pratik-ingilizce-konusma

Sohbetlerin Neden Başarısız Olduğunu Öğrenerek Pratik İngilizce Konuşma Becerilerini Geliştir

Aşırı sıcak bir gün. Toplu taşıma yolcuları havasız otobüse doluşmuşlar.

Birisinin omzu üzerinden uzanarak pencereyi kendin açman kaba bir davranış olabilir, bu nedenle de pencere kenarında oturan adama doğru eğiliyor ve “It’s scorching, isn’t it? Can you open the window a little bit?” (Hava çok sıcak, öyle değil mi? Pencereyi biraz açabilir misiniz?) diyorsun.

Hiçbir şey olmuyor.

Kendine “bunu neden yapmadı?” diye soruyorsun. “İngilizcem yeterince iyi değil miydi? Diğer gürültüler yüzünden beni duymadı mı yoksa Facebook’ta gezinmeye çok mu odaklanmıştı? Belki de bunu kendi başıma halletmem gerektiğini düşündü?”

Nedenini çözemiyorsun ve sıcağa katlanmaya karar veriyorsun.

İştye iletişim hatalarının bir örneği. Buna günlük yaşamda sıkça rastlanır. İyi İngilizce konuşsan da sorunsuz ve etkili bir diyalog kuracağının hiçbir garantisi yoktur. Etkin iletişim için, iletişimin önündeki olası engelleri anlayarak bir dizi beceri ve teknik geliştirmen gerekir ve pratik İngilizce konuşma da bunlara dahildir.

Learn a foreign language with videos

İletişimi Etkileyebilen Sorunlar Nelerdir?

Anksiyete

İkinci bir dil öğrenmiş olan herkes için akla gelebilecek ilk sorun budur. Cümle yapısı farklıdır, sözcük bilgisi sınırlıdır ve öğrenecek daha tonlarca deyim ve argo sözcük bulunmaktadır. Aklımıza anadili İngilizce olanların bize kahkahalarla güldüğü, bize adlar yakıştırdığı düşüncesi gelir. Bu anksiyete daha fazla hata yapmamıza neden olur!

Bununla birlikte, insanların senin ikinci bir dil konuştuğunu fark ettikleri zaman son derece anlayışlı davrandıklarını da biliyoruz. Aslında, çoğu zaman daha yavaş konuşmaktan ve ne dediklerini açıklamaktan memnuniyet duyarlar. Her zorluğun seni akıcı konuşmaya bir adım daha yaklaştırdığını bilerek iç huzurunu yakala!

Kültürel farklılıklar

Bazı kültürlerde konuşmalar dolaysız, yüksek sesli, hızlı ve hep bir ağızdan yapılır. İnsanlar birbirinin sözünü keser, bu nedenle de söylenen bir şeyi kaçırmak doğaldır ve tekrarlamalarını istemekte bir sorun yoktur.

Bununla birlikte, bazı diğer kültürlerden gelenler farklı düşünebilir. Örneğin Japonya’da bir soruyu tekrar (ve tekrar) sormanın nezaketsizlik olduğu düşünülür ve insanlar yüzsüzlük yapmamak için bazı şeylerin anlaşılmadan kalmasına göz yumarlar.

Sohbet esnasındaki duraklama da kültürler arasında farklılıklar gösteren başka bir noktadır. Bir Danimarkalı uzun bir duraklamayı normal bulurken çoğu Amerikalı bunun tuhaf bir durum olduğunu düşünür ve boşluğu doldurmak için bir şeyler söylemeye çalışır.

Farklı bir kültürden gelen birisiyle konuşurken bunu aklından çıkarma. Sabırlı ol ve beden dili ve göz teması gibi diğer işaretleri kullan. Yazının devamında kültürel farklılıklar konusunda sana yardımcı olacak bazı ipuçları da bulacaksın.

Zayıf dinleme becerileri

Ne yazık ki gittiğin her yerde kötü dinleyiciler seni bekler. Mükemmel bir İngilizce konuşsan dahi insanlar sadece yeterince dikkatlerini vermedikleri için seni anlamayabilirler. Birisini seni dikkatle dinlemeye zorlayamazsın, ama söylediklerinin anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmenin yolları vardır. Sorular sorabilir ya da söylenen şeyi farklı bir şekilde tekrarlayabilirsin.

Ayrıca, telefonda ya da Skype üzerinden konuşuyorsan arka plan sesleri veya teknik problemler de sohbetlerini etkileyebilir. Bu gibi durumlarda ne söylendiğini anlamak için sorular sormak faydalı olur.

