ingilizce-bosluk-doldurucu-kelimeler

15+ Kolay İngilizce Boşluk Doldurucu Kelime: Öğrendiğin için Kendine Teşekkür Edeceksin

“English is like, totally fun to learn, you know?”

“Like, totally ve you know” gibi kelimeleri cümleden çıkarırsan kolayca anlaşılabilecek bir cümle geriye kalacak:  English is fun to learn (İngilizce öğrenmek eğlencelidir.)

Öyleyse bu ekstra kelimelerin ne anlamı var?

“Totally” gibi kelimelere ve “you know” gibi ifadelere filler words boşluk doldurucu kelimeler denir ve like, literally gibi her zaman kullanılırlar.

Konuşmalar esnasında filmlerde ve TV şovlarında kullanılan pek çok boşluk doldurucu kelimeyi (filler words) muhtemelen daha önce duymuşsundur.  Bunlar kullanışlı görülmeyebilir fakat bunlar gerçekten İngilizcenin oldukça önemli bir kısmıdır, özellikle de Amerikan İngilizcesinde.

Çok sık olmamak şartıyla doğru bir şekilde kullanılırsa boşluk doldurucu sözcükler İngilizce öğrenenlerin en iyi arkadaşı olabilir. Bu yüzden native speaker gibi konuşmanı sağlayacak 15+ İngilizce boşluk doldurucu kelimenin yer aldığı bir liste hazırladık.

Filler Words – Boşluk Doldurucu Kelimeler Nedir?

Filler words, konuşurken sessiz kalınan yerleri, boşlukları, duraksamaları dolduran kelimeler (ve ifadeler). Bunlar cümleye herhangi bir değer katmayan sözcüklerdir. Cümlenin geri kalanını düşünürken devam etmeni sağlarlar.

Gerçek isimleri “discourse markers” (söylem belirleyicileri) fakat daha ziyade yaygın bir şekilde filler words, boşluk doldurucu kelimeler/sözcükler olarak bilinirler.

Zaten farkından olmadan boşluk doldurucu kelimeleri kullanıyorsundur. Bir cümlede kullanacağın doğru kelimeyi bulamadığında “umm” diyebilirsin.

Boşluk doldurucu sözcükler cümlenin anlamına herhangi bir şey eklemedikleri için onların kullanmayı düşünmene gerek yok. Hatırlamaya çalıştığın kelime gibi diğer şeyleri beyninin düşünmesi için bu, onu özgür bırakır.

Çoğu boşluk doldurucu aslında başka anlamlara sahip bu yüzden misal, her “like” bir filler word değil. “Community,” adlı şovdan aşağıdaki konuşmada bunun gerçek bir örneğini görebiliriz. Pierce, Shirley’in filler words kullanmasını engellemeye çalışıyor:

Shirley: Okay.  These brownies are, uh—
Tamam, bu browniler (çikolatalı kek) uh –

Pierce: Uh!

Shirley: They, um—
Onlar, um-

Pierce: Um!

Shirley: These brownies are delicious.  They taste like–
Bu browniler lezzetli.

Pierce: Like!

Shirley: That’s not a filler word.
Bu bir boşluk doldurucu kelime değil.

Shirley’nin cümleyi şöyle bitirebilirdi, “They taste like heaven” (Cennet gibi tatlılar.) Bu örnekte “like” brownileri cennetle kıyaslamak için kullanılıyor bu yüzden bu bağlamda bir filler word değil.

İngilizcede Filler Words – Boşluk Doldurucu Sözcükler Ne Zaman Kullanılır?

Sadece yüksek sesle konuştuğun zaman boşluk doldurucu sözcükler kullanman gerekir. Genellikle yazı yazarken boşluk doldurucular kullanmazsın. Ancak yüksek sesle konuştuğun zaman ne söyleyeceğini bulmak için daha fazla zamana ihtiyacın olabilir. Bu yüzden filler words kullanabilirsin.

Bazen insanlar, web sitelerinde yorumlarda, sohbetlerde veya sosyal medyada çevrimiçi yazarken belirli boşluk doldurucu kelimeleri (“like, literally veya believe me”) kullanırlar. Bu da oldukça iyi çünkü online konuşmalar sözlü konuşmalara çok benziyor.

