ingilizce-plaj-terimleri

Eğlenceli Bir Yaz için İngilizce Plaj Terimleri

Summer is the perfect time to hit the beach and catch some rays.

Peki ama bütün bu İngilizce plaj terimleri ne anlama geliyor? Mesela, hit the beach?

Plajda kumları yumruklamak anlamına mı geliyor?

Hayır, elbette değil—bu çok aptalca olurdu. Aslında, hit the beach “go to the beach” demenin günlük konuşmada aldığı formlardan biridir. Catch some rays ise güneşlenmek anlamına gelir. Kulağa iyi vakit geçirecekmişiz gibi geliyor!

Gördüğün gibi İngilizce plaj terimleri bilmek, özellikle yaz günlerinde eğlenceli geçen günler için son derece kullanışlıdır.

Ne de olsa plaj, rahatlamak ve iyi bir zaman geçirmek için harika bir yerdir.

Plaja gitmek hava sıcak olduğunda zaman geçirmenin harika bir yoludur ve bu nedenle de eğlenceli ve renkli çok sayıda sözcük ile taçlandırılmıştır.

Bazı İngilizce plaj terimleri zaten bildiğin sözcüklere yepyeni bir anlam katar. Diğerlerini ise başka sohbetlerde nadiren kullanıldıkları için ilk defa göreceksin. Ne olursa olsun çoğu plaj terimi eğlenceli ve şakacıdır!

Filmlerden İngilizce Plaj Argosunu Öğrendin mi?

“Hang ten, dude!”

Bu sözcükleri daha önce duymuş muydun? Hang ten fiili, bir sörf tahtası üzerinde ayakta durmak ve tahtaya (on) ayak parmağıyla tutunmak anlamına gelir.

Muhtemelen bu sözcükleri daha önce hiç işitmemiştin (tabi sörfçü arkadaşların varsa durum değişir). Bununla birlikte, bunları televizyon dizilerinden ve plajda geçen yaz ve sörf filmlerinden duymuş olabilirsin!

Plaj serserilerinin plaj argosu kullandığını görebileceğin çok sayıda film ve dizi mevcut. Beach bums (plaj serserileri) plajda takılan, sörf yapmaya giden ve başka da pek bir şey yapmayan kişiler için kullanılan bir argo terimdir. “Baywatch” gibi televizyon dizileri ve “Psycho Beach Party” gibi filmler sanki plajda yaşıyormuş ve hiçbir zaman oradan ayrılmıyormuş gibi görünen bu tiplerle doludur. Ve bu tipleri ne zaman görürsen “Fast Times at Ridgemont High” filminden Jeff Spicoli gibi konuşurlar.

California’lılar ve diğer kıyı bölgelerinde yaşayanlardan duyabileceğin, sörf ve plaja özgü argo terimlerin sayısı oldukça fazla.

Örneğin, gnarly ve rad sözcüklerinin her ikisi de “harika” anlamına gelir. Bu argo sözcükler sıklıkla daha eski filmler ve programlarda karşımıza çıkar. Ayrıca, dude (tip/herif/arkadaş demenin oldukça gayriresmi bir şekli) ve beach bunny (plajda bol bol zaman geçiren bir kız) gibi sözler de duyabilirsin.

Daha fazla eğlenmek için buradan daha fazla İngilizce plaj argosu öğren! Ama unutma ki espri yapmaya çalışmıyorsan bu tür bir argo genellikle sadece plajda kullanılır.

Güvenlik: Plaj Uyarıları ve İkaz Tabelaları

Sörfçü argosunu öğrenmek eğlencelidir, ama öncelikle öğrenmen gereken bazı önemli sözcükler var.

Herhangi bir plaja gittiğin zaman göreceğin uyarı tabelalarını anlayabilmen gerekir. Pek çok plajda dikkat etmen gereken şeyler hakkında tabelalar görürsün. Denizde ve deniz dışında seni bekleyen tehlikeleri bilmek ve plaj hakkındaki herhangi diğer şeyleri bilmek için plajdaki her zaman okumalısın.

