ingilizce-kaynasmalar

İngilizce Kaynaşmalar ve Bunları Kullanmanın Yolları!

“If y’all want to learn English, y’all better pay attention! I ain’t joking!”

Muhtemelen daha önce insanların ya’ll ya da ain’t kullandığını duymuşsundur. Bunlar hem şarkılarda hem de özlü sözlerde görülebilir. Televizyonda ve günlük konuşmalarda duyulabilir.

Şunlar gibi cümleleri ise daha sık duymuşsundur:

He’s running late.”
O gecikti.

“I can’t hear what you are saying.”
Ne dediğini duyamıyorum.

“My phone won’t connect.”
Telefonum [internete] bağlanmıyor.

Burada bir benzerlik görebiliyor musun?

Bunların hepsi sıkça rastlanan İngilizce kaynaşmalar için örnektir—İngilizce dilini basitleştirmeye yarayan o komik sözcükler.

Bunlar senin için henüz o kadar da basit gözükmeyebilir.

Ama o noktaya da ulaşacağız!

Bu yazıda, dinleme becerilerini ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmek için ezberlemen gereken yaygın kullanılan İngilizce kaynaşmaları göstereceğiz. Ayrıca bu kaynaşmaları konuşurken ve yazarken kullanmana yardım ederek daha kısa sürede akıcı konuşmaya başlamanı sağlayacağız.

Başlamak için sabırsızlanıyor musun?

Learn a foreign language with videos

Kaynaşma Nedir?

Kaynaşma, bir çift sözcüğün kısaltılmış halidir. Örneğin, birçok kişi “I am” yerine “I’m” kaynaşmasını kullanmayı tercih eder. Bunun anlamı aynıdır ama sadece biraz daha kısadır.

Kaynaşmalar dili sadeleştirmeye yardımcı olur (Twitter’da kullanmak için idealdir!) ve çoğu kişi bunları konuşmalarını basitleştirmeye yardımcı olması için kullanır. Kaynaşmaların farklı örneklerini ve bunların anlamlarını bilmek, başta konuşma dili ve günlük dil olmak üzere İngilizcenin her yerinde kullanılmaları nedeniyle önemlidir.

İngilizce okurken kaynaşmaları tanıyabilmek için, kesme işareti adı verilen o havadaki noktalama işaretini ara (“I’m”), bu işaret çoğu İngilizce kaynaşmada yer alır. Eğer kesme işaretini dikkate almazsan, bir kaynaşmayı başka bir sözcükle karıştırabilirsin.

Örneğin, “she’ll” (she will) sözcüğü ile tamamen farklı bir anlama gelen “shell” (“a shell on the beach” cümlesindeki gibi) birbirine karıştırılabilir. İngilizceyi yüksek sesle ya da içinden okurken, kesme işaretlerinin farklı sözcüklerde nasıl kullanıldığına ve yazıldığına dikkat et. Bunu yapmak sözcükleri birbirine karıştırmanı önler.

Kesme işaretinin İngilizcede aidiyet/mülkiyet belirtmek için de kullanıldığını unutma. “The cat’s toy” tümcesinde, kesme işareti bize oyuncağın kediye ait olduğunu söyler. Kesme işaretinin neden ve nasıl kullanıldığını anlamak için her zaman cümlenin gelişine baktığından emin ol.

Daha Akıcı Konuşmak için İngilizce Kaynaşmalar Öğren

Aşağıda ezberlemen gereken İngilizce kaynaşmalar listesini bulacaksın. Daha sonra bunları kullanacağın farklı durumları konuşacak ve son olarak daİngilizce kaynaşmaları doğru şekilde kullanma alıştırması yapmana yardımcı olacak kaynaklar sunacağız.

Ezberlemen Gereken Sıkça Kullanılan İngilizce Kaynaşmalar

“To Be” İçeren Kaynaşmalar

I’m (I am)

I’m trying to improve my English.
İngilizcemi geliştirmeye çalışıyorum.

You’re (you are)

You’re such a sweetheart!
Çok şekersin!

He’s (he is)

He’s so handsome.
O çok yakışıklı.

