ingilizce-ogrenmek-icin-muzik

İngilizce Öğrenmek için Müzikten Faydalanın: İngilizce Öğrenenler için 17 Yeni Popüler Şarkı

İngilizce öğrenmek için buradasınız, biliyoruz.

Ama hepimizi bir araya getiren asıl şey müzik.

Müziğe “evrensel dil” denmesinin bir nedeni var.

“Evrensel” sıfatı herkes için doğru veya geçerli şeyler için kullanılır. Her insanın doğuştan gelen bir ritim ve melodi anlatışı vardır —en son çıkan şarkılardan zevk almayı öğrenmek için okula gitmenize gerek yoktur!

Ancak sosyal medya çağında, en son çıkan şarkıları bilmezseniz, hiçbir şey bilmiyor gibi olursunuz.

Konu çevrimiçi dünyaya katılmaya gelince, ister İngilizce olsun ister başka bir dilde, şu anda gerçekleşmekte olan şeyleri bilmek, müzik dünyasında ya da herhangi bir alanda, en önemli şey olabilir.

İngilizce öğrenmek için müzikten nasıl faydalanacağınızdan zaten bahsetmiştik.

Pratik yaparken kullanabileceğiniz bazı klasik şarkılardan da söz etmiştik.

Fakat eğer şu anda piyasada olan en yeni müzikler hakkındaki İngilizce sohbetlere katılamazsanız, bütün bunların pek bir anlamı olmaz.

En güncel popüler kültürler hakkında bilgi sahibi olmak İngilizcede akıcılık kazanmak için çok önemlidir, böylesi bir bilgi size ayrıca İngilizce yapılan her türlü sohbete de katılma şansı verir.

İngilizce öğrenmek isteyen herkesin İngilizce dil, konuşma ve sohbet etme becerilerini geliştirmesine yardımcı olmak ve hayatını kolaylaştırmak için 2017 yılının en iyi şarkılarından oluşan bir liste hazırladık. İngilizce öğrenmek için müzikten faydalanmak isteyen herkes okumaya devam etsin.

Learn a foreign language with videos

İngilizce Öğrenme Sürecinizi Müzikle En Verimli Hale Getirmenin Yolları

  • Kulaklık kullanın: YouTube ve diğer müzik oynatma sitelerinin ve müzik kaynaklarının ses seviyesi ve kalitesi genellikle düşüktür. Kulaklık kullanmak, şarkı sözlerini kafanızdan uydurmak yerine şarkılarda geçen bütün kelimeleri açık ve net olarak duymanıza yardımcı olur.
  • Şarkılara eşlik edin: İngilizce şarkılar dinlemek, İngilizce anlama becerileriniz için çok faydalı olabilir, ancak yalnızca dinlemenin konuşma becerinize pek bir faydası olmaz. Bunun için şarkı sözlerine çalışıp şarkıları dinlerken sözleri söyleyerek müziğe eşlik edebilirsiniz. Şarkıların sözlerini duymadan sözlerini kendiniz söylemek için internet üzerinde bulabileceğiniz özel karaoke videoları da mevcut.

FluentU şarkılarda geçen kelimelerin tanımlarını ve açıklamalarını da içeren altyazıları sayesinde İngilizce şarkıların sözlerine eşlik etmenizi sağlar. FluentU son çıkan müzik kliplerinin yanı sıra popüler kültürün başka harika örnekleri de dahil olmak üzere gerçek dünyaya ait videoları alır ve onları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürür. Üstelik FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde her an her yerde müzikle İngilizce öğrenmek çok kolay!

