film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

Film İzleyerek İngilizce Öğrenmek İsteyenler için Tam Rehber

İngilizce öğrenmenin en eğlenceli yolu nedir?

Derslere gidip sınıfta tıkılı kalmaktan ya da kitap okumaktan sıkıldıysanız, sizin için video ve film izleyerek İngilizce öğrenmekten daha iyi bir yöntem yok.

Learn a foreign language with videos

Film İzleyerek İngilizce Öğrenmek Benim için Doğru Yöntem mi?

Yabancı bir dili öğrenmek zaten zorlu bir uğraştır. Üstüne üstlük bazen bu dilin ait olduğu kültür sizin içinde yaşadığınız kültürden tamamen farklı da olabilir. Bu nedenle de, zaman zaman filmlerdeki aktörlerin ne demek istediğini veya ne yapmaya çalıştığını anlamakta zorluk çekebilirsiniz.

İşte bu yüzden, film izleyerek nasıl İngilizce öğrenmek konusunda birkaç ipucunu sizinle paylaşmak istiyoruz.  Bu ipuçları, İngilizce filmleri izlediğiniz esnada yeni deyimler ve kelimeler öğrenmekle uğraşırken film izlemenin keyfini sürmeye devam etmenizi sağlayacak.

Eee, haydi o zaman, başlayalım!

Film İzlemenin İngilizce Öğrenme Konusunda İşe Yaramasının 3 Nedeni

Belki de film izleyerek gerçekten İngilizce öğrenip öğrenemeyeceğinizi merak ediyorsunuzdur.

Ama film izlerken keyif almak da istiyorsunuz, öyle değil mi? Peki, hem filmlerin tadını çıkarıp hem de İngilizce öğrenmek nasıl mümkün olacak? Daha da önemlisi, ders kitabı okumak dururken neden film izleyerek İngilizce öğrenmek gibi bir yol seçmelisiniz?

Aşağıda, bu yöntemin işe yaradığına inanmamızın ve yabancı dil öğreniminde bu yöntemi önermemizin 3 sebebini sunuyoruz:

1. Gerçek İngilizceyi öğreneceksiniz… Ders kitaplarındaki İngilizceyi değil.

Ders kitapları aracılığıyla veya yabancı dil derslerinde öğrendiğiniz İngilizce, insanların sokakta konuştukları İngilizceden farklıdır. Örneğin; başlangıç seviyesindeki İngilizce derslerinde “it’s a quarter to seven” (“saat yediye çeyrek var”) veya “it’s raining cats and dogs” (“bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor”) gibi yapıları öğrenirsiniz. Bu sözler gramer açısından doğru olsa da, gerçek hayatta hemen hemen hiç kullanılmaz.

Bunun aksine, filmlerde kullanılan İngilizce çok doğaldır. Ana dili İngilizce olan kişilerle konuşurken duyabileceğiniz dil kullanımına da oldukça yakındır. Bu yüzden film izlemek, konuşma İngilizcenizin gelişmesine yardımcı olacaktır. Film izleyerek İngilizce öğrenmek, gerçek İngilizceyi öğrenmek için ideal bir yöntemdir.

2. İngilizce kelimeleri bağlam içerisinde öğrenirsiniz.

Bu, film izleyerek İngilizce öğrenmenin en sevdiğimiz yanı. Farz edelim ki polisiye filmler (bu filmler muhteşemdir!) izlemekten hoşlanıyorsunuz. On ila yirmi kadar film izledikten sonra bu tür filmlerin bağlamlarıyla (işledikleri konuyla), yani suç dünyasıyla ilgili kelimeleri öğrenmeye başlarsınız.

Geleneksel yöntemlerle (okullardaki gibi) kelime öğrenirken, genellikle kelime listelerine çalışarak öğreniriz. Kelime listeleri yoluyla kelime öğrenmenin sıkıntılı tarafı, bu listeler sayesinde kelimelerin anlamlarını öğrensek de, nerede ve nasıl kullanıldıklarını öğrenemiyor olmamızdır.

Farz edelim geleneksel yöntemlerle “detective” kelimesini öğreniyorsunuz. Sözlüğe bakarak bu kelimenin “a person who investigates crimes” (suçları araştıran kişi) anlamına geldiğini öğrendiniz. Ama bu kelimeyi kullanmadıkça unutma olasılığınız artar. Ayrıca, elinizdeki bu bilgi size bu kelimenin en çok nerede ve nasıl kullanılabileceğine dair hiçbir fikir vermez.