She’s (she is)

She’s very beautiful.
O çok güzel

They’re (they are)

They’re such cute puppies!
Onlar çok şirin köpek yavruları!

We’re (we are)

If you don’t get dressed soon we’re going to be late!
Eğer kısa sürede giyinmezsen geç kalacağız!

It’s (it is)

It’s against the law!
Bu, kanunlara aykırı!

That’s (that is)

That’s awesome!
Bu harika!

Here’s (here is)

Here’s the car I was telling you about.
İşte sana bahsettiğim araba.

“Will” İçeren Kaynaşmalar

I’ll (I will)

I’ll finish that project later.
O projeyi daha sonra tamamlayacağım.

You’ll (you will)

You’ll regret that!
Buna pişman olacaksın!

He’ll (he will)

He should put on a coat or he’ll get sick.
O üstüne bir ceket almalı, yoksa hastalanacak.

She’ll (she will)

She’ll love her birthday present.
O, doğum günü hediyesine hayran kalacak.

It’ll (it will)

You should come to the party! It’ll be fun!
Partiye gelmelisin! Çok eğleneceğiz!

We’ll (we will)

We’ll arrive there around 3 p.m.
Saat 3 gibi orada olacağız.

“To Have” İçeren Kaynaşmalar

Not: Bu kaynaşmalarda “have” sözcüğü, bir şeyin geçmişte meydana geldiğini belirten yardımcı fiil olarak kullanılmaktadır.

Amerikan İngilizcesinde, “have” içeren kaynaşmalar sadece bu durumda kullanılır.

“Have” sözcüğünün iyelik belirten ana fiil olması halinde kaynaşma kullanılmaz. Diğer bir deyişle, I’ve seen that movie (I have seen that movie) diyebiliriz ama not I’ve a dog (I have a dog) diyemeyiz.

I’ve (I have)

I’ve been to his house before.
Bu eve daha önce gelmiştim.

You’ve (you have)

You’ve been trying to contact her for days.
Günlerdir ona ulaşmaya çalışıyorsun.

He’s (he has)

He’s been looking for a job since he got fired.
İşten çıkarıldığından beri iş bakıyor.

Not: Bu kaynaşma sana tanıdık geldi mi? Tıpkı “he is” kaynaşmasına benziyor, bu nedenle cümlenin gelişine dikkat et.

She’s (she has)

She’s already told you once before!
Bunu sana daha önce de söylemişti!

Not: Burada da “she is” ile karıştırmamaya dikkat et.

We’ve (we have)

We’ve been wanting to visit for a long time.
Uzun zamandır ziyaret etmek istiyorduk.

They’ve (they have)

They’ve just arrived.
Onlar biraz önce geldiler.

Should’ve (should have)

The students should’ve listened to the teacher’s warning.
Öğrenciler öğretmenin ikazını dinlemeliydiler.

Could’ve (could have)

She could’ve done it if she really tried.
Gerçekten denemiş olsaydı bunu yapabilirdi.

“Would” İçeren Kaynaşmalar

I’d (I would)

I’d love to visit but flights are too expensive.
Ziyaret etmeyi çok isterdim ama uçuşlar çok pahalı.

You’d (you would)

If you’d stop panicking you could do your job.
Eğer panik yapmayı bıraksaydın işini yapabilirdin.

He’d (he would)

He’d be better off in a different city.
O, başka bir şehirde daha mutlu olurdu.

She’d (she would)

She’d like to get a pet dog.
O, bir köpek almak isterdi.

We’d (we would)

We’d hate to upset you.
Seni üzmeyi hiç istemezdik.

They’d (they would)

They’d enjoy this if they could come.
Eğer gelebilselerdi bundan keyif alırlardı.

Olumsuz Kaynaşmalar (“Not” İçeren Kaynaşmalar)

Don’t (do not)

I don’t know.
Bilmiyorum.

Can’t (cannot)

You can’t do that!
Bunu yapamazsın!

Aren’t (are not)

They aren’t coming to the party tonight.
Bu gece partiye gelmiyorlar.

Couldn’t (could not)

She couldn’t sit through the movie without getting scared.
O, korkmadan filmin sonunu getiremedi.

