ingilizce-otel-kelimeleri

Bir Otelde Çalışmak mı İstiyorsun? Seni Bu Hedefe Götürecek 100+ İngilizce Kelime

Hiç New York şehrinde yaşamayı düşündün mü?

Avustralya‘ya ne dersin?

Belki de çoktan bu yerlerden birini gördün belki de bir otelde bile çalıştın.

Otel endüstrisinde çalışmak dünyanın dört bir tarafında mükemmel iş fırsatları yakalamanı sağlar.

Metropollerde ve küçük şehirlerde oteller var.

İngilizce konuşulan ve İngilizce konuşulmayan ülkelerde oteller var.

Fakat nerede çalıştığın önemli değil, çoğu otel müşterisi İngilizce konuşur.

Eğer bir otelde çalışmak istiyorsan İngilizce olarak otelden bahsedebilmelisin.

İngilizce öğrenmek istiyorum diyorsan endişelenme, bu yazı seni hedefine ulaştıracak!

Sana yardımcı olmak adına otelde İngilizce en çok kullanılan kelimelerden 100’den fazlasını bir araya getirdiğimiz bir liste hazırladık.

Fakat ilk önce bu listedeki bütün İngilizce kelimeleri öğrenmek için birkaç zekice yönteme bakalım.

Learn a foreign language with videos

Bir Otelde Çalışmak için İngilizce Otel Kelimeleri Nasıl Öğrenilir?

1. FluentU’da Yer Alan Gerçek Dünyadan Videolar ile Öğren

FluentU, gerçek dünyadan videoları alıp online yoğun pratik imkanı sunan bir platformdur ve bunları sana özel dil derslerine dönüştürür.

“Afternoon Tea at the Dorchester” ,“Las Vegas’ Crazy Nights” ve “English in a Hotel” gibi videolardan İngilizce kelimeler, ifadeler, kalıplar öğrenebileceğin anlamına geliyor.

FluentU, yalnızca video izlemekten ibaret değil videolarda duyulan dili aktif bir şekilde öğrenmek ve pratik yapmaktır. Her zamankinden daha iyi bir şekilde İngilizce öğrenmek için etkileşimli alt yazıları, flaş kartları ve kelime listelerini kullan.

Unutma ki bir otelde çalışmak demek küçük de olsa konuklarla İngilizce otel diyalogları kuracağın anlamına gelir bu yüzden  çeşitli aksanlara  ve konulara aşina olmak isteyeceksin. FluentU, tüm bu konularda sana yardımcı olacak ve İngilizce pratik yapmayı bir eğlenceye dönüştürecek.

2. Otel Web Siteleri ile Scavenger Hunt oyna

Neredeyse bütün oteller kendi web sitelerine sahip. Bir scavenger hunt oyunu ile bunları kelime öğrenmene yardımcı olması için kullanabilirsin. Bu oyun dilimize çöpçü avı oyunu ya da hazine avı/avcısı oyunu şeklinde çevrilmekte. Scavenger, çöpleri karıştırarak işe yarayan şeyler arayan kimse anlamına gelir.

Scavenger hunt bulmak gereken bir liste halinde öge olduğunda evi, mahalleni, veya tüm şehri dolaşabilir ve listedeki eşyaları toplamaya çalışabilirsin. Genellikle birinci bitirmek ve sınırlı bir süre zarfından en çok eşyayı toplamak için birbirine karşı yarışan takımlardan oluşuyor.

Hazine avcısı oyunun bu versiyonunda aslında hiçbir yere gitmiyorsun, çevrimiçisin.  Bu kelimelerin çıktısını al sonra otellerin web sitelerinde listede yer alan kelimeleri bulmak için scavenger hunt başlat.

Bir web sitesinde her bir kelimeyi bulduğunda altını çiz, yuvarlak içine al veya renkli kalemle üstünü çiz bu sayede onu bulduğunu bilirsin. Bütün cümleyi veya kelimenin bulunduğu kısmı oku ve ne demek olduğunu anladığından emin ol.

