ingilizce-yazma-pratigi

İngilizce Yazma Pratiği Kazanmanız için Edinmeniz Gereken 16 Günlük Alışkanlık

İngilizce öğreniyorsunuz ve İngilizce yazı yazmak size zor geliyor, öyle mi?

Belki yeterince İngilizce yazma pratiği yapmamışsınızdır. Ama buna bir çözümümüz var!

İngilizce çalışırken öğrendiklerinizi kullanarak bir yabancıyı mutlu etmek ister misiniz?

Peki, dünyanın her yerinden yeni arkadaşlar edinip onlardan mektup almak ister misiniz?

Ya dünyayı değiştirmek için size ilham veren bir şeyler olsaydı?

Ne mutlu ki, bu üç durum da (daha fazlasıyla birlikte) sizin için gerçek olabilir.

Tek ihtiyacınız olan, bir kağıt ve kalem.

Doğru okudunuz, İngilizce yazılar yazarak gerçekten harika bazı şeyler yapabilirsiniz. Üstelik aynı zamanda oldukça faydalı İngilizce yazma alıştırmaları da yapmış olursunuz.

Yazmak, kelime bilginizi ve dil bilginizi geliştirir, daha iyi bir okur olmanızı sağlar ve size kendinizi İngilizce olarak açık ve net bir şekilde ifade etmeyi öğretir. Sıkıcı İngilizce yazma ödevlerine veda edin, çünkü burada İngilizce yazma pratiği yapmanın 16 eğlenceli yoluyla tanışacaksınız.

Not: Bu alıştırmaların çoğu en fazla beş on dakikanızı alacaktır. Bu yüzden her gün İngilizce yazmak için bu önerilerin birkaçının bir karışımını uygulayın—yalnızca beş dakikalığına olsa bile.

İngilizce Yazma Pratiği Kazanmanız ve Daha İyi İngilizce Yazmanız için 16 Günlük Alışkanlık

Learn a foreign language with videos

1. Günlük Listeler Yapın ve Takvim Notları Oluşturun

İngilizce yazmak sizin için hala korkutucuysa, kısa listeler yaparak yazmaya kolay bir başlangıç yapabilirsiniz.

Her gün yapmanız gereken şeyler için İngilizce kısa bir yapılacaklar listesi hazırlayarak işe başlayın. Bu listeleri küçük kağıt parçalarına yazabilir, hatta Todoist veya Wunderlist gibi uygulamalara kaydedebilirsiniz.

Sonra, alışveriş listenizi İngilizce yazmaya başlayın. Bu hem gıda maddelerinin ve yemeklerin İngilizce isimlerini öğrenmek için hem de normalde İngilizce düşünmediğiniz zamanlarda İngilizce düşünmenizi sağlamak için harika bir alıştırmadır. Muhtemelen her hafta aldığınız gıdaların bazıları aynı olacaktır, bu sayede bu kelimeleri tekrar ederek hafızanızda kalmasını da sağlamış olursunuz. Başlangıç seviyesindeki kişiler alışveriş listesi tutmaya başlarken grocerylist.org’daki bu tam yiyecek listesinden faydalanabilirler.

İngilizceye geçmenize yardımcı olması için bu projeye biraz para harcama konusunda istekliyseniz kendinize bunun gibi bir alışveriş listesi defteri satın almayı düşünebilirsiniz. Her sayfadaki liste başlığı İngilizce olunca, her seferinde listeye İngilizce yazmanız gerektiğini de hatırlamış olursunuz.

Hatta her sayfasında yanlarında birer işaretleme kutucuğu bulunan 100’ün üzerinde gıda maddesinin adının yazdığı alışveriş listesi defterleri bile var. Bunlara İngilizcede “All Out Of pads” deniyor (Türkçesine “hepsi bitti” defterleri diyebiliriz). Örneğin evinizde hiç elma kalmadığında, “apples” kelimesinin yanındaki kutucuğa bir işaret koyuyorsunuz. Bu kadar basit!