Wouldn’t (would not)

Your parents wouldn’t like your behavior right now.
Ailen bu davranışını beğenmezdi.

Shouldn’t (should not)

You shouldn’t eat too much junk food.
Çok fazla abur cubur yememelisin.

Isn’t (is not)

It isn’t healthy to eat a lot of fast food either.
Çok fazla fast food yemek de sağlıklı değil.

Doesn’t (does not)

He doesn’t understand what you said.
O, ne dediğini anlamıyor.

Didn’t (did not)

Mom, I didn’t do it!
Anne, bunu ben yapmadım!

Hasn’t (has not)

The mail still hasn’t come today.
Posta bugün de gelmedi.

Wasn’t (was not)

This wasn’t a good idea.
Bu iyi bir fikir değildi.

Won’t (will not)

I won’t be able to make it to the meeting.
Toplantıya yetişemeyeceğim.

Weren’t (were not)

Luckily, we weren’t hurt in the car accident.
Neyse ki araba kazasında yaralanmadık.

Ain’t (am not; are not; is not; has not; have not)

I ain’t interested in that kind of thing.
Böyle bir şey ilgimi çekmez.

Not: Bu, bazen argo olarak kabul edilen bölgeye özgü bir sözcüktür.

Çeşitli Kaynaşmalar

Let’s (let us)

Let’s go to the mall.
Hadi alışveriş merkezine gidelim.

Y’all (you all)

Y’all better pay attention.
Hepiniz dikkatinizi vermekle iyi edersiniz.

Not: Bu, bazen argo olarak kabul edilen bölgeye özgü bir sözcüktür.

İçeriğe Göre Kaynaşma Nasıl Kullanılır

Artık İngilizcede yaygın kullanılan kaynaşmaları biliyorsun—ama henüz bunları rahatça kullanmıyor olabilirsin. İşte kaynaşmalar kullanarak konuşmanı veya yazmanı kolaylaştıracak bazı kurallar.

  • Kaynaşmaları ikiye katlama. Bir sözcükte sadece bir kesme işareti olmalıdır. Örneğin, “you’re’nt” doğru bir İngilizce değildir ve oldukça tuhaftır.
  • Olumsuz kaynaşmalar istisna olmak üzere, çoğu kaynaşma bir cümlenin sonunda olamaz. Bu deyişi açık haliyle söylediğinden emin ol. Örneğin:

“Is the cold contagious?”
Nezle bulaşıcı mıdır?

Doğru: “The doctor said it is.”
Doktor öyle olduğunu söyledi.

Yanlış: “The doctor said it’s.”

Bununla birlikte, bir cümle olumsuz kaynaşmalarla sonlanabilir. Şu örneğe bir göz at:

Doğru: “If he goes to the party, I won’t.” (Burada konuşmacının niyetini tam olarak anlayabiliriz. Konuşmacı partiye gitmeyecektir.)
O, partiye giderse ben gitmeyeceğim.

Yanlış: “If he goes to the party, I’ll.” (Burada anlam net değildir. Bu cümle insanları şunu düşünmeye iter: “Ne yapacaksın? Partiye mi gideceksin yoksa ondan kaçınacak mısın?”)

  • Tıpkı diğer sözlükler gibi telaffuz edilen kaynaşmalar (eşsesliler olarak da bilinir) da genellikle cümle sonunda kullanılmaz. Bunlar arasında it’s (its gibi okunur), they’re (there ya da their gibi okunur) ve you’re (your gibi okunur) yer almaktadır.

Örneğin, şu soruyu soracak olsak: “Are they coming on vacation?”(Onlar tatile geliyorlar mı?)

Doğru: “Yes, they are.” (Evet, geliyorlar.)

Yanlış: “Yes, they’re.”

Çoğu zaman günlük İngilizce konuşmalarda kaynaşma kullanmak doğal karşılanır. İnsanlar bunları sözlü ve yazılı konuşmalarında sık sık kullanır. Bununla birlikte, kaynaşmaların tam yazımlarına göre daha az resmi oldukları düşünülür. “I can’t help you” demek “I cannot help you” (sana yardımcı olamam) demeye göre daha günlük bir kullanımdır.

