ingilizce-telaffuz

İngilizce Telaffuz: 8 Adımda Telaffuzunu Geliştirmenin Yolu

“What?”

“Can you say that again?”

Konuşurken bunu ne sıklıkla duyuyorsun? Sözcük ve İngilizce gramer bilgilerin harika olsa da telaffuzun nedeniyle insanların seni anlaması zor olabilir.

İngilizce sözcükleri doğru telaffuz etmeyi öğrenmek, İngilizce öğrenmenin en zor yanlarından biri olabilir.

İngiliz dilinde, Türkçede olmayabilecek bazı sesler mevcuttur, bu nedenle de sana tamamen yabancı sesleri nasıl çıkaracağını öğrenmen gerekir.

Ayrıca, İngilizce ünlüler de bir sözcüğü nasıl söyleyeceğini tahmin etmeyi oldukça zorlaştırır. “Way,” “weigh” ve “whey” sözcükleri birbirleriyle aynı telaffuza sahipken “comb,” “bomb” ve “tomb” tamamen farklı telaffuz edilir.

Ah! Evet, bunun seni delirtebileceğini biliyoruz.

İşte bu nedenle, İngilizce sözcükleri daha iyi telaffuz etmene yardımcı olacak sekiz ipucu hazırladık.

İngilizce Telaffuz Geliştirme: Anadilinmiş gibi İngilizce Konuşmak için 8 İpucu

Learn a foreign language with videos

1. Dinlemeyi öğren.

Konuşmayı öğrenmeden önce nasıl dinleyeceğini öğrenmelisin. Dinlerken bazı sesleri birbirlerinden ayırmak zor olabilir. Konuşmacı sleep mi dedi yoksa slip mi dedi? Çenesini (chin) mi yoksa baldırını (shin) mı incitmiş? Eğer bu farkı duyabilirsen bundan bahsetmek daha kolay olacaktır.

Dinlemeyi öğrenmeye başlamak için kullanabileceğin pek çok rehber bulunuyor. Burada film izlerken, şarkılar ve müzik ve podcast’ler dinlerken duyduklarını anlamayı öğrenmek için bazı harika yazılar bulabilirsin. Ayrıca, Rong-chang gibi online dinleme egzersizleri de yapabilirsin.

Many Things üzerinde bulacağın İngilizce telaffuz geliştirme alıştırmaları ve özellikle de minimal çiftler üzerine bu büyük ders koleksiyonu bir harika. Sleep ve slip gibi sadece bir sesi farklı sözcük çiftlerine minimal çiftler denir. Her birini içeren eksiksiz bir cümle duymak için sözcüklere tıklayabilir, daha sonra kendini ikinci kutuda test edebilir ve doğru yanıta tıklayabilirsin.

İngilizce telaffuz geliştirme egzersizleri yerine özgün İngilizce içerikler dinlemek istediğin zaman FluentU üzerinde videolar izleyebilirsin. FluentU—müzik videoları, film fragmanları, haberler ve etkileyici konuşmalar gibi—eğlenceli videoları alan ve bunları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştüren bir online yoğun pratik platformudur.

Anadilde İngilizceye erişebilmen için her bir sözcük içeriğe uygun bir tanım, resim, ses kaydı ve örnek cümlelerle destekleniyor. FluentU’nun “öğrenme modu” öğrenme geçmişini hesaba katıyor ve öğrenmiş olduğun şeylere uygun sorular sorarak seni başarıya hazırlıyor. En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

Sözcükleri ayırt etmekte ne kadar başarılı olursan onları telaffuz etmek de o kadar kolaylaşır.

2. Ağız ve dil hareketlerine dikkat et.

Konuştuğun zaman ağzını oynatırsın. Ağzını oynatma şeklin bir sözcüğü nasıl telaffuz ettiğini etkiler.

Ağız şeklini düzeltmenin ilk adımı bunu fark etmek ve buna dikkatini vermektir. Ağzın ve dudaklarının doğru şekli alıp almadığını kontrol etmek için yapabileceğin birkaç şey var:

  • Aynanın karşısına geç. Bu, konuşurken ağzının aldığı şekli görmenin en kolay yoludur.
  • Parmağını dudaklarının önüne koy (“şşş” diyormuş gibi). Konuşurken parmağını oynatma. Dudaklarının parmağından uzaklaştığını ya da ona baskı yaptığını hissedeceksin.

