ingilizce-ogrenmek-icin-sarkilar

Kusursuz bir Şekilde İngilizce Öğrenmek için En Sevilen Şarkılardan Faydalanın

İngilizce öğrenmek için şarkılardan faydalanmak, dil öğrenmenin en eğlenceli yollarından biridir.

Müziğin ne kadar şaşırtıcı olabileceğini zaten biliyorsunuz.

Sizi neşelendirebilir, size enerji verebilir.

Güçlü duygular hissetmenize sebep olabilir.

Üstelik ayaklarınızın kendi başlarına dans etmek istemelerine de yol açabilir!

İngilizce öğrenmek için şarkıları kullanmanın da inanılmaz faydaları vardır. Müzik size İngilizce kelimeler öğrenmek konusunda yardımcı olabilir.

İngilizce şarkılar dinliyor musunuz? Eğer dinliyorsanız, bu harika! Zaten yolu yarılamışsınız demektir. Eğer dinlemiyorsanız da, dinlemeyi bir deneyin! İngilizce konuşulan ülkelerin pop şarkıları genellikle eğlencelidir ve bazılarının harika melodileri ve ritmleri vardır.

Şarkıların İngilizce öğrenmek için bu kadar harika öğrenme araçları olmasının sebebi de bu akılda kalıcı melodileridir. Bir önceki gece ders kitabınızda okuduğunuz şeyleri hatırlamayabilirsiniz, fakat muhtemelen dinlediğiniz bazı İngilizce şarkılara eşlik edebilirsiniz. İngilizcede “lyrics” denilen şarkı sözlerini dinleyerek (ve okuyarak) İngilizce dinleme ve anlama becerilerinizi büyük ölçüde geliştirebilirsiniz.

Ne duruyorsunuz? Kulaklıklarınızı takın ve İngilizce öğrenmeye başlayın!

Learn a foreign language with videos

Müzik Bize Ne Tür Bir İngilizce Öğretebilir?

İngilizce öğrenmek için şarkıların bize katabileceği çok şey var.

İngilizce şarkılar size popüler deyimleri öğretebilir, kelime öğrenmeyi eğlenceli bir deneyim haline getirebilir ve hatta dil bilgisi bile öğretebilir.

Yani, İngilizce pop şarkıları dinlemek, insanı eğlendirmekten çok daha fazlasını yapabilir. Bu şarkılar aynı zamanda İngilizce öğrenmek için inanılmaz öğrenme araçlarıdır. Bir şarkıda öğrenebileceğiniz hiçbir yeni kelime yoksa bile, başka pek çok şey öğrenebilirsiniz. Modern şarkılar size şunları öğretebilir:

Sadece üç dakika süren, akılda kalıcı melodilerden öğrenecek ne çok varmış, değil mi?!

Pop Şarkılarıyla İngilizce Öğrenmenin Yolları

Şarkılarla İngilizce öğrenmek için, aktif bir dinleyici olmanız gerekiyor.

Başka bir deyişle, şarkılardan bir şeyler öğrenmek için şarkıların bütün sözlerini çok dikkatli bir şekilde dinlemeniz gerekiyor. Kelimelerin anlamlarını bilmeniz ve bir araya nasıl gelip cümle oluşturduklarını anlamanız gerekiyor. Şarkının tamamının ne anlama geldiğini bilmeniz gerekiyor.

Eğer anlamadığınız bir şey olursa, aktif olmalı, kelimelerin anlamlarına sözlükten bakmalı ve anlamak için elinizden geleni yapmalısınız.

Aktif bir dinleyici olmanız için size birkaç ipucu verelim:

  • Dinlemeden önce okuyun. Şarkıyı dinlerken, şarkı sözlerini net bir şekilde duymak zor olabilir, bu yüzden şarkıları dinlemeden önce sözlerini okumanızın büyük faydası olacaktır. AZLyrics veya Google Play gibi sitelerden şarkı sözlerine bakabilirsiniz.

