kolay-ingilizce-sarkilar

İngilizce Öğrenmeyi İnanılmaz Kolay Hale Getiren Müthiş Pop Şarkıları

Müzik gerçekten evrensel bir dil. Dinlediğimiz şarkıların Türkçe, İngilizce ya da İspanyolca olması fark etmiyor.

Hangi dili konuşursak konuşalım, müzik hepimizin kolayca anlayıp bağ kurabildiğimiz bir şey.

İngilizce öğretmenin ve İngilizceyi senden önce öğrenen arkadaşların da sana sürekli İngilizce öğrenmek için yabancı müzik dinlemen gerektiğini söyleyip duruyorlar. Ama belki de sen, bundan o kadar emin değilsin. “Madem müzik bu kadar evrensel, neden dinlediğim şarkılardaki İngilizceyi anlamak bu kadar zor?” diyorsun. Haklısın, radyolarda çalan İngilizce şarkılar bazen gerçekten de kulağa çok saçma gelebiliyor, dillerini takip etmek de çok zor oluyor.

Senin ihtiyacın olan şey, sevgili İngilizce öğrenen arkadaşım, kolayca anlaşılacak kadar basit ama bütün gün sana şarkı söyletip dans ettirecek kadar da güzel ve akılda kalıcı şarkılar!

İşte pop, yani popüler müzik, burada devreye giriyor.

Learn a foreign language with videos

Neden mi Popüler Müzik?

Popüler müzik, İngilizce şarkılar dinlemeye başlamak için iyi bir tür, çünkü şarkı sözleri genelde kolay anlaşılır cümlelerden oluşuyor. Şarkılarda geçen kelimeler basit ve cümleler kısa ve hoş.

Pop şarkılarının çoğu aşk, kalp kırıklığı ya da iyi vakit geçirmekle ilgili. Yani hem kelimelerini öğrenmesi kolay, hem de bu müziklerle eğlenceli partiler vermek mümkün! Pop şarkıları herkesin zevk alıp eşlik etmesi amacıyla yapılır. Senin için seçtiğimiz şarkıların çoğunu duyar duymaz kıpırdanmaya başlayacak, yerinde duramayacaksın!

Bu şarkıların bir özelliği daha var: Çok akılda kalıcılar! (Aklında bulunsun, İngilizcede “akılda kalıcı” için tek bir kelime var: “Catchy.”) Pop şarkılar bir şekilde insanları hareket ettiriyor, onlara ritm tutturuyorlar, üstelik bazen bir şarkının tamamı ya da sözlerinin bir kısmı insanın aklına takılıp orada saatlerce, günlerce, hatta haftalarca dönüp duruyor! Hatta İngilizcede insanın aklında dönüp duran bu müziklere verilen bir isim de var: Earworm! “Ear,” “kulak” demek, eğer “worm” kelimesinin anlamını da biliyorsan -ki bu kelime “solucan” demek- insanın kulağından beynine giren bir solucan hayal etmiş olabilirsin. Iyk! Neyse ki bu melodiler çok daha sevimli.

Bütün bu özellikleri, pop şarkıları çoğunlukla tahmin edilebilir kılıyor, bu sayede de İngilizce öğrenenler İngilizce şarkılar yoluyla kelime dağarcıklarını oluşturup ve cümle yapılarını öğrenebiliyorlar.

Pop müziğin en iyi yanı ise, şarkı sözlerini internette kolayca bulabilmen! Neredeyse var olan her şarkının sözleri Metro Lyrics ve A-Z Lyrics gibi sitelerde bulunuyor, üstelik YouTube Music ve Soundcloud üzerinden ücretsiz müzik de dinleyebiliyorsun. Müzikseverler için ne harika bir çağda yaşıyoruz, değil mi?

Eğer müzikle İngilizce öğrenme fikri hoşuna gittiyse, FluentU’ya da bir göz atsan iyi olur. FluentU sana, müzik klipleri ve hit şarkıların yanı sıra film fragmanları, komik YouTube videoları, ilham verici konuşmalar gibi özgün İngilizce videolar sunar. Üstelik her bir video bir dil öğrenme deneyimine dönüştürülmüştür.

Videoların izlerken sana yeni kelimeler öğreten interaktif altyazıları var. Herhangi bir kelimenin üzerine tıkladığında anında kelimenin tanımını ve İngilizce okunuşunu görebiliyorsun. Sonra FluentU, videoyu izlerken öğrendiğin kelimeleri hatırlamana yardımcı olması için sana her bir videoya dair bilgi kartları ve alıştırmalar veriyor.

FluentU’daki videolar türlerine ve İngilizce seviyelerine göre düzenleniyor. FluentU aynı zamanda izlediğin videoları baz alarak sana yeni videolar öneriyor ve öğrenme deneyimini kişiselleştiriyor. FluentU, İngilizceyi ana dili İngilizce olanların gerçek hayatta kullandıkları gibi, doğal olarak öğrenmenin eğlenceli bir yolu. Şarkılarla ve gerçek dünyaya ait daha pek çok videoyla İngilizce öğrenmeye başlamak için ücretsiz deneme üyeliğine bir göz at! İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde her an her yerde İngilizce çalışmaya zaman ayırabilirsin.