Diğer taraftan, “detective” kelimesini polisiye bir film izleyerek öğrendiğinizde, “detective” kelimesinin pek çok farklı kullanımını görürsünüz. Mesela, filmdeki bir karakterin isminin önünde yer aldığı durumda bir unvan olarak kullanılabilir (ör. “Detective Beckett” (Dedektif Beckett)) veya kişinin mesleğini ifade eden bir isim olarak da kullanılabilir (ör. “he is a detective” (o bir detektif)). Hatta kelime ile ilgili kafanızda başka fikirler uyandıracak farklı kullanımlara da rastlayabilirsiniz (ör. “you lousy detectives” (siz/sizi beceriksiz dedektifler)).

Bu şekilde, sadece kelimelerin ne anlama geldiğini değil, aynı zamanda bu kelimelerin nasıl kullanıldıklarını da öğrenirsiniz.

Diğer bir deyimle, bir taşla iki kuş vuracaksınız.

Bunu ders kitapları yoluyla asla yapamazsınız.

3. Sözlerin nasıl söylediğini duyarsınız.

İngilizcede insanlar sıklıkla söylemek istediklerimizin yalnızca %30’unu kullandığımız sözcükler aracılığıyla ifade ettiğimizi söylerler.

Peki, geriye kalan %70’lik oran ne olacak?

Geriye kalan %70’lik kısım, söylediklerinizi nasıl söylediğinizle alakalıdır. Yani, yüz ifadeniz (gülümseme, kaş çatma gibi) ve ses tonunuz (sesinizin kızgın veya üzgün gelmesi) gibi şeylerle.

Tahmin edebileceğiniz gibi,  nasıl söylediğiniz genellikle ne söylediğinizden daha önemlidir, özellikle de İngilizler söz konusu olduğunda.

Size bir örnek vereyim:

İngilizcede öğrenmeyi istediğiniz ilk sözlerden biri, “I love you” (seni seviyorum) söz öbeğidir. Bu sözü yüksek sesle söylediğinizde, nasıl söylediğinize bağlı olarak farklı anlamlar içerebileceğini hiç düşündünüz mü? Aşağıdaki örnekleri, cümleler söylenirken yatık yazılan kelimelere vurgu yapıldığını düşünerek okuyun.

“I love you” – bu sözü iki kişi (özellikle de sevgililer) kavga ettikten sonra duyabilirsiniz. Bu kişilerden bir tanesi diğerine, “I really love you… why don’t you believe me!?” (Seni gerçekten seviyorum…. Bana neden inanmıyorsun!?) demeye çalışıyor olabilir.

“I love you” –  burada ise kişi aslında, “Seni seviyorum, (Başka birini değil… Endişelenme!)”  demek istiyor olabilir.

“I…LOVE…YOU” – bu kişi çok yüksek sesle “Seni seviyorum,” diyerek hakikaten aşkını itiraf etmeye çalışıyor olabilir!

“I LOVE YOU!!” – bunu söyleyen kişi ise çok kızgınken “Seni seviyorum,” diyor olabilir.

Gördüğünüz gibi, buradaki örnekleri okuyarak öğrenmeye çalıştığınızda kafanız karışabiliyor. Bu dört söz farklı bir şekilde yazılmış olsa da aslında hepsi tamı tamına aynı sözcüklerden oluşuyor.

Şayet bu söz öbeklerini sesli bir şekilde duymuş olsaydınız, size kesinlikle çok daha anlamlı gelecekti!

Birinin ne demek istediğini bilmek oldukça önemlidir. Ama bunu nasıl söylediğini bilmek daha da önemlidir. Biz bu “nasıl”ı anlamaya İngilizce dilinin nüansı diyoruz.

Filmlerdeki oyuncuları gözlemleyerek sadece yeni kelimeler öğrenmeyeceksiniz, aynı zamanda bu kelimelerin nasıl söylendiklerini de öğreneceksiniz. Film karakterleri mutlu, üzgün, şaşkın veya kızgın olduğunda bunu hemen anlayacaksınız. Film izleyerek İngilizce öğrenmek, doğru vurgularla, doğru şekilde İngilizce konuşmayı  öğrenmenize yardımcı olacak.