Boşluk doldurucu sözcükler bir dizi nedenden dolayı kullanılırlar.

  • Düşündüğünü göstermek için. Cümlen veya cevabın için düşünmeye ihtiyacın olduğunda filler words kullan. Örneğin:

“I have basically… ten more years of college.”
“Benim temel olarak… 10 yıl daha üniversitem var.

  • Bir ifadeyi daha az sert hale getirmek için. Arkadaşının dişlerinin arasında kalmış bir brokoli parçası olduğunda ona yalnızca şöyle diyebilirsin:
    “You have something in your teeth” (Dişlerinde bir şey var.) fakat bu onu utandırabilir. Bir şeyi şu şekilde söylemek daha hoş olabilir:

Well, you have, um, you have a little something in your teeth.”
“Peki, dişlerinin arasında um küçük bir şey var.”

  • İfadeni daha zayıf veya güçlü yapmak için. Boşluk doldurucular, cümleye hiçbir şey eklemezken cümlenin tonunu, cümlenin tavrını değiştirmek için kullanılabilir. Bu üç cümlenin ne kadar farklı seslendirildiğini gör:

“I think pugs are cute”
“Bence puglar sevimli” (pug: bir köpek cinsi) normal bir cümle.
Actually, I think pugs are cute”
“Aslında, bence puglar sevimli” zıtlık yani başka birinin katılmadığını gösterir.

At the end of the day, I think pugs are cute”
“Günün sonunda, bence puglar sevimli” puglar ve onların çirkin (veya sevimli!) kırışıklıkları hakkındaki tartışmaya bir sonuç olarak söyleyebileceğin bir şey.

  • To stall for time. To stall for time, daha fazla zaman kazanmak için bir şeyler yapmaya çalışmak anlamına geliyor. Boşluk doldurucu kelimeler, bir soruya nasıl cevap vereceğini bilmediğinde veya cevap vermek istemediğinde zaman kazanmak için harika bir yol. Örneğin, eğer öğretmenin “Where’s your homework?” (Ödevin nerede?) diye sorarsa cevabın şöyle olabilir:

Uhh. Umm.  Well, you see.. My dog ate it.”
“Ah, ımm, yani, görüyorsun… Köpeğim yedi.”

  • Cümleni sonlandırmadan konuşmaya dinleyeni dahil etmek için. Bir konuşma, sohbet, en az iki kişi arasında geçer. Bazı boşluk doldurucu sözcükler ve ifadeler diğer kişiyi konuşmaya dahil edebilir. Dikkatlerini çekmek için konuşurken bir nebze onlara ulaşmak gibi. Örneğin:

“It was a really big bear, you know?
“Gerçekten büyük bir ayıydı, biliyorsun?”

Bu cümle, konuşma sıranı sonlandırmadan dinleyiciyi de dahil eder. Seni dinleyen kişi, katıldığı anlamından başını sallayabilir bu da yavru ayınla ilgili onunla konuşmaya devam etmeni sağlar.

Gördüğün gibi boşluk doldurucu kelimeler, ilk başta gereksiz gibi görülebilir fakat gerçekten çok önemli olabilirler.

İngilizce Boşluk Doldurucu Kelimeleri Neden Öğrenmelisin?

Birinin akıcı bir şekilde İngilizce konuştuğunu düşünüyorsan duraksamadan mükemmel bir şekilde konuştuğunu da düşünüyorsundur. Gerçekte, ana dili İngilizce olanlar bile filler words kullanırlar ve çok sık bunlara başvururlar. Bu kelimeler İngilizce konuşurken doğal bir şekilde söylemenin önemli bir parçasıdır.

Nasıl cevap vereceğinden emin olmadığında veya doğru kelimeyi kullanmayı unuttuğunda durup düşünmene imkan sağlar. Püf noktası, düşüncelerini bir araya getirirken doğru boşluk doldurucu kelimeyi kullanmayı bilmek.

Her dil kendine özgü doldurucu kelimelere sahip. İngilizce boşluk doldurucu sözcükleri öğrenmek native speaker gibi konuşmanı sağlayacak.