Aynı zamanda müzik kliplerini alt yazılı olarak izleyebilir ya da yalnızca şarkı sözlerini gösteren videoları izleyebilirsiniz. Şarkı sözlerini okuyarak şarkıda bilmediğiniz kelime varsa tespit edip anlamına bakmanızı sağlar ve şarkıcının tam olarak ne anlatmak istediğini anlamanıza yardımcı olur.

  • Şarkılara eşlik edin. Bu size aptalca gelebilir, ancak İngilizce şarkılara eşlik etmek kelimeleri öğrenmenize gerçekten yardımcı olabilir. Müziğe eşlik ederken sözcükleri daha kolay telaffuz ettiğinizi ve daha akıcı konuştuğunuzu fark edeceksiniz.

Şarkı sözlerini iyice öğrendikten sonra, müziğin sesini kapatıp sözleri normal bir şekilde, konuşuyormuşçasına okumayı deneyin. Sözleri şarkı olarak söylemek, konuşurken kendinize daha fazla güvenmenizi ve daha rahat konuşmanızı sağlayabilir.

  • Sözcüklerin kulağa nasıl geldiğine dikkat edin. Kabul ediyoruz, bütün pop şarkılarının ilginç ya da anlamlı sözleri yok. Fakat bu, onlardan bir şeyler öğrenemeyeceğiniz anlamına gelmiyor! İngilizce şarkılardaki kelimeleri duymak ve anlamak aslında büyük bir başarı. Bu, kelimeleri duyduğunuzda tanıyabilecek kadar iyi öğrendiğiniz anlamına gelir.

Eğer içinde çok fazla tekrar olan bir şarkıyı dinliyorsanız (ve sözlerini henüz okumadıysanız) sözleri, kelimeleri dinleyin. Şarkı sözlerini bir yere yazmaya çalışın, sonra yazdıklarınızı şarkı sözleriyle karşılaştırıp şarkıcıyı ne kadar iyi anladığınızı kontrol edin.

  • Hataları bulun. Şarkılar da şiirler gibidir. Yazarları, sözlerin kulağa daha iyi gelmesi ya da daha iyi bir ritme sahip olması için yaratıcı yollara başvurabilirler. Bu da, bazı şarkıların yanlış dil bilgisi ile ya da yanlış kelimelerle yazılmış olabileceği anlamına gelir. Kötü bir dil bilgisiyle yazılmış ya da kelimelerin yanlış şekilde kullanıldığı şarkıları tespit etmeye çalışın.

Bu durum aynı zamanda şarkılardan İngilizce öğrenirken daima aklınızda bulundurmanız gereken şeylerden biridir; duyduğunuz şey her zaman doğru olmayabilir. Bu yüzden, emin olmadığınız durumlarda mutlaka sözleri kontrol edin, bir öğretmene ya da ana dili İngilizce olan birine sorun.

En önemlisi, eğlenin! Şarkılarla İngilizce çalışmak, öğrenirken beyninizi dinlendirmek için eğlenceli ve yaratıcı bir yoldur. Bu yüzden ders kitaplarınızı bir an için bir kenara bırakın ve bu harika hit şarkılarla küçük bir mola verin!

İngilizce Kelimeler ve Söz Öbekleri Öğrenmek İçin En İyi Şarkılar

1. “The Sound” Söyleyen: The 1975

Şarkı Sözleri

“The Sound,” yani Türkçesiyle “Ses,” aşk hakkında bir şarkı. Grubun bu şarkısı, sizinle pek ilgilenmeyen birine aşık olmakla ilgili. Diğer şarkıların çoğunun aksine, bu şarkıda felsefi sözler kullanılmış.