  • Ağız, dil ve dudak hareketlerinize dikkat edin: Şarkıcıların telaffuzlarını taklit ederken ağzınızın nasıl hareket ettiğine dikkat edin. Bu hareketlerin farkına varıp daha sonra bilinçli olarak tekrarlamak, İngilizce becerilerinizi müzik olmadan gerçekleşen normal konuşmalara aktarmanıza yardımcı olacaktır.
  • Zor sözleri yeniden oynatın: Dijital teknolojinin faydalarından biri de istediğiniz herhangi bir şarkının istediğiniz herhangi bir noktasına defalarca geri dönüp yüzlerce kez aynı bölümü oynatıp şarkının o bölümünü tekrar tekrar dinleyebilmenizdir. Eğer bazı şarkı sözlerinde size zor gelen kelimeler varsa, onları hafızanıza kazıyana kadar tekrar tekrar dinleyin. Aşağıdaki şarkılarda. sizin için zorlayıcı olabilecek, dikkat edip gerekirse tekrar tekrar dinlemeniz gereken bazı sözlerin ve kelimelerin altını çizeceğiz.
  • Şarkı sözlerini normal şekilde söylemeyi deneyin: İngilizce kullandığınız zamanların çoğunda elbette şarkı söylüyor olmayacaksınız. Bu yüzden bir şarkıyı dinledikten sonra şarkı sözlerini bulup aynı bir kitabı okurken yapacağınız gibi normal bir şekilde sesli okuyun. Bu kelimeleri normal bir konuşmada olacağı şekilde telaffuz etmeyi ve kullanmayı öğrenmenize yardımcı olacaktır.

Aşağıdaki şarkılar genel olarak İngilizce öğrenenler için ideal olan güncel ve popüler şarkılar. Ancak bazıları ve küfür ve yetişkinlere yönelik temalar içerdiğinden bu şarkıların hepsi çocuklara uygun olmayabilir.

Eşlik ederken eğlenmeniz dileğiyle!

2017’nin En İyi Şarkılarıyla İngilizce Öğrenmek için En İyi Müzikleri Keşfedin

Aşağıdaki listedeki şarkıların sözlerinin bir kısmını sizin için hem İngilizce hem de Türkçe olarak yazdık. Ancak unutmayın ki, şarkı sözleri gibi şiirsel metinler başka bir dile çevrildiğinde dikkat edilmesi gereken farklı özellikler olduğundan (kafiye, sözlerin uzunluğu vb.) İngilizce dizelerle Türkçe dizeler her zaman aynı sırada veya birebir karşılıklarıyla ilerlemeyebilir. Ayrıca, İngilizce öğrenenlerin anlaması ya da telaffuz etmesi zor olabilecek kelimeleri de italik harflerle yazdık.

1. “Something Just Like This,” Söyleyenler: The Chainsmokers & Coldplay

Tür: Dans/Elektronik

Tanım: Aşıkların birbirleri için dağları yerinden oynatabileceklerini iddia ettikleri şiirler ve hikayeler okumuşsunuzdur, değil mi? Peki, gerçek hayatta var olmayan özel güçlere sahip oldukları için süper kahramanlara hayran olanlardan mısınız? Elbette hepimiz aşk hikayelerini ve inanılmaz şeyleri severiz. Ancak bu şarkı yanımızda olan “sıradan,” normal insanların önemiyle ilgili. Gerçek insan ilişkileri süper güçlerden çok ilgi ve rahatlıkla ilgilidir.

Şarkının sözlerinde Herkül ve Aşil gibi meşhur Yunan mitolojisi karakterlerinin ve Batman ve Spiderman (Örümcek Adam) gibi Amerikan kültürünün süper kahramanlarının isimleri geçiyor.

Bu şarkıdan, “myths” (mitler) ve “legends” (efsaneler), “testaments” (işaretler, kanıtlar) veya “eclipse” (güneş veya ay tutulmasındaki “tutulma”) gibi zor kelimelerin söylenişleri öğrenmekte de faydalanabilirsiniz. İnsanların 2017 yılının Ağustos ayında gerçekleşen güneş tutulması (eclipse of the sun) hakkında konuştuğunu duymuşsunuzdur.

Odaklanılacak sözler:

I’ve been reading books of old
The legends and the myths
The testaments they told
The moon and its eclipse
And Superman unrolls
A suit before he lifts
But I’m not the kind of person that it fits

Bir süredir eski zamanların kitaplarını okuyorum
Onların anlattıkları efsaneleri, mitleri
Kanıtları
Ayı ve tutulmasını
Süpermen’in havalanmadan önce
Üzerindeki takımı çıkarışını
Ama ben bunların uyacağı türden biri değilim

2. “Ghost” Söyleyenler: Parekh and Singh

Tür: Dream pop

Tanım: “Dream pop,” yani Türkçe karşılığıyla “rüya/hayal popu” bu şarkıya en iyi uyan kategori, çünkü şarkıyı dinlerken gerçekten kendinizi bir fantezi dünyasındaymış gibi hissediyorsunuz. Ancak şarkının sözleri aslında neşeli sözler değil. Bu şarkı birini haddinden fazla sevdiğinizde ama ilişkiniz yürümediğinde kendinizi ruh gibi, ya da bir hayalet gibi hissetmekle ilgili.