Film İzleyerek İngilizce Öğrenmek için 7 İpuçu

1. İlginç bir film seçin. Bu gayet açık bir madde; eğer sıkıcı bir film seçerseniz, sıkılırsınız. Eğer sıkılırsanız, dikkatinizi bir-bir buçuk saat boyunca toplamak çok zor olur! Hele de İngilizce öğrenmek amacıyla film izliyorsanız!

Hatırlıyorum, çocukken İngilizce öğrenmek için saatler boyunca “Singing in the Rain” ve “Mary Poppins” gibi epey eski filmleri izlemem gerekiyordu. Şayet bu filmleri daha önce duymadıysanız, araştırabilirsiniz – bunlar hakikaten çok eski filmler! Bu filmlerden nefret ettiğim söylenemezdi ama onları pek de hevesle izlemiyordum.

Bu nedenle, film izleyerek İngilizce öğrenmek amacıyla ekran başına oturacaksanız, sevdiğiniz filmleri seçmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Doğru seçimi yapmak için için binlerce film eleştirisi ve değerlendirmenin yer aldığı Rotten Tomatoes adlı internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

2. Mevcut İngilizce seviyenize uygun bir film seçin. Örneğin; İngilizce öğrenmeye yeni başlayanlara İngilizcelerini geliştirmek için genellikle animasyon filmlerini izlemelerini tavsiye ediyorum. Bunun asıl sebebi, bu tür filmlerde kullanılan İngilizcenin genellikle oldukça anlaşılması kolay, düzgün ve İngilizce öğrenenlere uygun olması.

Diğer taraftan, “Romeo and Juliet” (Romeo ve Juliyet) gibi bir filmi izlemeyi tercih ederseniz, muhtemelen kafanız epey karışacaktır. Shakespear’in kullandığı İngilizceyi (birkaç yüzyıl önce kullanılan İngilizce) ekranda anlamak İngilizcesi ileri düzeyde olan öğrenciler için dahi çok zordur.

3. Sözlüğünüzü yanınıza alın. Belki buraya 3.5’inci maddeyi de eklemeliyim – alt yazılı bir film seçin! Bu sayede ilginizi çeken bir kelime duyduğunuzda hemen sözlükten anlamına bakabilirsiniz! Üstelik sözlükten anlamını bulduğunuz kelimeyi araştırma ve anlama zahmetine girdiğiniz için, bu kelimeyi uzun süre aklınızda tutabileceksiniz!

4. Kısa söz öbeklerini tekrarlayın! Bazen filmde gerçekten hoşunuza giden bir söz duyabilirsiniz. Örneğin; “hell yeah,” (tabii ki evet), “sure thing” (tabii ki, mutlaka) veya “you betcha!” (Emin olabilirsin! / tabii ki) gibi İngilizcede yaygın bir şekilde kullanılan kısa argo sözler gibi. Kulağınıza hoş gelen sözleri tekrar etmeniz de kolay olur. Bir süre sesli bir şekilde tekrar ettikten sonra bu sözleri uzun süre hatırlayacaksınız! Sözlü tekrar, film izleyerek İngilizce öğrenmekte kullanılan oldukça eğlenceli bir İngilizce alıştırma türüdür -en sevdiklerimizden!

5. Alt yazısız izleyin. Yabancı dilde bir filmi alt yazısız izlemenin zor olduğunu biliyoruz. O yüzden size şöyle bir önerimiz var: Bir film ilk defa izliyorsanız alt yazılı izleyin. Fakat aynı filmi ikinci defa izleme şansı bulduysanız, alt yazıları kapatmayı deneyin.

İkinci kez izlediğiniz bir filmin hikayesini zaten biliyorsunuzdur. Bu kez, ilk izleyişinizde anlamlarını araştırmış olabileceğiniz bazı kelimeleri dinlemeyi deneyebilirsiniz. Ya da alt yazılar olmadan filmin ne kadarını anladığınızı kontrol edebilirsiniz. Film izleyerek İngilizce öğrenmek ne kadar işe yarıyor, bunu da görmüş olursunuz.

