yeni-ingilizce-sozcukler

Yakın Geçmişte Sözlüklerimize Eklenmiş Olan Yeni İngilizce Sözcükler

Dil yaşayan ve değişen bir varlıktır.

Globalizasyon sayesinde—dünya ülkelerinin birbirlerine daha bağlı hale gelmesi—İngiliz dili artık dünyanın her yerinde konuşuluyor.

Bu da İngilizcenin daha önce hiçbir zaman olmadığı kadar canlı olduğu ve hızla değiştiği anlamına geliyor.

Günümüzde her gün yeni İngilizce sözcükler duymak mümkün. Sözcük hazinemiz her geçen gün büyüyor ve daha renkli ve daha canlı bir hal alıyor.

Bazı İngilizce sözcükler uzun senelerdir kullanılmıştır, ama günümüzde bunlara yeni kombinasyonlar ya da yeni anlamlar eklenmiştir.

Diğer yeni İngilizce sözcükler ise birden bire ortaya çıkar, yaratıcı kişiler tarafından icat edilir ya da diğer diller tarafından değiştirilir.

İnternetten ise çok daha fazla yeni İngilizce sözcük geliyor ve bunlar iletişim ve yaratıcılık bakımından güçlü birer kaynak niteliğinde.

İnternet argosu her dilde rastladığımız popüler bir olgudur ve bu kısa süre içerisinde alışılmış, gerçek hayatta kullanılan ifadeler haline gelir ve sürekli olarak yeni İngilizce sözcükler ve anlamlar keşfedilir.

Dilin gerçek güzelliğini gösterdikleri için yeni İngilizce sözcükler öğrenmek harikadır. Bunlar bize insanoğlunun yaratıcılığının hiçbir zaman bitmeyeceğini gösterir.

Yeni İngilizce sözcüklerin kısa sürede popülerlik kazanması nedeniyle bunlar dil öğrencileri için de harikadır. Bunlar konuştuğun zaman kulağa daha havalı ve modern gelmeni sağlar. Bu yeni sözcükleri konuşurken kullanmayacak olsan da başkaları konuşurken ne demek istediklerini anlayacaksın.

Ayrıca, internette neler olup bittiğini anlamak istiyorsan yeni İngilizce sözcükleri bilmen gerekir.

Yeni ve tuhaf bir sözcük sık sık kullanılmaya başladığı zaman bazen sözlüklerdeki yerini alır.

Çok sayıda kişinin bu sözcüklere ve bunların gerçek anlamlarına erişimi olacağı için bu harikadır (awesomesauce)—ve insanları bunların keyfini çıkarabilir ve şaşkına dönebilir (gobsmacked)!

Geçtiğimiz senelerde kullanılan yeni İngilizce sözcüklerin neler olduğunu merak mı ediyorsun?

Hangi sözcüklerin kendilerine İngilizce sözlüklerde bir yer hak ettiğini mi merak ediyorsun?

İşte bu da tam olarak burada keşfedeceğin şey.

Okumaya devam et!

Learn a foreign language with videos

Yakın Geçmişte Sözlüklerimize Eklenmiş Olan 15 Yeni İngilizce Sözcük

Bu sözcüklerden bazıları uzun ömürlü değildir (havey-cavey) ama yine de bunları kulak misafiri olduğumuz (earwigging) zaman duyabiliriz.

Bir hipster olmak sonunda moda oldu.

Daha önce hiç duymadıkları ya da hemen anlayamadıkları sözcükler kullandığında insanlar buna bayılır.

Seni ve kullandığın yeni İngilizce sözcükleri sevmediklerini mi düşünüyorsun? NBD (No Big Deal, yani mühim değil).

Bu sözcükleri kullanmaya başladığın ve insanlara—ve hatta anadili İngilizce olanlara!—da bu yeni sözcükleri öğrettiğin sürece, İngiliz dilini yaratıcı bir şekilde kullandığın için havalı görünmeye devam edeceksin.

İnternette yaptığın sohbetleri ve İngilizce konuşan gençleri anlayabilmek için bunları biliyor olman gerekir—örneğin, yukarıda koyu vurguyla yazılmış olan tüm sözcükler İngilizceye yakın zamanda girmiştir ve zaman zaman duyabileceğin sözcüklerdir. Eğer bu sözcüklerin Türkçe anlamları yazılmamış olsaydı ne anlama geldiklerini bulabilir miydin?

Dile her geçen gün yeni İngilizce sözcükler eklenir ve bu da ayak uydurmayı zorlaştırır. Ama İngilizceyi FluentU ile öğreniyorsan, en yeni ve en özgün İngilizceye her zaman erişim sağlayabilirsin (hem de ihtiyacın olduğunda kullanışlı tanımlar ve açıklamalarla). FluentU gerçek dünyada hayattan videoları alıyor—film fragmanları, müzik videoları ve daha fazlası gibi—ve bunları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürüyor.

