yaygin-ingilizce-hatalari

Tüh! Bunu Ben mi Söyledim? Yaptığınızı Fark Etmediğiniz Yaygın İngilizce Gramer, Konuşma ve Yazma Hataları

İşte siz de yaptınız.

İngilizcede yaygın yapılan bir gramer hatasını yapma gafletine düştünüz ve çok utanıyorsunuz!

Yüzünüz alev alev yanıyor ve yer yarılsa da yerin dibine girsem diyorsunuz.

Memleketinize giden ilk uçağa atlayasınız var.

Ama dert etmeyin. Utanç evrensel bir duygudur. Genellikle yeni bir dil öğrenirken utanma, sözlü veya yazılı bir hatanın sonucunda ortaya çıkar.

Yeni bir dil öğrenirken herkes hata yapar. Hatta diğerlerinden daha yaygın olarak yapılan bazı İngilizce hataları bile vardır.

Ancak daha iyi öğrenmek için hata yapmanız gerek!

Learn a foreign language with videos

Yaygın Yapılan İngilizce Hatalarını Neden Öğrenmelisiniz

İngilizce konuşurken hiç hata yaptınız mı? Belki de İngilizce gramer hatalarınız yüzünden kendinizi tuhaf durumlara soktunuz.

Örneğin, İngilizce dersinden sonra içinizden öğretmeninize iltifat etmek geldi, siz de İngilizce olarak, “İngilizceyi iyi öğretiyorsunuz,” demek istediniz ve “You teach English good,” dediniz.

Üstelik öğretmeninizle doğrudan konuşmak için epey cesaret toplamanız gerekmişti.

Ancak öğretmeniniz, “You think I teach English well? Thank you!” dedi. Yani, “İngilizceyi iyi öğrettiğimi mi düşünüyorsun? Teşekkürler!” dedi ama, “well” yani “iyi” kelimesindeki vurgu, size hatanızı fark ettirdi. Ah, bir fiili betimlerken “good” kelimesini kullanmamanız gerektiğini unuttunuz. Onun yerine eylemi betimlemek için “well” kullanmalıydınız. İngilizce çok alengirli bir dil. Şimdi konuşma girişiminde bulunduğunuz için kendinizle gurur duymak yerine -ki her zaman böyle hissetmelisiniz- İngilizce gramer hatanız yüzünden utanmaya başladınız.

İşte size bir örnek daha. Belki de ana dili İngilizce olan iyi arkadaşlarınızdan biri başka bir şehre ya da ülkeye taşınıyor. Ona veda etmek için, “I will always forget you,” diyorsunuz; yani, “Seni daima unutacağım.” Arkadaşınız gülmeye başlıyor ve “I will never forget you either,” diyor, yani “Ben de seni asla unutmayacağım.”

Daha sonra, “forget” ve “always,” yani, “unutmak” ve “daima” kelimelerini karıştırdığınızı fark ediyorsunuz, böylece önceden iyice prova ettiğiniz veda konuşmanızın anlamı kendinizi aptal hissetmenize neden oluyor.

İngilizce öğrenen çoğu kişi, kullandığı dili mükemmel hale getirmeyi saplantı haline getirir. Hata yaptığında sinirlenir ve bu hataları düzeltmek için saatlerce uğraşır. Zaman zaman hepimiz hatalarımızdan utanır ve rahatsızlık duyarız.

Ancak, kendinizi utanç verici anlara hazırlamaya çalışsanız da, bu anların gerçekleşmesini engelleyemezsiniz. Biraz beceri gösterirseniz, o rahatsızlık verici anlar öğrenme için birer fırsata dönüşürler, hatta dostlukla sonuçlanan komik anlara.

Ana dili İngilizce olan kişilerin bile hata yaptığını öğrenmek sizi biraz rahatlatabilir. Bu yüzden ana dili İngilizce olmayan kişilerin konuşmasıyla dalga geçmeden önce, ana dili İngilizce olanların da sürekli hata yaptığını göz önünde bulundurmalıyız.

