Pirates-of-the-Carribean

Film İzleyerek İngilizce Öğrenin: Rehber Yazımız

İngilizce’yi öğrenmenin en eğlenceli yöntemi nedir?

Şayet üzeri kapalı bir ortam olan sınıf atmosferine tıkılıp kalıp kitap okumaktan sıkıldıysanız sizin için film ve video aracılığıyla İngilizce öğrenmekten daha iyi bir yöntem yok.

Film İzleyerek İngilizce Öğrenimi Bana Uygun mudur?

Yabancı bir dili öğrenmek zaten zor bir uğraştır ve bu dile ait kültür sizin yaşadığınız kültürden tamamen farklı da olabilir. Bu nedenle de, zaman zaman filmdeki aktörlerin ne  demek istediğini veya ne yapmaya çalıştığını anlamakta zorluk çekebilirsiniz.

İşte bugün neden film izleyerek nasıl İngilizce öğreneceğinize dair birkaç ipucunu sizinle paylaşmak istiyorum.  Bu ipuçları hem yeni deyim ve kelimeleri öğrenmenizde hemde filmleri izlerken keyif almanızda size yardımcı olacak.

Eee, haydi o zaman başlayalım!

İngilizce Öğreniminde Film İzlemenin İşe Yaradığına Dair 3 Neden

Belki de film izleyerek gerçekten İngilizce öğrenip öğrenemeyeceğinizi merak ediyorsunuzdur.

Ama yinede film izlerken keyif almak da istiyorsunuz, öyle değil mi? Peki, filmden keyif alırken  nasıl olurda İngilizce  öğreneceksiniz? Aslında önemli olan şey, kitap dururken neden film izleyerek İngilizce öğrenmelisiniz?

İşte burada işe yaradığına inandığım ve neden dil öğreniminde bu yöntemi önerdiğime dair 3 sebep veriyorum.

1. Gerçek İngilizce’yi öğreneceksiniz… kitap İngilizcesi değil.

Kitaplar aracılığıyla veya ESL sınıflarında öğrendiğiniz İngilizce insanların sokakta konuştukları İngilizce’den farklıdır. Örneğin; başlangıç seviyesi İngilizce sınıflarında “it’s a quarter to seven” veya “it’s raining cats and dogs” gibi yapıları öğrenirsiniz. Bu kullanımlar aslına bakılırsa doğrudur ama bu deyimlerim kullanımıyla gerçek hayatta pek karşılaşmazsınız.

Bunun aksine, filmlerde kullanılan İngilizce konuşma dili daha yaygın ve doğaldır. Kullanılan deyişler ve deyimler sokakta İngilizce dilini anadili olarak kullanan birinden duyabileceğinizle hemen hemen aynıdır. İngilizce film izlemek dolayısıyla İngilizce konuşma becerinizin gelişmesine yardımcı olacaktır.

2. İngilizce kelimeyi kullanım yerinde (içerikle) öğrenirsiniz.

Bu durum film izlemede en sevdiğim özelliktir. Farz edelim ki polisiye filmlerden (bu filmler muhteşem) hoşlanıyorsunuz, on ile yirmi film izledikten sonra filmin içeriği ile alakalı yani konusuyla ve suç ile ilgili kelimeleri öğrenmeye başlayacaksınız.

Genellikle bu kelimeleri geleneksel yöntemle (okullardaki gibi) öğrendiğimizde bu kelimelerin yer aldığı kelime listesine çalışırız. Kelime listesi halinde bu kelimelerin anlamını öğrenebilir ama nerede ve nasıl kullanıldıklarına dair fikrimiz olmayabilir. Bu da esaslı bir sorundur.

Örneğin; farz edelimki öğreneceğiniz yeni kelime “detective”, sözlükten “a person who investigates crimes” (suçu araştıran kişi) anlamına geldiğini öğreneceksiniz. Ama bu kelimeyi kullanmadıkça kelimenin unutulması da daha olası hale gelecektir.  Ayrıca öğrendiğiniz bu bilgi size halen bu kelimenin sıklıkla nerede ve nasıl kullanılabileceiğine dair hiçbir fikir vermeyecektir.