Şimdi yakın geçmişimizden en iyi İngilizce sözcükleri öğrenme zamanı. Tüm bu sözcükler kısa süre önce İngilizce sözlüklerdeki yerlerini aldı.

1. Weak sauce

İnsanların sana bu şekilde hitap etmelerini istemezsin.

Bu söz, kaliteli olmayan ya da iyi bir performans çıkarmayan şey anlamına gelir.

Bu ifadenin kaynağı ise Taco Bell restoranlarında sunulan hafif acılı sostur. Bu sos o kadar hafiftir ki acı lezzetini hissetmek neredeyse imkansızdır. İnsanların bir acı sostan beklentilerini karşılamamaktadır.

So, how was your date yesterday, man?
Dün randevun nasıl geçti dostum?

Weak sauce, my man, weak sauce
Çok vasattı adamım, çok vasattı…

2. Awesomesauce

Bu ise daha olumlu bir anlama sahip bir sözcük. Gerçekten harika bir şeyi tanımlamak için kullanılır.

I just got a promotion!
Demin bir terfi aldım!
What? That’s awesomesauce!
Ne? Bu harika!

3. SJW (Social justice warrior)

Bu oldukça asil bir terim ama genellikle aktivistler, blog yazarları ve sosyal medyada yorum yapan ve insanlarda farkındalık yaratmak için hararetli tartışmalara girenleri fişlemek için kullanılan kaba veya alaycı bir sözdür.

Bu kişiler genellikle sosyal ilericiliği teşvik eden görüşleri savunur. Sosyal ilericilik ise daha fazla özgürlük, daha fazla adalet ve daha fazla eşitlik isteyen aydınların savunduğu yoldur. Bu aydınlar hükumet ve toplumun ihtiyaç duyan kişilere destek ve fırsat vermesi gerektiğine inanır.

Bununla birlikte, sosyal adalet savaşçıları (warriors) sıklıkla düşüncelerinde aşırıya kaçan, agresif argümanlar yürüten ve kendileriyle aynı fikirde olmayanlara karşı saldırgan davranan kişileri tanımlamak için kullanılan sözdür. Elbette, bu her zaman doğru değildir.

Do you know that by refusing to neuter street cats in your area, you are responsible for the deaths of the kittens they will have? These little creatures will die of hunger and get killed by cars in traffic. You are a killer!
Yaşadağın bölgedeki sokak kedilerini kısırlaştırmayı reddederek doğuracakları yavruların ölümünden sorumlu olduğunu biliyor musun? Bu küçük yaratıklar açlıktan ölecek ve arabaların altında kalacak. Sen bir katilsin!

Oh, come on, don’t be such a SJW! What have you done to help?
Aa, hadi ama, sosyal adalet savaşçısı mısın nesin! Yardım etmek için sen ne yaptın?

4. Mic drop

Bu terim, etkileyici bir performans sonrasında mikrofonu (kısaca mic) bilerek ve isteyerek elinden bırakma eylemini tanımlar. Mecazi olarak ise kesin bir zafer kazandıktan sonra bir tartışmayı sonlandırmak anlamına gelir.

Burada hatırlaman gereken şey ise “mic” sözcüğünün “Mike” ismi gibi telaffuz edildiğidir.

My presentation was so successful. It was the ultimate mic drop.
Sunumum çok başarılıydı. Tam anlamıyla etkileyiciydi.

5. Hangry

Açlık düzeyi yeni bir boyuta ulaştığı zaman sadece aç olmaktan çıkarsın: Hem aç hem de kızgın olursun (hangry =(hungry + angry). Böyle hissettiğin zaman hem aksi hem de asabi olduğunu söyleyebiliriz—yani çok aç olduğun için sinirlenmişsindir.

You are late! Where have you been for so long? The table is set and I am so hangry I could slap you right now!
Geç kaldın! Bu kadar zamandır nerdeydin? Masa hazır ve o kadar aç ve kızgınım ki seni tokatlayabilirim!

6. Manspreading

Bu konsept gerçekten de önemlidir. Sözlükteki yerini gerçekten de hak etmektedir.

Bu sözcük, özellikle toplu taşıma taşıtlarında bacaklarını açmış oturan bir erkeği simgeler. Yanında oturan kişiye yer bırakmamıştır ve bu görüntü hiç hoş değildir.

I do not think that only men are the ones doing manspreading. I’m a woman and I find such discrimination offensive!
Sadece erkeklerin bacaklarını açıp oturduklarını düşünmüyorum. Ben bir kadınım ve böyle bir ayrımcılık beni rahatsız ediyor!

7. Beer o’clock

Bira içmeye başlama zamanıdır. Bu söz genellikle çalışma gününün bitişini ifade etse de bazı insanlar için bu günün herhangi bir saati olabilir.