Örneğin, İngilizce televizyon programlarında, karakterler genellikle “This is your guy’s cat, right?” (“Bu sizin adamın kedisi, değil mi?”) gibi cümleler kurarlar. Aslında bu cümle, “This cat belongs to you guys, right?” (“Bu kedi size ait, değil mi?”) şeklinde olmalıydı.

Televizyon yazarları “gerçek dünyada” konuşulan doğru İngilizce dil bilgisi seviyesini yakalamaya çalışıyor olabilirler, ancak farkında olduklarından çok daha fazla hata yapıyorlar.

Nihayetinde, İngilizce öğrenenlerin çoğu gramerlerini geliştirmek için TV izliyorlar. Ancak kimi zaman İngilizce hataları yüzünden açık ve net iletişim engelleniyor ve yanlış anlaşılmalar ve kafa karışıklığı meydana geliyor. Bu sorunların çoğu hem yazılı hem de sözlü İngilizcede görülebiliyor.

Anadili İngilizce olanlar da sürekli “well” kelimesi yerine “good”u kullanıyorlar; yani, eğer böyle bir hata yaptıysanız, kesinlikle yalnız değilsiniz!

Aşağıda İngilizce öğrenenlerin en sık yaptığı 15 İngilizce hatasını ve bu yaygın hataları yapmaktan nasıl sakınacağınızı öğreneceksiniz.

Yapmaktan Kolaylıkla Kaçınabileceğiniz 15 Yaygın İngilizce Hatası

Aşağıdaki her bir örnekte yaygın birer İngilizce hatası var. Önce hatanın ne olduğunu anlayabilecek misiniz, bir bakın, sonra da hata hakkında bilgi almak için ipuçlarını okuyun.

Gramer Hataları

1. It’s mi, Its mi?

Hata örneği: The spider spun it’s web. Its a very beautiful web.

İpucu: Kesme işareti olmadan yazılan “Its,” zamirin iyelik (sahiplik) gösteren halidir. Yukarıdaki örnekte, “Örümcek, ağını ördü. Bu gerçekten çok güzel bir ağ,” dememiz gerekiyor. Bu yüzden, örümceğin ağından söz ettiğimiz yerde iyelik belirten “its” kullanmamız gerekiyor, çünkü ağ, örümceğe ait.

Kesme işaretiyle yazılan “it’s,” ise “it is” veya “it has”in kısaltmasıdır. Ağın güzelliğinden söz ederken, bu ağın çok güzel bir ağ olduğunu söylüyoruz. Burada bir sahiplik/aitlik yok, bu yüzden “its” yerine “it is”in kısaltması olan “it’s”i kullanmalıyız.

Hangi yazılışı -“it’s” mi “its” mi- kullanacağınızdan emin olmadığınız durumlarda, cümleye “it is” veya “it has” eklemeyi deneyin. Eğer bu ifadelerden hiçbiri cümleyi anlamlı hale getirmiyorsa, o zaman aradığınız kelime “its”dir. Örneğin, “the spider spun it is web” (“örümcek ördü o bir ağ”) ve “the spider spun it has web” (“örümcek ördü o ağa sahip”) cümleleri bir anlam ifade etmiyor. Bu yüzden, “the spider spun its web,” yani, “örümcek, ağını ördü” demelisiniz.

Düzeltme: The spider spun its web. It’s a very beautiful web.

2. Özne-yüklem uyumu

Hata örneği: The list of items are on the desk.

İpucu: Yukarıdaki cümle, “Eşyaların listesi masanın üzerinde,” anlamına geliyor. “Eşyaların listesi” tek bir liste olduğundan, bu cümlede çoğul bir yüklem olan “are” yerine, tekil bir yüklem olan “is”i kullanmalıyız.

Düzeltme: The list of items is on the desk.

3. Gone mı, Went mi?

Hata örneği: She had already went to the bathroom before they got in the car.

İpucu: Eğer bir cümlede “gone” mı “went” mi kullanacağınızdan emin değilseniz, “gone”ın her zaman kendinden önce bir yardımcı fiil istediğinizi aklınızda bulundurun. İngilizcede yardımcı fiiller şöyledir: has, have, had, is, am, are, was, were, be.

“Went”ten önce yardımcı fiil kullanılamaz.