Eğer uygulamaları seviyorsanız, İngilizce bir alışveriş listesi uygulaması kullanabilirsiniz; Buy Me a Pie! bu uygulamalara iyi bir örnektir. Bu uygulamada siz kelimeleri yazarken öneriler getiren bir otomatik doldurma özelliği de vardır. Örneğin, eğer “yog-” diye yazmaya başlarsanız, uygulama size “yogurt” önerisini getirip kelimeyi sizin için tanımlayacaktır.

Eğer günlük ya da aylık ajanda tutuyorsanız, randevularınızı ve katılacağınız etkinlikleri İngilizce yazın. Alışveriş listenizde olduğu gibi, muhtemelen takviminizdeki notlarda da bazı kelimeleri tekrar tekrar kullanacaksınız. Eğer uygulamaları tercih ediyorsanız, telefonunuzun takvim uygulamasını İngilizce kullanın veya ücretsiz bir takvim uygulaması indirin.

2. Tek Cümlelik Bir Günlük Tutun

Yazmaya başlamanın bir başka kolay yolu da tek cümlelik bir günlük tutmaktır. Buradaki fikir çok basit: Bir günlük tutun ve her gün bu günlüğe bir cümle yazın. Özel bir şeye ihtiyacınız yok—bir defter ve bir kalem yeter.

Günlüğünüzü göz önünde bir yere koyun ve ve her gün aynı saatte yazmaya çalışın. Örneğin, günlüğünüzü yatağınızın başucuna koyup her gün yatmadan önce cümlenizi yazabilirsiniz. İsterseniz günlüğünüzü masanızda tutabilir ve öğle arasında da yazabilirsiniz.

Bir cümle yazmak çok zamanınızı almaz, bu yüzden başlangıç seviyesindekiler için harika bir alışkanlıktır. Eğer biraz daha ileri seviyedeyseniz ya da daha fazla yazmak istiyorsanız, günde bir cümleden fazlasını da yazabilirsiniz. Fakat günlüğünüze yazmayı unutursanız, bir günden fazla ara vermemeye çalışın. Bir seferde iki sayfa yazıp haftalarca ara vermektense her gün birer cümle yazmak daha iyidir. İlerleme kaydetmek için istikrarlı olmalısınız!

Eğer isterseniz, yazar Gretchen Rubin tarafından hazırlanan bu beş yıllık tek cümlelik günlüğü satın alabilirsiniz.

3. Çevrimiçi İçeriklere Yorum Yapın

YouTube’da video izliyorsunuz, değil mi? Bir daha YouTube’da video izlediğinizde, videonun altına kısa bir yorum yazın. Yeni bir yorum yazabilir ya da başka bir kullanıcının yorumuna yanıt verebilirsiniz. (İpucu: Eğer İngilizce videolar izlerseniz, yorumlar da büyük ihtimalle İngilizce olacaktır!)

Diğer çevrimiçi içerikler için de aynısını yapmaya başlayın. İyi bir blog yazısı mı okudunuz? İngilizce bir yorum bırakın. Facebook’ta ya da  G+’ta harika bir paylaşım mı gördünüz? Yorum yapın!

4. Bir Haiku Yazın

Geleneksel Japon şiir formu olan Haiku, üç dizeden (satırdan) oluşan bir şiir formudur. İlk dizenin 5 heceli olması gerekiyor, ikinci dizenin 7 ve son dizenin yine 5 hecesi olması gerekiyor: 5-7-5. Örnek olarak size Threadless t-shirt şirketinden komik bir haiku gösterelim:

Haikus are easy
But sometimes they don’t make sense
Refrigerator

Haiku kolay
Fakat bazen anlamsız
Bir buzdolabı

Bu haiku’yu hecelerine bölelim

Hai-kus are ea-sy / Ha-i-ku ko-lay = 5
But some-times they don’t make sense / Fa-kat ba-zen an-lam-sız = 7
Re-fri-ger-a-tor / Bir buz-do-la-bı = 5

Eğer İngilizce bir kelimenin kaç hecesi olduğundan emin değilseniz, onu How Many Syllables? sitesindeki bu hece sözlüğüne yazabilirsiniz. (Aynı zamanda heceleri kendi kendinize saymayı öğrenmek için kullanışlı kılavuzlarından da faydalanabilirsiniz. Her sayfanın sonundaki ampul bir sonraki sayfaya bağlantı veriyor.)