İngilizce Öğrenmeyi İnanılmaz Kolay Hale Getiren Müthiş Pop Şarkıları

1. “ABC” Söyleyen: Jackson 5

Bu şarkıda, tüm zamanların en etkili pop müzisyenlerinden birini, yani Popun Kralı Michael Jackson’ı duyabilirsin, üstelik şarkının kendisi de bir harika.

Bu şarkı okulla ve aşkla ilgili kelimelere odaklanıyor. Basit sözleri sayesinde bu şarkıyı takip etmek de oldukça kolay. Okulla ilgili kelimelerden bazıları “arithmatic” (aritmetik) ve “do re mi” notaları.

Daha da iyisi, şarkının kolay ve akılda kalıcı nakaratı (İng. chorus) İngilizce sözlerin aklında yer etmesini sağlıyor, bu sayede de bu kullanışlı İngilizce kelimeleri öğrenmiş oluyorsun.

2. “Always on My Mind” Söyleyen: Elvis Presley

Krallardan söz etmişken, Elvis Presley de İngilizce konuşulan dünyada Rock n’ Roll kralı olarak bilinir.

Bu şarkısında Rock n’ Roll kralı, aşk konusuna odaklanıyor ve sevdiği kadın onun kendisine ilgi göstermediğini düşünse de sürekli onu düşündüğünü söylüyor.

Şarkının adı, “Her zaman seni düşünüyorum,” anlamına gelen bir deyim. “Maybe I didn’t treat you quite as good as I should have | you were always on my mind,” (“Belki sana olması gerektiği kadar iyi davranmadım | sen hep benim aklımdaydın) gibi şarkı sözleriyle bu şarkı İngilizcedeki aşkla ilgili ifadeleri ve deyimleri öğrenmek, olumsuz cümleleri görmek ve geçmiş zamanda kullanılan fiilleri gözlemlemek için bir harika.

3. “And I Love Her” Söyleyen: The Beatles

“And I Love Her,” The Beatles tarafından seslendirilen başka bir klasik aşk şarkısı. Aşk konusu evrensel bir konu, dinleyenlerin kendilerinden bir şey bulmaları çok kolay.  “Bright are the stars that shine | Dark is the sky | I know this love of mine will never die” (“Işıldayan yıldızların parlaklığı gibi | Gökyüzünün karanlığı gibi | Bilirim aşkımın da hiçbir zaman bitmeyeceğini”) gibi şarkı sözleri biraz şiirsel olsa da, kelimeleri İngilizce öğrenenlerin anlayabileceği kadar basit.

4. “Beautiful Day” Söyleyen: U2

Bu şarkı öncekilerden biraz daha zorlayıcı. “The heart is a bloom | Shoots up through the stony ground,” (“Kalp, bir çiçek | Taşlı zemini delip boy veren”) gibi şarkı sözleriyle bu şarkı mecazi ve şiirsel dili öğrenmek için harika bir şarkı.

Bu şarkı olumlu ve mutlu olmak, hayatın değerini bilmek üzerine. Başta bütün sözlerini anlamasan bile, kulağa çok hoş gelen, akılda kalıcı bir şarkı (“catchy” aklında kalmış mı?). Aklına takılınca (“earworm”u hatırladın mı?) şarkının nispeten daha kolay sözleri de diline dolanacak ve söyledikçe şarkının anlamı üzerine düşüneceksin.

5. “Every Breath You Take” Söyleyen: The Police

Bu şarkı İngilizce öğrenenler için önceki şarkıya göre daha kolay. Çünkü bu şarkı hem çok basit hem de epey tekrar içeriyor – yani öğrenme için ideal! Bu şarkı birini sürekli yanında olmak isteyecek kadar çok seven biri hakkında. Kafiyeli sözleri fonetik pratik yapmanı da sağlayacak.

Bu şarkıda üzerinde durulması gereken birkaç İngilizce deyim de var. Şarkıcı kalbinin acıdığını söylediğinde (heart ache), sevdiği kişiyle birlikte olmadığı için öyle üzülüyor ki, kalbi hakikaten acıyormuş gibi geliyor. Ayrıca lost without a trace, birinin ya da bir şeyin arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolması anlamına geliyor.

6. “Manic Mondays” Söyleyen: The Bangles

Bu şarkı biraz karmaşık ve kelimeleri İngilizceyi yeni öğrenmeye başlayanlar için biraz ileri seviyede olabilir, ama içeriği tam da yeni başlayan öğrencilerin faydalanacağı cinsten.

Şarkı tipik günlük rutinleri anlatıyor ve içinde günlük rutinlerle ilgili faydalı kelimeler var. Ayrıca, kim Pazartesi’nin Pazar olmasını istemez ki? Ne de olsa gerçekten eğlenceli olan gün o.