  • Conceited: Kibirli, burnu havada, kendini beğenmiş. Böyle insanlar mükemmel olduklarını düşünürler, gerçekte hiç de öyle olmasalar bile.
  • Reciprocate: Karşılık vermek. Eğer biri sizi seviyorsa, siz de bu hisse karşılık verebilirsiniz. Biri size bir iyilik yaptığında buna da bir iyilikle karşılık verebilirsiniz.
  • Sycophant: Dalkavuk, yağcı. İngilizcede böyle insanlara “yes man,” de denir. Bu insanlar, kendilerini sevdirmek ya da karşılığında bir kazanç elde etmek için insanlara güzel sözler söyler, iltifat ederler. Bu kelime günlük konuşmalarda pek sık kullanılmaz, fakat ileri seviyede bir kelimedir ve oldukça da kullanışlıdır!
  • Socratic: Günlük dilde pek duymayacağınız bir başka kelime de, “Socratic”tir. Bu kelime, kadim filozof Sokrates’e yapılan kültürel bir atıftır. Sokratik metot, öğrencilere soruların cevaplarını vermek yerine, cevaplarını kendileri bulmaları gereken sorular sorma yoluyla öğretmektir.
  • Prophetic: Kehanet gibi. Gelecekle ilgili söylenen bir şey gerçek olursa, bu söz “prophetic”tir. Bir kahin (İngilizcede “prophet”) ya da belki bir falcı, (İngilizcede “fortune teller”) “prophetic” olabilir, ancak fal sakızları ya da şans kurabiyelerinin pek öyle olduğunu söyleyemeyiz.
  • Cliche: Klişe. Haddinden fazla tekrarlandığı için orijinalliğini ya da cazibesini kaybetmiş olan ifade ya da eylem.

2. “Formation” Söyleyen: Beyoncé

Uyarı: Şarkının sözleri müstehcenlik içerir (şarkıda birtakım küfürler ve cinsel referanslar geçer)

Şarkı Sözleri

Bu şarkıda Beyoncé, ne kadar zengin ya da ünlü olursa olsun, içinden asla Güneyliliği alamayacağınızı söylüyor. Şarkıda Amerikanın güneyiyle ilişkilendirilen şeylere pek çok gönderme yapıyor, Güney’de popüler yiyecekler olan karalahana ve mısır ekmeği gibi.

Bu şarkı, argo sözler, gayrı resmi kelimeler ve ifadeler öğrenmek için iyi bir şarkı, fakat aynı zamanda Amerika’nın güneyinin kültürüne de ilginç bir bakış sağlıyor. Yalnız bu şarkıda bahsedilen şeylerin çoğunun stereotipler (kalıp yargı, basmakalıp görüş) olduğunu da unutmayın. Stereotipler bir grup insan tarafından bir grup insan için söylenene şeylerdir, ancak bunlar herkes için doğru olmayabilirler. Örneğin, her Güneyli karalahana sevmez.

  • I slay: Bu argo ifade, çok şaşırtıcı, havalı ya da etkileyici olduğunuz anlamına gelir. “Slay” kelimesi aslında “kill” ile aynı anlamdadır, yani “öldürmek, katletmek” anlamına gelir. İngilizce argosunda bir şeyi çok iyi yaptığınızı ifade etmek için, olumlu anlamda, “I’m killing it!” diyebilirsiniz. “I slay,” demek de aynı anlamı taşır.
  • Corny: Bu kelimenin “mısır” anlamına gelen “corn” kelimesiyle hiçbir ilgisi yok. “Corny” olarak nitelendirilen şeyler ya fazla tekrarlanmış, yani bayatlamış veya klişeleşmiş ya da fazlasıyla duygusal şeylerdir. Türkçe karşılık olarak “klişe, bayat, basmakalıp, banal, modası geçmiş” gibi sözcükleri kullanabilirsiniz. Anlamı çok bariz olan bir espri “corny” olabileceği gibi, romantik bir an da öyle olabilir.
  • Cocky: Ukala, burnu havada, kibirli, kendini beğenmiş. Kendine kibirlilik derecesinde fazla güvenen ya da kendini fazla beğenen birini “cocky” olarak nitelendirebilirsiniz.
  • Formation: Oluşum, düzen, tertip. Genellikle askeri bir terim olarak kullanılan bu kelime, bir şeyin düzenlenme biçimini ifade eder; askerler sıraya dizildiğinde “formation,” yani bir “düzen” içerisine girmiş olurlar.
  • Trick: Numara, hile, aldatmaca, dalavere, oyun. Birini kandırmak için kullandığınız şey, “magic trick,” yani “sihirbazlık numarası” gibi. Argoda bu kelime birilerini etkilemek ya da kandırmak için onlara sataşan ya da takılan kadınlar için kullanılan oldukça kaba bir kelimedir.