Haiku formatına alışana kadar kendi haiku’larınızı Write a Haiku sayfasında yazabilirsiniz. Bu basit çevrimiçi araçta haiku’nuzu yazmanız için boş yer bulunuyor. Siz kelimeleri yazdıkça size kaç hecelik yeriniz kaldığını söylüyor.

Haiku’larınızı Haiku Village’de başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Kendinizi biraz daha zorlamak isterseniz, Courtney Symons‘ın yaptığı gibi art arda 100 gün boyunca bir haiku da yazabilirsiniz!

5. Tweet Atın

Twitter’daki  Tweets’ler en fazla 140 karakter uzunluğunda olabiliyor. Bu yüzden İngilizce yazma konusunda kendinizi rahat hissedene kadar tweet atmak (ya da yazmak) da küçük miktarlarda İngilizce yazma pratiği yapmak için iyi bir adımdır.

Eğer isterseniz hesabınızı gizli tutabilirsiniz, ancak hesabınızı halka açmak daha eğlenceli olabilir. Bu şekilde başkaları da yazdıklarınızı görüp size cevap yazabilir. Unutmayın, kendinize hesap açarken kullanıcı adı olarak gerçek isminizi yazmak zorunda değilsiniz!

Twitter şu anda olup bitenleri aktarmak üzere ortaya çıkmıştır. Üzerine tweet atabileceğiniz birkaç konu önerisi vermek gerekirse:

İhtiyacınız olursa diye, size üzerine tweet atabileceğiniz 42 fikir daha sunabiliriz, bu bağlantıya tıklayın yeter!

Eğer ana dili İngilizce olan arkadaşlarınız varsa, onlardan sizi takip etmelerini isteyin. Eğer kendinizi daha hızlı geliştirmek istiyorsanız, onlardan İngilizce tweet’lerinizde hata görürlerse sizi düzeltmelerini rica edin.

6. Etrafınızı İlham Verici Sözlerle Donatın

“You must be the change you wish to see in the world.”
“Dünyada görmek istediğiniz değişiklik, siz olmalısınız.”

Yukarıdaki alıntı, Mahatma Gandhi’nin belki de en iyi bilinen ilham verici sözlerinden biri. İlham verici sözler sizi heyecanlandırır ve size umut verir. Gandhi’nin yukarıdaki sözü insanlara hareketlerini olumlu yönde değiştirmeleri için ilham veriyor.

Gerçekten sevdiğiniz birkaç ilham verici alıntı bulun ve onları bir yere yazın. İşte harika alıntılar bulabileceğiniz birkaç site:

  • Goodreads Quotes: Bu bağlantı sizi doğrudan “ilham verici” kategorisine götürecek. Diğer kategorilerde aram yapmak için sağdaki etiketleri kullanın.
  • Curated Quotes: Bu sayfada 25’i resimli olan 201 ilham verici alıntı var.
  • Brainy Quote: Daha fazla kategori görmek için sayfayı aşağıya kaydırın; örneğin “Motivational Quotes,” (“Motivasyon Verici Alıntılar”),  “Life Quotes” (“Yaşama Dair Alıntılar”) ve “Positive Quotes” (“Olumlu Alıntılar”) kategorilerine göz gezdirebilirsiniz.
  • Keep Inspiring: Bu sayfadaki her bir alıntı önce yalnızca düz metin halinde yazılmış, sonra da bir resimle birlikte grafik olarak gösterilmiş.