6. VLC player. Bu video oynatma programı, bilgisayarınızda film izlerken kullanmanızı önerdiğimiz bir program. En sevdiğimiz araçlardan biri. Çoğu insan bu programı sadece film izleme amacıyla kullanıyor, ama biz biraz farklı bir şekilde kullanacağız. (Şayet bu programa sahip değilseniz, VLC player’ı internetten indirebilirsiniz. Bu ücretsiz bir program.)

Şöyle yapıyoruz: Hani, internetten film indirip izlemeye kalktığınızda bazen İngilizcesini anlamazsınız ya? VLC player filmi yarı hızında veya çeyrek hızında tekrar tekrar oynatmanıza olanak sağlıyor. Böylece anlamadığınız bir bölüm olduğunda daha yavaş bir hızda bu bolümü tekrar oynatabilir ve bir kez daha deneyebilirsiniz! Bu özellik, dinleme becerinizin gelişmesi açısından oldukça faydalıdır.

7. Kelimeleri kaçırıyorsanız sorun yok… Bırakın kaçsınlar. Son olarak, başlangıçta ne dediğimizi bir hatırlayalım! Film izlemek keyif verici olmalı… Bu yüzden, film izlerken birkaç kelime, söz, hatta birkaç cümle kaçırırsanız da dert etmeyin! Alt yazıları takip edin ve bu şekilde öğrenmeye çalışın. Kendinizi kötü hissetmeyin… Çünkü film izlemek eğlenceli olmalı!

İngilizce Öğrenmenin Daha İyi Bir Yolu: Film İzleyerek İngilizce Öğrenmek

Film izleyerek İngilizce öğrenmek eğlenceli olsa da, kabul edelim ki bazı dezavantajları da olabilir. Karşılaşabileceğiniz bazı sorunlar şunlar olabilir:

1. Alt yazı olmayabilir. Neyse ki, günümüzde bu soruna oldukça nadir rastlanıyor. Fakat filmi alt yazısız izlerseniz filmde neler olup bittiğini anlamak oldukça zor olacaktır.

2. Anlamak için filmi durdurup yeniden oynatmak zorunda kalabilirsiniz. Bazen, izlediğiniz film kolay olduğunda, ekranda söylenilen bir şeyi anlamak için filmin bir bölümünü birkaç kez tekrar izlemeniz yetebilir. Fakat diğer zamanlarda söylenen bazı şeyleri anlamak zor olabilir. (Örneğin; filmlerdeki profesör karakterlerini anlamak çok zor olabilir. Bu karakterler işleri gereği daha önce duymadığınız birtakım zor kelimeler kullanabilirler.)

3. Sürekli kelimelerin anlamlarına bakmak zorunda kalabilirsiniz. Bilmediğiniz her kelimenin anlamına sözlükten bakmak isteyebilirsiniz. Günümüzde kelimelerin anlamlarına telefonumuzdan hızlı bir şekilde bakabiliyor olsak da, filmi sürekli duraklatıp kelimelerin anlamlarına bakmak sinir bozucu olabilir.

4. Kelimeleri sonrasında hatırlamayabilirsiniz. Öğrendiğiniz her şeyin takibini yapmak, kaydını tutmak zor olabilir çünkü not almak hem zaman hem de çaba gerektiren bir eylemdir. Oysa biz film izleme deneyimimizin bilmediğimiz her kelimeyi not etmek için bölünmesini istemiyoruz. Film izleyerek İngilizce öğrenmek de keyifli olmalı!

5. Sonraları bu kelimeleri hatırlayıp hatırlamadığınızı bilmezsiniz. Bir hafta, bir ay ya da üç ay sonra öğrendiklerinizi unutabilirsiniz. Öğrendiklerinizi bir yere not almadığınız için kendinizi de test edemeyebilirsiniz.

Bu iş size zor geliyorsa ve başka türden eğlenceli videolar izleme fikrine açıksanız, FluentU’yu denemelisiniz. FluentU; film fragmanları, müzik klipleri ve TV dizileri gibi İngilizce öğrenmek için ideal olan bir dizi videoyu size sunuyor. Bu videoların tamamında alt yazılar, İngilizce kelimelerin tanımları ve kelimeleri daha iyi anlamanız için örnek cümleler de var.