“Arabaya binmelerinden önce o zaten tuvalete gitmişti,” anlamına gelen yukarıdaki cümlede, “had” yardımcı fiili olduğu halde “went” kullanmışız. Cümlede “had” kelimesi olduğundan, “went” yerine “gone” kullanmalıyız.

Düzeltme: She had already gone to the bathroom before they got in the car.

4. Watch (İzlemek) mu, Look (Bakmak) mu, See (Görmek) mi?

Hata örneği: Stop watching my private journal. / I look at the snow falling. / I don’t play tennis, but I look at them playing every day.

İpucu: “See/görmek” “look/bakmak” ve “watch/izlemek” kelimeleri anlam olarak sıklıkla birbirine karıştırılır. Ancak bu kelimeler farklı durumlarda kullanılmalıdır. Bu üç fiil arasındaki fark şu şekilde açıklanabilir:

  • Look — bir şeye doğrudan bakmak.
  • See — siz onu özellikle aramadığınız halde görüş alanınıza giren bir şeyi görmek.
  • Watch — bir şeye dikkatli bir şekilde bakmak, genellikle hareket eden bir şeye.

Yani, bir şeyi istemesek de “görebiliriz” (see), ancak bir şeye ancak kasıtlı olarak “bakabiliriz” (look at).

Düzeltme: Stop looking at my private journal. / I watch the snow falling. / I don’t play tennis, but I see them playing every day.
                       Özel günlüğüme bakmayı kes. / Yağan karı izlerim. / Ben tenis oynamıyorum, ama onları her gün oynarken görüyorum.

5. Zamirlerin yanlış şekilde kullanılması

Hata örneği: Take a deep breath through your nose and hold it.

İpucu: Yukarıdaki cümle, “Burnunuzdan derin bir nefes alın ve onu tutun,” olarak çevrilebilir. Cümledeki tekil zamir, tekil bir ismin yerine geçmeli, ancak bu cümlede hangi ismin yerine geçtiği belirsiz. Bu cümlede “it” kelimesine en yakın olan isim “nose”, bu yüzden “hold it” denince “burnunuzu tutun” demişsiniz gibi görünüyor. Oysa ki insanlardan nefeslerini tutmaları istenir – burunlarını değil.

Zamirleri doğru şekilde kullandığımızda, zamirin hangi ismi ifade ettiğini kolayca anlayabilmeliyiz. Cümlenizde bunun gayet açık olmasına dikkat edin. Eğer anlam belirsizse, ya zamir kullanmayın ya da cümlenizi değiştirin!

Düzeltme: Take a breath through your nose and hold your breath.
Burnunuzdan derin bir nefes alın ve nefesinizi tutun.

Konuşma Hataları

6. Gelecek zaman

Hata örneği: I will be going to the dance party yesterday.

İpucu: Yukarıdaki cümle, “Dün dans partisine gideceğim,” şeklinde çevrilebilir. Bu cümlede gelecek zaman, yanlış bir zamandan bahsederken kullanılıyor, çünkü cümle, geçmişte, dün olmuş bir şeyden söz ediyor. Gelecek zaman yapılarını yalnızca henüz gerçekleşmemiş olan, gelecekte gerçekleşecek olan şeylerden bahsederken kullanmalısınız.

Düzeltme: I will be going to the dance party tomorrow.
                      Yarın dans partisine gideceğim.

7. Literally mi, Figuratively mi

Hata örneği: I’m literally melting because it’s so hot. / Figuratively speaking, it’s 100 degrees out here.

İpucu: Yukarıdaki cümleler hatalıdır çünkü “literally” kelimesi, “aslında,” “gerçekte,” “gerçekten,” “kelimenin gerçek anlamıyla” gibi anlamlara gelir; “figuratively” ise “mecazi olarak/mecazen” anlamına gelir ve cümlenin gerçek olmadığını belirtir. “Figuratively” kelimesi bir şeyi abartılı olarak ifade etmek için kullanılır. Cümleler yukarıdaki halleriyle şu anlamlara gelmektedir: Gerçekten eriyorum çünkü hava çok sıcak. / Mecazen konuşursak, burada hava 100 derece.

