ingilizce-zarflar

İngilizce Zarflar Dünyasına Atla ve Bugünden Akıcı Konuşmaya Başla!

“I want to speak English fluently.”
İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşmak istiyorum.

Daha önce bunu söylemiş miydin? İngilizce öğreniyor olduğuna göre bu sorunun yanıtı büyük ihtimalle “Evet” olacak.

Akıcılık çoğu İngilizce öğrencisinin hedefidir. Sadece biraz iletişim kurmak ya da kötü İngilizce konuşmak hedefin olamaz.

Hatta kötü konuşmaktan korkuyor dahi olabilirsin.

Birisinin seni konuşurken duyması ve “She hardly speaks English” (O zar zor İngilizce konuşuyor) demesi iyi olamaz.

O halde hedef akıcılık, peki ama şu andaki İngilizcene ne olacak?

Nasıl İngilizce Konuşuyorsun?

Verdiğin yanıtı tahmin edemiyorum ama biliyorum ki bu yanıt, dili konuşma becerilerin hakkında bilgi veren bir zarf olacak.

Bu yanıtta poorly veya hardly gibi bir zarf kullanabilir ya da excellently veya extremely fluently gibi daha iyimser İngilizce zarflar kullanabilirsin!

İngilizce gramer dünyasında zarflar yaygın olarak kullanılır ama onları öngörmek zordur. İşte bu nedenle birçok dil öğrencisi bunların kafa karıştırıcı ve göz korkutucu olduğunu düşünür.

Ama, bu yazı bu konuyu sonunda kavramana yardımcı olacak sık kullanılan zarflar için bir rehber olduğu için endişelenmene gerek yok.

Bu yazının sana sadece daha iyi İngilizce konuşmanda değil, aynı zamanda yazma becerilerini de belirgin biçimde iyileştirmende yardımcı olacağını umuyoruz.

Learn a foreign language with videos

Zarf Nedir?

Her şeyin bir sırası var: Zarf nedir?

Zarf başka bir sözcüğü değiştiren sözcük ya da tümcedir. Bir zarfın değiştirdiği sözcük genellikle bir fiildir.

Birçok kişi—anadili İngilizce olanlar da dahil—zarf (“adverb”) ve sıfatı (“adjective”) birbirine karıştırır. Eğer “verb” sözcüğünün “adverb” içinde geçtiğini kendine hatırlatırsan bunu hatırlaman daha kolay olur.

Bir fiili değiştiren İngilizce zarflar

En bilinen zarflardan bazıları bir eylemin nasıl olduğu hakkında bilgi verir. Fiiller “eylem sözcükleri” oldukları için birçok zarfın fiilleri değiştirmesi akla yatkın gelecektir.

İşte bunun basit bir örneği:

My mother drives aggressively.
Annem agresif bir şekilde araba sürer.

Bu örnekte “aggressively” sözcüğü, annemin nasıl araba sürdüğünü açıklamak için “drive” fiilini değiştiren bir zarftır.

İşte başka bir örnek:

The couple on the bridge kissed passionately.
Köprünün üzerindeki çift tutkulu bir şekilde öpüştü.

Burada, “passionately” zarfı öpüşen çifti tarif ediyor.

Şimdi de biraz daha karmaşık bir örneğe bakalım:

He talks enthusiastically about the years he lived in Portugal.
O, Portekizde yaşadığı yıllar hakkında coşkuyla konuşur.

Burada, “enthusiastically” sözcüğü “talks” fiilini değiştiren bir zarftır.

Bu örneklerin tümünde zarflar fiilleri değiştirmektedir. Bunlar oldukça kolaydı, şimdi de biraz daha ileri seviyeye geçelim.

Konuşmacı aynı zamanda bir sıfatın, başka bir zarfın ya da bir eylem hakkındaki bir görüşün yoğunluğunu ifade etmek için kullanılır.