Diğer taraftan ise “detective” kelimesini polisiye bir film izleyerek öğrendiğinizde birçok alanda “detective” kelimesinin ne anlama geldiğini de öğrenirsiniz. Mesela; filmdeki bir karakterin isminin önünde yer alabilir (ör: “Detective Beckett”) veya mesleği vurgulan bir isim olarak da kullanılabilir (ör. he is a detective (o bir detektif)). Belkide kelime ile ilgili farklı kullanımlara da rastlayabileceksiniz (ör. “you lousy detectives”).

Bu şekilde sadece her kelimenin ne anlama geldiğini öğrenmeyecek aynı zamanda bu kelimelerin nasıl kullanıldıklarını da öğreneceksiniz.

Diğer bir değişle tek taşla iki kuş vuracaksınız. Bunu asla kitaplar aracılığıyla yapamazsınız.

3. Kelimeleri nasıl söyleniyorsa öyle duyarsınız.

İngilizce’de insanlar sıklıkla söylemek istediklerimizin %30’unu kelimelerimiz aracılığıyla ima ettiğimizi söylemekteler.

Peki geriye kalan %70’lik oran ne olacak? Geriye kalan %70’lik kısım ise kelimeyi nasıl söylediğimizle alakalıdır. Demek istediğim ifadeleriniz (gülümseme, kaş çatma gibi) ve ses tonunuz (kızgın olduğunuz veya üzüldüğünüzde).

Tahmin edeceğiniz gibi nasıl yapıldığı ne olduğundan daha önemlidir.

Size bir örnek vereyim:

İngilizce’de öğrenmeyi istediğiniz ilk deyişlerden bir tanesi ” I love you” söz öbeğidir. Bu öbeği sesli bir şekilde söylediğinizde farklı olabileceğini hiç düşündünüz mü?

“I love you” bu söz öbeğini birbiriyle kavga eden iki kişinin ( özellikle sevgililer) birbirine söylediğini görebilirsiniz.Bu kişilerden bir tanesi diğerine “I really love you… why don’t you believe me!?” (Seni gerçekten seviyorum….bana neden inanmıyorsun!?) demeye çalışıyor olabilir.

“I love you” –  burada ise kişi “I love you (başka birini değil… endişelenme!)  demek istiyor olabilir.

“I…LOVE…YOU” – burada ise kişi çok yüksek sesle “I love you” seni seviyorum demek istiyor olabilir. Her ne kadar diğer deyiş şekilleri aşklarını itiraf şekli olsa bile.

“I LOVE YOU!!” diğerleri kızgın olmalarına rağmen burada kişi “I love you” demek istiyor olabilir.

Gördüğünüz gibi  burada yazılanları okuyarak öğrenmeye çalıştığınızda kafanız biracık karışmış olabilir. Bu dört deyiş şekli farklı bir şekilde kaleme alınmış olsa da aslında hepsi aynı kelime öbeğinden oluşmaktadır.

Şayet bu söz öbeklerini sesli bir şekilde duymuş olsaydınız size daha anlamlı gelecekti.

Kişinin ne demek istediğini bilmek oldukça önemlidir.  Ama bunu nasıl söyledini bilmek daha da önemlidir. Biz “Nasıl”ı anlamanın İngilizce dilinin nüansı olduğuna inanıyoruz.

Filmlerde yer alan aktörleri gözlemleyerek sadece yeni kelimeler öğrenmeyeceksiniz aynı zamanda bu kelimelerin nasıl söylenildiklerini de öğreneceksiniz. Film karakterleri mutlu, üzgün, şaşkın veya kızgın olduğunda bunu hemen anlayacaksınız.