FluentU, film fragmanları gibi zor videolardan İngilizce öğrenmek için idealdir. FluentU, video izleyerek İngilizce öğrenmek için kolayca erişebileceğiniz dev bir video havuzuna sahiptir. Aynı zamanda İngilizce öğrenmek için tasarlanmış özel bir video oynatıcısı da vardır. Öğrendiğiniz kelimeleri video kliplerle gözden geçirirsiniz. FluentU kaydettiğiniz gelişmeyi hafızasına alır ve bunu size uygun yeni videolar önermekte kullanır.

İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde, internet bağlantınızın ve kulaklığınızın olduğu her an her yerde video izleyerek İngilizce öğrenmek mümkün!

Film İzleyerek İngilizce Öğrenmek için Harika Olan 7 Eğlenceli Film

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

1. Finding Nemo (Kayıp Balık Nemo)

Finding Nemo, oğlu Nemo’yu kaybeden Marlin adındaki bir palyaço balığının yaşadığı maceraları anlatan bir animasyon filmdir. Marlin, yolculuğu esnasında Dory adında başka bir balıkla tanışır. Birlikte koca okyanusta Nemo’yu bulmak için muhteşem bir maceraya çıkarlar! Filmin büyüsünü bozup sonunu ele verecek şeyler söylemek istemiyoruz, bu yüzden burada duruyoruz. Ama bilin ki bu film yalnızca çocuklara değil, her yaştan seyirciye hitap eden muhteşem bir film. Tüm zamanların en iyi animasyon filmlerinden biri!

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

2. Terminator (Terminatör)

Terminatör serisi, gelecekte yapay zekalı makineler (İng. AI – artificial intelligence) ve insanlar arasındaki savaşı konu alan bir bilim kurgu film serisi. İnsanlık savaşı kazanmaya başladığında, yapay zekalı makineler geçmişe katil makineler gönderirler. Amaçları, insanlığın direnişinin lideri olarak kabul edilen John Connor’ı ve ailesini öldürmektir. Bu film,kendi türü içerisinde gerçekten benzersiz olan gerilimli bir bilim kurgu filmi.

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek 3. Titanic (Titanik)

Titanic, film tarihinde en çok takdir toplayan filmlerden biridir. Konusunu gerçek bir hikayeden alan bu film, Rose DeWitt Bukater (zengin bir ailenin kızı) ile Jack Dawson (gizlice gemiye binen fakir bir ressam) arasındaki aşk hikayesini konu almaktadır. Filmde zamanının en büyük yolcu gemisi olan RMS Titanic batmadan hemen önce geminin güvertesinde olup bitenleri gösteren epey heyecan verici sahneler de vardır. Titanic aynı zamanda daha önce büyük ihtimalle duyduğunuz Celine Dion şarkısı “My Heart Will Go On” şarkısının da geçtiği filmdir. Bu film tüm zamanların en büyük klasiklerinden biri ve teknik açıdan da tam bir şaheser!

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

4. Harry Potter

Büyüden hoşlanıyorsanız, Harry Potter sizi Hogwarts’ın ve büyücülük dünyasının gizemlerine götürecek. Bu film serisi aslında iyi ve kötü büyücüler arasındaki savaşı konu alan yedi ciltlik kitap serisinin uyarlamasıdır (toplam 8 filmi çekilmiştir). Hikaye ana karakterler Harry Potter ve Lord Voldemort etrafında geçmektedir. Bu filmi izledikten sonra artık büyü eskisi gibi görünmeyecek.

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

5. Star Wars

Star Wars, bir başka epik film serisidir. Oldukça gariptir ki, film serisi doğru sırayla çekilmemiştir. Film baştan sonu izlemek isterseniz şu şekilde izlemeniz gerekir: 4, 5, 1, 2, 3, 6. Star Wars evreninde geçen bu hikaye evrenin iki rakip gücü Jedi’lar ile Sith Lord’lar arasındaki uzun savaşı konu edinmektedir.

Start Wars serisinde evreni bir arada tutan bir “Gücün” olduğuna inanılmaktadır. Jedi’ler bu Gücü merhamet ve nezaket ile kullanmanın doğru olduğuna inanırken, Sith Lord’lar bu Gücü nefret, kin, öfke, kıskançlık ve diğer olumsuz duygular için kullanmaya inanmaktadır.

İki taraf arasında geçen bu bin yıllık savaşta Jedi şovalyeleri ve Sith Lord’ları 6 film boyunca heyecan verici anlar yaşatmaktadır. Star Wars’a benzeyen aynı tatta başka bir film daha yoktur… Kesinlikle izlemeye değer!