Eğer kendine meydan okumak istersen bir alarm kur ve beş dakika içinde kaç tane kelime bulabileceğini gör.  Bütün kelimeleri bulana dek günde beş ya da on dakika oyna.

İşte seni otel web sitelerine yönlendirecek bazı siteler. Çoğu için bir konum yazmak ve uygun otelleri aramak için tarihler seçmek zorundasın. Pratiğini daha kişisel hale getirmek için çalışmak, seyahat etmek veya yaşamak istediğin bir şehri seç.

Konuklar, web sitesi üzerindeki her şey hakkında soru sorabilir. Bu yüzden bir otel sitesindeki kelimelere aşina olmak ve bu kelimelere karşı kendini rahat hissetmek için çok faydalı olur.

3. Otellerde Geçen Filmleri İzle

Bir dahaki sefere film izlemek istediğinde otelde geçen bir filmi izle. İşte otellerde geçen iki tane film listesi: Wikipedia, IMDb.

Gördüğün ögelerin nasıl seslendirildiğini tespit etmeye çalış ve çalışanların konuklarla yapmış oldukları İngilizce otel diyaloglarını dikkatlice dinle .

“Mr. Bean”in otelde kaldığı bir bölümünde gerçekten çok komik otel sahneleri var. Mr. Bean komik bir karakter fakat pek fazla konuşmaz, komedinin büyük kısmı eylemlerden ve yüz ifadeleri ile gerçekleştiriliyor. Fakat bu, kendi sesinle boşlukları doldurabileceğin harika bir fırsat.

Klipleri bir kez izledikten sonra geri dön ve olaylar gerçekleşirken neler olduğunu söyleyerek ikince kez izle.

Örneğin:

“Mr. Bean enters the room and puts his room key in his pocket. Then he turns the light switch on and off really fast.”
“Mr. Bean odaya girer ve oda anahtarını cebine koyar. Sonra gerçekten hızlı bir şekilde lambanın düğmesini açıp kapatır.”

Kelimelere bakman  veya bir şeyin nasıl söylendiğini anlaman gerektiğinde klibi durdur.

Daha sonra üçüncü kez izle ve Mr. Bean’in düşüncelerini yüksek sesle söyle.

Örneğin:

“I’ll put my room key in my pocket to keep it safe. I wonder what this switch does…ah, it turns on the lights. This is fun!”
“Odamın anahtarını korumak için cebime koyacağım. Bu düğmenin ne işe yaradığını merak ediyorum…ah ışıkları açıyor. Bu komik!”

Bu şekilde hem üçüncü şahıs (“He does this”) hem de birinci şahıs (“I do this”) olarak konuşma pratiği yapacaksın . Yine, durdurma düğmesini kullanmayı unutma!

İngilizce Otel Kelimeleri: Otelde En Çok Kullanılan 100+ İngilizce Kelime

İlk olarak, standart bir otelde uygun olan oda çeşitleri ve yataklar ile başlayacağız.

Yatak ve Oda Çeşitleri

Yatak ve yatak boyutları ülkeden ülkeye, üreticiden üreticiye değişiyor.  Aşağıdakiler ABD standartlarında bed sizes – yatak boyutları:

  • single bed/twin bed (yaklaşık 99 x 190 cm) — Twin bed, bir kişinin uyuyabileceği en küçük yatak türü. Bazen “single bed” (tek kişilik yatak) de deniliyor.
  • full-size bed (yaklaşık 137 x 188 cm) — Günümüzde full-size bed (tam boy yatak) genellikle bir kişi için fakat sıkışarak iki kişi de uyuyabilir. Ayrıca buna “double beds” (çift kişilik yatak) de deniyor.
  • queen-size bed (yaklaşık 153 x 203 cm) — Queen-size bed (iki kişilik yatak) tam boy yatakdan daha büyüktür ve genelde iki yetişkin tarafından paylaşılır.
  • king-size bed (yaklaşık 193 x 203 cm ) — King size bed (büyük boy çift kişilik yatak) standart yatakların boyundan büyüktür ve iki kişi rahat bir şekilde uyuyabilir.