Aşırıya Kaçmadan Boşluk Doldurucuları Kullan

Her şey de olduğu gibi boşluk doldurucu kelimeleri çok fazla kullanabilirsin. Boşluk doldurucu kelimeleri aşırı kullanma pek profesyonelce sayılmaz. Hatta daha kötüsü cümlelerini takip etmeyi zorlaştırabilir. Bu yüzden konuşurken filler words kullan ama aşırıya kaçma.

Bazı insanlar tüm boşluk doldurucuların kötü olduğunu ve mümkün olduğunca az kullanılması gerektiğini düşünürler. Ancak İngilizce öğrenen biri için daha akıcı ve güvenle konuşabilmek adına çok yardımcı olabilir. Yine de görüşmelerde ve profesyonel ortamlarda mümkün olduğu kadar az filler words kullanmak iyi bir fikir olabilir.

Eğer konuşurken çok fazla boşluk doldurucu sözcük kullandığını fark edersen ya daha fazla kelime çalışmanın ya da konuşmanı yavaşlatmanın vakti gelmiş olabilir.

Ayrıca buradaki boşluk doldurucu kelimeleri İngilizce diline göre düşün. İngilizce Türkçe çeviri yerine neden kullanıldıklarını anlamaya çalış, birebir aynı doldurucu olmayabilir.

Tüm bunları aklında bulundurarak işte Amerikan İngilizcesinde en çok kullanılan boşluk doldurucu sözcükler ve ifadeler:

Bilmen Gereken En Çok Kullanılan 15+ İngilizce Boşluk Doldurucu Kelime

1. Well

“Well” birkaç farklı şekilde kullanılabilir. Düşündüğünü göstermek için kullanabilirsin.

Well, I guess $20 is a good price for a pair of jeans.”
“Şey, bir kot pantolon için 20 dolar iyi bir fiyat sanırım.”

Cümleye ara verme için kullanabilirsin.

“The apples and cinnamon go together like, well, apples and cinnamon.”
“Elma ile tarçın birbirine uyar, eeee, elma ve tarçın.”

Zaman kazanmak için bile kullanabilirsin.

Well… fine, you can borrow my car.”
“Pekii … iyi, arabamı ödünç alabilirsin.”

2. Um/er/uh

Çoğunlukla “um,” “er” ve “uh” cevabın bilinmediği veya cevap vermek istenmediği zamanlar gibi tereddüt söz konusu olduğunda kullanılır.

Um, er, I uh thought the project was due tomorrow, not today.”
“Aaa, ıııı, Ben, ııı, proje yarın son diye düşündüm bugün değil.”

Herhangi birini istediğin zaman kullanabilirsin, birlikte kullanılmak zorunda değiller.

Umm… I like the yellow dress better!”
“Aa…sarı elbiseyi daha çok beğendim!”

3. Hmm

“Hmm” düşünceli bir sestir ve düşündüğünü veya bir şeye karar vermeye çalıştığını gösterir.

Hmm, I like the pink bag but I think I’ll buy the black one instead.”
“Hım, pembe çantayı beğendim ama sanırım onun yerine siyah olanı alacağım.”

4. Like

“Like” bazen bir şeyin kesin olmadığı anlamına gelir.

“My neighbor has like ten dogs.”
“Komşumun on köpeği var gibi.”

Yukarıdaki örnekte, komşunun muhtemelen tam olarak 10 köpeği yok. Daha ziyade komşunun pek çok köpeği var anlamında.

Ancak genellikle kelime, kullanacağın bir sonraki kelimeyi bulmaya ihtiyacın olduğu an kullanılır.

“My friend was like, completely ready to like kick me out of the car if I didn’t stop using the word ‘like’.”
“Arkadaşım, eee, eğer eee kelimesini kullanmayı bırakmazsam beni arabadan atmaya, eee, kesinlikle hazırdı.”

Unutma ki bir boşluk doldurucu olarak “like” kelimesi olumsuz bir şey olarak görülür. Genç kızlar tarafından kelime sıklıkla aşırı kullanılır ve hatta bazen neden bahsettiklerinden emin olamamanı sağlayabilir.

5. Actually/Basically/Seriously

“Actually,” “basically” ve “seriously” hepsi zarf, eylemleri niteleyen kelimeler. Çoğu zarf (ancak hepsini öyle düşünme) kelimenin sonunda kolayca fark edilmelerini sağlayan “-ly” takısı var. Tüm bu kelimeler, cümlenin gücünü değiştiren doldurucular olarak kullanılabilir.