Ayrıca, bulunduğun yere bağlı olarak “y’all” ve “ain’t” gibi sözcüklerin argo kabul edilebileceğini de unutma. Bazı Amerikan lehçelerinde bu kaynaşmalar kabul görür ve sıkça kullanılır. Diğerlerinde ise bu sözcüklerin kötü İngilizce olduğu düşünülür ve bunlar kullanılmaz. Eğer İngilizce dersindeysen bu sözcükleri kullanmaman daha iyi olacaktır.

Kaynaşma kullanmanın yerinde olup olmayacağını görmek için her zaman durumu değerlendir. Çoğu zaman standart bir kaynaşmayı kullanmakta hiçbir sorun yoktur.

İngilizce Kaynaşma Kullanma Alıştırması için Kaynaklar

Kaynaşma kullanımında ustalaşmak için öncelikle yukarıda verilen listeyi ezberlemelisin. Ama farklı konuşma tarzları ya da aksanlarla da tanışman gerekir.

Mümkün olduğunca fazla dil partneri ya da anadili İngilizce olan kişi ile pratik yap. Aynı bölgede yaşayan kişiler dahi farklı konuşabilir ve farklı kaynaşmalar kullanabilir. Eğer pratik yapmak için İngilizce konuşan birisini bulman gerekiyorsa, dil hedeflerin, öğrenim şeklin ve bütçene en uygun dil öğretmenini bulmak için yüzlerce İngilizce öğretmeni arasından seçimini yapabileceğin Wyzant’ı dene. Wyzant, web kamerası kullanarak özel ders ya da sanal öğretmen seçenekleri arasından seçim yapabileceğin için harika bir seçenek sunuyor.

Çoğu Wyzant öğretmeni, sana uzman düzeyinde kaynaşma bilgisi verebilecek ya da diğer herhangi dil ihtiyacını karşılayacak deneyime sahip sertifikalı eğitmenlerdir. Seçeneklerini görmek için profilleri gez.

İngilizce konuşulan farklı ülkelerden insanlar tarafından hazırlanmış filmler, YouTube videoları izlemeli ve şarkılar dinlemelisin.

Örneğin, bu YouTube videosunda kaynaşmaları açıklamak için popüler “Call Me Maybe” şarkısından faydalanılıyor. Ayrıca, İngilizcede bazen kullanılan argo kaynaşmaların da bazı örneklerini barındırıyor.

Sofistike bir dil duymak istiyorsan, “Pride and Prejudice” gibi kurallara uygun İngilizce kullanılan bir film izle. Çok sayıda kaynaşma ve argo kullanılan aksanlar duymak istiyorsan, “The Walking Dead” gibi popüler televizyon dizilerini izlemeyi deneyebilirsin. Ama farklı türlerden dizi ve filmler izlemeyi unutma. İngilizceyi ne kadar fazla duyarsan o kadar fazla öğrenirsin!

Ayrıca, çevrimiçi testlerle interaktif olarak pratik yapabilirsin. İşte deneyebileceğin üç adres:

  • Bu test sana bir kaynaşmaya dönüştürülebilecek tam bir cümle sunar. İçinden seçebileceğin farklı seçenekler sıralar ve kesme işaretini doğru kullanan kaynaşmayı seçmen gerekir.
  • Bu test ise sana bir cümle ve bir kaynaşmaya dönüştürmen gereken bir tümce verir. Bununla birlikte, bu test çoktan seçmeli değildir ve tümceyi kaynaşma halinde yazmanı gerektirir. Bu çok iyi bir egzersiz!
  • The English Language Centres kullanılan kaynaşmaların daha fazla örneğini cümle içinde sunar. Ayrıca sayfanın en altında da bir test bulunur ve bu testte cümlenin gelişine göre doğru kaynaşmayı seçmen gerekir. Diğer testlerin aksine bu kaynakta hangi tümceyi kullanacağın önceden söylenmez. Bunu kendin bulman gerekir!

 

Artık İngilizce kaynaşmalar hakkında temel bilgileri öğrendiğine göre bu kaynakları ve diğerlerini kullanarak kaynaşmalarda ustalaşabilir ve İngilizceni geliştirebilirsin!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.