Artık yatak boyutlarını biliyoruz, şimdi standart oda türlerine bakalım. Ancak dikkatli ol çünkü bu terimler farklı oteller tarafından farklı şekillerde kullanılabilir. Her bir oda tipinin nasıl olduğunu görmek için otelini kontrol et.

  • single room — Single room, tek kişilik oda ve genelde full-size (double bed-tam boy) yatak olur.
  • double room — Double room, iki konuğun kalabileceğin bir double veya queen-size (çift kişilik) yataklı odadır.
  • twin room — Twim room genellikle iki konuğa uygun olan fakat iki ayrı yatağın (twin/single beds) bulunduğu oda.
  • triple room — Triple room, ya çift kişilik bir yatak ve tek kişilik bir yatağın olduğu ya da farklı bir kombinasyonda üç konuğun uyuyabileceği oda.
  • suite — Suite, normal otel odasından daha büyük, süit oda. Lüks otellerde suitlerde birden fazla oda olabilir. Ayrıca executive suite (yönetici süiti) veya family suite (aile suiti) de görebilirsin.
  • adjoining ve connecting rooms — (bitişik/bağlantılı odalar) İki odanın birbirine tek bir kapı aracılığıyla bağlı olduğu, doğrudan diğerine geçilebilen odalara connecting rooms, bağlantılı odalar denir. Ortak bir duvarı paylaşan, farklı kapılara sahip yan yana iki odaya ise adjoining rooms, bitişik/yan yana odalar denir.  Bir grup insan veya aileler bitişik odalarda kalmak isteyebilir.

Oda Özellikleri

Otel odalarının sunabileceği çeşitli özellikler

  • amenities — Amenities (imkanlar), “features” demenin bir başka yolu ve sıklıkla otelcilikte kullanılır.
  • AC — Air conditioning (genellikle “AC” olarak kısaltılır) klima, hava sıcak olduğu zaman odaları serin tutar.
  • heating — Hava soğuk olduğu zaman, heating, ısıtma, odaları ve oteli sıcak tutar.
  • bathroom — Tuvaleti, duşu ve lavaboyu bulabileceğin otel odası, banyo. Çoğu otel odasında kendi banyosu bulunmaktadır.
  • internet access — Eğer bir otelde internet access varsa bu konukların otelin içinde İnternet kullanabileceği anlamına gelir.  Kullanımı ücretsiz ya da ücretli olabilen, erişim için şifre isteyen bir Wi-Fi (kablosuz ağ) de olabilir.
  • wireless printing — Konukların yazıcıdan çıkarmak istediği belgelerini bilgisayarlarını kablo ile bağlamadan otel içerisinde herhangi bir yerden çıktı almalarına imkan sağlar, kısaca kablosuz yazdırma.
  • fan — Bazı odalarda havanın esmesini sağlamak ve odayı serin tutmak için ceiling fans (tavan vantilatörleri) veya electric fans (elektrikli vantilatörler) vardır.
  • balcony — Balcony, bir tür parmaklıklar ile çevrelenmiş, otel odasına bağlı dışarıda bir platformdur yani balkon.  Balconies, balkonlar, zemin seviyesinden yüksek (ikinci veya daha yüksek) seviyelerdedir.
  • patio — Patio, genelde açık havada masa ve sandalyelerin olduğu, dışarıda zemini parke taş kaplı alan, veranda.
  • smoke-free — Eğer odalar smoke-free ise bu sigara içilmesine müsaade edilmediği anlamına gelir. Sigara içilmesine izin verilip verilmediğine göre kullanılan smoking (sigara içilen) ve non-smoking (sigara içilmeyen) diğer iki terimdir.

Bir Otel Odasının İçi

Bir otel odasının içinden bahsederken kullanman gerekebilecek bazı kelimeleri burada bulabilirsin.