İngilizce konuşulan bir ülkede plaja gitmeden önce bu temel güvenlik terimlerinin anlamlarını öğren:

  • High tide: Gelgit (tide) deniz ya da okyanusun yükselmesi ve alçalmasıdır. Deniz yükseldiği zaman deniz suları plajın daha gerisine kadar ulaşır ve su seviyesi derinleşebilir. Denizin ne zaman yükseleceğini bilirsen kendini derin sularda bulma (ya da eşyalarının sulara kapılması) tehlikesinden kaçınabilirsin.
  • Çeken akıntı: Bir doğrultuda hareket eden suya akıntı denir. Çeken akıntı ise suyu kıyıdan uzaklaştıran ve potansiyel olarak tehlikeli bir akıntıdır. Çeken akıntılara bazen “ters yönlü dip akıntısı” (undertow) adı verilir ve suyun seni dibe çektiği hissini verebilir.
  • Hazard: Tehlike anlamına gelmektedir. Bu sadece bir plaj terimi değil, birçok farklı yerde de kullanılan bir terim olduğu için genel anlamda güvenliğin için bu terimi bilmelisin! Plajdayken ise karşına çıkabilecek tehlikeler arasında gelgit, dip akıntıları, çamur, köpekbalıkları ya da diğer tehlikeler yer alır. Bir tehlike levhası gördüğün plajda yürümek ya da yüzmek tavsiye edilmez.
  • Jetties: Bir dalgakıran (jetty) su içinde düz bir hat halinde uzayan ağır ve büyük kayalardan oluşan bir settir. Dalgakıranların amacı suyun kıyı boyunca kontrol altında tutulmasıdır. Bunlar aynı zamanda botlar ve deniz taşıtlarının kıyıya güvenle yaklaşmasına da yardımcı olur. Aksi takdirde dalgakıranlar tehlikeli olabilir. Kayalar arasında yaralanma ya da güçlü bir akıntıyla dibe çekilme riski olduğu için insanların dalgakıran üzerinde yürümesi yasaktır.

Bu güvenlik terimlerini öğrendiğine göre artık daha eğlenceli plaj terimlerine geçebiliriz!

Eğlenceli Bir Yaz için İngilizce Plaj Terimleri

Plajda

1. Boardwalk

plaj-terimleri

Pek çok plajda ziyaretçilerin kum üzerinde yürümelerini sağlayan bir platform bulunur. Ahşap platform olarak bilinen bu yürüyüş yolları genellikle kereste veya büyük ahşap kalaslardan inşa edilmiştir. Ahşap platformlar, kum ya da deniz suyu ile baş etmek zorunda kalmadan plajın tadını çıkarmak için idealdir!

2. Shore

plaj-terimleri

Kum ile denizin birleştiği yere deniz kıyısı (“shore”) denilmektedir.

3. Coast

plaj-terimleri

Deniz kıyısı (“coast”) ise kara parçasının deniz ya da okyanusa yakın kısmıdır. Plajlar her zaman deniz kıyısında yer alır. Eğer okyanus kıyısında bir yerde yaşıyorsan kıyı şeridinde yaşıyorsundur.

Aksi takdirde, bulunduğun şehirde herhangi büyük bir su kitlesi yoksa denize kıyısı olmayan (landlocked) bir şehirde yaşıyorsundur. Yani etrafın kara ile çevrilidir ve yakınlarda bir deniz ya da okyanus bulunmaz. Plaj senin için bir hayaldir!

4. Sandbar

plaj-terimleri

Bazen suyun sahip olduğu güç kumu iterek dar bir ada meydana getirir. Bu kumdan adaya kıyı kordonu (“sandbar”) adı verilir. Eğer kum yerine mercan (coralküçük canlılardan oluşan bir koloni) ya da kayalardan oluşuyorsa bu kıyı kordonlarına resif (reefs) adı verilir.

5. Tide pool

plaj-terimleri

Gelgit metten cezire geçtiği zaman ardında küçük su birikintileri (“tide pools”) bırakabilir. Bu su birikintileri her türlü ilgi çekici canlıya ev sahipliği yapar!

6. Waves

plaj-terimleri

Su kütlesi kıyıya doğru hareket ettiği zaman dalgalar (“waves”) meydana gelir. Bu dalgalar sakin olabilir ya da çalkantıya sebep olarak ardında beyaz bir köpük bırakabilir.