Film İzleyerek İngilizce Öğrenme İle Alakalı 7 İpuçu

1. İlginç bir film seçin. Muhtemelen bu oldukça mantıklı geliyordur. Şayet sıkıcı bir film seçimi yaparsanız sıkılacaksınız. Eğer sıkılırsanızda dikkatinizi bir alana toplamanız zor olacaktır! Hatırlıyorum çocukken İngilizce öğrenmek için “Singing in the Rain” ve “Mary Poppins” gibi eski filmleri saatlerce izlemek zorundaydım. Şayet bu filmleri daha önce izlemediyseniz filmleri araştırabilirsiniz. Gerçekten çok eski filmler! Bu filmlerden gerçekten nefret etmiyordum ama izlerken de o kadar keyif almıyordum.

Bu nedenle de hoşunuza giden filmleri izlemenizi tavsiye ediyorum. Sevdiğiniz bir filmi izleyebilmeniz için binlerce filmin eleştirisi ve görüşünün yer aldığı Rotten Tomatoes adlı websiteyi ziyaret edebilirsiniz.

2. Mevcut İngilizce seviyenize uygun bir film seçin. Örneğin; İngilizce öğrenmeye yeni başlayanlar için genellikle animasyon filmlerini izleyerek İngilizce öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Buradaki asıl amacın bu tür filmlerde kullanılan İngilizce’nin anlaması kolay ve daha arkadaş yanlısı olması.

Diğer taraftan ise “Romeo and Juliet” gibi bir filmi izlemeyi tercih ederseniz kafanız gerçekten karışacaktır. Shakespear’in kullandığı İngilizce’yi (birkaç yüzyıl çnce kullanılan İngilizce) ekranda anlamak İngilizce’de ileri düzeyde olan öğrenenler için dahi çok zordur.

3. Sözlüğünüzü yanınıza alın. Alt yazılı bir film seçin. Bu sayede ilginizi çeken bir kelime duyduğunuzda hemen sözlükten bulun! Anlamakta zorlandığınız bir kelimeyi araştırmaya geçtiğinizde bu kelimeyi uzun süre hatırınızda da tutabileceksiniz!

4. Kısa söz öbeklerini tekrarlayın! Bazen filmde gerçekten hoş bir deyiş duyabilirsiniz. Örneğin; “hell yeah”, “sure thing” veya “you betcha!” gibi İngilizce’de yaygın bir şekilde kullanılan kısa argo kelimeler gibi. Kulağa hoş geliyorsa bu deyimleri tekrar etmesi de kolay olacak demektir. Bir süre sesli bir şekilde tekrardan sonra bu kullanımları uzun süre hatırlayacaksınız! Ayrıca bu oldukça eğlenceli bir egzersis türü, ki benim en sevdiğim!

5. Alt yazısız izleyin. Yabancı dilde bir filmi alt yazısız izlemenin zor olduğunu biliyorum. Ama bunu gerçekten öneriyorum size. Bir film ilk defa izliyorsanuz alt yazıyı açın. Ama filmi ikinci defa izleme şansı bulduysanız alt yazıyı kapamayı deneyin.

Daha önce izlediğiniz için hikayeyi zaten biliyorsunuzdur. İkinci izleyişinizde daha önce araştırdığınız bazı kelimeleri dinlemeyi deneyebilirsiniz. Ya da filmi alt yazısız ne kadar anladığınızı kontrol edebilirsiniz.

6. VLC player. Bu video oynatma programı bilgisayarınız üzerinden film izlerken kullanmanızı önerdiğim bir programdır. Ayrıca bu program en sevdiğim araçlardan bir tanesidir de.Çoğu insan bu programı film izlemek maksadıyla kullanıyor ama ben ise biraz farklı bir amaç için kullanıyorum. (Şayet bu programa sahip değilseniz VLC player’ı indirebilirsiniz. Ücretsiz bir program.)

