big-bang-theory-ile-ingilizce

“The Big Bang Theory” ile İngilizce Öğren: 5 Komik Sahne ve Faydalı İngilizce Bilgisi

Televizyon komedilerine bayılıyor musun?

Farklı karakterler tanımak ilgini çekiyor mu?

İngilizce öğrenmek mi istiyorsun?

Eğer bu sorulara evet cevabını verdiysen bu yazı tam sana göre!

Herkesin bayılarak izlediği Amerikan komedisi “The Big Bang Theory” izleyerek nasıl İngilizce öğrenebileceğini sana göstereceğim.

Bu komik dizi ile dil öğrenmek basit, etkili ve son derece eğlenceli. Bu diziden en iyi nasıl faydalanacağının yanı sıra çok sayıda önemli yeni sözcük içeren harika videolar da paylaşacağım.

Learn a foreign language with videos

“The Big Bang Theory” Karakterleri Kimdir?

Bu harika diziyi daha önce izlemediysen “The Big Bang Theoryi” çoğumuzun nerd—bilim gibi belirli bir konuda çok şey bilen kişi—olarak adlandırdığı dört dahi bilim adamı hakkındaki popüler bir komedi dizisidir. Nerd sözcüğü ile aynı zamanda tuhaf ya da uyumsuz sosyal davranışlar da ima edilir. Bu karakterlerin dünya görüşü etraflarındakilerden çok farklı olduğu için bazı komik durumlar meydana gelir.

Bu dörtlünün isimleri Sheldon, Leonard, Howard ve Raj’dır. Sheldon, sosyal durumlarda en uyumsuz olan karakterdir ve sürekli olarak herkesten ne kadar zeki olduğunu vurgular.

Howard ise hala annesiyle yaşayan yetişkin bir adamdır. Bir kız arkadaş bulmaya kafayı takmıştır ama kadınlar konusunda hiç başarılı değildir. En iyi arkadaşı gibi Raj da kadınlar konusunda hiç başarılı değildir ve odada bir kadın olduğu zaman tek kelime dahi konuşamaz.

Leonard sevimli ama şapşal bir karakterdir ve Sheldon ile birlikte yaşar. Dizinin ilerleyen bölümlerinde aktris olma hayalleri kuran bir garson olan komşuları Penny ve kendileri gibi bilim insanı olan Bernadette ve Amy karakterleriyle dostluk kurarlar.

Dizi ilk olarak 2007’de yayınlandı ve toplamda 12 sezon ile 2019’da sonlanması planlanıyor.

“The Big Bang Theory” Neden Dil Öğrencileri için Faydalıdır?

Bu sitkom günlük dil ve Amerikan kültüründen referanslar öğrenmek için harikadır. Dizideki tüm karakterler bilim insanı değildir—işte bu nedenle de onların etkileşimlerini görmek eğlencelidir—bu nedenle de öğrenilecek bol miktarda günlük sözcük kullanılır.

Aynı zamanda tonlama, zamanlama ve sözcük vurgusu da dahil olmak üzere İngilizce mizahın nüanslarını da öğreneceksin.

Tahmin etmiş olabileceğin gibi dizi aynı zamanda bilimsel dil ve ileri seviye sözcükler ile dolu. Bunları öğrenmek güzel olsa da İngilizce dil öğrencilerinin diziyi takip etmelerini bazen zorlaştırabiliyor. Aşağıda dizinin bölümlerinden nasıl İngilizce öğreneceğin ve kafanın karışmasını nasıl önleyeceğin hakkında bazı ipuçları bulacaksın.

big-bang-theory-ile-ingilizce

Ama önce—izlediğin her İngilizce videoyu anladığından emin olmak ister misin? İşte FluentU tam da bunun için yanında. Tümü kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüşmüş İngilizce TV klipleri, film fragmanları, müzik videoları, vb. sunuluyor. İnteraktif altyazılarda bulunan sözcüklere tıkla ve FluentU sana bunların anlamını söylesin.

Ayrıca, videolar zorluk seviyesine göre düzenlenmiştir ve öğrenmene yardımcı olacak kelime kartları ve eğlenceli testler de mevcuttur. En iyisi ise FluentU iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

“The Big Bang Theory” İzleyerek Nasıl İngilizce Öğrenilir

“The Big Bang Theory” ile İngilizce öğrenmek için benimseyebileceğin farklı yaklaşımlar bulunuyor.