“Hayalet” anlamına gelen “ghost” kelimesi İngilizce öğrenenler için telaffuz etmesi zor bir kelime olabilir, ancak bu şarkı size bu kelimenin okunuşu öğretebilir. Dikkat etmeniz gereken diğer kelimelerden bazıları “partially” (kısmen) ve “whim” (aniden gelip çabucak sönen heves). Şarkıda bolca tekrar var, bu yüzden de sözleri takip etmek ve bu şarkıdan İngilizce kelimeler öğrenmek oldukça kolay.

Odaklanılacak sözler:

Change my life just upon a whim
Jump into the ocean, learn to swim
Gone for summer, winter, all the seasons
I guess that might be the reason
That I am a ghost

Hayatımı bir heves uğruna değiştirdim
Okyanusa
atlayıp yüzmeyi öğrendim
Yaz, kış, bütün mevsimler boyunca yoktum
Sanırım bu olabilir
Hayalet
olmamın sebebi

3. “Shape of You” Söyleyen: Ed Sheeran

Tür: Pop/Tropik house

Tanım: Bu şarkı, çekici birini bulup güzelliğini saplantı haline getirmek, yani onu düşünmeden duramamakla ilgili eğlenceli bir şarkı. Çok derin bir anlamı yok, zira partilerde çalınmak için yapılmış bir şarkı. Eğer yakın zamanda bir ilişkiye başladıysanız ya da yeni bir ilişkinin beraberinde gelen hisleri hatırlıyorsanız şarkıda kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz.

İngilizce öğrenen biri olarak şarkıda kulağınıza tuhaf gelen bazı sözcükler olabilir; örneğin kafeterya ve barlarda içine bozuk para atıp istediğiniz şarkıyı çalabileceğiniz müzik kutusu anlamına gelen “jukebox.” Bu tür müzik kutuları artık pek kullanılmasa da, bu sözcük hala sıklıkla kullanılıyor. “Shots,” gibi yaygın kullanılan ve birden fazla anlam taşıyan kelimeler de kafa karıştırıcı olabilir. Farklı yerlerde farklı anlamlara gelebilen “shot,” bu şarkıda genellikle barlarda sipariş edilen ve küçük cam bardaklardan bir dikişte içilen alkol anlamına geliyor.

Odaklanılacak sözler:

The club isn’t the best place to find a lover
So the bar is where I go
Me and my friends at the table doing shots
Drinking fast and then we talk slow
Come over and start up a conversation with just me
And trust me I’ll give it a chance now
Take my hand, stop, put Van the Man on the jukebox
And then we start to dance, and now I’m singing like

Kulüpler sevgili bulmak için ideal yerler değil
Bu yüzden ben bara gidiyorum
Ben ve arkadaşlarım masada oturmuş shotları yuvarlıyoruz
Hızlı içip yavaş konuşuyoruz
Buraya gel ve yalnız benimle bir sohbet başlat
İnan bana buna şimdi bir şans vereceğim
Elimi tut, dur, müzik kutusunda Adamın Van’i çal
Sonra dans etmeye başlarız ve şimdi ben şarkı söylüyorum

4. “Sweet Creature” Söyleyen: Harry Styles

Tür: Pop/Soft rock

Tanım: Eğer uzun araba yolculuklarında ya da yağmurlu günlerde dinlediğiniz slow, romantik şarkıları seviyorsanız, bu şarkı tam size göre. Bu şarkı, ilişkilerinde bazı sorunlar yaşayan ve kavga eden iki aşıkla ilgili. Ancak kendilerine birbirlerini nasıl da tamamladıklarını ve ne olursa olsun birbirlerine destek olduklarını hatırlatıyorlar.

Şarkıda geçen”creature” (yaratık, varlık) gibi bazı kelimeleri telaffuz etmek zor olabilir, ancak şarkının ağır temposu sesleri açık ve net bir şekilde duymanıza yardımcı oluyor. Başlangıç seviyesindekilerin kafası “wrong” (yanlış, hatalı) gibi okunuşuyla yazılışı birbirinden epey farklı olan kelimeler yüzünden de karışabilir.

