ingilizce-flort

O Özel Kişiyle Konuşmak için 18 İngilizce Flört Sözü

Yabancı bir ülkede aşkı bulmak mı istiyorsun?

Ya da en azından seyahat ederken hoş yeni kişilerle flört etmek mi istiyorsun?

Kendini özgüvenle tanıtabilirsin.

Ayrıca, anadilinmiş gibi bir telaffuza da sahip olabilirsin.

Ama anadili İngilizce olan biri gibi İngilizce flört etmek zor olabilir!

O özel kişiyi odanın diğer ucunda görüyorsun ya da belki o kişiyle bir süredir arkadaşsınız. Ondan hoşlandığını nasıl söylersin? Bunu kulağa akıcı ve doğal gelen bir şekilde ve özgüvenle yapmak istersin.

Seni anlıyoruz! Bu makale sana yardımcı olacak.

Nasıl Özgüvenle İngilizce Flört Edilir

İngilizce Konuşulan Ülkelerin Flört Kültürü

Her kültür flört etmek hakkında farklı bir fikre sahiptir.

İngilizce konuşulan ülkelerin çoğunda İngilizce flört ederken özgüven en önemli şeydir. Bununla birlikte, çok agresif davranmak her zaman kötüdür. Yazının devamında çok agresif görünmeksizin özgüvenini sergilemek için kullanacağın sözcüklere bakacağız. Flört etmenin “agresif” yolu, birisi sana “hayır“ dedikten sonra ya da seninle ilgilenmediğini söyledikten sonra flört etmeye devam etmektir. Ayrıca, çok dolaysız konuştuğun ve güçlü yorumlar yaptığın zaman da bu agresif olacaktır.

ABD’de flört kültürü genel anlamda söylediğin şeyde ciddi olduğunu gösteren özgüvenli bir tavırla söylenen kibar iltifatlara dayanmaktadır. İnsanların “you’re so hot!” (“çok seksisin!”) ve “you have a lovely smile, did you know that?” (“çok hoş bir gülümsemen olduğunu biliyor muydun?”) sözlerini görme şekilleri arasında bir fark vardır. İncelik ve özgüven, bunları unutma.

Aynı zamanda sen ve diğer insanlar arasında olması gereken mesafe ile ilgili sosyal kurallar da bulunmaktadır. İngilizcede bu mesafeyi ifade etmek için yaygın kullanılan terimler comfort zone veya space bubble olmaktadır. Bir kişinin etrafındaki alanı gözünde canlandır. Bu ifadeler, diğer insanların işgal etmesini istemedikleri, kendilerini çevreleyen alanı ifade eder. Bu kişisel alandır.

İnsanların bu kişisel alanları farklı boyutlarda olsa da batı kültürlerinde bu alan çoğu kişi için oldukça büyüktür. Bununla birlikte, birisi sana yaklaşmaya başladığında bunun anlamı genellikle senden hoşlandıkları ve seninle flört etmeye çalıştıklarıdır. Ama onlara çok yaklaşırsan bir sapık gibi görünebilirsin.

Aynı şey insanlara dokunmak konusunda da geçerlidir. Eğer kişiyi iyi tanıyorsan omzuna ya da eline dokunmak kabul edilebilir. Eğer o kişiyi tanımıyorsan, ona dokunmak agresif bir yaklaşım olabilir. Sosyal kuralları yıkmadan birisiyle ilgilendiğini belli etmenin yolu, konuşurken göz teması kurmaktır. Yani karşındakinin gözlerinin içine bakmalısın. Bunu yapmak, karşındaki kişinin alanını işgal etmeksizin bir yakınlık izlenimi verir.

Flört Etmek Nedir?

Belki de daha önce kız/erkek kaldırma sözü (pick-up line) diye bir şey duymuşsundur. Bu söz çoğunlukla gerçekten dolaysız ve bazen de aptalca İngilizce flört sözüdür. Kız/erkek kaldırma sözleri gerçekten tuhaftır ve bilerek kulağa eski moda gelmesi istenir. Komiklik yapmak da bir çeşit flörttür.