Diğerlerini konuşurken izle ve ağız ve dudaklarının aldığı şekli gör. En sevdiğin televizyon programı ya da filmde bunu takip etmeye çalış. Aktörlerin yüzlerinin aldığı şekli ve sesleri taklit edebiliyor musun?

İnternette ağzını nasıl hareket ettirmen gerektiğini öğrenmene yardımcı olacak rehber ve resimler bulacaksın. Sounds of English, belirli sözcüklerin İngilizce telaffuzu için iyi açıklamalar getiriyor. Bu rehber ise 3D animasyonlar hazırlayan insanlar için ama burada bulunan resimler, ağzının nasıl görünmesi gerektiğini anlamak için iyi bir başlangıç sunuyor.

3. Diline dikkat et.

Rice ve lice sözcükleri arasındaki başlıca fark dilinin konumudur. Konuştuğun zaman ses çıkarmak için dilini oynatırsın. Bunu düşünmeden yaptığın için belki bunu fark etmemişsindir. İngilizce telaffuzunu geliştirmek için dilinin ne yaptığını kontrol etmek iyi bir fikirdir.

İngilizce dil öğrencilerinin çıkarmakta zorlanabileceği bazı sesler arasında “L” ve “R” harfleri ve “TH” sesi yer alıyor. Bunları doğru telaffuz etmenin sırrı dildedir.

  • “L” sesini çıkarabilmek için dilinin ön dişlerini hemen arkasında üst damağına değmesi gerekir. Şimdi dene: “Light” sözcüğünü söyle. Bunu birkaç defa söyle. Dilinin ağzının içinde nerede olduğunu hisset. Üst damağına değdiğinden emin ol.
  • “R” sesini çıkarmak için ise dilinin ağzının içinde hiçbir yere dokunmaması gerekir. Dilini normalde konuşmazken durduğu yerden ağzının ortasına doğru çek. Bu sesi çıkarırken dudaklarının hafifçe yuvarlatılmış olması gerekir. Şimdi dene: “Right” sözcüğünü söyle. Nefesinin dilin ile üst damağın arasında hareket ettiğini hissedeceksin. Ayrıca bu sesi çıkarırken dudakların da bir miktar yuvarlanır.
  • Şimdi de sıra “TH” sesinde. Türkçede böyle bir ses olmadığı için bu sana biraz tuhaf gelebilir. Bu sesi çıkarmak için dilini üst ve alt ön dişlerin arasına koy. Dilin dişlerinin arasından biraz dışarı çıkmalıdır ve nefesini ağzından dışarı ittirirken bir miktarının dilin ve dişlerin arasından kaçmasına izin ver—işte bu sesi çıkaran da budur. Şimdi dene: “Think” sözcüğünü söyle. Bunu birkaç defa tekrarla. Dilini dişlerin arasında ittirmeyi de unutma.

Artık dilini nereye koyacağını bildiğine göre farkı duyabiliyor musun?

Bu üç sesi nasıl doğru şekilde çıkaracağın hakkında daha fazla açıklama için Woosong Üniversitesinden bu videoyu, Club English’ten bu videoyu ya da YouTube üzerinde bulabileceğin çok sayıdaki diğer İngilizce telaffuz geliştirme rehberinden birini izleyebilirsin.

Doğru sesi çıkarmak için ne yapman gerektiğini bilemiyorsan bunun birisine sormayı dene. Bu sesi içeren bir sözcüğü söylemelerini iste ve sonra da dillerini nereye koyduklarını sor. Muhtemelen bunu daha önce düşünmemişlerdir!

4. Sözcükleri hecelerine ayır.

Sözcükler hecelerden oluşur. Örneğin, “syllable” sözcüğü üç hecelidir: syl-la-ble. Sözcükleri hecelerine ayırmak onların daha kolay telaffuz edilmesine yardımcı olabilir.

Bir sözcüğün kaç heceden oluştuğunu öğrenmek için elini çenenin altına düz bir şekilde yerleştir. Bu sözcüğü yavaşça söyle. Çenen eline değdiği her seferinde bir hece söylemiş olursun.