Örneğin, “actually” kelimesi başkaları katılmasa bile doğru olduğunu düşündüğün bir şeyi belirtmek için kullanılır.

Actually, pugs are really cute!”
“Doğrusu, puglar gerçekten sevimlidir!”

“Basically” ve “seriously” cümleyi biraz farklı şekillerde değiştirir. “Basically” bir şeyi özetlediğinde kullanılır ve “seriously” cümleyi ne kadar güçlü bir şekilde ele aldığını gösterir.

Basically, the last Batman movie was seriously exciting!”
“Esasen, Batman filmi, cidden heyacanlıydı!”

Doldurucu olarak sıklıkla kullanılan diğer zarflar “totally”, “literally” ve “clearly”.

  •  “Literally” kelimesi “doğru olan bir şey” anlamına gelir fakat çoğu zaman konuşmalarda farklı anlamlarda da kullanılır: güçlü duyguları ifade etmek gibi. Örneğin, sadece gülmüyorsun “you’re literally dying from laughter” gülmekten gerçekten ölüyorsun.
  • “Totally” , “completely” (tamamen) anlamına gelir ve bir şey ile ilgili vurguda (çok yoğun hissettiğini) bulunurken kullanılır.
  • “Clearly” kelimesi obviously (açıkça) ile aynı anlamda ve bir şeyin gerçekten çok açık olduğunu ifade ederken kullanılır.

Bu kelimeler birlikte kullanılmak zorunda değiller ama burada hepsi bir cümlede:

Clearly you totally didn’t see me, even though I was literally in front of your face.”
“Gerçekten gözünün önünde olmama rağmen açıkçası sen beni tamamen görmemezlikten geldin.”

6. You see

“You see” dinleyicinin bilmediğini düşündüğün bir gerçeği onunla paylaştığında kullanılır.

“I was going to try the app, but you see, I ran out of space on my phone.”
“Uygulamayı deneyecektim fakat gördüğün gibi telefonumda yerim kalmadı.”

7. You know

“You know” dinleyicinin daha önceden bildiğini düşündüğün bir şeyi onunla paylaşırken kullanılır.

“We stayed at that hotel, you know, the one down the street from Times Square.”
“Otelde kaldık, biliyorsun, Times Meydanı’ndan bir sokak aşağıda.”

Dinleyicinin neyi kastettiğimizi anladığını hissettiğimiz durumlarda bir açıklama yerine kullanılabilir.

“When the elevator went down, I got that weird feeling in my ears, you know?
“Asansör aşağıya indiğinde kulaklarımda tuhaf bir his oluyordu, bilirsin?”

8. I mean

“I mean” bir şey ile ilgili nasıl hissettiğini vurgulamak veya açığa kavuşturmak için kullanılır.

I mean, he’s a great guy, I’m just not sure if he’s a good doctor.”
“Demek istediğim, harika bir adam, sadece iyi bir doktor olup olmadığına emin değilim.”

Yanlış konuştuğunda düzeltmek için de kullanılır.

 “The duck and the tiger were awesome but scary. I mean, the tiger was scary, not the duck.”
“Ördek ve kaplan muhteşemdi fakat korkutucuydu. Demek istediğim kaplan korkutucuydu, ördek değil.”

“The cave is two thousand—I mean—twenty thousand years old!”
“Mağara iki bin – yani(affedersin) – yirmi bin yaşında.”

9. You know what I mean?

“You know what I mean?” dinleyicinin söylediklerini takip ettiğinden emin olmak için kullanılır.

“I really like that girl, you know what I mean?
“Şu kızdan gerçekten hoşlanıyorum, ne demek istediğimi anladın mı?”

10. At the end of the day

“At the end of the day”, “in the end” (sonunda) veya “in conclusion” (sonuçta) anlamına gelen bir ifade.

At the end of the day, we’re all just humans, and we all make mistakes.”
“Sonuçta hepimiz insanız ve hepimiz hata yapabiliriz.”

11. Believe me

“Believe me” dinleyicinin ne söylediğine güvenmesini istediğinde kullanılır.

Believe me, I didn’t want this tiny house, but it was the only one I could afford.”
“İnan bana, bu küçük evi istemedim fakat gücümün yeteceği tek ev buydu.”