  • complimentary — Bu kelime “free-ücretsiz” anlamına gelir. Genelde oteller, complimentary breakfast (oda ücretine dahil olan) ücretsiz kahvaltı veya banyoda complimentary shampoos ve soaps ücretsiz şampuan ve sabun servisi yaparlar.
  • bathtub — Bathtub, küvet, banyoda yer alır, insanlar küvette banyo yaparak temizlenirler.
  • shower — Showers, duşlar, insanların ayakta dikilerek yıkanmalarını sağlar. Shower head, duş başlığı, suyu püskürten kısımdır ve suyun akıp gittiği drain, su gideri zemindedir.  Çoğu küvetin, duşu da var fakat standing shower (ayakta duş), küvet olmadan kendi başına daha küçük bir alandır.
  • towel —  İnsanlar, duş aldıktan veya lavaboyu kullandıktan sonra kendilerini kurutmak için towels, havlular, kullanabilirler. Ayrıca daha küçük olan hand towels, el havluları ve zemine serili olan bath mat banyo paspası da vardır.
  • robes — Bazı oteller, konuklarının duştan sonra giymeleri için robes, bornozlar sunar. Ayrıca bunlara bathrobes da denir.
  • toiletries — Toiletries şampuan, saç kremi, sabun, diş fırçası ve diş macunu gibi banyoda kullanabileceğin küçük kişisel eşyalara, banyo malzemelerine denir.
  • hair dryer — Pek çok otelde duş aldıktan sonra konuklarının saçlarını kurutmaları için elektrikli saç kurutma makinaları vardır. Standart otellerde saç kurutma makinaları bir kordon ile duvara bağlıdır. Ayrıca bunlara blow dryers, fön makinesi de denir.
  • sink — Sink, insanların ellerini yıkadıkları yer, lavabo. Suyun aktığı bir faucet, musluğu var ve suyun akıp gittiği bir drain, su gideri bulunur.
  • soap — Soap, ellerini yıkarken mikropları ve bakterileri öldürmek için kullanılan sabun. Ya sıvı şeklinde (bir sıvı sabunlukta) ya da kalıp halinde olabilir. Bazı otellerde hem hand soap, el sabunu hem de body soap, vücut sabunu vardır.
  • lamp — Lamps, odada ekstradan ışık sağlayan lambalar. Konuklar lambalarının bozulduğunu söyleyebilirler bu da yeni bir light bulb, ampule, ihtiyaçları olduğu anlamına gelir.
  • executive desk — Bazı odalarda oturup yazı yazabileceğin veya çalışabileceğin, çalışma masası olabilir.  Bunlara executive desks denir (sıklıkla iş süitlerinde kullanılan daha süslü bir kelime).
  • kitchenette — Bir microwave, mikro dalga ve sink, evyenin, bulunduğu basit yemeklerin hazırlanabileceği mini mutfak. Pek çok otel odasında içeceklerin ve atıştırmalıkların yer aldığı mini-fridge mini buzdolapları (mini barlar) bulunur.  Eğer konuklar atıştırmalıkları ve içecekleri tüketirlerse otelden ayrılırken bunların parasını ödemek zorundadırlar.