Bu sözcüğü hecelerine ayırarak da yazabilirsin. Her bir hece arasında boşluk bırak ya da bir tire koy (her hecede en az bir ünlü ses bulunmalıdır: a, e, i, o, u, y). Şimdi de bu sözcüğü söylemeyi dene. Yavaşça söyle ve her heceden sonra durakla. Sence de daha kolay değil mi?

Eğer heceler aklını karıştırıyorsa How Many Syllables sitesini deneyebilirsin. Bu site sana girdiğin her sözcükteki heceleri ve ayrıca bunu nasıl telaffuz edeceğini de gösterir.

5. Sesler ve sözcüklere vurgu yap.

İngilizce vurgu kullanılan bir dildir. Yani bazı sözcükler ve sesler diğerlerinden daha önemlidir. Bir sözcüğü yüksek sesle söylerken bunu duyabilirsin. Örneğin, “introduce” sözcüğü vurgu sonda olacak şekilde telaffuz edilir ve şöyle bir ses çıkar: “in-tro-DUCE.”

Bazen de bir sözcükte vurguyu koyduğun yer onun anlamını değiştirebilir. Şu sözcüğü yüksek sesle söyle: “present.” Eğer “PREsent” şeklinde söylersen “şimdiki zaman” ya da “bir hediye” anlamına gelen bir isim olarak kullanmış olursun. Eğer “preSent” şeklinde söylersen “vermek ya da sunmak” anlamına gelen bir fiil olarak kullanmış olursun.

Vurgunun her sözcükte hangi hece üzerinde olduğuna dair bazı kurallar mevcuttur. İşte bunlardan biri:

  • Çoğu iki heceli isimlerin ilk hecesi vurgulanır ve çoğu iki heceli fiillerin ikinci hecesi vurgulanır.

Tıpkı az önce gördüğümüz “present” sözcüğünde olduğu gibi. İşte bunun başka bir örneği: bir isim olarak “ADDress” sözcüğü adres anlamına gelir, ama bir fiil olarak “addRESS” sözcüğü birisiyle konuşmak anlamı taşır.

Eğer bunlar sana karmaşık geliyorsa tüm bu kuralları ezberlemekle zaman kaybetme—öğrenmenin en iyi yolu dinlemek ve pratik yapmaktır. Anadili İngilizce olan kişilerin çoğunun da bu kuralları bilmediklerini ve sadece “kulağa doğru gelen” şeyi söylerler. Yeterli pratik ile sen de nasıl kulağa doğru geldiğini bulabilirsin.

Cümlelerde de vurgu vardır; bazı sözcükler daha önemlidir ve cümlenin geri kalanından daha net ve güçlü bir şekilde söylenir. Bu cümleyi yüksek sesle okumayı dene: “I ate some toast with butter in the morning.”

Bu cümle kulağa şöyle gelmeli (koyu vurguyla yazılan sözcükler vurgulu olanlardır): “I ate some toast with butter in the morning.” Burada önemli bir sözcüğe gelindiği zaman nasıl yavaşladığını ve daha az önemli olanların nasıl hızla geçildiğini fark ettin mi?

Yüksek sesle okuyarak, diyaloglar kurarak ve başkaları konuşurken vurguyu nereye koyduklarını dinleyerek pratik yapmaya devam et.

6. İngilizce telaffuz geliştirme için hazırlanmış podcast’ler ve videoları kullan.

İngilizce telaffuzunu geliştirmek için kullanabileceğin bazı harika videolar ve sesli rehberler bulunuyor. English Language Club İngilizcede nasıl farklı sesleri çıkaracağını gösteren videolara sahip. Rachel’s English, Amerikan İngilizcesini günlük konuşmalarda nasıl konuşacağın ve telaffuz edeceğine dair samimi videolar sunuyor.

Eğer podcast’leri tercih ediyorsan Pronuncian ile vurgudan tonlamaya, İngilizce telaffuz hakkında her konuda sana yardımcı olacak 200’den fazla ses dosyası emrinde.

Eğer bunların hiçbirisi tam olarak aradığın şey değilse içinden seçebileceğin birçok diğerleri mevcut. Senin için doğru olanı bul.