3. “Cheap Thrills” Söyleyen: Sia

Şarkı Sözleri

Sia’nın bu akılda kalıcı şarkısının basit bir mesajı var: Hayatın tadını çıkarmak için paraya ihtiyacınız yok. Dans etmeye devam etmeniz yeter! Şarkının sözlerinin bazıları birkaç kez tekrarlanıyor, bu yüzden bu şarkı İngilizce şarkı sözlerini anlamak için harika bir pratik.

  • Cheap thrill: Ucuz heyecan, gelip geçici heves. “Thrill,” heyecan verici şey demektir, “cheap” de ucuz; “cheap thrill,” insana yalnızca kısa bir süre için heyecan veren şeylere denir. Bu “ucuz heyecanlar,” içinde bulunduğunuz an için size eğlenceli gelebilir, ancak uzun vadede pek tatmin edici değillerdir.
  • Won’t be long: Çok uzun sürmeyecek. Bu ifade, bir şeyin kısa süreceğini belirtmek için kullanışlı bir ifadedir. Eğer mola vermek istiyorsanız, hemen geri döneceğinizi belirtmek için, “I won’t be long!” diyebilirsiniz.
  • Hit the dance floor: Bu ifadenin birebir çevirisi “Dans pistine vurmak,” gibi görünebilir, fakat elbette gerçekten piste vurmaktan söz etmiyoruz! Bu ifade, dans pistine çıkıp dans etmek anlamına geliyor. Benzer şekilde, “hit the road” ifadesi “yola çıkmak” (Türkçedeki “kendini yollara vurmak” deyimini düşünün!), ve “hit the sack” ifadesi “uykuya dalmak” anlamına geliyor.

4. “Can’t Stop the Feeling” Söyleyen: Justin Timberlake

Şarkı Sözleri

Bir başka neşeli şarkı daha – İngilizcede böyle size kendinizi iyi hissettiren şarkılara”feel-good song” deniyor. “Can’t Stop the Feeling” şarkısı dans etmenin insana kendini ne kadar iyi hissettirdiği ve sevdiğiniz ya da hoşlandığınız birini dans ederken izlemenin ne kadar harika olduğu ile ilgili.

Bu şarkı Disney’in “Trolls”  filminde de kullanıldı, fakat eğer şarkı sözlerini dinlerseniz, onları daha yetişkinlere yönelik bir düzeyde de anlayabilirsiniz. İki anlamı da duyabiliyor musunuz?

  • In my zone: Bu argo söz, yaptığınız şeye tamamıyla odaklandığınızı ifade ediyor. Yazarken, müzik yaparken ya da beceri veya konsantrasyon gerektiren şeyleri yaparken bu ifadenin birebir karşılığı ile “kendi alanınızda” olabilirsiniz. Daha doğal bir Türkçe karşılık olarak, “havamdayım, formumdayım, enerjimin zirvesindeyim” gibi ifadeler düşünülebilir.
  • Phenomenally: Olağanüstü bir şekilde. Çok çok iyi. “Phenomenon,” yani fenomen, açıklayamayacağınız kadar şaşırtıcı doğa olaylarına denir. Phenomenally bir şekilde yapılan şeyler ise, inanılmaz derecede iyi yapılan şeylerdir.
  • Creeping up on you: Bir şeyin hissettirmeden, sezdirmeden size yaklaşması. Bir şey öyle ağır ağır gerçekleşiyor ki, siz ne olduğunu anlamadan olup bitiyor. Bir şeyin size sessizce yaklaştığını hissedebilirsiniz, ya da iş veya ödev teslim tarihiniz ağır ağır yaklaşır ve birden gelip çatıverir.

