amerikan-ingilizcesi-gramer

Amerikan İngilizcesine Özgü Bu 8 Gramer Kuralı Amerikalılar Gibi Konuşmanı Sağlayacak!

Amerikan İngilizcesi grameri derslerde ve kitaplarda öğrendiğin İngilizceden ne kadar farklı olabilir ki?

Bir örnek verelim:

Amerikalı bir ev arkadaşı bulup yanına taşındın ve alışveriş yapmak için dışarı çıkıyorsun.

“I shan’t be gone long!” (Çabuk dönerim!) diye sesleniyorsun.

Söylediğin cümlenin gramerinde herhangi bir hata olmadığından eminsin. Ama ev arkadaşın sana aklını kaçırmışsın gibi bakıyor.

Çünkü Amerikalılar Amerikan İngilizcesinde “shan’t”(“shall not”) gibi bazı yardımcı fiilleri hemen hemen hiç kullanmazlar. Bu tür konuşmalar Amerikalıların kulağına fazlasıyla resmi ve hatta kibirli gelir.

Diğer bir yandan, İngiliz İngilizcesi konuşan biri için söylediğin cümle tamamen normaldir.

E, o zaman mesele ne!?

Bunun en basit cevabı, İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi grameri arasında pek çok önemli fark oluşu.

Eğer yanlış anlaşılmaları önleme istiyorsan veya sadece daha doğal bir Amerikan İngilizcesiyle konuşmak istiyorsan, bu farklardan bazılarını öğrenmen önemli.

Bu yüzden, Amerikan İngilizcesi gramerinin ne gibi kurallarla işlediğini ve Amerikan İngilizcesini İngiliz İngilizcesinden farklı kılan şeylerin neler olduğunu anlaman için sekiz basamaklı kolay bir rehber hazırladık.

Learn a foreign language with videos

Amerikan İngilizcesi Grameri Çalışmanın Yolları (Hem de Evinde, Koltuğundan Bile Kalkmadan)

Amerikan İngilizcesi gramerine çalışmanın ve pratik yapmanın pek çok yolu var, TV izlemek gibi gayet eğlenceli ve kolay olan seçenek de dahil.

İçlerinden istediğini seçebileceğin tonlarca Amerikan TV dizisi var, ama bizim başlangıç için önerimiz “Modern Family”. Bu dizideki oyuncuların farklı farklı Amerikan aksanları var ve karakterlerin yaşları da birbirinden epey farklı. Bu da, bu diziyi izlerken oldukça farklı gramer yapılarına ve halk dilinde ve argoda kullanılan yerel ifadelere ve kelimelere maruz kalacağın anlamına geliyor.

amerikan-ingilizcesi-gramer

Eğer dinleme becerilerini geliştirmek için alıştırma yapmak istiyorsan, farklı türden hikayeler içeren haftalık meşhur program “This American Life” gibi Amerikan podcast’lerini dinlemeye çalış.

Bizim en sevdiğimiz podcast’lerden biri, her sezon bir hikaye anlatan ve genellikle suçlar veya büyük siyaset haberleri gibi konulara odaklanan “Serial.” Programın sunucusu Sarah Koenig’in anlaşılması kolay bir Amerikan aksanı var ve kusursuz bir gramer kullanıyor.

amerikan-ingilizcesi-gramer

Amerikan İngilizcesi kullanan bütün videoları veya ses kliplerini anladığından emin olmak mı istiyorsun? FluentU özgün İngilizce materyalleri dil öğrenenlerin anlamasını sağlamak için tasarlandı.

FluentU’da film fragmanları, müzik klipleri, ilham verici konuşmalar gibi pek çok özgün, gerçek dünyada konuşulan İngilizce ile hazırlanmış video dil öğrenme araçlarıyla donatılmış ve zenginleştirilmiş bir şekilde sunulur. Örneğin, her videonun interaktif (etkileşimli) altyazıları vardır. Altyazılardaki herhangi bir kelimenin üzerine tıklayarak anında tanımını ve beraberinde grameriyle ilgili bilgileri ve Amerikan İngilizcesindeki telaffuzunu görebilirsin. İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan uygulamaları sayesinde her an her yerde İngilizce çalışmaya zaman ayırabilirsin.