Eğer bir Pinterest hesabınız varsa, burası da alıntılar bulmak için harika bir yer. Eğer mutlulukla, dostlukla, aşkla ya da başka konularla ilgili sözlerden hoşlanıyorsanız sorun değil. Mesele sizin sevdiğiniz sözler bulmak. İngilizce okuduğunuz sürece yalnızca ilham verici değil, ilginç alıntılar da bulabilirsiniz.

Bilmediğiniz kelimelerin anlamlarına sözlükten bakın ve bulduğunuz alıntıyı tamamen anladığınızdan emin olun.

Sonraki adım, bulduğunuz alıntıları el yazınızla yazın. Eğer fosforlu kalemlerinizi ve renkli pastel boyalarınızı da işin içine katmak istiyorsanız, durmayın! Eğer beyaz bir kağıt üzerine siyah kalemle yazmak istiyorsanız da olur. Nasıl istiyorsanız öyle yazabilirsiniz.

Bunun ardından, yazdığınız alıntıları her gün görebileceğiniz yerlere yerleştirin. Yatak odanızın duvarlarını bunlarla süsleyebilirsiniz veya bu alıntıları defterlerinize ya da banyonuzdaki aynaya yapıştırabilirsiniz – nereye isterseniz. Alıntılara her baktığınızda onları yüksek sesle okuyun ya da zihninizde tekrarlayın.

Bu alıntıları elle yazmak harika bir pratiktir fakat eğer isterseniz bu alıntıları internet üzerinde de güzelce hazırlayabileceğiniz bazı siteler var: Quozio ve Canva bunlardan bazıları.

Hazırladığınız bu alıntıları bilgisayarınızın arka plan resmi olarak kullanabilir veya Facebook ve Pinterest gibi sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz. Her ay koleksiyonunuza beş yeni alıntı eklemeyi unutmayın.

7. Toplumunuz için Aşk Mektupları Yazın

Artık ilham aldığınıza göre, bu mektup yazma projesine katılabilirsiniz: “The World Needs More Love Letters” (“Dünyanın Daha Çok Aşk Mektubuna İhtiyacı Var.”)

Hannah Brencher tarafından yaratılan projenin ana fikri şu: Dünyanın daha fazla aşk mektubuna ihtiyacı var, bu yüzden bir yabancıya aşk mektubu yazın.

Aslında tam olarak aşıkların birbirlerine yazdığı romantik mektuplardan söz etmiyoruz, burada kast edilen daha çok bir insandan diğerine giden güzel bir mektup. Birini mutlu edecek bir mektup yazın. Sonra, bu mektubu birinin bulması için halka açık bir yerde bırakın. Burada bu mektupları bırakmakla ilgili daha detaylı kısa bir kılavuz bulabilirsiniz, burada da yapmanız ve yapmamanız gereken şeylerin kısa bir listesi var. Sitede pek çok örnek mektup da var, bunları da örnek olarak kullanabilirsiniz.

Peki ama, ya yaşadığınız yerde İngilizce konuşan kimse yoksa? Endişelenmeyin – bu harika projeye başka bir şekilde de katılabilirsiniz! Her ay, sitede özel bir mektup talebi oluyor.

Mektubu isteyen kişinin adını, bu kişiyle ilgili bir paragraf ve mektupların gönderilmesi için bir adres görüyorsunuz. (Alıcı mektup alacağını bilmiyor; genellikle bunu onlar için bir arkadaşları istiyor.) Belirtilen adrese son postalama tarihinden önce yazdığınız mektubu gönderin. “Mail Letters” (“Mektup Postala”) yazısının altındaki resme tıklayarak mevcut mektup taleplerini görebilirsiniz; buradan da şu an mevcut taleplere bakabilirsiniz.