Odaklanılacak sözler:

No, we started
Two hearts in one home
I know, it’s hard when we argue
We’re both stubborn
I know but, oh

Hayır, biz bir evde
İki kalp olarak başladık
Biliyorum, tartıştığımızda işler zorlaşıyor
İkimiz de inatçıyız
Biliyorum ama, ah

5. “Without You” Söyleyen: Avicii

Tür: Dans/Elektronik

Tanım: Bu şarkı sevdiğiniz kişi tarafından ihanete uğramakla ve ardından hayatınıza devam etmekle ilgili. Şarkının sözlerindeki öfkeyi hissedebiliyorsunuz ancak yine de kulağa oldukça hoş gelen bir şarkı.

Şarkıda gerçek anlamlarıyla ve birebir karşılıklarıyla anlaşılması imkansız olan birtakım ifadeler duyacaksınız. Örneğin, Türkçedeki birebir karşılığı “benim hacımı/çarmıhımı taşı” olan “carry my cross” ifadesi, “to have a cross to bear,” yani “taşıyacak hacı/çarmıhı olmak” deyimiyle benzer bir anlama gelir ve iki ifade de Hazreti İsa’nın gerildiği çarmıha gönderme yapar ve aslında üzücü ve zor şeyler yaşamak, güçlüklere katlanmak, yani Türkçede de kullanıldığı şekliyle “omzunda yükü olmak” anlamına gelir.

“Bonnie ve Clyde” çifti ise 1930’ların meşhur ve ölümcül Amerikalı haydutlarıydı. Şarkıda şarkıcı bu çiftin rolünü bir partnere ihtiyaç duymadan, tek başına üstleneceğini söylüyor. Bu şekilde, eski sevgilisine ihtiyacı olmadığını ima ediyor.

Odaklanılacak sözler:

I got to learn how to love without you
I got to carry my cross without you
Stuck in the middle and I’m just about to
Figure it out without you
And I’m done sitting home without you
F*** I’m going out without you
I’m going to tear this city down without you
I’m going Bonnie and Clyde without you

Sensiz yaşamayı öğrenmem gerek
Omzumdaki yükü sensiz taşımam gerek
Arada sıkışıp kaldım ama
Bunu sensiz çözmek üzereyim
Evde sensiz oturmaktan sıkıldım
S*** et, sensiz dışarı çıkıyorum
Bu şehri sensiz yerle bir edeceğim
Sensiz Bonnie ve Clyde‘lığa soyunacağım

6. “Only You” Söyleyen: Selena Gomez

Tür: Elektronik pop

Tanım: Bu da bize ayrılık ve bağlılık hislerini bir arada yaşatan diğer bir aşk şarkısı. Sevdiği insandan gittikçe daha fazla uzaklaşırken geçmişe, geçmişteki bir ilişkide yaşanan anlara dönüp bakan biriyle ilgili bir şarkı olduğu söylenebilir.

Bu şarkı, başlangıç seviyesindekiler için harika çünkü sözlerin tamamı basit, şarkı yavaş bir şarkı ve takip etmesi de çok kolay. Yani bu şarkıyla İngilizce öğrenmek çok kolay!

Odaklanılacak sözler:

Looking from a window above
It’s like a story of love
Can you hear me?
Came back only yesterday
I’m moving further away
Want you near me

Yukarıdaki bir pencereden bakınca
Bu bir aşk hikayesi gibi
Beni duyabiliyor musun?
Daha dün geri gelmişken
Gittikçe daha da uzaklaşıyorum
Seni yanımda istiyorum

7. “Paris” Söyleyenler: The Chainsmokers

Tür: Elektronik dans müziği

Tanım: Bu şarkıda da “Ghost” şarkısındaki gibi insanı bir hayalin içine sürükleyen bir hava var. Şarkı sözleri şarkıyı nasıl dinlemeyi seçtiğinize göre farklı anlamlar taşıyabilir. Şarkı bir dostlukla ilgili de, romantik bir ilişkiyle ilgili de olabilir; ortak olan şey, şarkıda bahsi geçen iki kişinin de Paris’te, tanıdıkları herkesten uzakta yaşaması. Şarkı bu iki kişinin birbirlerine olan bağlılıklarıyla ve yaşamdaki bütün güçlükleri birlikte atlatacaklarına dair söz vermeleriyle ilgili.