Şimdi bunu daha fazla örnekle açıklayalım:

Bir sıfatı değiştiren İngilizce zarflar

Bir sıfatın bir ismi tanımlayan bir sözcük olduğunu ve bir ismin de genellikle bir kişi, bir yer, bir şey ya da bir fikir olduğunu hatırla.

Bir zarf, bir sıfatı daha güçlü ya da daha zayıf hale getirir. Örneğin:

His stories about Portugal are extremely fascinating.
Onun Portekiz hakkındaki hikayeleri son derece büyüleyicidir.

Bu örnekte “incredibly” sözcüğü bir sıfatı (“fascinating”) değiştiren bir zarftır.

İşte buna bir örnek:

We were slightly hungry so we grabbed a sandwich at the train station.
Biraz acıkmıştık bu nedenle tren istasyonunda bir sandviç aldık.

Burada, “slightly” zarfı “hungry” sıfatını değiştirerek onların çok aç olmadıklarını ve sadece biraz aç olduklarını ifade eder—sadece biraz acıkmış.

Başka bir zarfı değiştiren İngilizce zarflar

Bir zarf, başka bir zarfın seviyesini ya da hassasiyetini değiştirebilir. Örneğin:

He talks rather enthusiastically about the years he lived in Portugal.
O, Portekiz’de yaşadığı yıllar hakkında pek bir coşkuyla konuşur.

Burada, “rather” sözcüğü başka bir zarf olan “enthusiastically” sözcüğünü değiştiren bir zarftır.

The girl spoke too softly and nobody could hear her.
Kız o kadar sessizce konuştu ki kimse onu duyamadı.

Bu örnekte “too,” kızın ne kadar sessizce konuştuğunu belirten bir zarftır. “Softly” ise değiştirilen zarftır.

Bir görüş ifade eden İngilizce zarflar

Bir zarf aynı zamanda bir görüş ya da fikir ifade edebilir. Örneğin:

His Portugal stories are absolutely fascinating.
Onun Portekiz hikayeleri tam anlamıyla büyüleyicidir.

Bu örnekte, “absolutely” zarfı “bu hikayelerin büyüleyici olduğunu düşündüğümden eminim” görüşünü ifade eder.

Buna başka bir örnek:

I think the comedian is really hilarious.
Komedyenin gerçekten komik olduğunu düşünüyorum.

Burada, konuşmacı komedyenin komik olduğunu düşünür (belki de komedyenin hiç komik olmadığını düşünen bir arkadaşı ile farklı bir görüş ifade etmektedir).

Yazının buraya kadar olan kısmında birçok zarfın—kesinlikle tümü değil!—-ly harfleriyle sonlandığını fark etmişsindir. Bu genellikle o sözcüğün bir zarf olduğuna işaret eder.

Ama -ly ile sonlanmayan zarflar olduğunu ve -ly ile sonlansa da zarf olmayan sözcükler olduğunu unutma! Ve son olarak, cümle içerisinde kullanılma şekline göre bazı durumlarda zarf işlevi gören ve diğer durumlarda da sıfat işlevi gören sözcükler olduğunu göreceğiz.

Bu kafanı karıştırdıysa, sıfatların sadece insanlar, yerler, şeyler veya fikirleri tanımladığını hatırlayarak sıfat ve zarf arasında ayrım yapabilirsin.

Eğer bu konseptlerle ilgili daha fazla yardıma ihtiyacın varsa bu gramer kuralları listesindeki üçüncü kuralı dikkate al.

Peki ama -ly ile sonlanan herhangi bir sözcük içermeyen bir cümleyle karşılaşırsan ve sıfatlar ve zarflar yine aklını karıştırırsa ne olacak?

Bu durumda “zarfa sorular” sormalısın.

Zarf Soruları

Bir zarfı belirlemenin kolay bir yolu da zarfa sorular sormayı öğrenmektir. Bir zarf sana bir eylem hakkında daha fazla bilgi verir ve şu sorulardan en az birini yanıtlar.

Soru 1: Nasıl?

Örnek: How does he speak English?
O nasıl İngilizce konuşur?

