uluslararasi-turizm-ingilizcesi

16 Modern Konsept ile Uluslararası Turizm İngilizcesi Öğren

Uluslararası bir temalı eğlence parkında tur rehberi olarak çalıştığını hayal et.

Turizm alanında böyle işler de var ve akıcı bir İngilizcesi olanlar için bu hayalin gerçek olması mümkün!

Disneyland veya Jurassic Park gibi bir yerde çalışabilirsin.

Bu iki park çok farklı yerler olsa da, ikisinde çalışmak için de turizm ve otelcilik İngilizcesi bilmek gerekiyor.

Bu parklar gibi bir yerde çalışmak istemiyor olsan bile, bu tür parklardan birini ziyaret etmek isteyebilirsin. Uluslararası turizm İngilizcesi ve kelimeleri bilmek eğlence amaçlı gezilerde de işine yarayacaktır. 

Birkaç İngilizce seyahat sözüyle ve modern turizme dair biraz kelime bilgisiyle dünyanın her yerine seyahat edebilir ve istediğin yerde çalışabilirsin, istersen bir ormanın derinliklerine seyahat edebilir veya kültürel zenginliklerle dolu bir şehirde birkaç gün gezebilirsin.

İster profesyonel nedenlerle turizm İngilizcesi öğreniyor ol, ister eğlence amaçlı gezilerin için, bu yazıdaki modern uluslararası turizm konseptlerini (hem İngilizce hem de Türkçe olarak) bilmek senin için faydalı olacaktır.

Neden Uluslararası Turizm Konseptlerini Öğrenmelisin?

Bilgilerini Güncel Tutmuş Olursun

Turizm hızlı değişen bir sektör olduğundan, sık sık yeni turizm konseptleri ortaya çıkar. Sürekli öğrenmek sektörün güncel bilgilerini takip edebilmenin tek yoludur.

Geçmişte, turistler ve gezginler genellikle konaklayacak bir yere ihtiyaç duyduklarında oda ve kahvaltı (İng. bed and breakfast) hizmeti veren bir yere giderlerdi. Şimdi çoğu turist, seyahat acenteleri yoluyla veya internet üzerinden önceden rezervasyon yapıyor. Hatta bazıları gidecekleri yerde kendilerini bekleyen bir odaları olduğundan emin olmak için mobil uygulamalar kullanıyor. Bu, turizmin nasıl değiştiğinin örneklerinden yalnızca biri.

Bu değişikliklerle birlikte, bilmekte fayda olan birtakım yeni konseptler de var. Yukarıdaki durumda, “make a reservation” (rezervasyon yapmak), “online reservation”(çevrimiçi rezervasyon), “advanced booking” (önceden rezervasyon) ve “mobile app” (mobile uygulama) terimlerini bilsen iyi olur.

Öğrenecek çok şey var ve sektör hala sürekli değişmekte!

Turizm Sektöründeki İş Görüşmelerinde Mükemmel Sonuçlar Alırsın

Bu heyecan verici sektörde bir iş istediğin için uluslararası turizm İngilizcesi öğreniyor olabilirsin.

İster Marriott International, IHG veya Sheraton gibi küresel otel zincirlerinden birinde çalışmayı planlıyor ol, ister tur operatörü olmayı arzuluyor ol, en son turizm trendlerini bilmenin büyük faydası olacaktır. Bu trendler üzerine doğru kelimelerle konuşabiliyor olmak, gelecekteki işverenlerini etkileyip İngilizce mülakatlarda başarılı olmanın ilk adımıdır.

Eğlenmiş Olursun

Nasıl seyahat etmeyi seversin? Kadim şehirleri keşfe çıkmaktan mı hoşlanırsın yoksa tropik bir kumsalda uzanıp rahatlamayı mı?

Seyahat etmenin ve dünyayı deneyimlemenin pek çok farklı yolu var. Belki henüz farkında bile olmadığın tatil türleri vardır. Günümüzün uluslararası turizm sektörünün en son trendlerini ve konseptlerini ele alacağımız bu yazıyla sana seyahat İngilizcesi öğrenmen için ilham vermeyi amaçlıyoruz, böylece konfor alanından çıkıp pek çok eğlenceli deneyim yaşayabilirsin.

