topluluk-onunde-konusma-ingilizce

Topluluk Önünde Daha İyi İngilizce Konuşmak için 5 Teknik

Ölümden daha fazla korkulan şey ne olabilir?

Elbette topluluk önünde konuşmak -en azından bazı insanlar için; hele de konuşma İngilizce olursa.

Topluluk önünde konuşma korkusunun özel bir adı da var: glossofobi (İngilizcesi: glossophobia).

Bu kelime biraz karmaşık görünüyor, topluluk önünde konuşmak ve bu korkuyu yenmek için gereken beceriler de öyle.

Üstelik İngilizceyi ikinci bir dil olarak konuşuyorsanız ve kalabalık bir grup önünde İngilizce bir sunum yapmak zorundaysanız işler daha da kötüleşiyor.

Topluluk önünde İngilizce konuşmaktan kaçınamayabilirsiniz, bu yüzden korkunuzu yenmeyi öğrenseniz iyi olur.

Bu makalede, sizinle topluluk önünde İngilizce konuşma gücünüzü arttıracak beş teknik paylaşacağız.

Learn a foreign language with videos

Topluluk Önünde Konuşma ve Üç Ana Mesajı

İşle ilgili bir sunumdan yeni sınıf arkadaşlarınızın önünde kendinizi tanıtmaya kadar topluluk önünde ne tür bir konuşma yapıyor olursanız olun, böyle durumlarda konuşmak sözcükleri söylemekten daha fazlasını gerektirir. Bunu bilmiyor olabilirsiniz, ancak topluluk önünde konuşma üç ana mesajdan oluşur: Fiziksel mesaj, görsel mesaj ve hikaye.

Fiziksel mesaj

Bu mesaj, İngilizce beden diliniz yoluyla aktarılır, bazen de sunum yapmayı seçtiğiniz çevre yoluyla. Dinleyenlere konu hakkındaki bilginize ne kadar güvendiğinizi ve soru sormaları gerekirse ne kadar ulaşılabilir olduğunuzu anlatır. Çoğu kişi topluluk önünde konuşmaya hazırlanırken işin bu yönünü unutur; fakat bu mesaj izleyiciler üzerinde uzun süreli bir izlenim bırakabilir.

Görsel mesaj

Konuşmanızın görsel içeriğidir. İzleyici kitlenizin konuşmanızı kolayca takip etmesine yardımcı olur ve en kritik bilgileri grafikler ve görseller yardımıyla pekiştirir. Bu mesajı vermek için bir ekrana yansıtılan slayt gösterilerinden faydalanabilir ya da sahneye beraberinizde birtakım objeler getirebilirsiniz -hangisinin daha etkili olacağını düşünüyorsanız onu yapabilirsiniz.

Hikaye

Hikaye, konuşmanızın özüdür ve diğer iki mesajı belirleyen unsurdur. Eğer ilham verici bir hikaye anlatıyorsanız, yüz ifadeniz üzgün değil neşelendirici, moral verici olmalı. Benzer şekilde, eğer işinizle ilgili yılın ilk çeyreğinin raporlarını sunuyorsanız, görsellerinizde çok fazla emoji ya da gif olmamalı. Sunumunuzun profesyonel bir görüntüsü olmalı, rakamlar grafikler ve tablolar halinde sunulmalı.

Topluluk Önünde Daha İyi İngilizce Konuşmak için 5 Teknik

Topluluk Önünde Konuşma Yapmadan Önce Temel Kalıp Cümleleri Öğrenin

Bir grup insanın önünde ana diliniz olmayan bir dilde konuşma yapmak zorunda kalmak sinir bozucu bir şeydir. “Ya çok sıkıcı konuşursam?” ve “Ya birden beynim boşalır ve hiçbir şey söyleyemezsem,” gibi kaygıların yanında bir endişeniz daha vardır: Dil bariyeri.

Bu temel kalıp cümleleri ezberleyip otomatik olarak ağzınızdan dökülecek hale gelene kadar prova ederseniz, cebinizde size yardımcı olacak araçlarınız olmuş olur. Kendinizi gergin hissetmeye başladığınızda, bu kalıp cümlelerden birini kullanıp baştan başlayabilir ya da kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bu cümleleri çok iyi öğrenirseniz, kritik anlarda kullanmak için hafızanızı zorlamaya gerek duymazsınız -bu gizli operasyonun özgüveninize ne kadar katkı sağladığına şaşıracaksınız!