Tüm bunların yanı sıra, FleuntU’da öğrendiklerini unutmadığından emin olmak için kelime bilgi kartları ve eğlenceli kısa sınavlar da var. Videolar türlerine ve seviyelerine göre düzenlendiğinden, sana en uygun olanları bulman çok kolay. Burada bu meşhur ve inanılmaz komik TV reklamından eski Amerikan Başkanı Barack Obama’nın konuşmasına kadar, içlerinde Amerikan İngilizcesinin konuşulduğu pek çok seçeneğin de olduğu binlerce video var.

FleuntU’daki bütün videoları ve öğrenme özelliklerini FluentU deneme üyeliğiyle ücretsiz olarak keşfedebilirsin.

Amerikan İngilizcesi gramerini keşfetmek için daha geleneksel bir yol arayanlar, Amazon’da mevcut olan “Basic American Grammar and Usage,” (Temel Amerikan Grameri ve Kullanımı) gibi bir gramer kitabı satın alabilirler.

Bu kitapta Amerikan İngilizcesi grameri üzerine pek çok pratik ders var, üstelik kısa sınavları (quiz) sayesinde gelişimini de takip edebilirsin.

“American English File” gibi bir alıştırma kitabı almayı da seçebilirsin. Bu tür kitaplarda pek çok farklı seviyeye uygun olarak mevcut ve hepsinde Amerikan İngilizcesi grameri pratiği yapabileceğin tonlarca alıştırma var.

Pratik yapmaya başlamadan önce, İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi grameri arasındaki birkaç önemli farka değinerek bir giriş yapmış olalım!

Amerikalılar Gibi Konuşmanı Sağlayacak Amerikan İngilizcesine Özgü 8 Gramer Kuralı

Amerikan İngilizcesi Gramerinde Topluluk İsimleri Tekildir

İngilizcede “collective nouns” denen “topluluk isimleri,” insan topluluklarından veya gruplardan söz ederken kullanılan isimlerdir.

Topluluk isimlerine birkaç örnek vermek gerekirse, band (müzik grubu), team (ekip, takım), staff (personel, eleman kadrosu), community (topluluk, toplum), family (aile) ve committee (komite) isimlerini sayabiliriz.

Topluluk isimleri konusunda İngiliz ve Amerikan İngilizcesi gramerleri arasındaki fark, çoğul veya tekil sayılmaları ile ilgilidir.

İngiliz İngilizcesi genellikle topluluk isimlerini çoğul isimler olarak ele alır, bu yüzden fiil çekimi de çoğul olarak yapılır. Aşağıdaki örneklere bir bakalım.

İngiliz İngilizcesi: The staff are taking the day off.
Personel bugün izinli.

İngiliz İngilizcesi: The committee are making the decision today.
Komite kararı bugün veriyor.

Diğer taraftan, Amerikan İngilizcesi gramerine göre topluluk isimleri hemen hemen her zaman tekil olarak düşünülür ve fiil çekimleri de tekil özneye göre yapılır. Aynı örnek cümlelerin Amerikan İngilizcesi gramerine göre nasıl kurulacağına bakalım:

Amerikan İngilizcesi: The staff is taking the day off.
Personel bugün izinli.

Amerikan İngilizcesi: The committee is making the decision today.
Komite kararı bugün veriyor.

İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi grameri arasındaki bu önemli ayrım sık sık duyacağın farklardan biri.

Amerikalılar “Present Perfect Tense” Zaman Kipini Pek Fazla Kullanmaz

Amerikan İngilizcesi grameriyle geçmişten bahsetmek basittir. Amerikalılar geçmişte olup bitmiş eylemlerden söz ederken genellikle “simple past tense”, yani “basit geçmiş zaman” kipini kullanırlar.

Amerikan İngilizcesi: He ate his lunch.
O öğlen yemeğini yedi.