Bunun klasik örneklerinden biri de şudur: “Did it hurt when you fell from heaven?” (Cennetten düştüğün zaman canın acıdı mı? Bu söz milyonlarca defa tekrarlandı ve bir insanı bir meleğe benzetmektedir. Bunları kullanmak İngilizce flört etmenin modern bir yolu değildir.
Bunlar her şeyden önce, son derece komiktir. İnsanlar günümüzde de bazen bunları kullanır ama genellikle bunlar birisini güldürmekten öteye gitmez.

Bu eylem için kullanılan başka bir terim ise ‘birisine asılmaktır’ ( hitting on someone). Bu söz flört etmek anlamına gelebilir ama bazen negatif anlamlar da almaktadır. Birisi çok agresif davranıyorsa ya da seni rahatsız hissettirecek bir şey söylüyorsa bu söz kullanılır.

“What happened today?”
“I was on the subway and some guy was hitting on me.”

“I think Sarah was hitting on me.”
“Why?”
“She was trying to feel my arms.”

Flört etmek, karşındaki kişiye onunla ilgilendiğini ya da o kişinin çekici olduğunu düşündüğünü gösterir.

Bu da beden dili kullanarak yapılabilir, ama aynı zamanda söylediğin şeylerle ilgilidir. Flört etmek birçok farklı yerde uygun karşılanır, çünkü bunun agresif olması gerekmez.

Eğer karşındaki kişiyi tanımıyorsan, bir barda, kafede ya da bir partide o kişinin yanına giderek onunla konuşabilirsin. Okuldan ya da işten tanıdığın bir kişiyle flört etmek isteyebilirsin ve agresif davranmadığın sürece bunda bir sakınca yoktur. Bir iş ya da sınıf arkadaşınla genellikle kalabalık bir yerde flört etmek istersin. Böylelikle her ikiniz de rahat hissedebilirsiniz.

İngilizce Flört Etmek için Kullanabileceğin Sözler

İnsanların flört ederken kullandıkları bazı ince sözler var. Bu sözleri kullanabilirsin ve karşındaki kişi senin onunla flört ettiğini bilir. Bu sözler kulağa günlük konuşma gibi gelir ve en önemlisi de modern İngilizcede son derece doğaldır.

Are you on_____?” ya da “Do you use_____?
Bu cümlelerde yer alan boş alanlara bir sosyal medya sitesi eklenecektir. Popüler sosyal medya siteleri arasında Facebook, Twitter, Snapchat ve Instagram sayılabilir. Birisini tanımaya başladığın zaman ve doğrudan o kişinin telefon numarasını istemek istemediğin zaman bu soru, daha rahat bir şekilde iletişim bilgisi isteme şeklidir. Çoğu insan sosyal medya bilgilerine bakmak için akıllı telefon kullanır. Bu aynı zamanda o kişiyle yeniden konuşmanın birçok yolunu da yapar.

Are you on Facebook?”
“Yeah, are you?”
“Of course! Can I add you? I want to hang out sometime.”
“Sure, that would be great.”

“Can I get your digits/number?”
Flört etmenin en dolaysız yolu, konuştuktan sonra o kişinin numarasını istemektir. Karşındaki kişiye ismini sorarsın ve bir süre hayatında neler olduğu hakkında konuşursun. Daha sonra da telefon numarasını isteyebilirsin.

Bu bir soru olduğu için “hayır” yanıtını verebilir. Eğer “hayır” derse o kişiyle konuşmanın sosyal medya gibi farklı bir yolunu sorabilirsin. Buna da “hayır” derse seninle ilgilenmiyor olabilir. Umarız böyle olmaz! Bazıları o kişiyi aramak için üç gün beklemen gerektiğini söyler, ama günümüzde bu “kural” artık o kadar da önemsenmiyor.