Bu projeyle ilgili daha fazla bilgi almak için hikayesini buradan okuyabilir veya projenin yaratıcısının kısa (4:52) TED Konuşmasını buradan izleyebilirsiniz.

8. Karşılıklı Kartpostal Gönderme Etkinliğine Katılın

Bir yabancıyı bir mektupla mutlu etmek güzeldir, ancak gönderdiklerinize yanıt almak daha da eğlencelidir. Kartpostal gönderip almak, İngilizce yazışmak için de harika bir alıştırmadır!

Post Crossing uluslararası kartpostal yazışmaları organize eden bir site. Sistemin nasıl çalıştığını buradan görebilirsiniz: Siteye kayıt olup bir adres alıyorsunuz. Bu adrese bir kartpostal gönderiyorsunuz. Alıcı kartpostalınızı aldığınızda, kartpostal alacak bir sonraki kişi siz oluyorsunuz.

Post Crossing Topluluk Kurallarından biri İngilizce kullanmak. Bu yüzden kartpostalınızı İngilizce yazmanın yanı sıra, hesabınızı oluşturup internet sitesini gezerken de İngilizce okumaya alışmış olacaksınız.

Üstelik bu sitenin gayet ilginç birtakım yanları da var, örneğin buluşmalar düzenliyorlar, diğer üyelerle yazışıp tartışabileceğiniz bir forumları ve kartpostal istatistikleri gibi daha pek çok özellikleri var.

9. Dikte Etme

Yazma ve dinleme pratiğini bir araya getirmek için konuşmaları dikte edebilirsiniz.(Eğer kelimelerin yazımı konusunda çalışmanız gerekiyorsa, iyi dinleyin!) Dikte etmek, bir ses kaydını dinleyip duyduklarınızı birebir yazmak demektir.

Bunu kendi kendinize yapmak için, yazılı metni olan bir ses kaydı ya da video kullanmanız daha iyi olacaktır. Örneğin:

  • TED Konuşmaları — Burada ilgi çekici, eğitimsel, komik, derinlikli, eğlenceli ve daha pek çok türden konuşma var. Üstelik burası, İngilizce öğrenmek için de harika bir platform! Konuşma metnini yazılı halde görmek için her bir videonun altındaki “interactive transcript” (“interaktif yazılı metin”) butonuna basın.
  • FluentU — FluentU, film fragmanları, müzik klipleri, haberler ve ilham verici konuşmalar gibi gerçek dünyaya ait videolardan faydalanan bir dil öğrenme platformu. Her bir videonun indirebileceğiniz yazılı metni mevcut, üstelik bu sitede her bir videoyla ilgili multimedya bilgi kartları, interaktif öğrenme modu ve daha pek çok öğrenmeye yardımcı araç da var. İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde her an her yerde İngilizce çalışmaya zaman ayırabilirsin.
  • NPR podcast’leri — NPR’nin açılımı, “the National Public Radio”, yani Amerika’nın “Ulusal Halk Radyosu” ve bu radyonun şahane podcast’leri var. Bu podcast’lerin yazılı metinlerini hemen göremeyebilirsiniz, ama metinleri var. Onları görmek için izleyeceğiniz yol şöyle: Bir podcast’in üzerine tıklayın, bir bölüm seçin ve oynatmak için “play” (“oynat”) butonuna tıklayın. “NPR Media Player” (“NPR Medya Oynatıcısı”) diye yeni bir pencere açılmalı. Bu medya oynatıcısında tarihin yanındaki “See full story” (“Bütün hikayeyi gör”) bağlantısına tıklayın. Şimdi, orijinal pencerenizde o bölümle ilgili bir sayfa açılmalı. Oynatma butonunun hemen altında bir sıra halinde “Playlist” (“Çalma Listesi”), “Download” (“İndir”), “Embed” (“Siteye/sayfaya göm”) ve son olarak, en sağda “Transcript” (“Yazılı metin”) bağlantılarını göreceksiniz.
  • Filmler — Film senaryolarını çevrimiçi ve ücretsiz olarak bulabileceğiniz bu veri tabanı işinize yarayabilir. En sevdiğiniz filmin senaryosunun burada olup olmadığına bir bakın. Senaryosunu bulamadığınız filmlerin altyazılarından da faydalanabilirsiniz.