Amerikan İngilizcesi: I went to the store.
Ben mağazaya gittim.

Ancak, İngiliz İngilizcesi konuşanlar bazen bu durumlarda “simple past,” yani “basit geçmiş zaman” yerine, bu kipin tüm kullanımlarını kapsayan bir isim olmasa da dilimizde zaman zaman “yakın geçmiş zaman” olarak da nitelendirilen “present perfect tense” kipini kullanırlar. “Present perfect tense” zaman kipinde cümlenin yüklemindeki ana fiili “past participle,” yani fiilin üçüncü haliyle çekimlerken, ana fiilin önüne “to have” yardımcı fiilini getiririz.

İngiliz İngilizcesi: He has eaten his lunch.
O öğlen yemeğini yedi.

İngiliz İngilizcesi: I have gone to the store.
Ben mağazaya gittim.

Normalde, “present perfect tense” (yakın geçmiş zaman), süregelen, devam etmekte olan veya belirsiz bir zaman aralığında gerçekleşen eylemlerden bahsederken kullanılır. Örneğin:

 İngiliz veya Amerikan İngilizcesi: I have drawn a picture every day this week.
Bu hafta her gün bir resim çizdim.

Edatlarına Dikkat Et! Amerikan İngilizcesinde ve İngiliz İngilizcesinde Geçişli ve Geçişsiz Fiiller Ters Olabiliyor

“Geçişli fiiller,” (İng. “transitive verbs”) dolaysız tümleç alırlar. Bir başka deyişle, geçişli fiiller başka bir şeyin başına gelen bir eylemi ifade ederken kullanılırlar.

Geçişli fiillere örnek olarak “to bring” (getirmek) ve “to name” (adlandırmak, ad vermek) fiillerini verebiliriz.

She will bring pasta to the party.
O partiye makarna getirecek(Burada “pasta,” yani “makarna” dolaysız tümleç/nesnedir.)

They named the baby Charlotte.
Bebeğe Charlotte adını verdiler. (Burada “baby,” yani “bebek” dolaysız tümleç/nesnedir.)

“Geçişsiz fiiller,” (İng. “intransitive verbs”) dolaysız tümleç almazlar. Bu tür fiiller arasında “to smile” (gülümsemek) ve “to fall” (düşmek) vardır. İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi grameri arasındaki fark açısından dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, geçişsiz fiillerin ardından genellikle bir “preposition,” yani “edat/ilgeç” gelmesi, ardından bir dolaylı tümleç (nesne) olmasıdır.

She smiled at me cheerfully.
O bana neşeli bir şekilde gülümsedi. (Burada “at,” “-e,-a” anlamı veren, yönelme ifade eden “preposition,” yani “edat/ilgeç”tir ve “me” de Türkçede edat ile “ben” zamirini bir araya getiren “bana” kelimesi ile ifade edilir.)

Help! I fell off my bike! (“Off” is a preposition and “my bike” is the indirect object.)
Yardım edin! Bisikletten düştüm(Burada “off”  “-den,-dan” anlamı veren, ayrılma ifade eden “preposition,” yani “edat/ilgeç”tir; “my bike” ise “benim bisikletim” anlamına gelen dolaylı tümleç/nesnedir.)

Çoğu durumda, Amerikan İngilizcesi gramerinde geçişli olan bir fiil İngiliz İngilizcesinde geçişsiz olur. Başka zamanlarda ise Amerikan İngilizcesi gramerinde geçişsiz olan bir fiil İngiliz İngilizcesi gramerinde geçişli olabiliyor. Bu iki gramerin farklı bağlamlarda edat/ilgeç kullanmaları gerektiğini de göreceksin.

İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi gramerinde farklı kullanılan fiillere birkaç örnek verelim:

İngiliz İngilizcesi: They agree the treaty. (Geçişli)
 (Onlar) Anlaşmayı kabul ettiler.

Amerikan İngilizcesi: They agree to the treaty. (Geçişsiz)
                                        (Onlar) Anlaşmayı kabul ettiler.