  • coffee machine — Otel odalarındaki coffee machines (kahve makineleri) sabahları konukların kendi kahvelerini hazırlamalarına imkan sağlar. Odada olanları bitirdiklerinde konukların daha fazla filters kahve filtresine veya coffee grounds  kahveye (kullanıma hazır çekilmiş kahve çekirdeği) ihtiyaçları olabilir.
  • room service — Konukların odalarına yiyecek veya içecek sipariş edebildikleri hizmete, oda servisine denir.
  • turndown service — Temizlik görevlilerinin odaya girerek tekrar yatakları yaptığı, yatak katlama hizmeti. Yatağın “turned down” katlandığını, yeniden yapıldığını göstermek için yastığın üzerine çikolata veya nane koyabilirler.
  • curtains — Genellikle bir camı örtmek için kornişte asılı olanlara perde denir. Curtains, perdeler, güneş ışığının içeri girmesine izin vermek amacıyla açık ya da kapalı tutulabilirler.
  • TV — Cihazın sesini ve kanalları değiştirmeye yarayan remote control (uzaktan kumanda) ile bir televizyon, çoğu odada bulunur. TV remote, (TV kumandası) ara sıra yeni pillere ihtiyaç duyabilir. Bazı otellerde yerel TV kanallarının bir listing, listesi bulunur. Ayrıca konukların daha sonra ödeme yapabileceği pay-per-view, izlenme başına para verilen, kanallar veya filmler de sıklıkla olur.
  • safe — Konukların değerli eşyalarını kilitli ve güvende tuttuğu, anahtarlı veya şifreli kilitli küçük kutulara, kasalara denir.
  • cot — Bu katlanabilir ve tekerlerinin üzerinde hareket ettirilebilir küçük portatif yatak, ilave yatak ihtiyacı olduğunda odalara taşınabilir.
  • pull-out sofa — Bu çekyat gibi kullanılabilen bir kanepe.
  • armchair — Her iki kolunu da dinlendirebileceğin oldukça rahat bir sandalye olan tekli koltuk.
  • linens — Bunlar, yatak üzerindeki sheets (çarşaflar), bir yastığı kaplayan pillow cases (yastık kılıfı) sıcak tutmaya yarayan blanket (battaniye) ve yatak üzerindeki daha kalın battaniye diyebileceğimiz comforter (yorgan) gibi örtülerdir. Sheets, çarşaflarda, kalitesini/yumuşaklığını ifade eden thread count yani iplik sayısı vardır.
  • iron ve  ironing board — Elbiseleri kırıştığı zaman konuklar kırışıklığı gidermek için bir iron, ütü ve iroining board, ütü masası kullanırlar.
  • private jacuzzi — Odanın içinde veya odayla bağlantılı bir yerde bulunan sıcak su havuzu, özel jakuzi.  “Private” (kişiye özel) kelimesi, “public” (halka açık) kelimesinin zıttı ve jakuzinin sadece odadaki kişilere ait olduğu anlamına gelir.