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

6. Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi)

Lord of the Rings, büyü kategorisindeki bir başka muhteşem film serisidir. Orta Dünya topraklarında geçen bu filmde üç ana ırk yer almaktadır: Cüceler, insanlar ve Elfler. Ayrıca Hobbitler ve Orklar gibi başka ırklar da vardır.

Bu film serisi, zamanının en şeytani varlığı olan Sauron’un önayak olduğu karanlık isyan planını anlatır. Bu kötülüğe karşı koymak için küçük bir grup savaşçı cesurca bir görev üstlenirler: Sauran’un gücünü bünyesinde barındırdığı söylenen bir yüzüğü yok etmek ve bu sayede Sauron’un da çöküşüne sebep olmak.

film-izleyerek-ingilizce-ogrenmek

7. Pirates of the Caribbean (Karayip Korsanları)

Pirates of the Caribbean, korsanları konu alan bir film serisi. Her bir film, adı Black Pearl (Kara İnci) olan geminin kaptanı Jack Sparrow’un maceralarını konu alır. İlk film, Jack’in çalınan gemisini geri almaya çalışmasıyla başlar. Bir sonraki filmde ise Jack, bir iyilik borçlu olduğu Davy Jones’un kalbini içinde saklayan Dead Man’s Chest’i (Ölü Adam Sandığı’nı) bulmak için yola çıkar. Son filmde de Jack, sularından içen kişiye sonsuz gençlik sunan sihirli bir çeşme olan Gençlik Çeşmesini bulmaya zorlanır.

Korsanlarla bu kadar eğleneceğiniz bir başka film bulamazsınız.

İşte, en iyi yedi film önerimiz burada sona erdi!

Burada önerdiğimiz filmler, film tarihinde en çok beğenilen filmler arasındadır. Umarız siz de onları izlerken zevk alırsınız ve film izleyerek İngilizce öğrenmek sizin için de keyifli bir deneyim olur!

Son Bir Şey Daha

Video izleyerek İngilizce öğrenmek hoşunuza gittiyse, FluentU uygulamamızı bir deneyin. FluentU uygulaması, çizgi film, haber programları, müzik klipleri, filmler, komik Youtube videoları gibi daha birçok video aracılığıyla size İngilizce öğretiyor:

English Videos with FluentU

Ana dili İngilizce olan insanların dinlemek için FluentU’yu kullanın. Dili nasıl farklı şekillerde kullandıklarını duyacak ve göreceksiniz. Ders kitaplarınızın ve sınıfınızın dışındaki gerçek dünyada İngilizcenin nasıl konuşulduğuna dair daha iyi bir fikriniz olacak. Hey, Hugh Jackman size İngilizce öğretiyorken neden İngilizceyi ders kitaplarından öğrenesiniz ki?

Learn Real English with FluentU

Ana dili İngilizce olanların konuşmalarını anlamak zor, değil mi? Alt yazılarla daha kolay anlamanızı sağlıyoruz. Ayrıca yaptıklarımız bununla da sınırlı değil. İngilizce videoları izlerken, duyduğunuz her bir kelimenin tanımını da görebiliyorsunuz.

Learn Real English with FluentU

Üstelik işin en iyi kısmı ne, biliyor musunuz? FluentU, öğrendiğiniz kelimeleri hafızasına alıyor ve öğrendiğiniz kelimelerle alakalı videoları ve örnekleri size öneriyor. Tam anlamıyla kişileştirilmiş bir deneyim sizi bekliyor.

Bilgisayarınızda veya tabletinizde internet sitesi üzerinden FluentU’yu kullanmaya başlayın, ya da, daha da iyisi, iTunes store’dan veya Google Play’den FluentU mobil uygulamasını indirin.

Gördüğünüz gibi biz, size film ve video izleyerek İngilizce öğretmek için sabırsızlanıyoruz. Umarız burada anlattıklarımızla sizi film izleyerek İngilizce öğrenmenin mümkün olduğu konusunda ikna edebilmişizdir. Dahası, umarız geleneksel olmasa da bu yöntemin İngilizce öğrenme konusunda size yardımcı olacağına da ikna olmuşsunuzdur.

Son olarak umarız ki film izleyerek İngilizce öğrenmek konusunda içinizde az da olsa heyecan uyandırabilmişizdir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.