5. “Stitches” Söyleyen: Shawn Mendes

Şarkı Sözleri

Eğer bu şarkının klibini izlerseniz, şarkıcının görünmez biri tarafından dövüldüğünü görürsünüz. Bu bir metafordur – yani bir başka şeyi temsil eden bir ifade. Başka bir deyişle, şarkıcı gerçekte incinip yaralanmıyor, ancak sevgilisinin onu terk etmesi yüzünden içi acıyor ve inciniyor.

  • Stitches: Dikişler. Kumaşa da dikiş atabilirsiniz, büyük bir kesik ya da yaraya da.
  • Cut deeper than a knife: Bıçaktan keskin. Bu ifade, fiziksel olmayan bir şeyin insanın canını bıçak kesiğinden daha çok acıttığını ifade eder. Genellikle birinin acımasız sözlerinin ya da eylemlerinin gerçekten canınızı yaktığını söylemek için kullanılır.
  • Aching: Ağrı. Yoğun ve uzun süreli acı. Diş ağrısı (toothache) ya da karın ağrısı (stomach ache) çekebilirsiniz, fakat duygusal olarak da ağrı çekebilirsiniz: yoğun bir özlem ya da mutsuzluk böyle ağrılardır.
  • Lure: Cezbetmek, ayartmak, aklını çelmek, tuzağına çekmek, yem atmak. Cazip bir şeyler sunarak birini yoldan çıkartmak. Oltaların ucundaki yemlere de “lure” denir, bunlar balıkların yemleri ısırıp oltaya yakalanması için bir tuzaktır. Popüler mobil oyun Pokémon Go de Pokémon’ları belirli bir noktaya çekmek için “lure” yani yem kullanmanıza izin veriyor.
  • Reap what you sow: Ektiğini biçmek. Türkçede de “Ne ekersen onu biçersin,” diye bir deyim vardır, bilirsiniz. Yani, eylemlerinizin sonuçlarına katlanırsınız. o reap and to sow are both farming words. To sow means to plant a crop (plant meant for food), while to reap means to cut or gather it. (Popüler ölüm simgelerinden biri, elinde orak olan Azrail’dir ve İngilizcede bu figür “the grim reaper,” yani “zalim biçici/orakçı” olarak adlandırılır, çünkü çiftçilerin ekinleri biçip topladığı gibi, o da ruhları toplar.

6. “Heathens” Söyleyen: Twenty One Pilots

Şarkı Sözleri

Bu şarkı, 2016 yılında çekilen Batman filmi “Suicide Squad,”  (Karşılığı “İntihar Mangası” olsa da Türkiye’de “Gerçek Kötüler” adıyla gösterime girmiştir) için yazılmıştır. “Kafirler, dinsizler, vicdansızlar” gibi anlamlara gelen “Heathens” kime güvendiğinize dikkat etmenizi çünkü yanınızdaki insanın gerçekte kim olduğunu asla bilemeyeceğinizi söyleyen karanlık bir pop şarkısı.

Bu şarkı özel olarak bu film için yazılmış, bu yüzden hakikaten katillerle ilgili olabilir (ne de olsa, film Batman’in “kötü adamları” hakkında.) Fakat aynı zamanda grubun fanları, hatta kilise hakkında bile olabilir. Şarkı sözlerini dinleyin ve sizin için ne anlama geldiğini görün!