Bütün bir TED Konuşmasını ya da kitap bölümünü yazmaya çalışmayın. (Bunu yapmak bir ömür sürer, ana dili İngilizce olan biri için bile!) Bunun yerine, kaydın bir ya da iki dakikasını kağıda geçirin. Bu da çok zorsa, başlangıç olarak kaydın yalnızca 10-30 saniyesini yazmayı deneyin.

Yazmayı bitirdiğinizde, yazdıklarınızı orijinal metinle karşılaştırın. Yazım hatalarınız var mı, ya da tamamen yanlış yazdığınız kelimeler var mı bir kontrol edin.

10. Gelecekteki Halinize bir Mektup Gönderin

Bu aktivite, benim en azından her yıl bir kez yapmayı sevdiğim bir aktivite. Futureme.org sitesini kullanarak geleceğe bir e-posta gönderebilirsiniz! Kendinize bir e-posta yazın, sonra teslim edilmesini istediğiniz tarihi seçin. Ben içinde bulunduğunuz günden altı ay ya da bir yıl sonrasına göndermenizi öneririm.

Bir yıl sonra e-postayı almak eğlenceli bir sürpriz oluyor. Mektubu okuyunca o zamandan beri ne kadar değiştiğinizi görüyorsunuz; mektubu İngilizce yazacağınız için, İngilizcenizin ne kadar geliştiğini de görebilirsiniz!

Kendinize yazacağınız bir mektuba neler yazabilirsiniz? Ne isterseniz! Yine de takılanlar için birkaç tavsiye verelim:

  • Gelecek yıl içerisinde neler başarmayı umuyorsunuz?
  • Şu anda en büyük endişeleriniz  ve korkularınız neler?
  • Haberlerde neler olup bitiyor?
  • Sizi ne mutlu ediyor?
  • En yakın arkadaşlarınız kimler?

Eğer eğlenceli bir okuma pratiği yapmak isterseniz, sitede başka insanların kendilerine yazdıkları gerçek mektupları da okuyabilirsiniz.

11. Rüyalarınızı Hatırlayın

Bu fikir için, yatağınızın başucunda küçük bir defter ve kalem bulundurun. Eğer isterseniz, buna “Dream Journal,” yani “Rüya Günlüğü” de diyebilirsiniz.

Bir sabah uyanıp da gece gördüğünüz rüyayı kısmen de olsa hatırlarsanız, hemen bu deftere yazın, ama İngilizce olarak! Genellikle eğer yazmak için beklerseniz, rüyalarınızı unutursunuz.

Rüyalarınızı yazarak daha yataktan çıkmadan İngilizce yazma alıştırmasına başlamış oluyorsunuz.

Rüyalar genellikle gariptir, bu yüzden onları anlatırken epey farklı kelimeler kullanırsınız. Ayrıca, bence ne hakkında rüya gördüğünüzü bilmek çok ilginç olur!

Rüyalarını hatırlayamayanlardansanız, bu alıştırmayı yapmaya karar verdiğinizde rüyalarınızı daha çok hatırlayacaksınız. İnanın – not defterinizi yatağınız başucuna koymak ve rüyalarınızı hatırlamak üzerine düşünmek, onları hakikaten hatırlamanıza yardımcı olacak!

12. Şükran Günlüğü Tutun

Tutabileceğiniz bir başka günlük de, İngilizcesi “Gratitude Journal” olan şükran günlüğü. Gratitude, şükran, teşekkür veya minnet duygusu anlamına gelen bir isimdir. Minnettar anlamına gelen grateful kelimesiyle aynı köke sahiptir. Bu yüzden şükran günlüğü nelere minnettar olduğunuzu yazdığınız yerdir.