Bu şarkı aynı zamanda past simple tense ve past progressive tense adlı geçmiş zaman yapılarını kullanımda görmek açısından da iyi. Past progressive, to be fiilinin geçmiş zamandaki haliyle birlikte -ing ile biten bir fiilin kullanılmasıyla oluşur. Şarkının ilk dizesinde bunun bir örneğini görebilirsin: “I was kissing Valentino by a crystal blue Italian stream.” (“Duru mavi bir İtalyan deresinin kenarında Valentino’yu öpüyordum.”)

7. “Our House” Söyleyen: Madness

Bu şarkı yalnızca İngilizce deyimleri öğrenmek için değil, a date to keep (bir randevuya zamanında gitmek) ve Sunday best (birinin sahip olduğu en şık giysiler) gibi İngilizce ifadeleri öğrenmek için de iyi bir şarkı. Fakat en iyi olduğu konu, İngilizce öğrenenlerin bir evde yapılabilecek aktiviteleri tarif etmekte kullanabilecekleri kelimeleri öğretmesi. Şarkının nakaratı da olağanüstü – muhtemelen İngilizce müzik tarihinin en kısa ve en akılda kalıcı nakaratlarından biri (nakarat kelimesinin İngilizcede “chorus” olduğu senin aklında kalmış mı?).

8. “California Dreaming” Söyleyen: The Mamas and the Papas

Kim soğuk bir kış gününde güneşli bir Kaliforniya’nın hayalini kurmaz ki? “All the leaves are brown and the sky is gray,”  (“Bütün yapraklar kahverengi ve gökyüzü gri“) gibi şarkı sözleriyle bu kısa şarkı havayla ve mevsimlerle ilgili kelimeler öğrenmek için çok iyi bir şarkı. Ayrıca bu şarkıda koşul cümlelerine de harika bir örnek var:

“All the leaves are brown and the sky is gray.
I’ve been for a walk on a winter’s day.
I’d be safe and warm if I was in L.A.;
California dreamin’ on such a winter’s day.”

“Bütün yapraklar kahverengi ve gökyüzü gri.
Bir kış gününde yürüyüşe çıktım.
Eğer Los Angeles’ta olsaydım güvende ve ısınmış olurdum;
Böylesi bir kış gününde Kaliforniya’nın hayalini kuruyorum.”

9. “I Heard it Through the Grapevine” Söyleyen: Marvin Gaye

Bu akılda kalıcı melodi yalnızca İngilizcedeki çeşitli geçmiş zaman formlarını kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda İngilizce deyimlere ve mecazi ifadelere de yer veriyor.

Şarkının adı da bir deyim: Heard it through the grapevine, cümleyi kuran kişinin edindiği bilgiyi el altından, söylentilerden ya da dedikodulardan öğrendiği anlamına geliyor. Başka deyim örnekleriyse şöyle:

  • Make me blue — Beni üzer. “Blue,” bir renk olmanın yanı sıra (mavi), İngilizcede “hüzünlü” anlamına da gelir. “Make someone blue” ise “birini üzmek” demek.
  • It took me by surprise — Beni şaşırttı. “Take someone by surprise,” “birini şaşırtmak” demek.
  • To lose my mind — (Sinirden ya da üzüntüden) aklını kaybetmek.

10. “The Lazy Song”  Söyleyen: Bruno Mars

Muhtemelen Bruno Mars’ın birkaç yıl önce dünya çapında hit olan bu şarkısını duymuşsundur. Bu şarkı o gün evde kalıp hiçbir iş yapmak istemeyen birini anlatıyor. Aslına bakarsan, Bruno yatağından bile kalkmak istemiyor gibi!

Bu şarkının akılda kalıcı olduğu inkar edilecek gibi değil! Ama bu şarkının İngilizce öğrenenler için ideal olmasının elbette başka sebepleri var. Öncelikle, bu şarkının gayet kolay sözleri var. Üstelik bu İngilizce şarkı gelecek zaman (İng. the future tense) kullanıyor: “I’m gonna kick my feet up and stare at the fan.” (“Ayaklarımı yukarı uzatıp pervaneye bakacağım.”)

Dahası, bu şarkı insanların evde yaptığı şeylerle ilgili kelimeleri öğrenmek için de harika. Tüm bunlar bir yana, bu şarkıda epeyce popüler argo kelimeler ve ifadeler geçiyor! Bunların bir kısmı başlangıç seviyesindekiler için biraz zor olsa da, senin için bazılarını burada açıklıyorum:

  • Chilling, gevşeyip rahatlamak, rahat rahat takılmak anlamına geliyor.
  • Snuggie, kazakla battaniyenin bir karışımı gibidir, soğuk kış günlerinde koltukla televizyon izlerken üzerinize sardığınız şeyler gibi.
  • Dougie, 2010’ların başında popüler olan bir dans türü.
  • My old man, argoda “babam” demek.
  • Being in your birthday suit, çıplak olmak demek.
  • Let everything hang loose, her şeyi bırakıp gevşemek, rahatlamak demek.

Bu kolay İngilizce şarkıların hepsini iyice öğrendikten sonra internette yeni yabancı müzikler keşfederek ve İngilizce radyolar dinleyerek müzikle İngilizce öğrenme serüvenini devam ettirebilirsin.

İyi dinlemeler!

 

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.