Şarkıyı dinlerken, “terrace” (teras/taraça/bahçe), “cigarette” (sigara) ve “frown” (kaş çatmak) sözcüklerine ve nasıl telaffuz edildiklerine odaklanabilirsiniz.

Odaklanılacak sözler:

We were staying in Paris
To get away from your parents
You look so proud
Standing there with a frown and a cigarette
Posting pictures of yourself on the internet
Out on the terrace

Paris’te kalıyorduk
Annenle babandan uzaklaşmak için
Öyle gururlu görünüyorsun ki
Orada kaşlarını çatmış, elinde sigarayla dikilip
İnternete kendi resimlerini koyarken
Dışarıda, terasta

8. “Hypnotised” Söyleyen: Coldplay

Tür: Alternatif rock

Tanım: “Hypnotise,” yani “hipnotize etmek, büyülemek,” büyüleyici hareketler yoluyla birinin dikkatini kendi üzerine çekip esir almak anlamına da, birini gerçek anlamıyla hipnotize edip uyku veya uyanıklık halinde bir transa sokmak anlamına da gelebilir. Bu şarkı ise, farklı şeylerden etkilenip büyülenmekle ilgili.

Şarkının başında, şarkıcının zihni acıyla, olumsuzluklarla ve çürümeyle dolu. Fakat sonra, zihninden kötü düşünceleri uzaklaştıran ve dünyasını çok daha güzelleştiren birinden bahsediyor.

Bu şarkı daha çok İngilizcesi ileri seviyede olanlara uygun çünkü şarkı sözleri oldukça karmaşık. Ayrıca şarkı sözlerinde çok az tekrar var.

Bu şarkıda dikkatinizi “hypnotised,” “mesmerized” (ikisi de büyülenmek anlamında), “steeple” (kilisede çan kulesi) ve “rubble” (moloz) gibi kelimelere verebilirsiniz. Ayrıca, “hypnotise” kelimesinin İngiliz İngilizcesiyle, “s” harfiyle yazıldığına da dikkat edin. Eğer Amerikan İngilizcesi öğreniyorsanız, bu kelimeyi “z” ile, yani “hypnotize” şeklinde yazmanız gerekir.

Odaklanılacak sözler:

Been rusting in rubble
Running to a faint
Need a brand new coat of paint
I found myself in trouble
Thinking ’bout what ain’t
Never gonna be a saint

Molozların arasında paslanıyordum
Sararıp solmaya
yüz tutmuştum
Yeni bir kat boyaya ihtiyacım vardı
Kendimi dertlerin içinde bulmuştum
Gerçekleşmeyecek şeyleri düşünürken
Asla bir aziz olacağım yoktu

9. “Time of Our Lives” Söyleyen: James Blunt

Tür: Pop

Tanım: Bu şarkı, geriye doğru dönüp baktıklarında hayatlarındaki bütün iniş ve çıkışları hatırlayan iki insanla ilgili. Şarkıcı sevgilisinin annesi ve babasıyla tanıştırıldığında, kızın ebeveynleri adamın kızı terk edeceğini ve ilişkilerinin uzun sürmeyeceğini düşünüyor. Adam eve dönemediği zamanlarda yaşadığı zorlukları anlatıyor. En sonunda da bütün bu zor zamanların ilişkilerinin bu kadar uzun sürmesini sağladığından bahsediyor.

Bu şarkıyı dinlerken, “awkward” (tuhaf) ve “nervous” (endişeli, gergin) gibi okunuşu zor olan kelimelere dikkat edin. “Broke” kelimesi şarkıda kullanıldığı haliyle “hiç parası olmamak, parası bitmek” anlamlarına gelir.