  • Özellikle dil öğrenmeye yeni başladıysan önce bir bölüm ya da sahneyi Türkçe altyazılarıyla izlemeni tavsiye ederim. Bunu yaparak genel konuyu anlayacaksın.
  • Daha sonra, İngilizce altyazılarla yeniden izle ve duyduğun ya da okuduğun herhangi yeni sözcük ya da ifadeyi not al. Eğer intermediate seviyesindeysen İngilizce altyazılarla başla ve ilk adımı atla.
  • İzledikten sonra bölümün ya da sahnenin bir özetini çıkar ve ana fikrini anlayıp anlamadığını gör. Anlamlarını bilmediğin sözcüklerin tanımlarına sözlükte bakmayı da unutma.

Özellikle yeni öğrendiğin sözcükleri dinle ve yeni detaylar yakalamaya çalış. Bir diziyi ikinci ya da üçüncü defa izlediğimizde sıklıkla daha önce gözümüzden kaçan şeyleri fark ederiz.

Bir diziyi sadece izlemekten daha fazlasını da yapabilirsin!

İlk olarak, bölümlerin yazılı diyaloglarının çoğuna “Big Bang Theory Transcripts” blog sitesinden erişilebiliyor. Arkadaşlarınla birlikte bunları okuyabilir ve konuşma becerilerinizi geliştirmek için favori sahnelerinizi canlandırabilirsiniz.

big-bang-theory-ile-ingilizce

İngilizce konuşma çalışması yapmak istiyorsan, Fanpop gibi siteler üzerinde dizinin hayranları ile iletişime geç. Karakterlerin sevdiğin ve sevmediğin yönlerini, en sevdiğin bölümü ve hangi sahne ve esprilerin en komikleri olduğunu tartış.

big-bang-theory-ile-ingilizce

Ayrıca, Absurd Trivia and Zimbio sitesindeki gibi bilgi testleri ile dizi hakkındaki bilgini de test edebilirsin. İzlediğin şeyi anlayıp anlamadığını görmenin harika bir yoludur.

Son olarak, eğer kendini gerçekten öğrenmeye adıyorsan kendi sahneni ya da bölümünü yaz. Hem yaratıcı olacak hem de İngilizce yazma becerilerini geliştirmiş olacaksın.

Bazinga! “The Big Bang Theory” ile İngilizce Öğrenme Rehberi

Lafı daha fazla uzatmadan, bazı harika yeni İngilizce sözcükler için aşağıdaki sahnelere bir göz at!

Sahne 1: Penny, Leonard ve Sheldon Birbirlerini Tanımaya Başlıyor

Bu sahne “The Big Bang Theory”nin ilk bölümünden ve bu bölümü YouTube Premium ile buradan izleyebilirsin. Leonard ve Sheldon kısa süre önce yeni komşuları Penny ile tanışmış ve onu evlerine davet etmiştir. Penny üzerinde anlaşılmaz bilimsel denklemler bulunan bir beyaz tahta olduğunu fark eder.

Penny: This looks like some serious stuff. Leonard, did you do this?

Sheldon: Actually, that’s my work.

Penny: Wow.

Sheldon: Yeah, well, it’s just some quantum mechanics, with a little string theory doodling around the edges. That part there, that’s just a joke, it’s a spoof of the Bourne-Oppenheimer approximation.

Penny: So you’re like one of those beautiful mind genius guys.

Sheldon: Yeah.

Penny: This is really impressive.

Leonard: I have a board. If you like boards, this is my board.

Penny: Holy smokes.

Sheldon: If by holy smokes you mean a derivative restatement of the kind of stuff you can find scribbled on the wall of any men’s room at MIT, sure.

İşte dizi ile tanışmak için harika bir sahne. Esprileri anlamak için bilimsel terimlerin tümünü anlaman gerekmediğini görebilirsin.

Aksine bu sahne, Sheldon’ın herkesin bu anlaşılması zor terimleri bilmesi gerekiyormuş gibi davranması ve Leonard’ın da kendi tahtasını Penny’ye göstererek onu etkilemeye çalışması nedeniyle komik.

Yine de yeni sözcükler ve kültürel referansların yanı sıra sıkça kullanılan bilimsel terimlerin bazılarını anlamak da fena olmazdı.