“So I was wondering, could I get your number?”
“Okay, sure.”
“Great, I’ll have to give you a call sometime.”

Bir diğer yaklaşım ise karşındaki kişiye numaranı vermek ve seni aramasını istemek olabilir, eğer ilgileniyorsa o kişi seni arayabilir: “call me sometime, okay?” Eğer birisi seninle flört ediyorsa da bu ilk tepki olarak kullanılabilir.

“I love your ____”
Öncelikle, bunu söylediğin zaman kulağa sapık gibi gelme. Agresif bir ton kullanmak ya da kulağa tuhaf gelmek mümkündür. Genellikle o kişinin gülümsemesi, gözleri, saçı, elbisesi, ceketi ya da diğer ufak özellikleri gibi tatlı ve masum bir şeyi dile getirmek istersin. O kişinin yüzü, ayakları, kalçaları ya da kulakları gibi tuhaf ya da cinsel bir şeyi sevdiğini söylersen o kişiye kendini tuhaf biri olarak tanıtabilirsin.

“Can I just say, I love your eyes.
“Oh, thank you.”
“They look so bright and pretty.”

“Has anyone ever told you ____?”
Eğer iltifat ederek flört ediyorsan, bu kullanabileceğin harika bir sözdür. Sonuna istediğin herhangi bir şeyi ekleyebilirsin. Bu söz gurur okşayıcıdır, sohbetin ilerlemesine yardımcı olabilir ve kulağa agresif gelmez.

Has anyone ever told you that you look like Drew Barrymore?”

Has anybody ever told you that you have the best smile? I bet you hear that a lot, huh?”
“Yea, I get that a lot actually.”
(Anlamı: Bunu sık sık duyuyorum.)

“Are you seeing anyone lately?”
Eğer karşındaki kişiyi tanıyorsan ya da o kişiyle uzun zamandır konuşmadıysan, bu söz harikadır. Bu söz kulağa hem arkadaşça gelebilir hem de flört etme (özellikle seninle) konusunda bir sohbet açabilir.

“How are you doing? Are you seeing anybody lately?
“I’m okay, and no I’m not. I just haven’t met the right person I guess. You?”
“No, but I have my eye on someone right now.” 

Bir diğer harika iltifat ise “how are you still single?” olacaktır. Bazı kişiler bunun arkadaşları tarafından sorulmasını sevmez, ama senin o kişiyle romantik olarak ilgilendiğini gösteren bir tonla söylendiğinde işe yarayabilir. Bunun üzerine, “you’re so handsome/beautiful! I would want to date you” diyebilirsin.

Acaba Senden Hoşlanıyor mu?

Artık kendine güveniyorsun, göz temasını kurdun ve flört etmeye başladın. Peki karşındakinin seninle ilgilendiğini nasıl bileceksin? Ya da belki de biri seninle flört ediyor ve buna nasıl doğal bir şekilde yanıt vereceğini bilmek istiyorsun. İşte sana yardımcı olacak bazı sözler!

“I’m totally into _____
Bu söz, konuştuğun kişiye uygun olacak şekilde değiştirilebilir. Belki de arkadaşın sana demin konuştuğun kişiyi sordu.

“He was flirting with you!”
“I know, I’m totally into him.”

Ya da kendini cesur hissediyorsan bunu doğrudan o kişi ile ilgili bir hale getirebilirsin.

“Can I get your number and give you a call sometime?”
Of course you can have my number, I’m totally into you.”

“Have a thing for_____”
“To have a thing for someone” birisinden hoşlandığın anlamına gelir. Arkadaşlarınla ya da çevrendekilerle konuşurken de bu sözü duyabilirsin. Hoşlandığın kişiye bunu doğrudan söylemek sık rastlanılan bir durum değildir ama mümkündür.

“You have got a thing for her, don’t you!”
“Yea, I totally have a thing for her. Should I ask her out?”