Otel Özellikleri

  • bar — İçecek siparişi verebileceğin kimi zaman da yiyecek isteyebileceğin yer, bar. Bazı otellerin, konuklarının yemeklerini sipariş edebilecekleri kendi restaurant restoranı var.
  • brochures — Su parkları ve müzeler gibi yerel attractions, cazibe merkezlerinin (turistik yerlerin), reklamının yapıldığı küçük kağıt parçaları, broşürler.
  • airport shuttle — Bazı otellerin konuklarını en yakın havaalanına gidiş dönüş hizmeti veren “shuttles” servisleri  veya büyük minibüsleri var.
  • parking — Konuklar araçlarını park edebilecekleri parking lot, otopark, var mı yok mu ve ücretli olup olmadığını bilmek ister. Lüks otellerin konukları arabayla gelip bir otel çalışanının onların yerine arabalarını park ettiği valet parking, vale park hizmeti de vardır.
  • continental breakfast — Genellikle oda ücretine dahil olan ve yemek odası gibi ortak bir alanda servis edilen hafif bir kahvaltı.
  • catering — Bazı oteller catering services (ikram/yemek hizmetleri) sunar yani çeşitli etkinlikler için yemek pişirme ve servis etme amacıyla kiralanabilirler demek.
  • buffet — Buffet, pek çok farklı türden yiyeceğin servis edildiği, konukların kendilerinin servis yaptığı açık büfe yemekler.  Örneğin, otelin breakfast buffet, açık büfe kahvaltı veya dinner buffet, açık büfe akşam yemeği sunabilir.
  • high chairs — Aile dostu otellerde çok küçük çocukların (bebeklerin) oturup yemek yiyebileceği mama sandalyeleri bulunur. Booster seats ise küçük çocukların rahatça tabaklarına erişmelerini ve daha yükseğe oturmalarını sağlayan sandalye veya oturakların üzerine konulan, yükseltici koltuklar.
  • ice machine — Bu makine misafirlerin, ihtiyaç duymaları halinde buz almalarını sağlar. Genelde her bir katta koridorlarda olurlar.
  • vending machine — Bunlar, misafirlerin şekerleme, atıştırmalık veya içecek almasını sağlayan madeni para ile çalışan otomat satış makineleri.
  • wheelchair accessible — Bu tekerlikli sandalye kullanan insanların  elevators asansörler ve ramps rampalar (merdiven yerine eğimli zeminler) ile otelde gezebileceği, tekerlekli sandalye ile girilebileceği, anlamına gelir.
  • fitness/workout room — Buna gym de denilir ve konuklar burada egzersiz/spor yaparlar. Odada treadmills koşu bantları veya free weights ağırlıklar olabilir.
  • swimming pool — Burası konukların yüzebildiği yerdir ve indoor (otelin içinde kapalı halde) veya outdoor (dışarıda, açık havada) olabilir.
  • jacuzzi/whirlpool/hot tub — Bu yetişkinlerin rahatlamak için oturdukları suyun kabardığı veya “jets” püskürtüldüğü küçük, çok sıcak, su “pool” havuzu, jakuzi, spa küveti.
  • spa — Bir spa (kaplıca), massages, masaj veya sauna (sıcak buharla dolu,  çok sıcak küçük oda) imkanı sunabilir.
  • laundry — Oteller, laundry service (çamaşırhane hizmeti) sunabilir yani belli bir ücret karşılığında konukların çamaşırlarını yıkayabilirler. Ayrıca makinaya para atmak suretiyle konukların çamaşırlarını kendilerinin yıkayabileceği coin-operated  madeni parayla çalışan çamaşır makineleri de olabilir.
  • dry cleaning — Su ile yıkanamayan çamaşırları temizlemek için yapılan kuru temizleme hizmeti. Bu tür kıyafetlerde dry clean only (yalnızca kuru temizleme) şeklinde belirtilir.
  • business center — Konukların, bilgisayar kullanabileceği, telefon ile arama yapabileceği, fax gönderebileceği veya fotokopi çekebileceği bir yer, iş merkezi.
  • pets allowed/pet-friendly — Bu otele hayvanların girmesine müsaade edildiği anlamına gelir. Hayvanlara izin verilmiyorsa da çoğu otel yine de service animals rehber hayvanlara (görme engelli insanlara yardım etmek için kullanılan) izin verecektir.
  • ski storage — Bir kaynak merkezine yakın oteller konuklarının kayak malzemelerini güvenli bir şekilde saklayabileceği bir oda veya yer sunabilir.

Otelde Gezinme

  • main entrance — Bu bir otele girmek için kullanılan ana kapı.
  • reception — “To receive” karşılamak fiilinden türeyen konukların karşılandığı yer, resepsiyon. Sıklıkla front desk de denir.
  • lobby — Oteldeki tüm müşteriler tarafından paylaşılan genellikle zemin katta resepsiyonun yanında olan alan, lobi. Burası ortak buluşma yeridir (“Let’s meet in the lobby at 5:00 – Saat 5:00’da lobide buluşalım.”) bu yüzden sıklıkla burada sandalyeler/kanepeler ve bir de lavabo bulunur.
  • banquet/meeting room — Konferanslar veya düğünler gibi büyük etkinlikler için kullanılan ziyafet/toplantı odası.
  • elevator — Bir düğmeye dokunup kapılar kapandıktan sonra konukları katlar arası aşağı yukarı taşıyan küçük yer, asansör. İngiliz İngilizcesinde lift de denir.
  • stairs/stairway   Otelde müşterilerin üst veya alt katlara gitmesini sağlayan basamakların bulunduğu merdivenler. Acil bir durumda, herkes asansörler yerine merdivenleri kullanmalıdır.
  • hall(way) — Her iki tarafında kapılar bulunan ve odalara açılan uzun bir geçit,  koridor. Ayrıca corridor da denir.
  • emergency exit — Yangın ve başka acil bir durumunda bazı kapılar, otelden çabucak çıkılmasını sağlayacak şekilde “emergency exit” acil çıkış olarak işaretlenir.