İşte daha önce duymamış olabileceğin bazı sözcüklerin anlamları:

Quantum mechanics —evreni oluşturan atomlar ve partiküller ile ilgili bir bilim dalı

String theory — partikülleri ele alan ve evrenin nasıl işlediğini açıklayan bir teori

Doodling — ne çizdiğini düşünmeksizin bir şeyler çizmek/karalamak

Spoof — bir şeyin komik taklidi/parodisi

Genius — son derece zeki kişi; dahi

Holy smokes — şaşkınlık belirten bir ifade (“Oh my gosh!” gibi)

MIT — son derece prestijli bir eğitim kurumu olan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün kısaltması

Artık bazı yeni sözcükler öğrendiğine göre şimdi geri dönüp bu sahneyi yeniden okuyarak söylenenleri daha iyi anlayıp anlamadığını gör. Bu bölümün diyaloglarını eksiksiz olarak buradan edinebilirsin.

Sahne 2: “Gremlinler”i İzlerken

İşte üçüncü sezonun dördüncü bölümünden bir sahne, arkadaş grubu ünlü komedi-korku filmi “Gremlinler”i izliyor.

Sheldon: This movie baffles me every time we watch it.

Leonard: What do you mean?

Sheldon: Well, the instructions are very clear, don’t feed the gremlins after midnight, don’t get the gremlins wet. How hard is that?

Penny (arriving): Hi, guys. Hi, honey.

Leonard: Hey.

Howard: Oh, we’re “honey” now, are we?

Sheldon: Yes. Since their relationship became carnal, Penny has upgraded his designated term of endearment, thus distinguishing him from those she calls “sweetie,” usually in an attempt to soften a thinly-veiled insult.

Penny: You’re boring people, sweetie.

Sheldon: Although, sometimes, she omits the veil entirely.

Bu sahnedeki başlıca espri Peny ve Sheldon’ın birbirlerine söyledikleri az da olsa kaba sözlerdir. İşte bunları daha iyi anlamana yardımcı olacak bazı sözcükler:

Baffles — kafa karıştırmak

Terms of endearment — sevdiğin kişi ya da bir aile üyesine hita ederken kullanılan sweetie ve honey gibi sevgi sözcükleri

Insult — hakaret; birisini kırmak ya da aşağılamak için söylenen kaba beyan

Veil — bir şeyi saklamak için mecazi ya da fiziki olak kullanılan örtü (buradaki anlamıyla Penny’nin gerçek hisleri)

Bu sahnede olduğu gibi “The Big Bang Theory” esprileri bir ya da iki sözcüğün anlaşılmasına bağlıdır, dolayısıyla da ilk bakışta anlamadığın sözcüklerin anlamlarını bulmak önemlidir.

Sahne 3: Sheldon’ın Hikayesi

Bu sahne, üçüncü sezonun 18. bölümünde yer almaktadır ve bu bölümü YouTube Premium ile buradan izleyebilirsin. Sheldon bir ödül kabul seremonisinde konuşma yapması gerektiği için gergindir. İnsanların önünde konuşma yapmaktan nefret etmektedir ve arkadaşlarına üniversitedeyken yaptığı konuşmanın hikayesini anlatır.

Leonard: Sheldon, you’re being ridiculous.

Sheldon: Am I? Let me tell you a story.

Sheldon: I was 14 and graduating summa cum laude from college. Summa cum laude is Latin for “with highest honors.”

Penny: I just love how you always skip over the part where no one asks.

Sheldon: I was valedictorian and expected to give an address. Even now, I can remember that moment when I walked up to the podium and looked out at the crowd. There must have been thousands of people. My heart started pounding in my chest. I began to hyperventilate. My vision became blurry, and before I knew it… oh, dear. (He faints.)

İşte bu sahnede hemen anlamamış olabileceğin bazı sözcükler:

Ridiculous — absürt veya gülünç

Valedictorian — en iyi puanlarla mezun olan kişi

To give an address — konuşma yapmak

Podium — konuşma yapılan platform; kürsü

Hyperventilate — hızla nefes alıp vermek

Faints — bayılmak ve bilincini kaybetmek

Yeni sözcüklerin yanı sıra bu sahne bir hikaye anlatırken geçmiş zaman kullanımına da harika bir örnektir. Sheldon, to be (was), to walk (walked) ve to begin (began) gibi pek çok fiilin geçmiş zaman çekimini kullanır. Bölümde geçen tüm diyalogları burada okuyabilirsin.