7. Kendi kameraya al.

Yaptığın alıştırmaların işe yarayıp yaramadığını söyleyebilmenin bir yolu da kendini kameraya almaktır. Nasıl konuştuğunu sadece duymak değil görmenin de önemli olması nedeniyle sadece bir ses kaydedicisi değil bir kamera kullan.

Kendini kaydetmek için özel bir yazılım indirmen gerekmiyor; birçok bilgisayar ve mobil cihaz içerisinde video kayıt işlevi mevcuttur. Mac için PhotoBooth ya da Windows bilgisayarlar için Movie Moments uygulamalarını kullanabilirsin. Telefonun veya mobil cihazının da genellikle kamera uygulamasının bir parçası olan bir video çekim uygulaması bulunur.

Bu kayıtları, aynı sözcükler ya da sesleri çıkartan başka birisi ile karşılaştır. “Earth to Echo” adlı filmden bu klipte olduğu gibi bir filmin en sevdiğin yerini içeren bir video bul. Bir ya da iki cümle seç ve videodaki vurgun, tonlama ve telaffuzu taklit etmeye çalışırken kendini kaydet. Daha sonra bu ikisini karşılaştırabilir ve neleri daha farklı yaptığını görerek tekrar deneyebilirsin.

Kontrol etmek için bir arkadaşına sor ya da bir video izle. Eğer telaffuzun kulağa aynı gelmiyorsa kendine şu soruları sor: Ağzını doğru şekilde hareket ettiriyor musun? Dilin doğru yerde mi? Sözcüğün doğru hecesini vurguluyor musun? Bu yazıda öğrenmiş olduğun her şeyi kullan!

8. Bir arkadaşınla pratik yap.

Her zaman olduğu gibi ‘pratik yaparak mükemmel sonucu yakala!’ Ve bir arkadaşınla pratik yapmak daha kolaydır. Ya yüz yüze ya da Language Exchange veya InterPals gibi online topluluklar yoluyla telaffuz pratiği yapacağın kişiler bul.

Bir arkadaşınla pratik yaparak öğrenmiş olduğun her şeyi deneme fırsatı bulacak ve birbirinizden yeni şeyler öğreneceksiniz. Ayrıca bu eğlencelidir!

İngilizce öğrenirken telaffuz da en az sözcük ve gramer bilgisi öğrenmek kadar önemlidir. Bu sekiz ipucu sayesinde çok geçmeden anadilinmiş gibi İngilizce telaffuz etmeye başlayacaksın.

Ve Son Bir Şey…

Eğer bu ipuçlarını sevdiysen FluentU tam sana göre. FluentU sana İngilizce öğretmek için popüler söyleşi programları, akılda kalan müzik videoları ve eğlenceli reklamları kullanır:

en iyi İngilizce uygulamalar

Bunu izlemek istiyorsan muhtemelen FluentU üzerinde bulabilirsin.

FluentU, İngilizce videoları izlemeyi gerçekten çok kolaylaştırır. Nasıl mı? İnteraktif altyazılar içerir. Yani bir resim, tanım ve kullanışlı örnekler görmek için herhangi bir sözcüğe tıklayabilirsin.

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU ile dünya çapında meşhur ilginç içeriklerle dil öğrenirsin.

Örneğin, “brought” sözcüğüne dokunacak olursan şunu görürsün:

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU kullanırken dokunarak her sözcüğün anlamına bakabilirsin.

Herhangi bir videoda kullanılan sözcükleri FluentU ile öğrenebilirsin. Öğrenmekte olduğun sözcüğün daha fazla örneğini görmek için ekranı sola ya da sağa kaydır.

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU sana kullanışlı sorular ve çok sayıda örnek sunarak daha hızlı öğrenmene yardımcı olur. Daha fazlasını öğren.

En iyi yanı mı? FluentU öğrenmekte olduğun sözcükleri bilir. Sana örnekler ve videolar sunmak için sözcük bilginden faydalanır. Gerçek anlamda kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın ya da tabletini kullanarak FluentU web sitesini kullanmaya başla ya da daha iyisi Play Store veya  iTunes mağazasından FluentU Uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.