“We are meant for each other” ya da “we are meant to be.”
Sıkça kullanılan bir söz ya da deyiş olduğu için bunları şarkılar veya filmlerde duymuş olabilirsin. Eğer kadere inanıyorsan ve konuştuğun kişinin senin için ideal olduğunu düşünüyorsan, bir süre flört ettikten sonra bunu söyleyebilirsin. Bu söz son derece cüretkardır, dolayısıyla dikkatli olmalısın! Eğer bunu sevimli bir şekilde söylersen şakacılık olarak da anlaşılabilir.

“You know I’m glad we have been talking these past few days. I really think we may be meant to be.

“I’m falling for you
Bu söz ise birisine “aşık olduğunu” söylemenin başka bir yoludur. Romantik dil çok daha görseldir ve to fall for someone birisine hızla bağlanmak ve o kişiyi çok sevmek anlamına gelir. “I’m falling for you” dediğin zaman bu şekilde hissetmeye başladığını ve o kişiye aşık olana kadar böyle devam edeceğini düşündüğünü söylersin. Bu sözü birisiyle flört etmek ya da bir süredir devam eden flörte yanıt vermek için kullanabilirsin.

“I think I’m falling for you.”
“Me too…”

“Get together”
Bu sözün birkaç farklı anlamı mevcut. Bir “get-together” birkaç arkadaşınla günlük bir buluşma anlamına gelebilir. Bununla birlikte, “to get together” bir randevuya çıkmak ya da bir çift haline gelmek (become an item) anlamlarına gelir. Bir kişiyle flört etmek istiyor ama o kişiye doğrudan bir randevu ya da ilişki teklif etmek istemiyorsan bu söz işine yarayacak.

“I’d like to get together sometime.”

“How are you still single? I’d date you if I had the chance.”
“I think we should get together, then.”

Karşındaki Kişi İlgisiz İse

Birisiyle konuştuktan sonra sana ilgi göstermediğini görebilirsin. Reddedilmek zor olabilir ama her ikinizin de kendi yollarına gidebilmesi için bu sonuç kabul edilmelidir.

Flört ederken bu yanıtları alabilir ya da birisi sana asıldığında o kişiyle birlikte olmak istemiyorsan bu tepkileri verebilirsin. Bu yanıtlardan bazıları bir gülümseme ile nazikçe verilebilir; diğerleri ise birisiyle gerçekten ilgilenmediğin zaman ve o kişinin senin kişisel alanını işgal etmesi halinde bilinçli bir şekilde kaba olmak üzere söylenir.

“Sorry, not interested.”
Karşındaki kişinin zaten bir sevgilisi olabilir. Belki buna ek olarak “I need to focus on my career right now” ya da “I don’t have time for a relationship” diyebilir. Ama bunu söylerken kibarlığı elden bırakmamış olur. Burada “sorry” sözcüğü bunu kibar hale getiren şeydir. Eğer üzgünüm demezse bu söz tam anlamıyla hızlı ve net bir rettir.

“Can I give you a call sometime?”
I’m sorry, but I’m not interested.”

Resmi bir davette olabilirsin ve karşındaki kişiye nazik davranmak isteyebilirsin. Eğer gerçekten kibar davranmak istiyorsan aşağıdaki cümleyi kullan.

“I appreciate the compliment but I’m not really looking for a relationship right now.”

Bu çok kibar bir söz. Karşındaki kişi ondan hoşlanmadığını düşünmez. Kendisini de kötü hissetmez. Sadece senin şu anda kimseyle yakınlaşmak istemediğini düşünür.

“I’m seeing someone”
Eğer zaten bir ilişki içindeysen ve yeni bir ilişki istemiyorsan birisini reddetmenin iyi bir yolu da doğruyu söylemek ve o kişiye zaten başka birisiyle olduğunu (taken) belirtmektir. Burada, seeing someone sözü bu gibi bir senaryoda kullanıldığında bir sevgilin olduğu anlamına gelir.