İşte bu programı ne için kullandığımı yazıyorum: filmi online olarak indirip oynatırsanız kullanılan İngilizceyi bazen anlayamayacağınızı biliyor muydunuz? VLC player filmi tekrardan aynı yerden başlatmanıza ve hatta yarı veya çeyrek hızda oynatmanıza olanak sağlıyor. Böylece anlamadığınız bir bölüm olduğunda daha yavaş bir hızda bu bolümü oynatabilir ve tekrardan anlamaya çalışabilirsiniz!  Bu işlem dinleme becerinizin gelimeşi için yapılan oldukça yararlı bir egzerzistir.

7. Kelimeleri kaçırıyorsanız sorun yok… bırakın kaçsınlar. Son olarak, başlangıçta ne dediğimizi bir hatırlayalım! Film izlemek keyif verici olmalı… Kelime, söz öbeği veya cümleleri kaçırdıysanız sorun yapmayın! Alt yazıları takip edin ve bu şekilde öğrenmeye çalışın. Kendinizi kötü hissetmenize izin vermeyin… çünkü film izlerken keyif almalısınız!

Film İzlerken İngilizce Öğrenmek İyi Bir Yöntem

İngilizce öğremek eğlenceli ama kabul ediyorum, bazı dezavantajları da bulunmakta. Karşılaşabileceğiniz bazı sorunlar şunlar olabilir:

1. Alt yazı olmayabilir. Günümüzde bu soruna oldukça nadir rastlanmaktadır. Şayet filmi alt yazısız izliyorsanız filmde neler olup bittiğini anlamak oldukça zor olacaktır.

2. Anlamak için filmi durdurup yeniden oynatmak zorunda kalabilirsiniz. Ekranda söylenilen bir şeyi anlamak birkaç defa tekrar izlemenizi gerektirebilir. Çünkü bazen bu durum işinizi daha kolay hale getirecektir. Ama diğer zamanlarda ise anlamak zor bir hal alacaktır. (Örneğin; filmde “profesör” rolündeki karakterleri anlamak zor olabilir). Bu kişiler işi gereği daha önce duymadığınız zor kelimeleri kullanmayı tercih edebilirler.)

3. Sürekli kelimeleri araştırmak zorunda olabilirsiniz. Bilmediğiniz her kelimeyi sözlükten araştırmak isteyebilirsiniz. Günümüzde kelimeleri telefonumuzdan hızlı bir şekilde arayıp bulmak yerine filmi duraklatıp kelimeleri aramak birazcık sinir bozucu olabilir.

4. Kelimeleri sonrasında hatırlamayabilirsiniz.  Öğrendiğinizi sürekli hali hazırda tutmak zordur çünkü not almak hem zaman ve çaba gerektiren bir eylemdir. Lakin biz ise kelime yazarken her dakikada bir duraklama yapmadan filmi keyifli bir şekilde izlemek isteriz!

5. Sonrasında bu kelimeleri hatırlıyor olup olmadığınızı bilmiyor olabilirsiniz. Bir hafta, bir ay veya hatta üç ayın ardından öğrendiklerinizi unutabilirsiniz. Öğrendiklerinizi bir yere not almadığınız için kendinizi de test edemeyebilirsiniz. Bu işlem oldukça alengirli geldiyse size diğer eğlenceli videoları izlemekte serbestsiniz. FluentU’ yı denemelisiniz. FluentU; film fragmanları, müzik klipleri ve Tv dizileri gibi ingilizce öğrenmeye yardımcı bir dizi videoyu size sunuyor. Bu videoların tamam alt yazı, tanım , açıklama ve örnek cümlelerle birlikte sunulmaktadır.

FluentU, film fragmanları gibi zor olan videolardan öğrenim yapmak için muhteşem bir yoldur. FluentU, tek bir alan üzerinden İngilizce öğrenimi yapmak için devasa bir video havuzuna sahiptir. Kelimeyi değerlendirirken bu eylemi video klipler üzerinden yaparsanız. FluentU gelişim ve ilermenizi takip edip hafızaya alır ve size uygun videoları size önerir.