Söylemek üzere olduğun şeyi vurgulamak için de kullanılır.

Believe me, this is the cheapest, tiniest house ever!”
“İnan bana, bu şimdiye kadarki en ucuz, en küçük ev!”

12. I guess/I suppose

“I guess” ve “I suppose” çekinceli olduğunu veya söylediğin konusunda gerçekten emin olmadığını göstermek için kullanılır.

“I was going to eat dinner at home, but I guess I can go eat at a restaurant instead.”
“Evde akşam yemeği yiyecektim fakat sanırım bunun yerine bir restorana yemeğe gidebilirim.”

“I guess” konuşmalarda çok sık kullanılır fakat “I suppose” kulağa daha zarif geliyor.

13. Or something

“Or something” tam da öyle olmadığı anlamına gelen bir cümle sonu ifadesi.

“The cake uses two sticks of butter and ten eggs, or something like that.”
“Kekte iki parça tereyağı ve 10 yumurta kullanılıyor ya da onun gibi bir şey”

14. Okay/so

“Okay” ve “so” genellikle cümleye başlamak için kullanılır ve yeni bir konunun başlayacağına dair bir işaret olabilir.

So what are you doing next weekend?”
“Yani haftaya ne yapıyoruz?

Bir özet ifade etmek için de kullanılabilir.

Okay, so we’re going to need to buy supplies for our trip this weekend.”
“Tamam, desene, bu hafta sonu gezimiz için malzemeler almamız gerekecek.”

15. Right/mhm/uh huh

“Right,” “mhm” ve “uh huh” hepsi olumlu cevaplardır ve “evet” anlamına gelirler.

Right, so let’s prepare a list of all the things we’ll need.”
“Evet, haydi ihtiyacımız olan şeylerin bir listesini hazırlayalım.”

Uh huh, that’s exactly what he told me too.”
“Hı-hı, tam da bana söylediği şey.”

Evet, artık boşluk doldurucu kelimeler konusunda uzman sayılırsın! Bu kelime ve ifadelerin bazılarını kullanmak zor olabilir çünkü anlamları girift ve incedir. İngilizce boşluk doldurucu sözcükleri iyice öğrenip en kısa sürede gerçekten bir native speaker gibi konuş.

Ayrıca Bir Şey Daha Var…

Eğer İngilizce boşluk doldurucu kelimeleri öğrenmeyi sevdiysen FluentU’yu da seveceksin. FluentU, sana İngilizce öğretmek için popüler talk şovlar, kolay hatırda kalan müzik videoları ve komik reklamlar kullanır:

en iyi İngilizce uygulamaları

Ne izlemek istiyorsan FluentU’da bulabilirsin.

FluentU, İngilizce video izlemeyi gerçekten kolaylaştırır. Nasıl mı? Etkileşimli altyazılar vardır. Bir başka ifadeyle, resmini, tanımını ve yararlı örneklerini görmek için herhangi bir kelimeye dokunabilirsin.

en iyi İngilizce uygulamaları

FluentU, dünyaca ünlü kişiler ile ilgi çekici içerikler vasıtasıyla öğrenmeni sağlar.

Örneğin, “brought” kelimesine dokunursan şunu göreceksin:

en iyi İngilizce uygulamaları

FluentU’da herhangi bir kelimenin anlamına bakmak için üzerine dokun.

 

FluentU ile herhangi bir videonun kelimelerini öğrenebilirsin. Öğrenmeye çalıştığın kelimelerle ilgili daha fazla örnek için sağa sola kaydır.

en iyi İngilizce uygulamaları

FluentU, faydalı sorular ve birden fazla örnek ile hızlı bir şekilde öğrenmeni sağlar. Daha fazla öğren.

En mükemmel kısmı ne biliyor musun? FluentU, öğrenmekte olduğun kelimeleri bilir. Sana örnekler ve videolar tavsiye etmek için senin kelime dağarcığını kullanır. Tamamen sana özel bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın veya tabletin ile web sitesi üzerinden FluentU kullanmaya başla veya daha iyisi mi iTunes mağazasından veya Google Play Store‘dan FluentU uygulamasını indir.

 

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.

Enter your e-mail address to get your free PDF!

We hate SPAM and promise to keep your email address safe

Close