İşte sunumunuzun farklı aşamalarında kullanabileceğiniz bazı kalıp cümleler:

İzleyicilerinize teşekkür ederek ısınmaya başlayın

Topluluk önünde konuşmaya başlamak her zaman zordur, çünkü izleyicilerin aklı tam olarak konuşmada değildir. Kimileri biraz geç kaldığı için dikkatleri dağılmıştır, kimileri ise ne beklemeleri gerektiğini bilmediklerinden dalgındırlar. Bu yüzden, doğrudan konuşmanızın içeriğine dalmayın, işe izleyicilerinizin dikkatini tamamen üzerinize çekmekle başlayın. Isınmak ve dinleyicilerinize teşekkür etmek için aşağıdaki cümlelerden birini kullanabilirsiniz:

  • Thank you all for being here today.
    Bugün burada olduğunuz için hepinize teşekkür ederim.
  • I’m happy to see you all today.
    Bugün hepinizi burada görmekten dolayı çok mutluyum.
  • It’s my honor that you join me with this presentation on [topic].
    [konunuz] üzerine yapacağım sunumda bana katılarak bana onur verdiniz.

Konunuza tanıtıcı bir giriş yapın veya konuşma sebebinizi açıklayın

Dinleyicilerinize teşekkür ettikten sonra, aşağıdaki sözlerden biriyle konuşmanıza başlayacağınıza işaret edin:

  • Let’s me begin with…
    Sözlerime … ile başlamama izin verin.
  • I’d like to start by telling you about…
    Sözlerime size …-den/dan söz ederek başlamak istiyorum.
  • Today I am going to present…
    Bugün sizlere … üzerine bir sunum yapacağım.

İzleyicilerle yaptığınız tartışmada bakış açınızı ifade edin

Sahne sizin olsa da, bütün süre zarfında siz konuşmamalısınız. Dinleyicilerinizi soru sormaya, geri bildirim vermeye ve yorum yapmaya davet edin. Bu onların ilgisini üzerinizde tutmak için harika bir yoldur. Size soru sorduklarında ya da görüşlerini bildirdiklerinde onların fikirlerini dikkate alıp onlara değindiğinizden emin olun, fikirleri sizinkinden farklı olsa da. İşte böyle durumlarda kullanabileceğiniz birkaç cümle:

  • I hear what you are saying, but let me draw your attention to…
    Söylediklerinizi anlıyorum, fakat dikkatinizi ….-e/a çekmeme izin verin.
  • Would you like to explain more about…
    …. konusunu biraz daha açmak ister misiniz?
  • Are there any other comments about this point before I give my response?
    Cevap vermeden önce bu konuyla ilgili ekleyeceğiniz herhangi bir şey var mı?

Sunumu kapatın

Konuşmanızı bitirmeden önce bir kez daha dinleyicilerinize teşekkür etmeyi unutmayın. Bunun için aşağıdaki ifadelerden birini kullanabilirsiniz:

  • Thank you all for your time and attention.
    Zamanınızı ayırıp beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
  • With that, I want to wrap up (end) my presentation. Thank you for listening.
    Böylelikle, sunumumu toparlamak istiyorum. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
  • I’d like to end my presentation here. Thanks for coming and if you have any more questions, I’d be happy to answer them afterward.
    Sunumumu burada sonlandırmak istiyorum. Geldiğiniz için teşekkür ederim; eğer başka sorunuz varsa, daha sonra cevaplamaktan memnuniyet duyarım.

Bonus çalışma tüyoları

Bu cümleleri ezberleyin ve cümleleri söylerken kendi sesinizi kaydedin. Eğer mümkünse, kayıtlarla ilgili başkalarının geri bildirimlerini alın.

Hikaye Anlatma Sanatında Ustalaşın

Her konuşmanın en az bir hikayesi olmalı. Yılın ilk çeyreğinin performans değerlendirmesi gibi sıkıcı bir konu bile bu rakamların nasıl ve neden meydana geldiğine dair bir hikayeye değinmeli.

Neden Game of Thrones‘un yeni sezonlarını hevesle bekliyor ya da The Hunger Games’i (Açlık Oyunları) okurken ağlıyoruz?

Mesele tamamen hikaye ile ilgili. Eğer izleyicilerinizin ilgisini taze tutmak istiyorsanız, hikaye anlatma sanatını da öğrenmeniz gerekecek. Elbette, hikaye anlatmak öyle çabucak öğrenip birkaç saat içerisinde ustalaşabileceğiniz bir şey değil. Fakat iyi bir hikayenin nasıl olması gerektiğini anlamanız ve bu prensipleri topluluk önünde yapacağınız bir sonraki konuşmaya uyarlamanız konusunda size yardımcı olabiliriz.