Bir deftere her gün nelere minnettar olduğunuzu yazın. Bu listedeki başka fikirlerde de olduğu gibi bunu her gün aynı saatte yaparsanız daha faydalı olacaktır. Defteri kolayca görebileceğiniz bir yerde tutun.

Eğer akıllı telefonunuzu çok kullanıyorsanız, alışkanlık edinmek için bu Şükran Günlüğü uygulamasını deneyin. Bu uygulama, sizden her gün minnettar olduğunuz beş şeyin listesini hızlıca yazmanızı isteyecek. Çektiğiniz fotoğrafları bile ekleyebilirsiniz. Her gün dönüp geçmişe bakmak ve o günlere ait pozitif hatıraları görmek eğlenceli olacak.

13. Redditor (Reddit Üyesi) Olun

Reddit, üyelerin içerik paylaşıp üzerine yorum yaptıkları bir internet sitesi. Kullanıcılar herhangi bir gönderinin lehinde”(“upvote”) veya aleyhinde (“downvote”) oy kullanabiliyor veya gönderiyi beğenip beğenmedikleri hakkında yorum yapabiliyorlar. Reddit’in ön sayfasında o gün en fazla lehte oy alan içeriği görebilirsiniz.

İçerik “subreddits” (alt başlıklar) adında alt kategoriler halinde düzenlenir. Burada dünyadaki bütün ilgili alanlarıyla alakalı bir alt başlık bulabilirsiniz! Bu alt başlıklara birkaç örnek olarak TIL (Today I Learned) (Bugün Öğrendim), News (Haberler), Jokes (Fıkralar), DIY (Do It Yourself)(Kendi Başına Yap), Science (Bilim)Personal Finance (Bireysel Ekonomi)—ve hatta English (İngilizce) verilebilir. Daha az sayıda metinle başlamak istiyorsanız Pics (Resimler) ve Gifs (Gif’ler/Hareketli Resimler)gibi alt başlıklara yorum yaparak başlayabilirsiniz.

Bir hesap oluşturun ve sonra ilginizi çeken alt başlıklara abone olun. Bu bile tek başına harika bir okuma alıştırması olacaktır ama siz yine de haftada en az bir içerik hakkında yorum yapma konusunda kararlı olun. Yorumlar uzun olmak zorunda değil fakat istenirse uzun da olabilir. Daha sonra, her hafta Reddit’te beş yorum yazmayı kendinize görev edinin.

14. Blog Yazmaya Başlayın

Tweet atmak veya Reddit’te kısa bir yorum yazmaktan biraz daha fazlasını yapmaya hazır olduğunuzda, kendi blog’unuzu yazmaya başlayın. Blogger,  Google tarafından hazırlanmış olan, kullanması oldukça kolay bir blog yazma platformu. Ücretsiz blog yazabileceğiniz bir diğer internet sitesi de WordPress.com.

Blog’unuz ne hakkında olmalı? İşte size birkaç fikir:

  • Hobileriniz ve ilgi alanlarınız
  • İngilizce öğrenim süreciniz
  • Günlük yaşamınız
  • Kurmaca hikayeler

Blogunuzun tek bir ana teması olması şart değil – istediğiniz gün istediğiniz şey hakkında yazabilirsiniz! Ama yine de bir program yaparak işe koyulmanızı tavsiye ederim: Haftada en az bir gönderi yazın.

Ne yazacağınıza karar veremiyorsanız, Reddit’te Writing Prompts (Yazma Konuları) adında fikir alabileceğiniz bir alt başlık da bulunmakta!

15. Tanımadığınız İnsanlarla Birlikte Hikayeler Yaratın

Storium gerçekten düzgün bir çevrimiçi yazma oyunu. Bir grup gerçek insanla birlikte bir hikaye yazıyorsunuz.