Düzeltme: Figuratively speaking, I’m melting because it’s so hot. / It’s literally 100 degrees out here.
                      Mecazen konuşursak, eriyorum çünkü hava çok sıcak. / Burada hava gerçekten 100 derece.

8. Loan (ödünç vermek) mu, Borrow (ödünç almak) mu?

Hata örneği: Can you borrow me that book? You can loan me my notes.

İpucu: Yukarıdaki cümleleri duyan kişinin kafası karışacaktır çünkü “loan,” “ödünç vermek” anlamına gelir, “borrow” ise “ödünç almak.” Yani yukarıdaki cümleler, “Bana o kitabı ödünç alabilir misin? Sen de bana benim notlarımı ödünç verebilirsin.” Burada anlamı düzeltmek için gereken şey, basit bir ezber yapmak, yani kelimelerin anlamlarını doğru ezberlemektir.

Örneğin, yukarıdaki örnekte “borrow me that book” dediğinizde “bana o kitabı ödünç al” demiş oluyorsunuz. Karşınızdaki kişinin kitabı nereden almasını istiyorsunuz? Söylemek istediğiniz şey bu değil ki!

Aslında, kitabı kullanmak istediğiniz için, birinin onu size ödünç vermesini istiyorsunuz.

Düzeltme: Can you loan me that book? You can borrow my notes.
Bana o kitabı ödünç verebilir misin? Sen de benim notlarımı ödünç alabilirsin.

9. Gündelik mi Resmi mi?

Hata örneği: (Bir iş görüşmesinde) “Hey, what’s up?”

İpucu: Hitap ettiğiniz kitleyi tanıyın! İngilizce öğrenme sürecinde en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri de budur. Gündelik konuşma arkadaşlarla yapılır, patronunuzla değil. Yukarıdaki cümle, “Hey, n’aber?” resmi değildir, argodur. Hatta uygunsuz veya kaba olarak bile görülebilir. Daha resmi bir İngilizce konuşmak için, kısaltma kullanmaktan kaçınmalı (örneğin, “how’s” yerine “how is” demelisiniz) ve daha nazik olmaya çalışmalısınız.

Düzeltme: “Hello, how is everything going?”
“Merhaba, nasıl gidiyor?”

10. Since mi For mu?

Hata örneği: I have known him for always. I saw him since last year.

İpucu: “For” kelimesini, zaman sürecini hesaplamak zorunda olmadığınız zaman kullanırsınız, çünkü geçen zaman zaten cümlede belirtilmiştir. “For” kelimesi cümleye “x süredir / x süreliğine” anlamları kadar. “Since” kelimesini ise geçen zamanı hesaplamak zorunda olduğunuzda, elinizde yalnızca başlangıç noktası olduğunda kullanırsınız; cümleye “x’den beri” anlamını katar. Yukarıdaki örnekte verilen cümleler, “Onu daimalığına tanırım” ve “Onu geçen seneden beri gördüm” şeklinde çevrilebilecek, anlatım bozukluklarına sahip cümlelerdir.

Düzeltme: I have lived here for two months. (“Burada iki aydır yaşıyorum.” Zamanı hesaplamak zorunda değilsiniz, sürenin “two months,” yani “iki ay” olduğunu zaten biliyorsunuz.) / I have lived here since 1975. (“1975’ten beri burada yaşıyorum.” İşte bu cümlede geçen süreyi hesaplamanız gerekir. Eğer oraya 1975’te taşındıysanız -başlangıç noktası- içinde bulunduğunuz yıldan 1975’i çıkartarak orada kaç yıldır yaşadığınızın hesaplanması gerekir.)

Yazma Hataları

11. Akademik İngilizce mi, Gündelik Mesajlaşma Dili mi?

Hata örneği: (Akademik bir makalede) If u want to know my opinion tho, IDK who should be president.

İpucu: Akademik bir makalede yukarıdaki gibi bir cümle yazarsanız, “Benim fikrimi blmk istrsn, kimin başkan olması lazım, bilmiyom,” gibi bir şey yazmış olursunuz. Fikirlerinizi ifade etmek için mesajlaşma dilini kullanma alışkanlığınızı kırmaya çalışın. Her şeyi tamı tamına yazın. Mesajlaşma dili akademik amaçlarla kullanmak, ödev veya makale yazmak için uygun bir dil değildir. Açılımı “I don’t know,” yani “bilmiyorum” olan “IDK” gibi kısaltmalar ve argo kullanımlar ancak arkadaş arasındaki sohbetlerde ve mesajlaşmada uygundur.