Elbette, bu terimleri kullanmak için aynı zamanda temel İngilizce bilgisine de sahip olman gerekir. Bu bilgiyi en üst düzeyde bir dil öğrenme aracı olan FluentU ile edinebilirsin. FluentU müzik klipleri, film fragmanları, haberler ve ilham verici konuşmalar gibi gerçek dünyaya ait videoları alıp onları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürür.

FluentU’daki her videonun sayfadan ayrılmadan görebileceğin kelime tanımlarını içeren altyazıları var, üstelik özelleştirilebilir kısa sınavlar (quizzes), kelime bilgi kartları (flashcards) ve kelime listeleri gibi daha pek çok dil öğrenme aracı da beraberinde geliyor. Seyahate çıkmadan ya da o hayati öneme sahip mülakata girmeden önce FluentU ile İngilizce bilgi ve becerilerini tazele. İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde her an her yerde İngilizce çalışmaya zaman ayırabilirsin.

Bu 16 Modern Konsept ile Uluslararası Turizm İngilizcesi Öğren

Responsible Tourism (Sorumlu Turizm)

Sorumlu turizm, ziyaretçilerin gittikleri yerin kültürüne ve çevreye saygı duymalarını gerektiren bilinçli bir turizm türüdür. Bu, turistlerin ve turizm sektörü çalışanlarının eylemlerinin sonuçları olduğunun farkına vardıkları ve çevrelerine zarar vermeyecek şekilde davrandıkları bir trend.

Sorumlu turizm, doğayı ve ziyaret edilen alanların otantikliğini korumak ve sektörde çalışanların çalışma koşullarını iyileştirmek açısından iyi bir turizm türü.

Uluslararası alanda sorumlu turizme dair temel konseptler şunlar:

1. Carbon Footprint (Karbon Ayak izi)

Anlamı: Karbon ayak izi, bir eylem, kişi veya şirket tarafından üretilen ve çevre üzerinde olumsuz etkileri olan karbondioksit miktarını belirtir.

Hava yolculuğunun karbon ayak izi yüksek olduğundan, bu kavram sorumlu turizm açısından son derece önemli. Bu kavramla ilişkili kelimeler “carbon-neutral” (karbonsuz – karbondioksit salınımı ve emiliminin eşit olduğu durumlar) ve “ecological footprint” (ekolojik ayak izi – tüketilen kaynakların yerine geçmesi için gereken ekstra arazi).

Eğer “Carbon Footprint”in telaffuzu konusunda bir rehbere ihtiyaç duyuyorsan, Forvo kullanabileceğin harika kaynaklar arasında.

Örnek Cümle: Frequent flyers should contribute to projects that help reduce their carbon footprint.
                              Sık uçan yolcuların karbon ayak izlerini azaltmaya yardımcı olacak projelere katılmaları gerekir.

2. Sustainable (Sürdürülebilir)

Anlamı: Gelecekte de uzun bir süre boyunca aynı seviyede devam edebilir olmak.

Uluslararası turizmde, sürdürülebilir kaynaklar kullanmak demek, yalnızca çevreye zarar vermeyecek veya çok fazla sınırlı kaynak (tükenebilecek kaynak) kullanmayacak şeyler ve ulaşım yolları kullanmak demektir.

Günümüzde sürdürülebilir turizme karşı tehdit oluşturan şeylerden biri, “overtourism (fazla turizm)” ve bu da çok fazla insanın aynı yere o yeri idare etmenin zorlaşacağı şekilde seyahat etmesi anlamına geliyor (başka bir deyişle, o yer sürdürülemez hala geliyor).

Örnek Cümle: Bhutan limits the number of its annual visitors to ensure sustainable tourism.
Butan sürdürülebilir turizmi sağlamak için yıllık ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.

3. Ecological (Ekolojik)

Anlamı: Çevreyle ve çevrede yaşayan bütün organizmalarla ilgili.

Çevre sorumlu turistler için büyük bir endişe kaynağı olduğundan, esas amaçlarından biri bölge ekolojisinin korunmasıdır.

Örnek Cümle: An ecological group organizes treks and fundraisers in Mount Kilimanjaro.
Ekolojik bir grup Kilimanjaro Dağı’nda yürüyüşler ve bağış etkinlikleri organize ediyor.