Otel Personeli

  • manager — Otelde çalışan birçok kişiden sorumlu, müdür. Konuklar, ciddi bir problem olmadıkça genelde müdür ile pek etkileşimde bulunmazlar.
  • receptionist — Resepsiyonda bulunan kişi. Telefonlara cevap verir ve konukları karşılar.
  • concierge — Concierge, yolculuğu düzenlemek, yerel turlarda yer ayırtmak, taksi çağırmak gibi konukların ihtiyaçlarıyla ilgilenen ve onlara yardım eden kişi, konsiyerj. “Home Alone 2: Lost in New York” (Evde Tek Başına 2) filminden bu çok bilinen sahnede ilk satırlarda “This is the concierge!” (Bu konsiyerj).
  • bellboy/bellhop/porter — Konukların çantalarını odalarına çıkarmalarına yardım eden kişi için bütün bu isimler kullanılıyor.
  • housekeeping/housekeeper — Oteli ve odaları temizleyen kişiler, oda temizlik hizmeti, oda temizlikçileri.
  • tip — Kalınan süre boyunca yaptıkları hizmetlere teşekkür etmek amacıyla belboya nakit olarak verilen veya temizlikçiler için odada bırakılan küçük miktarda para, bahşiş.
  • uniform — Çoğu otelde çalışanların giymek zorunda oldukları özel kıyafetler, üniforma.
  • staff meeting — Personel, belirli bir zamanda ve mekanda belirli konuları konuşmak için toplandıklarında bu personel toplantısı olur.

Rezervasyon Alma

  • booking a room — Bu bir oda rezervasyonu yapmakla aynı, oda ayırtmak.
  • making a reservation — Konuklar “make a reservation (book a room)” yaptıklarında otelde kalmak istediklerini belirtirler, rezervasyon yaparlar.
  • vacancy — Bu boş oda olduğu anlamına gelir. Oteller dolu oldukları zaman “No Vacancy” tabelası, boş odaları olduğunda da “Vacancy” tabelası asarlar.
  • credit card — Pek çok otelde, konukların oda rezervasyonu yapmaları için credit card, kredi kartı, numarası istenir. Ayrıca konuklar kartlarının expiration date, son kullanma tarihi ve security code, güvenlik kodunu (kartın arkasındaki 3 haneli sayı) vermeleri de istenir.
  • conference/convention — Çoğu otel conferences (konferanslar) veya conventions (kongreler) organizasyonlarına ev sahipliği yapar. Bunlar, şehrin, ülkenin, dünyanın dört bir tarafından gelen insanların bir veya birkaç gün boyunca geniş katılımlı gerçekleştirdikleri toplantılardır. Konferanslar genellikle bir de konuşmaların olduğu resmi bir akşam yemeğini, banquet kapsar.
  • wedding party — İnsanlar evlendikleri zaman ve misafirleri wedding party, düğün, için başka yerlerden geldikleri zaman genellikle özel bir indirimle pek çok oda rezerve edebilirler. Düğünün misafirleri oteli aradıklarında düşük fiyattan kalabilmek için düğüne geldiklerini isimlerini belirterek söylemelidirler.

Otele Geliş/Giriş

  • check-in/check-out — Konuklar otele vardıkları zaman oda anahtarlarını almak için check in yani otele giriş (kayıt) yaparlar. Oteldeki son günlerinde ise faturalarını ödemek için check out yani kesin çıkış yaparlar.
  • key card — Pek çok otel, odalara giriş yapabilmek için klasik anahtar yerine key cards (kredi kartına benzeyen anahtar kartlar) kullanır. Bazen kartın manyetik şeridi devre dışı kalır ve kapıyı doğru şekilde açamaz.
  • deposit — Konukların otelde kalmaya başlamadan önce ödedikleri para, depozito. Sıklıkla konukların odalarının tutulması, onlar adına bekletilmesi amacıyla kullanılır ve eğer rezervasyon iptal edilirse paraya ne olacağına dair policies (kurallar) vardır.
  • room number — Konukların kalırken bilmeleri gereken oda numarası.
  • morning call/wake-up call — Çoğu otelde konuklar, çalar saat kurmak yerine otel personelinden kendileri belli bir saatte uyandırmalarını isteyebilir.
  • noisy — Konuklardan yandaki odada çok fazla noisy, gürültü, olduğuna dair şikayetler alabilirsin.