  • Heathen: Kafir, dinsiz, vicdansız, barbar. Geleneksel anlamda bu kelime, büyük bir dinin öğretilerine uymayan kişiler için kullanılır. Fakat aynı zamanda ahlak kurallarına uymayan kişileri de ifade edebilir. Bir başka deyişle, kötü ve medeniyetsiz kişileri.
  • Docked away: “Dock” fiilinin anlamı, gemileri “rıhtıma çekmek”tir, yani bir nevi park etmek. Bu ifade genellikle tekneler ve uzay gemileri için kullanılsa da, bir şeyi bir kenara kaldırmak, uzaklaştırıp üzerini örtmek anlamına da gelebilir.
  • Psychopath: Psikopat. Tıbbi olarak psikopat, kişinin şiddet eğilimli davranışlar göstermesine sebep olan psikolojik bir rahatsızlığa sahip olan insanlara denir. Günlük konuşmada bu kelime, çılgınca davranışlarda bulunan kişiler için kullanılır.
  • Intention: Niyet. Birine çiçek verirken onu mutlu etmek ya da sevildiğini göstermek gibi iyi niyetleriniz (good intentions) olabilir – o kişinin çiçeklere alerjisi olduğu ortaya çıksa da.

7. “All My Friends” Söyleyen: Snakehips ft. Tinashe and Chance the Rapper

Şarkı Sözleri

Bazen sürekli partilere katılmak ve dans etmek insana fazla gelir ve sonu çok iyi olmaz. Bu şarkı, güzel zaman geçirmekle ilgili değil; şarkıcının partiden hoşlanmayıp artık birlikte olmadığı birine geri döndüğünde neler olduğuyla ilgili.

Bu şarkıda birtakım küfürler ve kötü sözler var, ancak öğrenebileceğiniz birtakım harika kelimeler de var.

  • Waver: Tereddüt etmek, bocalamak, duraksamak ya da titremek veya hafifçe sallanmak.
  • Wasted: “Waste” fiili, “boşa harcamak” anlamına gelir. Argodaki “wasted” kelimesi ise, “körkütük sarhoş” anlamında kullanılır.
  • Polar opposite: Taban tabana zıt. Kuzey ve Güney Kutupları Dünya’nın tepesinde ve en alt kısmındadır, “polar” kutupla ilgili demektir ve “polar opposite” birbirinden tamamen farklı olan, taban tabana zıt şeyleri betimlemek için kullanılır.
  • Propaganda: Bu kelimeyi Türkçeden de tanıyoruz, değil mi? İnsanların belirli bir şeyi hissetmesini veya düşünmesini sağlamaya çalışan bilgilere “propaganda” denir. Bir fikrin yayılması için propaganda yapılırken genellikle yalanlara ve yanlış bilgilere başvurulur.
  • Treachery: Kalleşlik, hainlik, ihanet. Birinin güvenin ihanet edilmesi.

8. “Here” Söyleyen: Alessia Cara

Şarkı Sözleri

Alessia Cara partilere hiç katılmamayı tercih eden biri! Bu şarkı, evde olmayı tercih ederken bir partide olmanın nasıl bir his olduğunu anlatan bir şiir gibi.

  • Indifferent: Kayıtsız, umursamaz. Bir şeyle, bir konuyla ilgilenmiyorsanız, ona karşı kayıtsız, yani “indifferent”sınız demektir. Genel olarak hayata ve hayattaki sorunlara karşı umursamaz kişiler için de bu sıfat kullanılabilir.
  • Hollering: Bağırmak, haykırmak. Çok yüksek sesle bağırmak anlamına gelen “to holler” fiilinin argodaki kısaltması “holla”dır.
  • Congregating: Bir araya gelme, toplanma. “Congregation” genelde kilisedeki toplantıları ifade etmek için kullanılan bir kelimedir, fakat bu kelime grup haline herhangi bir yerle yapılan buluşma, toplantı anlamında da kullanılır.
  • Standoffish: Soğuk, mesafeli, uzak kişileri için kullanılan bir sıfat.

 

Birkaç kısa şarkıdan ne kadar çok şey öğrenebileceğinizi gördüğünüze göre, artık kendi başınıza İngilizce öğrenmeye başlayabilirsiniz.

İngilizce öğrenmek için İngilizce şarkılar dinlerken aktif bir dinleyici olun.

Şarkılar sayesinde keyifle İngilizce öğrenin!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.