Experience Tourism (Deneyim Turizmi)

Gittikçe daha fazla turist ve tur operatörü yalnızca dinlenme amaçlı tatiller yerine deneyimlere ve aktivitelere odaklanmaya başladı. Günümüzün uluslararası turizminde popüler olan bazı seyahat deneyimleri şunlar:

4. Adventure Tourism (Macera Turizmi)

Anlamı: Fiziksel olarak zorlayıcı birtakım aktiviteler içeren turizm türü.

Macera turlarının örnekleri arasında Everest’e tırmanmak, tropikal Borneo adasında yürüyüşler yapmak ve skydiving (hava dalışı/serbest düşüş) sayılabilir.

Örnek Cümle: Adventure tourism is becoming prominent with visitors trying things like paragliding, free diving and mountain biking.
                             Macera turizmi yamaç paraşütü,  serbest (tüpsüz) dalış ve dağ bisikleti gibi şeyler deneyen ziyaretçilerin artmasıyla birlikte ön plana çıkıyor.

5. Off the beaten track (Alışılmadık rota, ücra yer)

Anlamı: Sık ziyaret edilmeyen, normalde insanların geçtiği yolun dışında kalan, ücra.

Kimi insanlar Paris, Rio de Janeiro veya Hong Kong gibi dünyanın en meşhur şehirlerine gitmeye bayılırlar. Kimileri ise, kalabalıklardan uzak kalmayı ve herkesin seyahat etmediği destinasyonlara giderek gizli kalan hazineleri keşfetmeyi seçerler.

Örneğin, Fransa, İtalya ve İspanya Avrupa’nın düzenli olarak ziyaret edilen yerleriyken Moldovya, Polonya ve Bosna-Hersek daha alışılmadık rotada kalıyor.

Örnek Cümle: I like to travel off the beaten track so that I can explore a place in my term and avoid the crowd.
Gittiğim yeri kendi koşullarımda keşfetmek ve kalabalıklardan kaçınmak için alışılmadık rotalarda seyahat etmeyi seviyorum.

6. Real Food Movement (Gerçek Gıda Hareketi)

Anlamı: Gerçek gıda hareketi gıdaları doğada bulundukları şekilde yemekle ilgili (hiçbir kimyasal veya katı maddesi eklenmemiş, işlenmemiş ve ham haliyle tam gıda tüketmekle).

Yabancı bir ülkeye seyahat eden turistlerin gittikçe daha fazlası gittikleri yerin gerçek gıdalarını deneyimlemek istiyor.

Örnek Cümle: The real food movement in the city has attracted many food professional chefs as well as foodie travelers.
Şehirdeki gerçek gıda hareketi yemek üzerine uzmanlaşmış pek çok profesyonel şefin yanı sıra mutfağa ve yemeklere düşkün gezginleri de kendine çekti.

7. Natural Reserve (Doğal Koruma Alanı)

Anlamı: Hayvanlara ve bitkilere ayrılan korumalı bir bölge.

İklim değişikliği tehlikesi yüzünden pek çok hükumet doğal koruma alanlarını korumak için oldukça uğraşıyor. Doğal koruma alanlarına düzenlenen sorumlu ve ekolojik turlar nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlara ve bitkilere karşı farkındalığı arttırmanın yollarından biri.

Örnek Cümle: Can Gio is a natural reserve with animals like monkeys and crocodiles living in a protected environment.
Can Gio maymun ve timsah gibi hayvanların koruma altındaki bir çevrede yaşadıkları bir doğal koruma alanı.

8. Ecotourism (Ekoturizm)

Anlamı: Belirli çevrelere yapılan ve çoğunlukla onları koruma amacı güden turizm.

Kimi insanlar tatilde rahatlayıp keyiflerine bakmak yerine ziyaret ettikleri yerlerde yaşayan insanlara, hayvanlara ve çevreye yardımcı olabilecekleri yerlere gitmekten hoşlanırlar. Ekoturizm, turistleri korunmalarına ve devamlılıklarını sürdürmeye yardımcı olabilecekleri egzotik yerlere götürür.

Örnek Cümle: She wants to get a job in ecotourism since she wants to travel and help beautiful places around the world.
                             Ekoturizm alanında bir işe girmek istiyor çünkü dünyanın güzel yerlerine seyahat edip oralara yardım etmek istiyor.