Hikayeyi oluşturan unsurlar şunlardır:

Karakterleri ve sorunu tanıtın

Hikayenizin karakterlerini ve sorunlarını mümkün olduğunca erken ve açık bir şekilde tanıtmanız gerek. Örneğin, ülkenizin merkezden uzak bölgelerinde yeni okullar inşa etmekle ilgili bir proje sunuyorsanız, dinleyicilerinize böyle bölgelerde yaşayan birkaç çocuktan ve yaşadıkları sorunlardan bahsetmelisiniz (okul olmadığı için resmi eğitim alamadıkları gibi). Projenizin ne kadar faydalı olacağı konusuna dalmadan önce, dinleyicilerinizin bu çocuklarla bağ kurmasına ve durumlarını anlamasına izin verin.

Böyle bir durumda söyleyebileceğiniz şeylere bir örnek vermek gerekirse:

“Let’s first meet Ching. She is 10 years old. Every day, instead of going to school like children of the same age, Ching goes to the field.”
“Önce Ching ile tanışalım. Kendisi 10 yaşında. Ching her gün, yaşıtları gibi okula gitmek yerine, tarlaya gidiyor.”

Sorunu çözmek için önerdiğiniz planı açıklayın

İnsanlara bir sorundan bahsetmek yalnızca başlangıçtır. Dinleyicilerinize bir plan sunmalı ve onlara böylesi sorunların nasıl çözülebileceğini göstermelisiniz. Sorunun çözülmesine giden aşamalarda dinleyicilerinize adım adım  rehberlik ederek bir ivme yakalamış ve ilgilerini konunun üzerinde tutmuş olursunuz. Planınızı betimlemek için şu yapıdan faydalanabilirsiniz:

“First, we will [do X]. Then, when [X] is ready, we can continue with [Y]. Providing that everything goes as planned, after three months, we can start having [Z].”
“Önce, [X’i] yapacağız. Sonra, [X] hazır olduğunda, [Y] ile devam edebiliriz. Her şey plana uygun giderse, üç ay sonra, [Z] almaya başlayabiliriz.”

Mutlu bir son vadedin

Neden peri masalları anlatıp dururuz?

Çünkü mutlu sonları bize umut verir. Hikayenizin sizi dinlemeye zaman ayıran dinleyicileriniz için de aynı şeyi sunması gerekir. Şunun gibi bir şey söyleyebilirsiniz:

“As statistics show and as I can see from other examples, I believe that this plan could work to help the children in need and solve the problem in the long run.”
“İstatistiklerin gösterdiği ve diğer örneklerden görebildiğim gibi, bu planın ihtiyaç sahibi çocuklara yardım etme ve uzun vadede bu sorunu çözme konusunda işe yarayacağına inanıyorum.”

Bonus çalışma tüyoları

Geçmişte yapılan müthiş konuşmaları ve içlerindeki hikaye unsurlarını analiz edin. Belki aşağıdakilerden biriyle başlayabilirsiniz:

Gerçek Dünyadan Videolar İzleyerek Uygun Beden Dilini Öğrenin

Topluluk önünde konuşma yaparken çoğunlukla kendinize olan güveninizi yansıtmanız gerekir. Kendi becerinize ve düşüncelerinize olan inancınız, sözlerinizden çok bedeninizin hareketlerine yansır.

Kendinizi izleyicilerinizin yerine koyun. Konuşurken sürekli saçıyla oynayan ya da kambur, omuzları çökük duran biri size kendine güvenen biriymiş gibi görünür mü?

Muhtemelen hayır.

Başka konuşmacıları izleyerek ve onların beden dilleri üzerine kendi değerlendirmelerinizi yaparak, beden dilinin özgüven yansıtan unsurları hakkında daha fazla şey öğrenebilir ve öğrendiklerinizi kendiniz üzerinde uygulayabilirsiniz. FluentU’nun gerçek hayatın birer parçası olan videolarını izleyin ve konuşmacıların sizi etkileyen jestlerini (el-kol hareketlerini) ve duruşlarını not edin.

Aşağıdakilere özellikle dikkat edin:

  • Duruş
  • Jestler (el-kol hareketleri)
  • Göz teması

Bonus çalışma tüyoları

FluentU’da kendinize hitap eden bir konuşma videosu bulun ve bu videoyu birkaç kez izleyin. Konuşmayı ve konuşmacının beden dilini taklit edin ve bunu yaparken kendi video kaydınızı alın. Kendi videonuzu izleyip orijinaliyle karşılaştırın. Sizce izleyiciler hangi versiyonu tercih eder?