7. Soft serve

plaj-terimleri

Hiçbir şey yumuşak (“soft serve”) dondurmanın yerini tutamaz! Bu dondurma yumuşak, kremalı ve külahta servis edilen bir dondurmadır. Yumuşak dondurma yaz aylarının mükemmel tatlısıdır.

8. Salt water taffy

plaj-terimleri

Tuzlu şeker (“salt water taffy”) deniz suyu ile üretilmez ama tuz ve su kullanılarak üretilir. Bu yapışkan şekerleme, New Jersey’nin Atlantic City şehrinin plajlarından çıkmıştır ve günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’nin her yanındaki plajlarda bulunabilir.

9. Driftwood

plaj-terimleri

Suların kıyıya getirdiği ağaç parçalarına “driftwood” adı verilir. Adında geçen drift fiili su (veya hava) ile yavaşça taşınma anlamına gelmektedir. Ağaç parçaları gelgit etkisiyle kıyıya sürüklenir.

10. Dock

plaj-terimleri

Bir iskele (dock ya da wharf) denizin içine doğru ilerleyen bir yapıdır. Gemilerin akıntıya kapılmaması için bağlandığı yerdir (gemileri iskeleye bağlama eylemine de docking adı verilir.) Bir iskele su seviyesinden çok yüksekse ve kıyıdan çok uzaklara uzanıyorsa buna pier adı verilir.

11. Conch shell

plaj-terimleri

Sahilde deniz kabukları bulabilirsin ama bir gözün deniz salyangozu kabuklarında olsun.

Spiral şekle (bir noktada başlayan ve daireler çizerek bu noktadan uzaklaşan bir şekil) sahip deniz kabuklarıdır. Büyük bir deniz salyangozu kabuğunu kulağına dayarsan okyanusun sesini duyacağını söylerler!

Plaj giysileri ve aksesuarlar

12. Bathing suit

plaj-terimleri

Mayo (bathing suit ya da swimsuit) tam anlamıyla yüzmek için giydiğin giysidir.

Bu kıyafet, takım elbise (business suit) giymeye ya da doğduğun kıyafetle (birthday suit) yani çırılçıplak gezmeye benzemez. Elbette, insanların çırılçıplak gezmelerine ve yüzmelerine imkan tanıyan çıplaklar plajında (nude beach) bunu yapabilirsin.

13. Bikini

plaj-terimleri

Bikini kadınlar için tasarlanmış iki parçadan oluşan ve göbek ve sırtı açıkta bırakan bir giysidir. tankini (üst parçası için askılı atlet gibi bir parça kullanan iki parçadan oluşan mayo) ve monokini (bir kumaş parçasıyla birbirine bağlanmış iki parçalı bir bikini) gibi çeşitli bikini türleri bulunur,.

Endişelenme, anadili İngilizce olanlar dahi bunlar için kullanılan terimleri hatırlamaz. Şüpheye düştüğün zaman bunlara bikini diyebilirsin!

14. Trunks

plaj-terimleri

Deniz şortu (“trunks”) erkekler için tasarlanmış mayodur ve normal bir şortu andırır. Üst parçası bulunmaz.

15. Cover-ups

plaj-terimleri

Bazı kadınlar plajda pareo (“cover-up”) giymeyi sever. Pareolar ya bikini üzerine giyilen ya da bikini üzerine bağlanan hafif kumaş parçalarıdır.

Bazıları güneş yanıklarına karşı pareo giymeyi tercih eder. Bazı kişilerin vücutlarını teşhir etme hassasiyetleri olması nedeniyle bu kumaşlar kullanılır. Bazen de sadece hoş ve modaya uygun göründükleri ya da geceleri plaj serinlediği zaman ısınmak amacıyla da kullanılabilir.

16. Sunglasses

plaj-terimleri

Güneş gözlüğü (“sunglasses”) gözünü güneşten korumak için takılır. Güneş gözlüğü plajın vazgeçilmezleri arasındadır ama elbette gözünü parlak ışıktan korumak için diğer yerlerde de bunları takabilirsin (muhtemelen bu parlak ışıklara havai fişekler dahil değildir).

17. Sunscreen

plaj-terimleri

Güneş kremi (“sunscreen” ya da “sunblock”) ya da güneş losyonu, güneş yanıklarından korunmak için cilde sürülür. Güneş Koruma Faktörü (SPF ya da Sun Protection Factor) güneş kreminin ne kadar etkili olduğu hakkında fikir verir. Bu sayı ne kadar yüksekse cildine da o kadar az güneş ışını temas eder.