Sharing Economy Tourism (Paylaşım Ekonomisi Turizmi)

Çoğu kişi, insanların hizmetleri ve kaynakları paylaşmaları etrafında dönen bir ekonomik sistem olan paylaşım ekonomisi fikrini kullanıyor. Bu alışverişler genellikle internet üzerinden gerçekleşiyor ve belirli bir bedeli olabiliyor (gerçi genellikle bu kaynakları doğrudan satın almaktan daha ucuza geliyor) ya da bedelsiz (ücretsiz) olabiliyor.

Turizmde paylaşım ekonomisi ile ilişkilendirilen temel konseptlerden bazıları şunlar:

9. Reviews (Değerlendirme Yazıları/Yorumlar)

Anlamı: İnsanlar bir otel veya tur gibi bir seyahat hizmetini kullandıklarında, o hizmete dair bir değerlendirme yazısı yazabilirler. Bu yazılar, belirli bir hizmeti kullanan kişilerin hizmetle ilgili düşünce, deneyim ve yorumlarını başkalarıyla, genellikle internet üzerinden paylaştıkları yazılardır.

Bu değerlendirmeler ve yorumlar bir işletmeyi yerin dibine de sokabilir, en tepeye de çıkartabilir, çünkü çoğu kişi bir yere gitmeden veya bir hizmet almadan önce bu yorumları incelerler. Eğer turizm sektöründe çalışıyorsan, iyi yorumlar almak için iyi bir hizmet sunmalı ve müşterilerinin yorumlarını kendini geliştirip eksiklerini gidermek adına takip etmelisin. Eğer turist veya gezginsen, bir yere gitmeden önce daima bu yorumlara bakmalısın. Başkalarının o yerle veya hizmetle ilgili neler düşündüklerini ve hissettiklerini görmek faydalı olacaktır.

Örnek Cümle: I picked that hotel because it has many positive reviews.
O oteli seçtim çünkü hakkında pek çok olumlu yorum (değerlendirme) var.

10. Vacation Home (Tatil Evi)

Anlamı: İnsanın bütün yıl değil, yalnızca tatiller süresince yaşadığı ev. Bu evin Türkçe karşılığı olarak “yazlık ev” dememe sebebimiz, tatil dönemlerinin yalnızca yaz mevsiminde olmaması.

Artık gittikçe daha fazla insan fazladan para kazanmak için yüksek sezonda tatil evlerini kiralıyor.

Örnek Cümle: We rent out our vacation home all year long since it’s in the perfect place for winter and summer travel.
                            Tatil evimizi tüm yıl boyunca kiralıyoruz çünkü evimiz hem kış hem de yaz seyahatleri için ideal bir yerde.

11. Airbnb

Anlamı: Airbnb insanlara evlerinin bir bölümünü seyahat edenlere kiralama imkanı tanıyan çevrimiçi bir servis.

2008’de faaliyete girdiğinden beri, bu internet sitesi epey popülerlik kazandı ve artık insanlara yalnızca evlerindeki fazla odaları değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları şehirle ilgili sahip oldukları bilgileri de paylaşma imkanı tanıyor.

Örnek Cümle: We found a great Airbnb room for our trip to Paris and saved a lot of money on accommodation.
Paris seyahatimiz için harika bir Airbnb odası bulduk ve konaklamadan epey bir tasarruf ettik.

12. CouchSurfing

Anlamı: CouchSurfing de turistlerin ve gezginlerin geceyi evinizde geçirmesine izin verme konseptine sahip, fakat bu sistemde ev sahipleri para almıyor. Bunun yerine, birinin evinde kalan kişi veya kişiler de ev sahipleri için temizlik yapmak veya onlara kendi dillerini öğretmek gibi birtakım iyilikler yapıyorlar.

Örnek Cümle: CouchSurfing works great for travelers with a limited budget if they can find enough willing hosts.
Eğer yeterince gönüllü ev sahibi bulunursa, CouchSurfing limitli bir bütçesi olan gezginler için harika bir sistem. 

Bleisure (Business+Leisure – Tatiliş)

Bleisure, iş ve tatil (eğlence) amaçlı gezilerin arasında kalan bulanık çizgiyi ifade ediyor. Bu kavramın henüz Türkçede yaygınlaşmış bir karşılığı yok. Örneğin, Paris’teki bir konferansa gitmen gerek ama yanında eşini de götürüyorsun. Böylece orada fazladan bir gün daha kalıp birlikte şehrin ünlü katedralini ziyaret edebiliyorsunuz.