İngiliz İngilizcesi: He appealed against the decision. (Geçişsiz)
(O) Karara karşı temyize başvurdu.

Amerikan İngilizcesi: He appealed the decision. (Geçişli)
(O) Kararı temyiz etti.

Hangi fiillerin geçişli hangilerinin geçişsiz olduğunu bilmek için epey pratik yapmak gerek; bu fiilleri ezberlemenin en iyi yolu ise ana dili İngilizce olan olabildiğince çok insanı dinlemek.

Amerikalılar “Simple Past Tense” (Basit Geçmiş Zaman) Zaman Kipinde Fiilleri “-ed” ile Çekimlerler

Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi, “simple past tense” (basit geçmiş zaman) tamamlanmış eylemleri ifade eder. Ezberlenmesi gereken pek çok düzensiz fiil olsa da, Amerikan İngilizcesindeki fiillerin çoğunluğunu geçmiş zamanda çekimlemek için sonlarına “-ed” getirmek yeterlidir.

to cook (pişirmek) → cooked (pişirdi)

Ancak, İngiliz İngilizcesinde genellikle bu fiillerin sonuna “-ed” yerine “-t” getirilir.

Birkaç örneğe bakalım:

İngiliz İngilizcesi: learn(öğrendi)

Amerikan İngilizcesi: learned (öğrendi)

İngiliz İngilizcesi: dream(hayal etti/rüya gördü)

Amerikan İngilizcesi: dreamed (hayal etti/rüya gördü)

İngiliz İngilizcesi: dwel(yaşadı / ikamet etti)

Amerikan İngilizcesi: dwelled (yaşadı / ikamet etti)

Geçmiş zamanı hangi şekilde ifade edersen et anlaşılacak olsan da, İngiliz İngilizcesini veya Amerikan İngilizcesini ana dili İngilizce olan biri gibi konuşmak istiyorsan bu farkı aklında tutman gerek. Hele de okul veya iş için Amerikan İngilizcesi ile bir şeyler yazacaksan bunu bilmek daha da önemli.

Amerikalılar “Have Got” Yapısını Pek Kullanmazlar

İkisi de duruma ve bağlama göre sahiplik ve zorunluluk/gereklilik anlamlarını ifade eden  “have” ve “have got” fiillerinin kullanımı da Amerikan ve İngiliz İngilizcesi gramerlerinde farklılık gösterir.

İlk olarak, İngiliz İngilizcesinde sahiplik belirtmek için “have got” fiili Amerikan İngilizcesinde olduğundan çok daha fazla kullanılır.

İngiliz İngilizcesi: I have got a dog.
Bir köpeğim var.

Amerikan İngilizcesi: I have a dog.
Bir köpeğim var.

İkinci olarak, İngiliz İngilizcesinde zorunluluk belirtmek için “have got” fiili Amerikan İngilizcesinde olduğundan çok daha fazla kullanılır.

İngiliz İngilizcesi: I have got to go home.
Eve gitmem gerek. (/ Eve gitmek zorundayım.)

Amerikan İngilizcesi: I have to go home.
Eve gitmem gerek. (/ Eve gitmek zorundayım.)

“Have got”ın bu kullanımlarını “present perfect tense” (yakın geçmiş zaman) kipinde “have/has gotten” olacak olan “got” ile karıştırma.

…Yani, en azından Amerikan İngilizcesi gramerinde öyle!

İngiliz İngilizcesi ile Amerikan İngilizcesi gramerleri arasındaki bir temel farklılık daha:

İngiliz İngilizcesi gramerinde “got,” “fiilin üçüncü hali” dediğimiz “past participle” olarak kullanılabilirken, Amerikan İngilizcesinde bunun yerine “gotten” kullanılır.

İngiliz İngilizcesi: My job has got better.
İşim daha iyi bir hal aldı.

Amerikan İngilizcesi: My job has gotten better.
İşim daha iyi bir hal aldı.

Küçücük bir kelimenin dil bilgisi açısından bu kadar çok fark içerebilmesi çılgınca, öyle değil mi?!