18. Flip-flops

plaj-terimleri

Ayak başparmağı ile ikinci parmak arasında bir şerit ile bağlanan sandaletlere parmak arası terlik (“flip-flop”) adı verilir. Bunları giyerken çıkardıkları ses neden bu adı aldıkları hakkında fikir verebilir!

19. Beach towel

plaj-terimleri

Bir banyo havlusu (bath towel) banyodan ya da duştan çıktıktan sonra kendini kurulamak için kullandığın kumaştır. Plaj havlusu (“beach towel”) ise plaj içindir. Plaj havluları genellikle normal havlulardan daha büyüktür, üzerine uzanmak için kumların üzerine serebilirsin.

20. Beach chair

plaj-terimleri

Plajlarda kullanılan sandalyeler dahi bir farklı. Plaj sandalyeleri (“beach chairs”) genellikle portatiftir ve aralarında bir kumaş bulunan metal çubuklardan oluşur.

Konforuna düşkünsen plaja giderken yanında bir şezlong (beach lounger) götürmeni tavsiye ederiz. Kim demiş plaja gittiğin için kumlara dokunman gerekiyor diye?

Deniz kıyısı aktiviteleri

21. Sandcastle

plaj-terimleri

Plajda zaman öldürmek için sıklıkla kullanılan uğraşlardan biri de kumdan kaleler (“sand castles”) yapmaktır. Bunlar sıkıştırılmış ıslak kum ile inşa edilen yapılardır. Bir kova ve kürek (“bucket” ve “shovel” ya da İngiliz İngilizcesinde spade) kum ve toprağı taşımak için ihtiyacın olan aletlerdir.

22. Beach ball

plaj-terimleri

Bir plaj topu “beach ball” büyük ve şişirilebilir bir toptur ve genellikle farklı renklerde dilimlere ayrılmıştır. Plaj topları hafiftir ve su üzerinde kalır ama rüzgarda uçtuğu için plaj için hem mükemmel hem de kötü bir tercihtir.

23. Frisbee

plaj-terimleri

Frizbi (“frisbee”) döndürülerek fırlatılan düz bir disktir. Frizbi oynamak harika bir plaj aktivitesidir ama bunlar pikniklerde ve bazı harika köpeklerle de oynanabilir.

24. Badminton

plaj-terimleri

Tenise benzeyen badminton, bir topun iki kişi arasında hareketi için raket kullanımını gerektirir. Bu küçük raketler ve özel tüylü topu (birdie adı verilir) ile plajda oynanacak harika bir oyundur.

25. Volleyball

plaj-terimleri

Voleybol, iki takımın bir ağ üzerinden birbirlerine top attıkları bir spordur (topun yere değmeden önce ağ üzerinden geçişine ise volley denir). Plaj voleybolunda ise voleybol topunun yerini bir plaj topu alabilir ve kumlar da son dakika kurtarışı için harika yüzeyi sağlar.

26. Kite

plaj-terimleri

Uçurtmalar (“kites”) havada süzülmek için bir çıta çerçeve ve bir kumaş ya da kağıttan yapılır. Bu uçurtmayı bir ipe bağlar ve yükseklere süzülmesini izlersin. Uçurtma uçurmak için güçlü bir rüzgar ve bol miktarda alan gerekir. Plaj da bu ikisi için idealdir!

27. Sunbathing

plaj-terimleri

Bazen tek yapman gereken şey kumlara uzanmak ve güneşin keyfini çıkarmaktır. Güneşlenmek (“sunbathing”), yüzmek yerine güneşin altında uzandığın zaman yaptığın şeydir, yani güneş ışınlarının üzerine akmasına izin verirsin. Güneşlenmek sıklıkla bronzlaşmak (suntanning) amacıyla yapılır.

Denizde

28. Life preserver

plaj-terimleri

Yüzmeyi biliyor olsan dahi denizde açıldığın zaman güvende olmak önemlidir. Bir can simidi (“life preserver”) ya da can yeleği (life jacket) suya düşmen halinde su yüzeyinde kalmana yardımcı olan hava işe şişirilmiş malzemedir.