Odaklanılacak sözler:

Don’t close your eyes, dear, don’t you be nervous
You put this whole damn place in a spell
I see your friends here, and some of them jealous
‘Cause they know this love don’t come off the shelf
I saw your mother, she looks so beautiful
Remember when she didn’t think I would stay?
But all of those late-night broke-as-hell dinners
Led us to where we’re standing today

Gözlerini kapatma, canım, sakın endişelenme
Sen bütün bu lanet olası yeri büyülüyorsun
Burada arkadaşlarını görüyorum, kimileri seni kıskanıyor
Çünkü bu aşkın ömrünün tükenmeyeceğini biliyorlar
Anneni gördüm, çok güzel görünüyor
Benim yanında kalmayacağımı düşündüğü zamanları hatırlıyor musun?
Ama bütün o geç saatte yenen dibine kadar peş parasız akşam yemekleri
Bizi bugün olduğumuz yere getirdi

(“Damn” ve “hell” kelimeleri burada vurgu için veya yanına geldikleri kelimelerin anlamını güçlendirmek için kullanılan hafif küfürlü sözcüklerdir. “Whole damn place,” yani “bütün bu lanet olası yer” demek, “whole place,” yani “bütün bu yer,” demenin daha güçlü bir yoludur. “Hell” sözcüğünün Türkçedeki birebir karşılığı “cehennem” olsa da, “broke as hell” ise “completely broke,” yani “tamamen beş parasız” demenin başka bir yoludur.)

10. “Sign of the Times” Söyleyen: Harry Styles

Tür: Pop

Tanım: Harry Styles bu şarkının en sevdiği şarkısı olduğunu ve onu yazdığı için kendisiyle gurur duyduğunu itiraf etmişti. Şarkının içinde yaşadığımız dünyadan bahsettiği bölümünde ağır bir ritmi var. Toplumumuz dünyanın sonunu saplantı haline getirmiş durumda ve nereye gitsek peşimizi bırakmayan gerçek sorunlardan kaçıyorlar.

Bu şarkı bütün seviyedeki öğrencilere uygun bir şarkı. Başlangıç seviyesindekiler sözleri kolaylıkla anlayabilirler çünkü şarkı hem yavaş hem de bolca tekrar içeriyor. İleri seviyedeki öğrenciler ise daha çok şiirsel şarkı sözlerine odaklanabilir ve kelimelerin ne anlama geldiğini anlamaya çalışabilirler. (Her dinleyen bu şarkının sözlerine farklı anlamlar yükleyebiliyor.)

Odaklanılacak sözler:

Just stop your crying, it’s a sign of the times
Welcome to the final show
Hope you’re wearing your best clothes
You can’t bribe the door on your way to the sky

Ağlamayı bırakın, bu zamanın geldiğinin bir işareti
Son gösteriye hoş geldiniz
Umarım en iyi giysilerinizi giymişsinizdir
Göğe doğru yükselirken kapıda rüşvet veremezsiniz

(“Bribe” kelimesi “rüşvet” anlamına geliyor.)

11. “Goodbye” Söyleyen: Echosmith

Genre: Pop

Tanım: Eğer hayatınızda en az bir kez kötü bir ayrılık yaşadıysanız, bu şarkı kesinlikle kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Şarkıda acı olsa da, şarkı sözlerinin dürüstlüğü bu acıyı gölgede bırakıyor.

Bu şarkıya eşlik ederken “scar” (yara izi), “grievance” (yakınma, şikayet) ve “poison” (zehir) gibi kelimelere çalışın.

Odaklanılacak sözler:

Try not to let the burn become a scar
What’s left of me is only broken parts
You take the pretty and color it dark
My only grievance is a broken heart

Canını yakan şeyin yara izine dönüşmesine izin vermemeye çalış
Benden geriye kalan tek şey kırık dökük parçalar
Güzel şeyleri alıp karartıyorsun
Tek yakındığım şey kırılan kalbim

12. “Malibu” Söyleyen: Miley Cyrus

Genre: Pop rock

Tanım: Bu şarkı Miley Cyrus’ın nişanlısıyla Malibu şehrine yaptığı bir geziyle ilgili. Şarkıcının daha önce hayatında hiç görmediği kadar mavi göğü ve kumsaldaki ılık kumları anlatıyor.

Bu şarkı daha çok orta ve ileri seviye öğrenciler için, çünkü şarkı sözleri daha uzun ve başlangıç seviyesindeki öğrencilerin şarkıyı tam anlamıyla takip etmesi zor olabilir. Bu şarkıda “waves” (dalgalar), “drowning” (boğulan) ve “current” (akıntı/akım) gibi nispeten daha zor sözlere dikkat edin.