Aksan

Aksan, bir kişinin sözcükleri bir farklı telaffuz etme şeklidir. Anadili İngilizce olan kişiler ve yabancı dil olarak İngilizce konuşanlar arasında birçok İngiliz aksanı bulunmaktadır. İnsanlar genellikle İngiliz İngilizcesi ile Amerikan İngilizcesi arasındaki farkları konuşur, ama bu buzdağının sadece görünen kısmıdır. ABD’de güney sahillerinden doğu yakasına pek çok farklı aksan konuşulur.

Bir İngilizce dil öğrencisi olarak muhtemelen anadilinden, eğitiminden, diğerlerin kullandığı aksanlardan veya sıkça izlediğin içeriklerden etkilenmiş bir aksana sahipsin.

Bir kişiyle ilk defa konuştuğun zaman senin aksanına alışkın olmayabilirler ve doğru sözcükleri kullansan dahi ne dediğini anlamakta zorlanabilirler.

Bu sorunu çözmenin kolay bir yolu yoktur, ama yanlış anlaşılma olasılığını daha da düşürmek için bazı ipuçları hazırladık.

Pratik İngilizce Konuşma Becerilerini Geliştirmenin Yolları

1. Anlaşılır bir şekilde konuşmak için gerekli becerilere ağırlık ver

İletişimi etkileyen bazı potansiyel engelleri bilmek, bunların üstesinden gelmek için stratejiler planlamayı kolaylaştırır. Pratik yapmak için anadili İngilizce olan bir kişiyle karşılaşmayı beklemek yerine bu aktiviteleri evinde çalışabilirsin!

Yavaş ve planlanmış konuşma

İkinci bir dil konuştuğun zaman hata yapmaktan çekinirsin. Hızlı konuşur ve aklına gelen her şeyi söylersin ve bu da her zaman mantıklı ve tutarlı bir düşünce silsilesi olmaz.

Bununla birlikte, ikinci bir dil öğrenmenin nedeni başkalarıyla konuşabilmektir. Eğer karşındaki kişi ne dediğini anlamıyorsa aranızdaki iletişim kopar.

Evdeyken ya da gün içerisinde ayna karşısında cümleleri yavaşça söyleme egzersizi yap. Ne söyleyeceğini bilmiyor musun? Kendini içinde bulabileceğin sık rastlanan durumları düşün. Belki de bir bankaya gitmek gibi. Ya da manava. Yoksa kütüphanede kitaplara bakmak mı? Bunu bir oyun haline getir ve farklı senaryolar düşün ve bunları olası sözcük ve deyimleri kullanarak piyes haline getir. Sözcükleri yavaş ve anlaşılır bir şekilde söylemeyi unutma.

Evde pratik yapmanın başka bir yolu da evindeki eşyaları etiketlemek ve bu sözcükleri sık sık cümle içinde kullanmaktır. Etiketlerinin doğru olduğundan emin olmak istiyorsan, evindeki çoğu nesne için yapışkan etiketler hazırlayan Vocabulary Stickers’ı dene. Bunu her gün yapmak sadece akıcı konuşmanı sağlamakla kalmaz aynı zamanda özgüvenini de artırır.

Bunu evde yapmak seni insanlarla iletişim kurmaya hazırlayacaktır. Nefes almayı unutma, her bir sözcüğü net bir şekilde söyle ve konuştuğun kişinin senin gibi olduğunu ve sırf yanlış sözcüğü kullandığın için sana tokat atmayacağını unutma. Pratiğini yaptığına göre artık hazırsın!

Yardımcı Sözcük ve Deyimlerin Kullanımı

Kendine yavaş gitmeyi hatırlatmak ilk adımdır, ama konuşması sırasında oluşan boşlukları dolduracak ve sana düşünmek için zaman kazandıracak yardımcı sözcük ve deyimleri bilmek iyi olacaktır.

İşte bu sözcüklerin bazı örnekleri (bu sözcükler italik vurgulanmıştır).

Well, I don’t quite know what you call it here, but I think the word might be “hives.”
Şey, bunun adını tam olarak bilmiyorum ama doğru sözcük “ürtiker olabilir.

Ok, we can meet there this afternoon.
Tamam, bu akşamüstü orada buluşabiliriz.

So, will you join us?
Peki, bize katılacak mısın?

Let me think, you can turn left at the next set of lights.
Dur bir düşüneyim, bir sonraki ışıklardan sola dönebilirsin.

I mean, some plants grow better in the shade.
Yani, bazı bitkiler gölgede daha iyi yetişir.

I guess it is a valid point.
Sanırım bu doğru bir nokta.

I come from a hot country, you know, so I find the cold rather harsh.
Sıcak bir ülkeden geliyorum, bilirsin, soğuğun daha zor olduğunu düşünüyorum.