Otelden Çıkış

  • invoice — Konukların otelden check out, kesin olarak ayrılırken/çıkış yaparken, tüm yapmış oldukları harcamaların yer aldığı kağıt parçası, fatura.
  • tax — Faturadaki bir satır tax, vergi için kullanılır. Yerel/ulusal yönetime toplam harcamadan ne kadar gideceği belirtilir. ABD’de, devlet vergisi eyaletten eyalete değişmektedir.
  • damage charge — Eğer konuklar odaya herhangi bir zarar verir veya bir şey kırarlarsa hasar ödemesi yapmaları gerekir. Eğer bir deposit, depozito, verilmiş ise bu tür masraflar bu depozitodan karşılanabilir.
  • late charge — Eğer konuklar normal çıkış yapma zamanından sonra çıkış yaparlarsa bir gecikme ödemesi yaparlar.
  • signature — Bazen konukların, kredi kartı sliplerini veya faturalarını adlarına imzalamaları gerekebilir. Signature, imza, istemeyi unutma!
  • customer satisfaction — Eğer konuklar harika bir konaklama geçirirlerse ve hizmetten mutlu kalırlarsa yüksek “customer satisfaction” müşteri memnuniyetiyle birlikte satisfied customers memnun müşteriler olur.

Otel İngilizcesinde en çok kullanılan İngilizce kelimeleri öğrenerek gerçekten yüksek müşteri memnuniyeti elde edeceksin. İngilizce otel kelimeleri artık senin için daha kolay.

Bol Şans! Kolay Gelsin!


Rebecca Thering, İspanya, Güney Kore ve Fransa gibi ülkelerde İngilizce öğreten serbest yazar ve editör. English With Rebe‘de, online dersler, düzenleme hizmetleri, teşvik edici bir öğrenme topluğu ve daha fazlasını sunuyor.

Ayrıca bir şey daha var…

Eğer gerçek İngilizceyi öğrenmek istiyorsan FluentU uygulamasına da göz atmalısın. Web sitesinde olduğu gibi FluentU uygulaması, popüler talk şovlar, kolayca akılda kalan müzik videoları ve komik reklamlar vasıtasıyla İngilizce öğrenmeni sağlar, burada görebileceğin gibi:

en iyi İngilizce uygulamalari

Ne izlemek istiyorsan FluentU uygulamasında bulabilirsin.

FluentU uygulaması, İngilizce video izlemeyi gerçekten kolaylaştırıyor. Etkileşimli alt yazılar var. Resmini, tanımını ve faydalı örneklerini görmek için herhangi bir kelimeye dokunabileceğin anlamına geliyor.

en iyi ingilizce uygulamalari

FluentU, dünyaca ünlü kişiler ile ilgi çekici içerikler vasıtasıyla öğrenmeni sağlar.

Örneğin, “brought” kelimesine dokunduğun zaman, şunu göreceksin:

en iyi ingilizce uygulamaları

FluentU’da herhangi bir kelimenin anlamına bakmak için üzerine dokun.

 

Küçük testler ile herhangi bir videodaki bütün kelimeleri öğren. Öğrenmeye çalıştığın kelimelerle ilgili daha fazla örnek için sağa sola kaydır.

en iyi ingilizce uygulamalari

FluentU, faydalı sorular ve birden fazla örnek ile hızlı bir şekilde öğrenmeni sağlar. Daha fazla öğren.

En iyi tarafı mı? FluentU, öğrenmekte olduğun kelimeleri hatırlar. Daha önce öğrenmiş olduğun kelimelere göre örnekler ve videolar tavsiye eder. Tamamen sana özel bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın veya tabletin ile web sitesi üzerinden FluentU kullanmaya başla veya daha iyisi mi iTunes mağazasından veya Google Play Store‘dan FluentU uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.