Sahne 4: Tartışan Arkadaşlar

Yedinci sezonun 17. bölümünden bu sahne (tam metni burada ve bölümün tamamı YouTube premium ile burada) bir grup arkadaşın birbirleriyle tartıştığını gösteriyor. Bu tartışma, Leonard’ın Penny’nin bir aktörlük işini geri çevirme kararını sorgulaması ve Sheldon da Howard’ın kariyerinin kendi kariyerinden çok daha önemsiz olduğunu ima etmesiyle başlar.

Bernadette: Can I ask you something? Why do you constantly feel the need to put down my husband?

Penny: Oh, I’m sure he does it out of love. The same way my boyfriend makes me feel terrible about my life choices.

Amy: I think we’re gonna go.

Leonard: No, no, no. This is not a fight. I was just excited that someone offered you a part and a little surprised that you’d rather sit at home and do nothing than take it. Now it’s a fight.

Sheldon: Well, with that sorted out, I’m happy to answer your question, Bernadette. Howard started it.

Howard: I didn’t do anything. I was just sitting here.

Bu sahne anadil seviyesinde İngilizce konuşanların sıkça kullandıkları harika ifadeler ile dolu.

To put down — birisini eleştirmek ve kötü görünmelerine neden olmak

Out of love — iyi niyetle/sevdiği için yapılmış

Started it — bir tartışmayı başlattığı için birisini suçlamak için kullanılan bir ifade

Bu ifadeleri birebir çevirmeye çalıştığın zaman farklı anlamlara geldiklerini gözlemle. Örneğin, bir nesneyi bir yere koymaktan bahsederken de to put down fiili kullanılabilir.

Gördüğün gibi, söylenen şeyi doğru anlayabilmek için İngilizce ifadelerin günlük konuşmalarda nasıl kullanıldıklarını bilmek önemlidir.

Sahne 5: Amy, Penny’den Daha Havalı

İşte 10. sezonun 17. bölümünden bir sahne, bu sahnede Penny Amy’den “Comic-Con” adlı etkinliğe o ve erkeklerle birlikte gelmesini istiyor.

Amy: You’re actually going to Comic-Con?

Penny: Well, Leonard wants me to do more stuff like that with him, so I thought maybe this year I’d tag along.

Amy: Well, that’s sweet. I bet you’ll have fun.

Penny: So, do you want to come?

Amy: No, thanks. I already live in a place all the nerds come to.

Penny: Please? I went to your boring thing last month.

Amy: My aunt’s funeral?

Penny: Come on, even you checked your e-mail during the eulogy.

Amy: Well, I’m not going, but I do think it’s nice you want to.

Penny: It’s not that I want to go, I just think it’ll make Leonard happy. And if I have to watch him squeeze into an Ewok costume, so be it.

Amy: Look at you, going to Comic-Con, talking about Ewoks. I really have become the cool one around here.

Hadi bu sahnedeki esprileri anlamak için bazı sözcüklerin anlamlarına yakından bakalım.

Comic-Con — California’da her sene düzenlenen ve insanların çizgi roman kahramanları gibi giyindikleri bir çizgi roman fuarı

Tag along — peşine takılmak; “to go with someone” fiil öbeği ile aynı anlama gelen günlük kullanım

Funeral — birisi öldüğü zaman düzenlenen seremoni; cenaze töreni

Eulogy — ölmüş kişinin cenazesinde o kişinin yaşamı hakkında yapılan konuşma

Ewoks — meşhur “Star Wars” filmlerinde bulunan yaratıklar

Bu sahnede “Star Wars” ve Comic-Con gibi çok sayıda referans bulunuyor ve bu dizinin her bölümünde kullandığı pek çok kültürel referansa örnek veriyor. Bu referanslar arasında sıklıkla filmler, kitaplar, oyunlar, yazarlar ve ünlü bilim insanları yer alıyor.

 

Gördüğün gibi sadece “The Big Bang Theory” izleyerek öğrenebileceğin İngilizce oldukça geniş. Battaniyeni ve çerezleri kap ve dizinin keyfini çıkar!


Camille Turner, deneyimli bağımsız yazar ve bir ESL öğretmenidir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.