I will arrive late, like, 9 pm.
Geç geleceğim, akşam saat 9 gibi. *Not: Like sözcüğü aynı zamanda “benzer” anlamında ya da beğeni ifade etmek için de kullanılır.

The point I want to make is that the people don’t have enough power.
Burada anlatmak istediğim şey, insanların yeterli güce sahip olmadığıdır.

Anyway, you should not leave your stuff unattended.
Her neyse, eşyalarını başıboş bırakmamalısın.

As I was saying, I like skiing, but I find it’s too expensive and the money could be used for other fun activities.
Dediğim gibi, Kayak yapmayı severim ama bunun çok pahalı olduğunu ve paranın diğer eğlenceli aktivitelerde kullanılabileceğini düşünüyorum.

Anadili İngilizce olan kişilerle konuşurken bu sözcükleri sık sık duyacaksın, bu nedenle bunları kullanmayı her gün çalışman faydalı olur.

Bir blog yazarak dili kullanımını geliştir

İngilizce bir şey söylemeye çalıştığın zaman söyleyeceğin şeyi önce anadilinde düşünüp sonra da çevirisini mi yapıyorsun?

Özellikle yorgun olduğun ve anadilinde bir argüman ya da düşünce geliştirmenin daha kolay olduğu zamanlarda bunu yaptığına eminim.

Ne yazık ki anadilinde İngilizceden farklı bir cümle yapısı kullanılıyor olabilir ve hızla aklında çevirdiğin bir cümle anadili İngilizce olan birine tuhaf gelebilir. Örneğin, Vietnamcadan bir ifadeyi birebir çevirmek isteseydim “At home, everyone well, no?” (Evde, herkes iyi, değil mi?) gibi bir şey derdim. Ne demek istediğimi anlamış olabilirsin bu, kulağa tuhaf geldiği gerçeğini değiştirmez.

Aklını birebir çevirilerden uzaklaştırmak için İngilizce yazma alıştırması yapmalısın. Bu amaçla bir blog tutmanı tavsiye ederiz. Yazmak için bilgisayarının başına geçtiğin zaman düşüncelerini toparlamak için fırsat bulacak ve bir şeyi İngilizcede ifade etmenin en doğal yolunu bulacaksın. Bunu yaptıktan sonra yazdığın bir konu hakkında konuşmak çok daha kolay olacaktır.

Blog yazmaya nasıl başlamalı:

  • Bir platform seç. WordPress bu amaç için harika bir seçenek. Bir hesap açman, bir tema ve bir alan adı seçmen yeterli (tüm WordPress alan adları ücretsizdir). Wix, Ghost ve Squarespace gibi diğer içerik yönetimi sistemleri de benzer şekilde işlemektedir. Yapmak istediğin şey sadece yazmaksa ve çok fazla teknik ayrıntıya girmek istemiyorsan Medium da bir seçenek olabilir.
  • Bir konu seç. Elbette, istediğin her şey hakkında yazabilirsin, ama bunun amacı daha fazla pratik yapmak olduğuna göre ilgini çeken bir konu belirlemelisin. Bir hobi ya da işinin sevdiğin belirli bir yönünü düşün.
  • Bir program yap ve bundan sapma. Yazma planını kağıt üzerine dök—her gün mü, hafta da bir kez mi yoksa iki kez mi yazacaksın. Gerçekçi ol ve bu programa sadık kal.
  • Yazmaya başla! Boş sayfaya bakmak gözünü korkutabilir. Yazmaya başlamak için kronometreyi bir ya da iki dakikaya ayarla. O gün için bir başlık seç ve yazmaya başla. Kronometre durana kadar yazmayı bırakma. Sözcükler, cümle yapısı ya d ayazım hataları seni endişelendirmesin. Bu sürede hiç durmadan yazmayı bir hedef haline getir.

2. Netleştirme sorularını öğren ve bunları sor

Bazılarımız netleştirmek için sorular sormanın kabaca olduğunu düşünür, ama iletişimin sorunsuz olduğundan emin olmak istiyorsan bunlar son derece kullanışlıdır. İngilizcede daha iyi iletişim kurmak için bu nazik deyimleri öğren:

Söyleneni doğru anladığından emin olmak için kullanacağın ifadeler

  • Just to make sure I’ve got it right, you mean…
    Anladığımdan emin olmak için soruyorum… mı demek istedin?
  • Are you saying that…?
    …mı demek istiyorsun?
  • When you said… Did you mean…?
    …derken …mı demek istedin?
  • I am not quite sure I am following. Did you say…
    Tam olarak anladığımdan emin değilim. …Mı dedin?
  • Did I hear you saying….?
    Yanlış mı duydum yoksa …mı dedin?

