kominin nasıl olması gerektiği hakkında bazı kullanışlı bilgiler yer alıyor.
  • Bir komi başka neler yapar? Bu belgede bir kominin iş tanımında yer alan her türkü sorumluluklar sıralanmış. Bu listede geçen mesleki sözcükleri kaçırma!

Sıkça kullanılan sözler:

  • Sorry to keep you waiting.
    Beklettiğim için özür dilerim.
  • May I take your plate?
    Tabağınızı alabilir miyim?
  • Would you like a refill?
    [İçeceğinizi] tazelememi ister miydiniz?

Hangi restoran kariyerinde ilerlemeyi tercih ettiğin fark etmeksizin, ilk adımı atarken bu İngilizce restaurant diyalogları rehberini kullanabilirsin!

Ve Son Bir Şey…

Eğer gerçek dünyada kullanmak için İngilizce öğreniyorsan FluentU uygulamasına da bir göz atmalısın. Buradan da görebileceğin üzere Tıpkı web sitesinde olduğu gibi FluentU uygulaması da popüler şov programları, akılda kalan müzik videoları ve eğlenceli reklamlarla İngilizce öğrenmeni sağlar:

en iyi İngilizce uygulama

Bunu izlemek istersen yüksek ihtimalle FluentU uygulamasında bunu bulabilirsin.

FluentU uygulaması İngilizce videoları izlemeyi gerçekten çok kolaylaştırır. İnteraktif altyazılar bulunuyor. Bu da bir imge, tanım ve kullanışlı örnekler görmek için herhangi bir sözcüğe dokunabileceğin anlamına geliyor.

en iyi İngilizce uygulama

FluentU, dünyaca ünlü kişiler ve ilgi çekici içerik ile öğrenmeni sağlıyor.

Örneğin, “brought” sözcüğüne dokunacak olursan şunu görürsün:

en iyi İngilizce uygulama

FluentU herhangi sözcüğe bakmak için dokunmana imkan tanır.

Hazırlanmış testler ile herhangi videodaki tüm sözcükleri öğren. Öğrenmekte olduğun sözcüğün daha fazla örneğini görmek için ekranı sola ya da sağa kaydır.

en iyi İngilizce uygulama

FluentU, kullanışlı sorular ve birçok örnek ile hızla öğrenmene yardımcı olur. Daha fazlasını öğren.

En iyi yanı ne mi? FluentU öğrenmekte olduğun sözcükleri hatırlar. Öğrenmiş olduğun sözcüklere bağlı olarak sana örnekler ve videolar önerir. Gerçek anlamda kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşarsın. Bilgisayarın ya da tabletini kullanarak FluentU web sitesini kullanmaya başla ya da daha iyisi Play Store veya iTunes mağazasından FluentU Uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.