Odaklanılacak sözler:

We are just like the waves that flow back and forth
Sometimes I feel like I’m drowning
And you’re there to save me
And I wanna thank you with all of my heart
It’s a brand new start
A dream come true in Malibu

Aynı bir ileri bir geri akan dalgalar gibiyiz
Bazen boğuluyormuş gibi hissediyorum
Ama sen beni kurtarmak üzere yanımdasın
Sana bütün kalbimle teşekkür etmek istiyorum
Bu yepyeni bir başlangıç
Malibu’da bir hayal gerçek oluyor

13. “Attention” Söyleyen: Charlie Puth

Genre: Funk/Pop

Tanım: Bu şarkıda şarkıcı, dikkatini kendi üzerine çekmek isteyen ancak ilişkilerine yeniden başlamak istemeyen bir eski sevgiliden söz ediyor.

Bu şarkıda aslen Sanskritçe olan ancak artık hem İngilizcede hem de Türkçede çokça kullanılan “karma,” kelimesini duyacaksınız. Karma, iyi şeyler yapan insanların iyi sonuçlar alacağı, kötü şeyler yapan insanların ise evren tarafından cezalandıracağı kavramını ifade ediyor.

Genel olarak, İngilizcede başka dillerden gelen ve uluslararası olarak aynı anlamda kullanılan pek çok kelime ile karşılaşabilirsiniz.

Odaklanılacak sözler:

I know that dress is karma, perfume regret
You got me thinking ’bout when you were mine, ooh
And now I’m all up on ya, what you expect?
But you’re not coming home with me tonight

O elbisenin karma olduğunu biliyorum, o parfümün ise pişmanlık
Bana benim olduğun zamanları düşündürdün, ooh
Şimdi üzerine atlıyorum, ne bekliyordun ki?
Ama bu gece benimle eve gelmiyorsun

14. “What About Us” Söyleyen: P!nk

Genre: Pop

Tanım: Her toplumda, unutulan ve dışlanan insan grupları vardır. Bu şarkı, bu insanların yaşadığı bütün hayal kırıklıklarından ve ihanetlerden bahsediyor. Haklarının hesabını ve neden bu hakların başkalarına fayda sağlamak için kullanıldığını soruyor.

Bu şarkıyı dinlerken, “searchlights” (ışıldak/projektör) ve “disaster” (felaket/doğal afet) gibi kelimelerin okunuşlarına dikkat edin.

Odaklanılacak sözler:

We are searchlights, we can see in the dark
We are rockets, pointed up at the stars
We are billions of beautiful hearts
And you sold us down the river too far

Bizler ışıldaklarız, karanlıkta görebiliyoruz
Roketleriz, yıldızları hedef alan
Milyarlarca güzel kalbiz
Ama siz bizi fazlasıyla arkadan vurdunuz

15. “Praying” Söyleyen: Kesha

Tür: Pop baladı

Tanım: Kesha, yapımcısıyla bir cinsel saldırı suçu yüzünden yasal bir savaşa girmişti. Bu şarkı, korkunç şeyler yaşayıp bu zorlukların içinden daha güçlü bir insan olarak çıkmakla ilgili.

Bu şarkı acıklı bir şarkı olsa da kendi hayatlarında adalet arayan insanlara güç veriyor. Şarkıda geçen “farewell” (veda/elveda), “monsters” (canavarlar) ve “thunder” (gök gürültüsü) kelimeleri çalışma listenizde mutlaka yer almalı.

Odaklanılacak sözler:

I’m proud of who I am
No more monsters, I can breathe again
And you said that I was done
Well, you were wrong and now the best is yet to come
‘Cause I can make it on my own
And I don’t need you, I found a strength I’ve never known
I’ll bring thunder, I’ll bring rain, oh
When I’m finished, they won’t even know your name

Kendimle gurur duyuyorum
Artık canavarlar yok, yeniden nefes alabiliyorum
Üstelik sen işimin bittiğini söylemiştin
Pekala, yanılmışsın ve daha en iyi günlerimi yaşamadım bile
Çünkü tek başıma da başarabilirim
Hem sana ihtiyacım yok, içimde sahip olduğumu hiç bilmediğim bir güç buldum
Göğü inleteceğim, yağmurlar yağdıracağım
İşim bittiğinde, adını bile bilen kalmayacak

