ingilizce-argo-kelimeler

Yaygın 10 İngilizce Argo Kelime ve İfade: Ana Dilini Konuşanları Bile Mahcup Edecek Kadar Gülünç

Günlük İngilizce konuşmalarda kullanılan her türden slang (argo) kelime var. İngilizce argo kelimeler çok fazla.

Örneğin, “chick” kelimesini ele alalım.

Sözlük anlamı itibariyle yavru bir tavuğa yani civcive verilen bir isim fakat bir kızı kastederken de gündelik bir kelime olarak kullanılabiliyor.

Anlamını değiştirmeden  kelimenin telaffuzunu değiştiren bazı argo türleri de vardır.

Örneğin, İngilizce konuşanlar “going to” yerine “gonna” veya “want to”yerine “wanna” diyebilirler.  

Dünyanın İngilizce konuşulan farklı yerlerinde, Avustralya’da ve Britanya’da farklı türden argolar duyabilirsin.

Argo, genellikle gençler tarafından kullanılan bir şeymiş gibi görülür. Sıklıkla konuşmanın “cooler” (daha havalı, daha klas) veya “newer” (daha yeni) hali gibi düşünülür.

Ancak öğrenmen gereken başka bir tür İngilizce argo da var.

Her ne kadar hala İngilizcenin oldukça gayri resmi türü de olsa argo o kadar havalı, klas, gelmeyebilir. Bunların bazıları o kadar uzun süredir kullanılmakta ve çokça da saçma! Bu tür argoları tarif etmek için kullanılan kelimelerden bir tanesi “cheesy” (daha sonra bu kelime ilgili daha fazlasını göreceksin).

Öyleyse neden bu “uncool” (pek de havası olmayan, modası geçmiş) ve aptalca argoları öğrenmelisin? Evet, bir şey için, inanılmaz komikler! Bir sohbetteki ortamı yumuşatmak (ciddiyeti azaltmak) ve etrafındaki ana dilini konuşanlara şakalar yapmak için kullanabilirsin.

Bu ifade ve kelimelerin genelde ciddiye alınmadığını anlamak, konuşma becerilerine yardımcı olur. Ayrıca her yaştan insanın kullanması ve şu “cool” olan argo kelimelerden daha çok anlaşılması daha büyük olasılık.

Son olarak bu tür İngilizce argo kelimeler, İngilizce diline hakim olan kültüre seni daha da yaklaştırır ve neyin onu komik ve eşsiz kıldığını görmeni sağlar.

İngilizce Argo Kelimeler: Cheesy Corny, Tacky Gibi 10 Yaygın ve Gülünç İfade

Learn a foreign language with videos

1. Cheesy

İngilizce argo kelimeler arasından ilk olarak değineceğimiz bu sözcüğün anlamı çok açık değil ve bunu birinin söylediğini daha önce duyduysan açıklanana kadar kafan çok karışmış olabilir.

“Cheesy” bir şeyin abartılı veya açıkça bir şaka olduğunu ifade etmek için kullanılır. Birinin bir şeye “super cheesy” dediğini duymak, komik, sinir bozucu ve hatta rahatsız ve belki utanç verici olabilir. Eğer biri bir şeyi “cheesy” yaparsa bu daha da kötü olabilir.

Anlama yardımcı olmak için “cheesy” kelimesinin kullanıldığı birkaç örnek verelim.

  • Sevgiline (erkek ya da kız arkadaşına) çiçek ve kalp şeklinde çikolatalar verme geleneği nedeniyle Sevgiler Günü sıklıkla “cheesy” bir gün olarak düşünülür. Bu gelenek “cheesy” (banal) olarak görülür çünkü çok klişedir (abartılıdır.)
  • “Cheesy” gerçekten aşırı kötü bir şaka için sıklıkla kullanılır. İşte sana birkaç “cheesy jokes” örneği:

“Why didn’t the skeleton cross the road? Because he had no guts.”
“Neden iskelet yolun karşısına geçmedi? Çünkü iç organları yoktu.” 

(“Guts” ya mide ve bağırsakları ya da cesareti olmayı ve bir şeyi yapmaya kararlılığı ifade eder. Türkçedeki kullanımını hatırla!)

“Why was 6 afraid of 7? Because 7 8 9.”
“Neden 6, 7’den korkar? Çünkü 7 8 9.” 

(Bu şakayı anlamak için “eight” sayısının “ate” fiili gibi seslendirildiğini hatırlamalısın.)