Düzeltme: If you want to know my opinion, I do not know who should be president.
Eğer fikrimi bilmek isterseniz, kimin başkan olması gerektiğini bilmiyorum.

12. Noktalama Hataları

Hata örneği: (bir iş mektubunda) Dear Mrs. Jones: I am still interested in the job and want to thank you for the interview! I hope you will consider me for the following programs, A, B and C.
Sayın Mrs. Jonesİşle hala ilgileniyorum ve size mülakat için teşekkür etmek istiyorum! Umarım beni şu programlar için değerlendirirsiniz, A, B ve C.

İpucu: Kullandığınız noktalama işaretlerinin amacını anladığınızdan emin olun.

Yukarıdaki örnekte, Mrs. Jones’a hitap ederken yalnızca virgül (,) kullanmalısınız.

İki nokta üst üste (:) bir şeyleri listelemek veya açıklamak istediğinizde kullanılır, birine hitap ederken değil.

Ünlem işareti (!) profesyonel olarak görülmeyebilir. Bu işaret genellikle güçlü duyguları ifade etmek için kullanılır, böyle bir ifade sizi işe almayı düşünen birinin pek umurunda olmayabilir, hatta pek hoşuna gitmeyebilir.

Düzeltme: Dear Mrs. Jones, I am still interested in the job, and I wanted to thank you for the interview. I hope you will consider me for the following programs: A, B and C.
Sayın Mrs. Jonesİşle hala ilgileniyorum ve size mülakat için teşekkür etmek istiyorum. Umarım beni şu programlar için değerlendirirsiniz: A, B ve C.

13. Noktalamasız Uzun Birleşik Cümleler

Hata örneği: I am a woman and I am a good mother and I am an office worker.

İpucu: Eğer bir cümleyi bir nefeste söyleyemiyorsanız, o şekilde yazmamalısınız. İki veya daha fazla bağımsız cümleyi uygun noktalama işaretleri olmadan birleştirdiğiniz zaman böyle sorunlu cümleler ortaya çıkar. Yukarıdaki örnek cümle, “Ben bir kadınım ve ben iyi bir anneyim ve ben bir ofis çalışanıyım,” olarak çevrilebilir. Bu örnekte “woman”dan, yani “kadınım”dan sonra bir nokta (.) konmalıdır. Örnek iki ayrı cümle şeklinde düzenlenmelidir.

Düzeltme: I am a woman. I am a good mother and an office worker.
Ben bir kadınım. İyi bir anne ve iyi bir ofis çalışanıyım.

14. Kesme işaretleri

Hata örneği: A womans hat was left on the bus. / Two dogs use the dish. It is the dogs’s dish.

İpucu: Kesme işareti (‘) bir isme geldiğinde, o ismin bir şeye sahip olduğunu gösterir. Yukarıdaki cümlelerde, “Otobüste bir kadın(ın) şapkası unutulmuş. / Tabağı iki köpek kullanıyor. Bu köpeklerin tabağı.” denmek isteniyor. İlk cümlede bir kadının sahip olduğu bir şapkadan söz ettiğiniz halde, hiçbir kesme işareti kullanılmamış.

İkinci cümlede, birden fazla köpek var; fakat kesme işareti doğru şekilde kullanılmamış. Tekil isimlerde sahiplik/iyelik belirtilirken, isim “s” harfi ile bitse bile daima sonuna ‘s alır. “S” ile bitmeyen çoğul isimler de ‘s alır. Ancak “s” ile biten çoğul isimlere kesme işareti “s”den sonra eklenir.

Düzeltme: A woman‘s hat was left on the bus. / Two dogs use the dish. It is the dogs’ dish.

15. Büyük Harfler

Hata örneği: one rainy day, i saw sarah at Union street library.
yağmurlu bir günde, sarah’yı Union caddesi kütüphanesinde gördüm.