16. “Chained to the Rhythm” Söyleyen: Katy Perry

Tür: Pop

Tanım: Bu popüler şarkının sözleri siyasi bir mesaj içeriyor.  Katy Perry insanların dünyanın gerçeklerine karşı nasıl da duyarsız olduklarını ve yalnızca günlük hayatın gerektirdiği hareketleri, alışkanlıkları ya da rutinleri tekrarlayarak yaşayıp gittiklerini anlatıyor. Daha da önemlisi, bu hareketleri insanların kendileri tarafından değil, toplumu kontrol eden kişiler tarafından meydana getirilip kontrol ediliyor. Bu şarkı dijital çağın bizim gibi olmayan insanlar topluluğuna karşı körlüğünden bahsediyor. Bir baloncuğun (bubble), bir nevi sırça fanusun içinde yaşadığımızı, medya tarafından bize verilen yanlış mesajlar eşliğinde dans ettiğimizi söylüyor.

Bu şarkı her öğrenme seviyesine uygun çünkü içinde şarkıyı takip etmenize yetecek kadar tekrar var; ancak şarkı sözlerinde kelime hazinenizi genişletmenize yarayacak zorlayıcı sözcükler de var. Bu şarkıda “zombie” (zombi, yaşayan ölü) ve “distortion” (burada kullanıldığı anlamıyla, bilgilerin çarpıtılıp yanlış yansıtılması; ancak aynı zamanda “kirli ses” anlamına gelen bir ses efektinin de adıdır) gibi birtakım tuhaf sözcükler duyacaksınız.

Odaklanılacak sözler:

Turn it up, it’s your favorite song
Dance, dance, dance to the distortion
Come on, turn it up, keep it on repeat
Stumbling around like a wasted zombie
Yeah, we think we’re free
Drink, this one is on me
We’re all chained to the rhythm

Müziğin sesini aç, bu senin en sevdiğin şarkı
Dans et, dans et, dans et kirli sesler eşliğinde
Haydi, sesini aç, tekrar tekrar çal
Kafası güzel bir zombi gibi etrafta yalpalayarak
Evet, özgür olduğumuzu düşünüyoruz
İç, bu içki benden olsun
Hepimiz ritme zincirlerle bağlıyız

17. “Believer” Söyleyen: Imagine Dragons

Tür: Pop rock

Tanım: Bu şarkı kendi hayatını ve kaderini (geleceğini) kurmakla ilgili. Başkaları ne derse desin kendine inanmakla ilgili. Şarkıcı aynı zamanda hayatındaki her şeyin acısından geldiğini de anlatıyor. Acı dolu tecrübeleri onu böylesine güçlü kılmış.

Bu şarkıda “veins” (damarlar), “ache” (acı, ağrı) ve “choking”(boğulmak) gibi bazı zorlayıcı kelimelerle karşılaşacaksınız. Şarkı çalarken bu kelimeleri tekrar tekrar dinleyin.

Odaklanılacak sözler:

I was choking in the crowd
Living my brain up in the cloud
Falling like ashes to the ground
Hoping my feelings, they would drown
But they never did, ever lived, ebbing and flowing
Inhibited, limited
Till it broke up and it rained down

Kalabalıkta boğuluyordum
Beynim bulutların üzerinde yaşıyor
Yere kül misali dökülüyordu
Hislerimin boğulacağını umuyordum
Ama öyle olmadı, hep yaşadılar, gelgit misali çekilip yeniden akarak
Bastırılmış, kısıtlı
Kırılıp yağmur gibi yağana kadar

(“Ebbing” okyanustaki gelgit hareketini, yani denizin çekilmesini ifade eden bir sözcüktür. Bu durumda bir duygunun, bir hissin azalmasını tarif etmek için kullanılıyor. “Inhibited” kelimesi de “çekingen, ürkek” anlamlarına gelmekle birlikte, zorla ket vurulan, bastırılan eylemleri ve duyguları tanımlarken de kullanılabilir.)

 

İngilizce öğrenmek için müzikten faydalanmak, herhalde en keyif verici öğrenme yollarından biridir. Üstelik hemen hemen herkese de hitap eder! Umarım bu şarkıları dinlerken harika zaman geçirir ve aynı zamanda İngilizce konuşma becerilerinizi de iyice geliştirirsiniz!


Dhritiman Ray  kurgu, şiir ve kurgu-dışı türlerinde eserler veren bir yazar. Uzmanlık alanları eğitim, psikoloji ve yaşam tarzı gibi konular. Hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayın.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.