It’s almost beer o’clock, let’s finish all our work so we can leave, people!
Bira saati yaklaşıyor, işimizi bitirelim ve buradan çıkalım millet!

8. Lookbook

Moda tasarımcıları moda katalogları (lookbooks) hazırlar—koleksiyonlarını tanıtan fotoğraflardan oluşur. Bu sözcüğün olumsuz anlamı ise modadan başka bir şey düşünmeyen yapay kişilerin fotoğraflarını ifade edebilir.

I saw your lookbook for this autumn. Everything looks beautiful!
Sonbahar kataloğunu gördüm. Hepsi güzel görünüyor!

9. Ear tickler

Bu söz, iltifatlar ederek insanları mutlu eden kişileri tanımlar. Aynı zamanda hoş davranışlar veya dinlemesi zevkli bir müziği de ifade edebilir.

She got a promotion because she’s the ultimate ear tickler.
Herkese iltifatlar yağdıran biri olduğu için olduğu için terfi aldı.

10. Crema

Kahveden gerçekten anladığını göstermek mi istiyorsun? Kökeni İtalyanca olan bu sözcüğü kullanabilirsin. Taze, sıcak ve hayat kurtaran espressonun üstündeki kahverengimsi sütlü köpüğü ifade eder. Latte sanatçıları krema ile güzel tasarımlar yaratır.

One espresso with crema on top, please!
Kremalı bir espresso lütfen!

11. Manic pixie dream girl

Bu ifade hayat dolu ve alışılmamış bir karaktere sahip bir kızı tanımlar. Başlıca amacı hayatı dolu dolu yaşamak olan bir kişi olarak ekranlara gelir. Bu kız genellikle genç erkeklerin aşık olmalarına ve hayatlarının tadını çıkarmalarına yardımcı olur. Tam olarak Zooey Deschanel’in canlandırmasını isteyeceğin bir karakterdir.

I don’t think a manic pixie dream girl is cool. This behavior is a sign of mental illness!
Deli dolu kız [konseptinin] harika olduğunu düşünmüyorum. Bu akıl hastalığına işaret eden bir davranış!

12. Dark web

Bu söz, hepimizin bazen görmeye bayıldığı internetin karanlık yüzünü ifade ediyor. Ama maskelenmiş IP adresleri ile arama motorlarından gizlenmiştir. Sadece özel bir web tarayıcıdan erişilebilir. Bu ağ, Tor sunucuları ve onun istemcileri arasında mevcuttur.

İnternet ile ilgili bu terimleri anlamıyorsan bunda bir sorun yok. İnternette birçok yasa dışı ve şüphe uyandırıcı şey bulabilirsin, bu nedenle muhtemelen bunlara bakmak istemezsin.

You are so mysterious. You look like someone who has access to the dark web.
Çok gizemlisin. İnternetin karanlık yüzüne erişimi olan birine benziyorsun.

13. Agender

İnsanlar kendilerini kadın ya da erkek rolleriyle özdeşleştirmedikleri zaman cinsiyetsiz (agender) olarak tanımlar. Bu kişiler bazı erkek ya da kadın özellikleriyle kendilerini özdeşleştirebilir ya da kendilerini hiçbir cinsiyet özelliğiyle özdeşleştirmeyebilir.

I identify as agender.
Kendimi cinsiyetsiz olarak tanımlıyorum.

14. NSFW (Not Safe for Work)

Bu terim tipik bir iş yerine uygun olmayan internet içeriği için kullanılan bir etikettir. Patronunun yanında bu içeriği görüntülememek en iyisi olacaktır.

Your Facebook profile picture is so dope (cool), but it’s very NSFW.
Facebook profil fotoğrafın çok harika, ama iş yerine pek uygun değil.

15. Click bait

Bu ifade, belirli bir siteye daha fazla ziyaretçi çekmek için hazırlanmış provokatif veya sansasyonel içerikleri anlatmaktadır.

My favorite news website started posting all kinds of click bait on its Facebook pages, so I no longer consider it a useful resource.
En sevdiğim haber sitesi, Facebook sayfalarında her türlü tıklama tuzağını yayınlamaya başladı, artık onun kullanışlı bir kaynak olduğunu düşünmüyorum.

Daha önce de belirttiğimiz gibi İngiliz dili sürekli olarak yeni terimlerle genişliyor!

Son zamanlarda öğrendiğin en harika yeni İngilizce sözcükler ve sözler hangileri?

Bunları Facebook ve Twitter sayfalarımızda bizimle paylaş!


Antonio, dünyanın en parlak renkleriyle çalışmaktan keyif alan New Jerseyli umutsuz bir optimisttir. Uzun mesafelerle bisiklet sürmeyi ve sık sık yolunu kaybetmeyi sever. Bunları yapmadığı zamanlarda ise Edugeeksclub’da yazılar yayımlıyor. Facebook ve Twitter üzerinden sizlerle iletişime geçmekten mutlu olacaktır.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.