Bunun nasıl yapıldığı hakkında bilgi verelim: Her oyuncu bir karakter seçiyor ve kendisine hikayenin gelişimini etkileyecek bir dizi kart veriliyor. Oyuncular sırayla kartlarını kullanıp hikayeye paragraflar ekliyorlar. Bu şekilde oyun bir kutu oyunu ya da bilgisayar oyunu hissi veriyor – fakat birlikte yaratıcı bir hikaye yazıyorsunuz.

Başkalarıyla birlikte çalışıyorsunuz ve bu yalnızca bir oyun olduğundan, üzerinizde fazla baskı oluşturmayan bir yazma alıştırması. Ayrıca, sonunda elinizde yazılmasına yardımcı olduğunuz tam bir hikaye oluyor!

Oyun hakkında buradan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

16. Ana Dili İngilizce Olanların Sizi Düzeltmelerine İzin Verin

Son olarak, ne yazarsanız yazın, hata yapmak normaldir. İngilizce öğrenenlerin bu hataları kendi başlarına belirlemeleri zor olur. Lang-8‘de yazdıklarınızı paylaşırsanız, ana dili İngilizce olanlar sizin için hatalarınızı düzeltecektir! Karşılığında, sizin ana dilinizde yazanların hatalarını da siz düzeltebilirsiniz.

İki haftada bir Lang-8’e bir yazınızı gönderin. Düzeltildikten sonra yaptığınız hata türlerinin bir listesini yapın. Sonra, genel olarak yaptığınız hataları tespit etmek için bir sonraki blog gönderinizi, günlük yazınızı veya İngilizce olarak yazdığınız herhangi bir şeyi bu listeyi kullanarak kontrol edin.

İngilizce yazdığınız her şeyi bir yerde tutun. Lang-8’i üç ay kullandıktan sonra, başladığınız zamanki seviyenizle şimdikini kontrol edin. Geliştiğinizi görmek muhtemelen hoşunuza gidecektir. Bu motivasyonu İngilizce öğrenmek ve yazmaya devam etmek için kullanın.

Ana dili İngilizce olanların bile hatalar yaptığını unutmayın, bu yüzden nerede yanlış yaptığınızı, yaptığınızın neden yanlış olduğunu anladığınızdan emin olun. Editorr gibi çevrimiçi profesyonel düzeltme hizmetlerini kullanmak da faydalı olabilir. Bu tür siteler birkaç dakika içinde yazınızdaki hataları düzelteceklerdir. Editorr gerçek editörlerle çalışıyor- çoğunun yüksek lisansı ya da daha üst düzey bir diploması var! Yazınızda yapılan değişikliklerden daha iyi yazı yazmayı öğrenmek için faydalanabilirsiniz.

Günlük hayatınızda yazdığınız daha gayri-resmi yazılar için bir çevrimiçi dil bilgisi kontrol sitesini, Grammarly’i kullanabilirsiniz. Grammarly çevrimiçi olarak (e-posta, tweet veya internette herhangi bir şey) yazarken en çok yaptığınız hataların bir kısmını düzeltir. Hiçbir dil bilgisi kontrol programı size ana dili İngilizce olan biri kadar yardımcı olamaz ama yine de Grammarly çok çaba harcamadan iyi yazma alışkanlıkları edinmenize yardımcı olur.

Bu yüzden, elinize bir kağıt ve kalem alın ve yazmaya başlayın. İngilizce yazı yazmak sizi dünyaya bağlasın.

İngilizce yazma pratiği yaparken tanışacağınız yeni arkadaşlar, mutlu edeceğiniz insanlar ve değiştireceğiniz bir dünya sizi bekliyor!


Rebecca Thering İspanya’da, Güney Kore’de ve Fransa’da yaşamış bir yazar, editör ve İngilizce öğretmenidir. English with Rebe‘de İngilizce öğrenenlere dil becerilerini geliştirmeleri için gelişim zihniyetiyle yardımcı olmaktadır.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.