Amerikan İngilizcesinde ve İngiliz İngilizcesinde Farklı Yardımcı Fiiller Kullanılır

İngilizcede “modal verbs” denen fiiller bir tür “yardımcı fiil”dir (İng. “helping verb” veya “auxiliary verb”) ve cümlenin zamanını veya durumunu/anlamını değiştirmeye yardımcı olurlar.

İngilizcede yaygın olarak kullanılan bazı yardımcı fiiller: “should,” “would,” “will,” “could,” “might” ve “must.”

İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesinde bu yardımcı fiillerin kullanımları arasında farklılıklar vardır. Örneğin, shall ve shan’t neredeyse yalnızca İngilizler tarafından kullanılır, zira Amerikalılar bu kelimeleri fazla resmi bulurlar. Amerikalılar bunların yerine will ve won’t kullanırlar.

İngiliz İngilizcesi: I shall go.
Gideceğim.

Amerikan İngilizcesi: I will go.
Gideceğim.

İngiliz İngilizcesi: I shan’t attend.
Katılmayacağım.

Amerikan İngilizcesi: I won’t attend.
Katılmayacağım.

Ayrıca İngiliz İngilizcesi konuşanların planladıkları veya yapmak istedikleri şeyleri ifade ederken “should like to” ifadesini kullandıklarını da duyabilirsin. Amerikalılar genellikle bu ifadeyi kullanmazlar. Bunun yerine “would like to” veya “want to” derler.

Bu kavramı daha iyi açıklamak için birkaç örnek verelim:

İngiliz İngilizcesi: I should like to go on a date with you.
Seninle (bir randevuya) çıkmak istiyorum.

Amerikan İngilizcesi: I would like to go/want to go on a date with you.
Seninle (bir randevuya) çıkmak istiyorum.

Bu küçük bir fark gibi görünebilir, fakat ana dili İngilizce olanlar yalnızca bu yardımcı fiili duyarak bu cümlenin bir İngiliz mi yoksa bir Amerikalı tarafından mı söylendiğini anında anlayabilirler.

Amerikan İngilizcesi Gramerinde Zarfların Cümledeki Yeri Farklıdır

Amerikan İngilizcesinde zarfların cümledeki yerini oldukça kolay bir şekilde değişir, bazen fiilden önce gelirler, bazen sonra.

Amerikan İngilizcesi: She drank quickly./She quickly drank.
(O) içti çabucak./(O) çabucak içti.

Diğer taraftan, İngilizler genellikle zarfı fiilin arkasında kullanırlar.

İngiliz İngilizcesi: She drank quickly.
(O) içti çabucak.

Bu kullanım genellikle doğru olsa da, bu konunun biraz alengirli bir konu olduğunu çünkü zarfların cümledeki yerinin aslında zarfın türüne bağlı olduğunu unutma. Başka bir deyişle, zarf bir hareket tarzını mı, süreci mi, zamanı mı, kesinliği mi belirtiyor, bunu bilmelisin.

Daha ayrıntılı bir açıklama için zarf türlerini ve onları nasıl kullanabileceğini anlatan bu yazıya bir göz atabilirsin.

“Well” Kelimesinin Amerikan İngilizcesinde Daha Az Kullanımı Vardır

Amerikan İngilizcesi gramerinde “well” kelimesi yalnızca “iyi” anlamına gelen bir zarf olarak kullanılır.

Fakat İngiliz İngilizcesinde “well” kelimesi aynı zamanda “çok” anlamında da kullanılabilir.

İngiliz İngilizcesi: I’m well sleepy.
Çok uykuluyum.

Amerikan İngilizcesi: I’m very sleepy.
                                      Çok uykuluyum.

 

Tebrikler—İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi arasındaki en büyük sekiz gramer farkını öğrenmeyi başardın. Artık hem İngilizlerle hem de Amerikalılarla sohbet etmeye hazırsın!


Camille Turner tecrübeli bir serbest yazar ve bir ESL (İkinci dil olarak İngilizce) öğretmenidir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.