29. Surfboard

plaj-terimleri

Plaj serseriyle ilgili o filmleri hatırlıyor musun? O filmlerdeki karakterler muhtemelen bir sörf tahtası (“surfboard”) kullanıyordu.

Sörf tahtası, sörfçülerin denize açıldıkları ve üzerinde durdukları dar bir tahtadır. Eğer bunu doğru yaparsan bir dalga yakalayabilirsin (ride a wave)—yani dalga suya çarpana kadar üzerinde durabilirsin.

30. Boogie board

plaj-terimleri

Köpük sörf tahtası (“boogie board”), standart sörf tahtasının küçük versiyonu gibidir. Bunun üzerinde ayakta durmak yerine üzerine yatar ve su içinde kulaç atarsın.

31. Motorboat

plaj-terimleri

Motorsuz bir teknede hareket etmek için ya kürekler (oars) ya da yelken (sail) kullanman gerekir. Sürat motorunda ise bir motor bulunur. Sürat motorları son derece hızlı gider!

32. Snorkle

plaj-terimleri

Eğer su altını görmek istiyorsan ve yüzeyden fazla uzaklaşmak istemiyorsan şnorkel (“snorkle”) kullanmayı dene. Şnorkel deniz gözlükleri ve yukarı doğru kıvrılan bir borudan oluşur. Deniz gözlükleriyle su altını görebilir ve boru sayesinde de nefes almak için yüzeye çıkman gerekmeksizin nefes alabilirsin.

33. Scuba

plaj-terimleri

Tüplü dalış (“scuba diving”) denizin daha derinliklerini görmenin muhteşem bir yoludur. Scuba, “self-contained underwater breathing apparatus” (bağımsız su altı solunum cihazı) sözünün kısaltmasıdır. Anadili İngilizce olan kişilerin çoğu bunun bir kısaltma olduğunu bilmez! Tüplü dalış sırasında bir dalış kıyafeti ve bir oksijen tüpü sayesinde dalgıçlar şnorkelle görebileceklerinden daha derinleri görebilir ve daha uzun sürelerle su altında kalabilirler.
Bu yazıyı okumadan önce plaja gitmek için heyecanlanmıyorduysan artık bunun için heyecanlandığını biliyoruz.

Ve artık arkadaşlarına bu eğlenceli anları nasıl İngilizce anlatacağını bu İngilizce plaj terimleri sayesinde biliyorsun.

Ve Son Bir Şey…

Bunun gibi özgün İngilizce derslerini seviyorsan FluentU tam sana göre. FluentU sana İngilizce öğretmek için popüler söyleşi programları, akılda kalan müzik videoları ve eğlenceli reklamları kullanır:

en iyi İngilizce uygulamalar

İzlemek istediğin bir şey varsa, bunu muhtemelen FluentU’da bulabilirsin.

FluentU, İngilizce videoları izlemeyi gerçekten çok kolaylaştırır. Nasıl mı? İnteraktif altyazılar içerir. Yani bir resim, tanım ve kullanışlı örnekler görmek için herhangi bir sözcüğe tıklayabilirsin.

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU, dünyaca ünlü kişiler ve ilgi çekici içerik ile öğrenmeni sağlıyor.

Örneğin, “brought” sözcüğüne dokunacak olursan şunu görürsün:

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU herhangi sözcüğe bakmak için dokunmana/tıklamana imkan tanır.

Herhangi bir videoda kullanılan sözcükleri FluentU ile öğrenebilirsin. Öğrenmekte olduğun sözcüğün daha fazla örneğini görmek için ekranı sola ya da sağa kaydır.

en iyi İngilizce uygulamalar

FluentU, kullanışlı sorular ve birçok örnek ile hızla öğrenmene yardımcı olur. Daha fazlasını öğren.

En iyi yanı mı? FluentU öğrenmekte olduğun sözcükleri bilir. Sana örnekler ve videolar sunmak için sözcük bilginden faydalanır. Gerçek anlamda kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın ya da tabletini kullanarak FluentU web sitesini kullanmaya başla ya da daha iyisi Play Store veya iTunes mağazasından FluentU Uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.

Enter your e-mail address to get your free PDF!

We hate SPAM and promise to keep your email address safe

Close