Son olarak benim favorim:

“Why should you never play poker in the jungle? Because there are too many cheetahs.” “Neden ormanda poker oynamamalısın? Çünkü çok fazla çita var.” 
(“Cheetahs” “cheater” kelimesiyle oynar veya bir yarışta biri kurallara uymaz bu sayede yarışmayı kazanır.)

  • Daha öncede bahsedildiği gibi bu listedeki diğer kelime ve ifadaler “cheesy” olarak düşünülebilir.  Hatta “cheesy” kelimesinin kendi dahi biraz “cheesy”dir.

“Cheesy”e benzer kelimelere “corny” ve “tacky” de dahildir. “Corny”, “cheesy” kelimesinin eş anlamlısıdır. Ancak, “tacky” daha olumsuz manaya gelir ve genellikle bir şeyin ucuz veya zevksizce, yakışıksız olduğundan söz etmek için kullanılır.

Örneğin, Noel zamanı “tacky sweater parties” (“ugly sweater parties” olarak da bilinir) Amerika’da çok yaygındır. Herkesin partiye olabildiğince çirkin bir kazak giyerek gelmesi fikrine dayanır ve büyük annenin sana hediye olsun diye ördüğü kazaklardan biri olabilir.

2. Chatty Cathy / Debbie Downer / Negative Nancy

Birlikte bu üç argo ifade, bütün klişe İngilizce argo kelimeler arasında en klişe olanı. “Cheesy”i hatırla. Neyse ki bu ifadelerin altında gizli bir mana yok ve öğrenmesi oldukça kolay.

Bugünlerde, biri bu ifadelerden birini kullansa onları oldukça şakacı bir şekilde kullanıyor. Bunlar hiç ciddiye alınmazlar.

Chatty Cathy asla susacakmış gibi görünmeyen ve çok geveze birini (kız olmak zorunda değil) ifade eder. Dudukuşu, çenesi düşük anlamına gelir. Bu iyi ya da kötü bir şey olabilir.

“Gosh John, you’re such a Chatty Cathy, always talking, talking, talking.”
“Hay Allah John! dudukuşu gibisin, daima konuşuyorsun.”

Debbie Downer çoğu zaman üzgün ruh haline sahip birini ifade eder. Üzgün olarak, diğerlerini hep “bring down” yani moral olarak aşağıya çekme eğilimindedirler ve diğerlerinin kendilerini mutsuz hissetmelerine sebep olurlar.

“Sally is always being such a Debbie Downer. She’s never happy.”
“Sally daima felaket tellalı gibidir. Asla mutlu olmaz.” 

Negative Nancy tahmin edebiliyorsun ki daima olumsuz olan birini ifade eder. Söyleyecek iyi bir şeyi olmayan biridir. Debbie Downer ve Negative Nancy arasındaki fark, Negative Nancy’nin bir şey için mutlaka üzgün olması gerekmez. Ruh halleri hep kötüdür.

“Wow Tom, way to be a Negative Nancy. Your bad mood is rubbing off on everyone around you.”
“Vay Tom, gamlı baykuş olma yolunda. Kötü ruh halin çevrendeki herkese bulaşıyor.” 

3. Couch potato

Herkes süper tembel olan birini bilir. Bütün bu insanların istediği şey oturup televizyon izlemek veya bilgisayarda takılmak. Bu tür insanlara “couch potato” denir. “Couch potatoes” yani miskinler, tembellerinde daha tembelidir. Hiçbir şey yapmaya motivasyonları yoktur. İngilizce argo kelime olarak ilginç bir benzetme.

“Jack is such a couch potato; all he wants to do is watch TV.”
“Jack öyle miskin biri ki tek yapmak istediği televizyon izlemek.”

4. Bump on a log

“Bump on a log” ilginç bir abartılı ifadedir.  “Couch potato” ile aynı anlama gelebilir. Fakat farklı bir anlamı daha var: hep var olan ama sosyal etkinliklere katıldığı hiç görünmeyen veya sohbete katkı sunmayan biri ” a bump on a log” olarak yani put gibi duran, ölü gibi biri şeklinde ifade edilir.

“Jack is basically a bump on a log. I forget he is even there sometimes.”
“Jack aslında ölü gibidir. Hatta bazen burada olduğunu dahi unutuyorum.” 

5. Party pooper

İngilizce argo kelimeler arasından komik olanlardan birine değinelim ama gerçek anlamıyla ele alınmamalı. Teknik olarak partide kakasını yapan biri bir “party pooper” olacaktır fakat günlük konuşmalarda bu ifade bu şekilde kullanılmaz.

“Party pooper” bir sosyal birlikteliğin veya mutlu bir etkinliğin Debbie Downer’ıdır. Herkes iyi vakit geçirirken dahi şikayet etmeyi bırakmayan, eğlencenin içene eden, keyif kaçıran biridir. Genellikle ben merkezcidirler.