“How are you? Are you seeing anyone lately?”
“Actually, yeah, I am seeing somebody.”
“Oh, wow. How’s that going?”
“Really well, thanks.”

“Get lost”
Peki ya karşındaki kişi sana kaba davranırsa? Bu akşam sana asılanlara kibar davranmamaya karar verirsen ne olur?

Bir kişi karşısındaki kişiyle hiç konuşmak istemiyorsa ona kaybolmasını (“get lost”) söyleyebilir. Bazen de karşındakinden hiç hoşlanmadığın zaman kullanılır. Çocuklar veya hayvanlara da söylendiğini duyabilirsin ama bu da sert bir tepki olacaktır. Birisi bu sözü kullandığı zaman kaba görünecektir. Bu söz gerçekten de karşındaki kişinin uzaklaşmasını ve seni rahatsız etmeyi bırakmasını istediğin anlamına gelir.

“How about I buy you a drink?”
Get lost.”

“In your dreams”
Son olarak, bu ret sözü genellikle kendilerinin diğer kişiden çok daha çekici olduğunu düşünen kişiler tarafından söylenir. Bir kişinin kendisinden hoşlanan başka bir kişiden çok daha zeki ya da çekici olduğu anlamına gelen “out of his league” sözünü daha önce duymuş olabilirsin.

Rüyanda görürsün manasına gelen “In your dreams” karşındakine “me going out with you is only going to happen in your dreams, and it’s not going to happen in reality” demenin kısa yoludur. Karşındaki kişi bunu sana söylerse seninle hiç ilgilenmiyordur.

“Are you on Facebook? I’d really like to get to know you better.”
In your dreams, okay?”

Ve işte hepsi bu, İngilizce flört etmek ve flörte karşılık vermek için kullanacağın sözcükler!

Ses tonunun dostane ve özgüvenli olması gerektiğini unutma.

Bu sözleri rahatça kullanmaya başlamak biraz zaman alabilir, ama pratik yaparak mükemmel sonucu yakalayacağın için denemekten de çekinme.

Birisinden hoşlandığın zaman bu sözleri hatırla. Bol şans!

Learn a foreign language with videos

Ve Son Bir Şey…

Eğer gerçek hayatta kullanılan İngilizceyi öğrenmeyi seviyorsan FluentU tam sana göre. Buradan da görebileceğin üzere FluentU popüler şov programları, akılda kalan müzik videoları ve eğlenceli reklamlarla İngilizce öğrenmeni sağlar:

en iyi İngilizce uygulamalar

Bunu izlemek istiyorsan muhtemelen FluentU uygulaması üzerinde bulabilirsin.

FluentU uygulaması İngilizce videoları izlemeyi gerçekten çok kolaylaştırır. İnteraktif altyazılar bulunuyor. Bu da bir resim, tanım, ses kaydı ve kullanışlı örnekler görmek için herhangi bir sözcüğe dokunabileceğin anlamına geliyor.

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU ile dünya çapında meşhur ilginç içeriklerle dil öğrenirsin.

Örneğin, “brought” sözcüğüne dokunacak olursan şunu görürsün:

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU kullanırken dokunarak her sözcüğün anlamına bakabilirsin.

 

Hazırlanmış testler ile herhangi videodaki tüm sözcükleri öğren. Öğrenmekte olduğun sözcüğün daha fazla örneğini görmek için ekranı sola ya da sağa kaydır.

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU sana kullanışlı sorular ve çok sayıda örnek sunarak daha hızlı öğrenmene yardımcı olur. Daha fazlasını öğren.

En iyi yanı ne mi? FluentU öğrenmekte olduğun sözcükleri hatırlar. Öğrenmiş olduğun sözcüklere bağlı olarak sana örnekler ve videolar önerir. Gerçek anlamda kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın ya da tabletini kullanarak FluentU web sitesini kullanmaya başla ya da daha iyisi Play Store veya iTunes mağazasından FluentU Uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.