İpucu: Bu örnekte, büyük harfle yazılmış tek kelime “Union”, ancak daha fazla büyük harfle başlayan kelime olmalıydı.

Büyük harfler söz konusu olduğunda, kendinize şu üç soruyu sorun:

  • Bu harf, bir cümlenin ilk harfi mi? Cevabınız “evet” ise, o harfi büyük yazmalısınız. Örnek cümledeki ilk kelime “one,” bu yüzden ilk harfi büyütülerek “One” şeklinde yazılmalı. Türkçe cümlede ise “yağmurlu” ilk kelime olduğundan, ilk harfi olan “y” harfi büyük yazılacak.
  • Cümlede “I” zamiri mi kullanılmış? Öyleyse, büyük harfle yazın. “Ben” anlamına gelen “I” zamiri daima büyük harfle yazılmalıdır.
  • Birinin bir kişiye veya bir şeye verdiği bir ismi mi kullanıyorum? Eğer cevabınız “evet” ise, o ismin ilk harfini büyük yazın. “Sarah” kelimesinin ilk harfi büyük yazılmalı çünkü bu bir özel isim. Ayrıca özel bir yer ismi olan “Union Street Library” için de doğru yazım şekli budur.

Düzeltme: One rainy day, I saw Sarah at Union Street Library.
Yağmurlu bir günde, Sarah’yı Union Caddesi Kütüphanesi’nde gördüm.

 

Kimileri bir başka dili akıcı bir şekilde konuşmanın hızlı konuşmak ve büyük, süslü sözcükler kullanmak anlamına geldiğini sanır. Oysa akıcılık, sade ve doğru bir şekilde konuşarak da elde edilebilir.

Eğer konuşma pratiği yaparsanız, kendinize daha fazla güvenerek ve daha hızlı bir şekilde konuşabileceksiniz. Anlama becerinizin de iyi olduğundan emin olmalısınız. Yavaş ve doğru bir konuşma, hızlı ve hatalarla dolu bir konuşmadan çok daha iyidir.

Neden mi? Eğer yavaş ve doğru konuşursanız, konuşma, okuma ve yazma şeklinizi kolaca geliştirebilirsiniz. Ancak önce pratik yapmalısınız. Eninde sonunda her şey hakkında konuşup yazabileceğinizi hissedeceksiniz!

Eğer yukarıdaki kurallara uyduğunuz halde hala konuşurken çok fazla hata yapıyorsanız, belki de bir süreliğine yazmaya geçmelisiniz. Yazı yazarken İngilizce dil bilgisi ve kelime seçimleri açısından doğru cümleler üretmek daha kolaydır. Çünkü yazı yazarken, olası yaygın hataları düzeltmek için sözlüklerden ve internetten faydalanabilirsiniz. Üstelik sözcükleri doğru şekilde telaffuz etmeye de kafa yormamış olursunuz.

Derin bir nefes alın ve kendinize başarısızlığın da öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu hatırlatın. Hatalarınızın sorumluluğunu alın, ancak onlar üzerine düşünmekten çıldırmayın. Herkes dil öğrenirken hata yapar, bu ister gramer hatası olsun, ister kelime, ister telaffuz hatası. İngilizce öğrenmeyi bu yüzden kendinize eziyet haline getirmeyin.

Öğrenirken süreçten zevk alın, keyfini çıkarın! En önemlisi, güçlü yönlerinizin değerini bilin ki başkaları da bilsin.

Aldığınız dersleri cebinize koyun ve önünüze bakıp ilerlemeye devam edin.

Yaygın olarak yapılan İngilizce hatalarının birkaçını -ve herkesin hata yaptığını- öğrendiniz. İngilizce öğrenme sürecinizde yaşadığınız her başarısızlığı bir öğrenme fırsatına çevirirseniz, yaptığınız her hatayla birlikte daha da güçlenir ve dil konusunda daha becerikli hale gelirsiniz.


Michelle Suzanne Snyder serbest yazarlık yapıyor. ESL (İkinci Dil olarak İngilizce) öğretmenliği de yapan Snyder, bu alanda şimdiye dek üç farklı ülkede çalışmış. Dil öğrenmenin faydalarının sonsuz olduğuna inanıyor.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.