Film İzleyerek İngilizce Öğrenmeye Yardımcı 7 Muhteşem Film

Esl learn english through movies film 1. Finding Nemo

Finding Nemo, oğlu Nemo’yu kaybeden Marlin adındaki bir palyonço balığının yaşadığı maceraları anlatan bir animasyon filmidir. Yolu üzerinde Dory adındaki bir diğer balıkla tanışır. Birlikte koca okyanusta Nemo’yu bulmak için muhteşem bir maceraya çıkarlar! Filmin tüm konusunu anlatmak istemiyorum ama bu film tüm yaştan seyircinin izlediği muhteşem bir film. Tüm zamanların en iyi animasyon filmlerinden biri!

Esl learn english with movies film 2. Terminator

Terminator serisi suni zekalar (AI) ve gelecekte var olan insanlar  arasındaki savaşı konu alan bir filmdir. İnsanlık savaşı kazanmaya başladığında suni zeka makinaları geçmişe geri dönerler. Amaçları, insanlığın kurtuluş lideri olarak kabul edilen John Connor’u ve ailesini öldürmektir. Alanında gerçekten eşsiz olan heyecan verici bir bilim kurgu filmi.

Esl learn english through film movies 3. Titanic

Titanic, film dünyası içerisinde en çok takdir toplayan filmlerden bir tanesidir. Konusunu gerçek bir hikayeden alan bu film Rose DeWitt Bukater (zengin bir ailenin kızı) ile Jack Dawson (gizlice gemiye binen fakir bir ressam) arasındaki aşk hikayesini konu almaktadır. Aynı zamanda film gemi batmadan önce (Zamanın en büyük yolcu gemisi) RMS Titanic gemisi güvertesi üzerinde muhteşem bir de sahneye sahiptir. Titanic aynı zamanda daha önceden duymuş olma ihtimalinizin yüksek olduğu Celine Dion’a ait “My Heart Will Go On” şarkısınında söylendiği filmdir. Tüm zamanların klasiği ve teknik açıdan tam bir şaheser olan bir film!

Esl learn english with film movies 4. Harry Potter

Sihirden hoşlanıyorsanız Harry Potter sizi Hogwarts’ın ve sihirbazlık dünyasının sırlarına götürecek. İyi ve kötü sihirbazlar arasındaki savaşı konu alan yedi bölümlü kitap serisidir (8 film serili). Hikaye ana karakter Harry Potter ve Lord Voldemort etrafında geçmektedir. Bu filmi izledikten sonra artık sihir eskisi gibi görünmeyecek.

Esl learn english through film movies 5. Star Wars

Star Wars, bir başka epic film serisidir. Oldukça gariptir ki film serileri sıra halinde çekilmemiştir. Film baştan sonu izlemek isterseniz şu şekilde izlemenizde fayda olacaktır: 4, 5, 1, 2, 3, 6. Star Wars evreninde geçen bu hikaye evrenin iki rakip kuvvetlerin Jedi’ler ile Sith Lords’lar arasındaki uzun savaşı konu edinmektedir.

Start Wars serilerinde evreni bir arada tutan bir “Gücün” olduğuna inanılmaktadır. Jedi’ler bu “Güc”ün kaynağını kibarlık ve naziklikten aldığına inanırlarken Sith Lords’lar ise bu Gücün nefret, kin, kıskançlık ve diğer olumsuz şeylerden kaynaklandığına inanmaktadırlar.

İki taraf arasında geçen bu bin yıllık savaşta Jedi şovalyeleri ve Sith Lord’ları 6 film boyunca heyecan verici anlar yaşatmaktadır. Star Wars’a benzeyen aynı tatta başka bir film bulunmamaktadır!