3. Gerçek hayattan videolar ile pratik yap

Daha önce de söylediğim gibi doğru standart telaffuzu öğrenmek insanların seni anlamasını kolaylaştırır. İngilizce telaffuz öğrenmek için bu basit stratejilere bir göz at, sana en uygun olanları seç ve bunların İngilizce telaffuzlarını iyice öğrenmeye çalış.

Telaffuzun önemli olduğunu ama her şey olmadığını unutma. İngilizce konuşurken akıcılığına dikkat et (tümceler arası bağlantılar, daralmalar, vurgu ve ritim gibi).

İletişimin iki yönlü olması gerektiği için farklı aksanlara sahip insanları dinlemeye kendini hazırlamalısın. FluentU üzerinde bulacağın gerçek yaşamdan videolar seni buna hazırlamak için ideal. FluentU’nun sunduğu bu gerçek yaşamdan videolar ile kendini buna hazırlayabilirsin. Realite programlarına, belgesellere, haberlere ve daha fazlasına erişim sağlayacaksın! En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

Önce altyazılarıyla izleyerek ve telaffuza büyük önem göstererek bu videolardan en iyi şekilde faydalan. Daha sonra bu videoları birkaç defa tekrar izle ve altyazıları birlikte oku. Son olarak, sözcüklerin okunuşuna gerçekten odaklanmak için videoyu gözün kapalı izle ve video ile birlikte replikleri söyle.

Çoğu oyuncu İngiliz kökenli olsa dahi nötr Amerikan İngilizce aksanıyla konuşacağı için popüler dizileri ve filmleri sadece izlemekle kalma. “House” dizisini izledin mi?

4. Kendini etrafındaki kültürün içine bırak

Dil bir kültürün parçasıdır; bu aynı zamanda insanların sahip oldukları inançları, değerleri ve kuralları ifade etme şeklidir. Kendini kültürün içine bırakmak hem yanlış anlaşılmalardan kaçınmanı sağlayacak hem de iletişim becerilerini geliştirmene yardımcı olacaktır.

Aşağıda kendini kültürün içine bırakmanın bazı yollarını bulacaksın.

İnternette arkadaşlar edin

Bir kültür hakkında daha fazlasını öğrenmenin insanlarla konuşmaktan daha iyi yolu ne olabilir?

italki, LingoGlobe ve Polyglot Club gibi dil değişimi sitelerinde dil partnerleri bulabilirsin.

Kültürel ayrıntılar için sitkom ve filmler izle

Sitkom izlemek dinleme becerilerini geliştirmene yardımcı olurken sana kültürel ayrıntılar da sunar. Favorini bul, düzenli takip etmeye başla, İngilizce pratik yap ve aynı anda kültür hakkında da bilgi edin!

Başta tarihteki ünlü kişilerin biyografileri olmak üzere kültür odaklı kitaplar oku

Kitap okumak sana bir ülkenin politikaları, değerleri ve kuralları hakkında daha fazla bilgi verir. Duyarsız bir şey ya da politik açıdan söylenmesi uygunsuz bir şey söylemekten kaçınmana yardımcı olacaktır. Ayrıca, bunu yapmak sözcük bilginin gelişmesini ve kendini daha iyi ifade etmeni sağlar.

Eğer İngilizce öğrenmek için Amerika’yı tercih ettiysen Amerikan edebiyatına bir göz at. Politika ve eski ABD başkanlarının biyografilerini okumak ilgini çekiyorsa “The Benjamin Franklin Biography” ya da Barack Obama’nın “Dreams from My Father” gibi eserler sana sosyal sistem ve ülke dinamikleri hakkında iyi bir fikir verecektir.

Eğer bunun yerine çizgi roman okumayı tercih ediyorsan Guardian’ın Amerika kırsalı üzerine roman seçkilerine ya da Business Insider’ın Amerikan klasikleri listesine bir göz at.

Seyahat planı yap

Öğrenimini devam ettirmeyi tercih ettiğin ülkeyi ziyaret etmek kültürü görme ve hissetme şansını sunar—yiyecekler, içecekler, mağazalar, vb. Anadilini konuşan kişilerle sohbet edebilir, aksanını deneyebilir ve insanların seni ne kadar anladıklarını görebilirsin. Yavaş konuşmayı, netleştirici sorular sormayı ve o ülkenin alışkanlıklarını mümkün olduğunca öğrenmeyi dene.

 

Telaffuzunu geliştirerek pratik İngilizce konuşma becerilerini de geliştirebilirsin, ama bu yeterli değildir. Bir sohbetin neden başarısız olduğunu bilmek, iletişimi iyileştirmenin anahtarıdır. Arada sırada yavaşlamalı, birkaç soru sormalı ve kültür kuralları ve değerlere karşı daha açık olmalısın.

İyi çalışmalar!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.