“Don’t be such a party pooper, we’re all actually having fun.”
Oyunbozanlık edip keyfimizi kaçırma, biz gerçekten eğleniyoruz.”

6. Drama queen

“Couch potato” konusunda olduğunu gibi herkes bir “drama queen” bilir. Hayatında ne olup biteceğine dair endişelenmekten kendini geri alamayan birine (erkek veya kadın) denir.

“Drama queen”, küçük bir mesele dahi olsa onu alıp büyük bir mesele haline getirir ve dünyanın sonu gelmiş gibi davranır. Büyük olasılıkla “drama queen” olan biri ile ilgili olarak en sinir bozucu şey aslında her şeyden şikayet edebilme yetenekleridir. “Drama queen” aşırı tepki vermeye, üfürmeye bayılır.

“All Jennifer does is complain. She’s such a drama queen.”
“Jennifer’ın bütün yaptığı şikayet etmek. Olayları dramatik hale getirmeye bayılan biri.” 

7. Cowabunga!

İngilizce argo kelimeler listemizde sıra ilginç bir kelimede. Bir dalış tahtasından atlamadan önce bağırılan “cowabunga”, bir şey yapmadan önce mutluluğunu göstermek için kullanılan oldukça abartılı bir kelimedir.

Ne yazık ki “cowabunga”, yalnızca eğlenceli bir şey yapmak ile ilgili mutluluğu, keyfi ifade etmek için kullanılır. Bu üzücü çünkü “cowabunga” çok sık kullanabileceğin harika bir kelimedir.

Cowabunga baby! I’m going swimming!”
Kavabanga bebeğim! Yüzmeye gidiyorum!”  

“Cowabunga” bir süredir etrafta dolaşıyor. 80’lerin ve 90’ların meşhur çizgi ve sinema filmi “Ninja Kaplumbağalar” da gösterildiği bir başka yer.

8. YOLO

Zamanla yeni İngilizce argo kelimeler de ortaya çıkıyor. “You Only Live Once” (sadece bir kere yaşarsın) cümlesinin kısaltması olan YOLO bu listedeki en yeni kelime. Ünlü rapçi Drake’nin yeni bir sözcük olarak türettiği bu kelime 2011’den beri kullanılıyor. Bugünlerde, bildiğin bir şeyi yapmak akıllıca gelmediğinde  sıklıkla kullanılan bir kelime.

Halk tarafından yoğun bir şekilde hemen kullanılmaya başlandı, bir şakaya dönüştü ve hemen hemen tamamen alaycı (ciddi olmayan) bir şekilde kullanıldı. Bugünlerde biri YOLO dediği zaman aslında bunu kastetmediklerini ve abartılı veya alaycı bir şey olduğunu kesinlikle anlayabilirsin.

“I’m gonna pull an all-nighter tonight, YOLO.”
“Bütün gece çalışacağım, YOLO.”

(“All-nighter” bütün gece uyanık kalmayı ifade eden bir isimdir.)

9. That’s the way the cookie crumbles

Olmasını istemediğin bir şey olduğu zaman bu ifadeyi kullanabilirsin. “That’s the way the cookie crumbles” diğer bir ifadeyle “that’s just the way it is.” yani elden ne gelir hayat böyledir, hayatın cilvesi bu demenin bir yoludur. Bu ifade özellikle işler istediğin gibi gitmediğinde tepki göstermenin güzel bir yoludur.

“We lost the game, but that’s just the way the cookie crumbles.”
“Maçı kaybettik fakat hayatın cilvesi bu, elden ne gelir.”

10. Pullin’ your leg

Her ne zaman biri senle dalga geçerse veya şaka olsun diye sana bir şeyler yaparsa “pullin your leg” durumu yani kafa bulma söz konusudur.  Bu ifade bir parça kafa karıştırıcı çünkü sözlük anlamıyla hiç bir ilgisi yok.

Ancak genelde “pulling” yerine “pullin’ ” şekliyle söylenen, hatırlaması kolay olmalı anlamına gelen komik bir ifadedir. Bir başka şekli de “am I just pulling your leg?” (Seninle kafa mı buluyorum?).

“Stop pullin’ my leg. I know you’re only kidding.”
Kafa bulmayı bırak. Biliyorum, bana şaka yapıyorsun.” 

 

Yukarıdaki İngilizce argo kelimeler konuşmalarda nasıl kullanılıyor duymaya çalış hatta kendin kullanmayı dene.

Hiçbirini fazla ciddiye almamam gerektiğini de unutma!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.