Esl learn english with film movies 6. Lord of the Rings

Lord of the Rings, sihir ve büyü alanındaki bir başka muhteşem film serisinden bir tanesidir. Orta Dünya topraklarında geçen bu filmde üç ana ırk yer almaktadır: cüceler, insanlar ve Elfler. Ayrıca Hobbitler, Orklar ve Kurtadamlar da vaz geçilmez parçalardan.

Serilerde, zamanın korku salan kötülüğü olan Sauron tarafından ortaya çıkan kötülük rüzgarı konu edilmiştir. Bu kötülüğe karşı koymak için bir grup savaşçı cesur ve kahramanca savaşmaktadır. Bunu da ancak Sauron’ın gücünü aldığı yüzüğü yok etmekte yapabileceklerdir.

Esl learn english with movies film 7. Pirates of the Caribbean

Pirates of the Caribbean, korsanları konu alan bir film serisidir. Her bir seri, Kara İnci (Jack’in gemisinin adı) adı verilen geminin kaptanı Jack Sparrow’un yaşadığı macerayı anlatmaktadır. Film Jack’in çalınan gemisini geri almaya çalışmasıyla başlıyor. Bir sonraki serisinde ise Jack, Davy Jones’un kalbinin yer aldığı Ölü Adam Sandığını bulmak için yola çıkıyor. Son olarak da Jack, içen kişiye sonsuz yaşam sunan sihirli bir çeşme olan Gençlik Çeşmesini bulmak için zorlanıyor.

Korsanlarla ilgili bu kadar eğleneceğiniz bir başka filmi bulamazsınız.

Önerebileceğim en iyi filmler bunlar!

Burada önerdiğim filmler film sektöründe oldukça beğeni toplamış filmlerdir. Umarım izlerken zevk alırsınız!

Son Bir Şey Daha

Video izleyerek İngilizce de öğrenmek isterseniz lütfen FluentU uygulamamızı bir deneyin. FluentU uygulaması, çizgi film, haber programları, müzik klipleri, filmler, komik Youtube videoları ve birçok diğer video aracılığıyla İngilizce’yi size öğretiyor: English Videos with FluentU

İngilizce’yi anadili gibi konuşanları dinlemek için FluentU’yu kullanın. Dilleri nasıl farklı şekillerde kullanıklarını göreceksiniz. Kitaplarınızın ve sınıfınızın dışında İngilizce’nin gerçek hayatta nasıl konuşulduğu hakkında daha iyi bir anlayışınız olacak.

Hey, Hugh Jackman size İngilizce öğretiyorken neden İngilizce’yi kitaplardan öğreneseniz ki? Learn Real English with FluentU

İngilizce anadil konuşanlarını anlamak çok zor , değil mi? Anlamanızı alt yazılarla daha kolay hale getirdik. Ayrıca yaptıklarımız bununla da sınırlı değil. Videoları İngilizce izlerken duyduğunuz her bir kelimenin açıklamasını da bulacaksınız. Learn Real English with FluentU

En iyi bölüm mü? FluentU, öğrendiğiniz kelimeleri hafızasına alıyor ve öğrendiğiniz kelimelerle alakalı videoları ve örnekleri size öneriyor. Gerçekten size göre kişileştirilmiş bir deneyim sizi bekliyor.

Bilgisayarınızla veya tabletinizle Website üzerinden FluentU’yu kullanmaya başlayın veya iTunes store üzerinden FluentU’yu indirin.

Gördüğünüz gibi biz film ve video izleyerek İngilizce öğretmek için yerimizde duramıyoruz. Burada anlattıklarımla umarım film izleyerek İngilizce öğrenebileceğinize sizi ikna edebildim. Bu yöntem geleneksel yöntemden oldukça farklı olmasına rağmen film izlemenin İngilizce öğrenimine yardımcı olduğuyla ilgili umarım ikna olmuşsunuzdur.

Umarım ki İngilizce film izlemek için içinizde az daha olsa biraz heyecan yaratabilmişimdir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir ses FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. Gerçek dünya videolarıyla İngilizce'yi öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.