Konuşmanıza Duraklamalar ve Vurgular Ekleyin

Bazen duraklayarak dinleyiciler üzerinde konuşurken olduğundan daha büyük bir etki yaratırsınız. Duraklamalar konuşmanıza kısa molalar vererek dinleyicilerin fikirlerinizi kavraması için zaman tanır. Bazen gerilim veya baskı oluşturmaya yardımcı olup, sonra da dinleyicilerin bu baskıyı üzerlerinden atmasına yardımcı olurlar.

Topluluk önünde sürekli konuşan kişiler, özellikle de komedyenler bu tekniği oldukça sık kullanır.

Özellikle şu noktalarda duraklamayı deneyin:

  • Temel, önemli kelimelerin ve kritik önem taşıyan fikirlerin ardından
  • Konuşmanızın bir bölümünden diğerine geçerken
  • Bir tablodan, grafikte veya başka bir görsel üzerinde bir şeye işaret ettikten sonra.

Sözcüklere vurgular yapmak da konuşmanıza ritim katmanın ve dinleyicilerin sizi anlamasını sağlamanın bir başka yoludur. Yalnız dikkat edin, eğer olması gereken yerlerde vurgu yapmaz veya yanlış yerlerde vurgu yaparsanız dinleyicilerinizin dikkatinin dağılmasına sebep olabilirsiniz.

Bu konuda pratik yapmak için ilham verici İngilizce bir konuşma seçin ve konuşmanın hangi noktalarında duraklamalar olduğunu ve hangi sözcüklerin veya hecelerin vurgulandığını tespit edin. Sonra kendiniz de aynı konuşmayı yapın ve bunu yaparken kendi sesinizi kaydedip daha sonra orijinali ile karşılaştırın. Ben bu alıştırmayı standup komedi performansları ile yapmayı seviyorum çünkü komedyenlerin duraklama ve vurgu konusunda uzman olduğunu düşünüyorum. Eğer bunu denemek isterseniz, burada popüler standup gösterilerini içeren bir YouTube oynatma listesi var.

 

Pratik Yapın, Pratik Yapın, Pratik Yapın

Son olarak: Pratik yapmak, mükemmelliği getirir.

Topluluk önünde İngilizce konuşma becerinizi geliştirmenin en iyi yolu, topluluk önünde İngilizce konuşmalar yapmaktır. Bunu yaparak, en zorlandığınız şeyin ne olduğunu anlamış olursunuz; görsel mesajınızı hazırlamak mı yoksa beden dilinize hakim olmak mı… Aynı zamanda izleyicilerinizin dikkatini en çok kaybettiğiniz anların da farkına varırsınız. Daha pek çok şeyin de…

Topluluk önüne çıkmadan önce elbette evde kendi başınıza pratik yapmalısınız. Eğer sunum yapacaksanız, bunu evde, ayna ya da kamera önünde yapabileceğiniz kadar çok kez yapın. Mümkünse kendinizi hem konuşma esnasında hem de sonradan kayıttan izleyin.

Eğer konuşmanızı kaydederseniz, başkalarından geri bildirim almak da faydalı olabilir, özellikle de ana dili İngilizce olanlardan -zira onlar telaffuzunuzla ve vurgularınızla ilgili muhtemel sorunlara da dikkatinizi çekebilirler. Aynı zamanda İngilizcede (İngilizce konuşulan kültürlerde) olumsuz anlamlara gelebilecek beden dili hareketleriniz konusunda da sizi uyarabilirler.

Eğer işte ya da okulda önemli bir sunum yapmadan önce daha fazla topluluk önünde konuşma pratiği yapmak istiyorsanız, Toastmasters International gibi gruplara katılabilir ya da yaşadığınız yerdeki topluluk önünde konuşma buluşmalarına katılabilirsiniz (“Toastmasters International’daki “toastmaster”, “bir şeylerin şerefine konuşma yapmakta usta olan kişi” olarak çevrilebilir.). Bu sayede topluluk önünde konuşmaya ilgi duyan ve becerilerinizi geliştirmeniz konusunda size yardım etmek isteyebilecek başka insanlarla tanışabilirsiniz.

 

Topluluk önünde konuşmak, hele de İngilizce konuşmak harika bir beceridir ancak bu konuda ustalaşmak kolay değildir. Fakat burada anlattığımız İngilizce konuşma tekniklerini öğrendiğinizde, bir daha İngilizce sunum yapmanız gerektiğinde ya da bir grup insanla hikayenizi, bir bulguyu ya da raporu paylaşmak istediğinizde başarılı olmak ve kendinize güvenerek konuşmak için gereken yöntemler elinizin altında olacak. Artık topluluk önünde İngilizce konuşmak korkutucu bir şey olmayacak!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.