Bleisure adı verilen bu seyahat kapsamına giren bazı önemli konseptler şunlar:

13. Business traveler (İş için seyahat eden kişi)

Anlamı: İş amaçlı seyahat eden kişi.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, artık iş için seyahat eden çoğu kişi iş seyahatlerini fırsat bilip gittikleri yerleri keşfetmeye de zaman ayırmaya başladı.

Örnek Cümle: This airport hotel caters specifically for business travelers, providing dry-cleaning, free Wi-Fi and a large meeting room.
                              Bu havaalanı oteli özellikle iş için seyahat eden kişilerin ihtiyaçlarını gidermek için kuru temizleme, ücretsiz Wi-Fi (internet) ve büyük bir toplantı salonu hizmeti veriyor.

14. Millennial (Milenyum Kuşağı / Y Kuşağı)

Anlamı: 2000 yılı civarında yetişkin olan kişi. Uluslararası turizm ve bleisure bağlamında milenyum kuşağı mensupları, iş seyahatlerini tatil aktiviteleri ile birleştirme eğilimi gösteren turist gruplarını ifade eder.

Örnek Cümle: Millennials are causing an increase in bleisure, since they enjoy traveling for fun but often have to take their jobs on the road with them.
                            Milenyum kuşağı mensupları 
bleisure’da bir artışa sebep oluyorlar zira eğlence amaçlı seyahat etmeyi sevseler de genellikle işlerini de beraberlerinde götürmeleri gerekiyor.

Digital Nomads (Dijital Göçebeler)

Gittikçe daha fazla genç insan ve hatta genç aileler göçebe bir yaşam tarzını benimsiyorlar, bu da tek bir yerde yaşamak yerine sürekli seyahat ederek yer değiştirdikleri anlamına geliyor.

Bu durumu mümkün kılan şey internet üzerinden çalışmak oldu. Dijital göçebeler bu teknoloji sayesinde dünyanın her yerinden uzaktan çalışabiliyorlar. Sayıları arttıkça, turizm sektörü de bu gezginlere ayak uydurmaya başladı; artık bu göçebeler için ortak çalışma alanı veya uzaktan çalışma imkanı gibi hizmetler sunulmaya başlandı.

15. Co-working space (Açık/Ortak Çalışma Alanı)

Anlamı: Açık/ortak çalışma alanı denen yer bir ofis veya kafeterya gibi bir yer olabilir ve dijital çalışanların ve küçük işletme sahiplerinin bir arada çalıştıkları alanları ifade eder. Bu alanlar hem çalışanların veya iş sahiplerinin masraflarını düşük tutar hem de onlara tek bir fiziksel konuma bağlanmak yerine dünyanın herhangi bir yerinden çalışma imkanı sağlar.

Örnek Cümle: In 2016, we met in Chiang Mai when we both worked in the city’s most popular co-working space.
2016’da, Chiang Mai’de, ikimiz de şehrin en popüler ortak çalışma alanında çalışırken tanıştık.

16. Remotely (Uzaktan)

Anlamı: Uluslararası turizm ve dijital göçebelik bağlamında uzaktan çalışma, çalışanın bir ofise bağlı kalmadan, internet üzerinden istediği herhangi bir yerden çalışabilmesini ifade eder.

Örnek Cümle: He worked remotely and traveled the world for five years.
Beş yıl boyunca uzaktan çalıştı ve dünyayı gezdi.

 

İngilizce kelimeler öğrenmek gayet eğlenceli ve kolay olabilir, özellikle de öğrenmenizin özel bir amacı varsa. İster uluslararası turizm sektöründe bir işe girmeyi istiyor ol, ister yalnızca seyahat etmekten hoşlanıyor ol, bu konseptlerin hem İngilizcelerini hem de Türkçede ne anlama geldiklerini bilmek senin için faydalı olacak. Uluslararası turizm İngilizcesine dair bilgilerle hazırlanan bu listeyi yalnızca İngilizce yeterliliğini arttırmak için değil, aynı zamanda bu heyecan verici sektöre dair bilgini arttırmak için de kullan.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.

Enter your e-mail address to get your free PDF!

We hate SPAM and promise to keep your email address safe

Close