Yanıt: He speaks English fluently.
O akıcı bir şekilde İngilizce konuşur.
(“Fluently” bir zarftır ve “speak” fiilini değiştirir.)

Soru 2: Ne zaman?

Örnek: When did you finish writing the essay?
Kompozisyonu yazmayı ne zaman bitirdin?

Yanıt: I finished writing yesterday.
Yazmayı dün bitirdim.
(“Yesterday” bir zarftır ve “finished writing” fiillerini değiştirir.)

Soru 3: Ne zamandır?

Örnek: (For) how long have you been learning English?
Ne zamandır İngilizce öğreniyorsun?

Yanıt: I’ve been learning English for five years.
Beş senedir İngilizce öğreniyorum.
(“For five years” bir zarftır—aslında burada birden fazla sözcük olduğu için bir zarf tümcesidir—ve “have been learning” fiillerini değiştirir.)

Soru 4: Ne sıklıkla?

Örnek: How often should I practice English listening?
Ne sıklıkla İngilizce dinleme alıştırması yapmalıyım?

Yanıt: You should practice English listening daily.
Her gün İngilizce dinleme alıştırması yapmalısın.
(“Daily” bir zarftır ve “should practice” fiillerini değiştirir.)

Soru 5: Nerede?

Örnek: Where do you live?
Nerede yaşıyorsun?

Yanıt: I live nearby.
Bu yakınlarda yaşıyorum.
(“Nearby” bir zarftır ve “live” fiilini değiştirir.)

Soru 6: Ne düzeyde?

Örnek: To what extent are you satisfied with the service?
Hizmetten ne düzeyde memnun kaldın?

Yanıt: I am reasonably satisfied with the service.
Hizmetten makul surette memnun kaldım.
(“Reasonably” bir zarftır ve “satisfied” fiilini değiştirir.)

5 Zarf Çeşidi

İngilizce dünyasında birçok farklı zarf çeşidi bulunur ve hepsinin kendi kuralları ve istisnaları mevcuttur. Bununla birlikte, durum zarfları, zaman zarfları, sıklık zarfları, yer zarfları ve derece zarfları en sık kullanılanlardır.

Şimdi bu zarf çeşitleri hakkında daha fazla bilgi alalım ve birer örnekle açıklayalım. Karmaşıklığı önlemek için herhangi bir istisna yaygın veya önemli değilse bunu ele almak yerine çoğunlukla kurallara bakacağız.

1. Durum zarfları (Nasıl?)

Durum zarfları bize bir şeyin nasıl meydana geldiğini anlatır (yukarıdaki soru 1).

Bu grup içerisinde bir sırata –ly takısı eklenerek oluşturulanlar da dahil olmak üzere birçok sözcük bulunur.

Örneğin, “beautifully” (güzelce) “beautiful” (güzel) sıfatından türetilmiş bir zarftır. Aşağıdaki iki cümle anlam olarak birbirine benzemektedir, ancak bunlardan ilki bir sıfat kullanırken ikincisinde bu sıfattan türetilmiş bir zarf kullanılmıştır.

  • She has a beautiful voice.
    O güzel bir sese sahiptir.
  • She sings beautifully.
    O güzel bir şekilde şarkı söyler.

Konumu: fiilden önce

Slowly, carefully ya da carelessly gibi pek çok durum zarfı fiilden önce kullanılır.

  • She slowly opened the window and reluctantly looked outside.
    O, pencereyi yavaşça açtı ve tereddütle dışarı baktı.
  • The dog quickly ate the cake.
    Köpek pastayı hızla yedi.

Konum: geçişsiz bir fiilden hemen sonra

Geçişsiz bir fiil (yani nesne almayan bir fiil) ile birlikte kullanılan bir durum zarfı o fiilden hemen sonra gelebilir. Eğer edat ve isimden oluşan bir söz öbeği varsa, bu öbek zarftan sonra gelir.

  • Doğru: She walks carefully along the ridge.
    O, sırt boyunca dikkatlice yürür.
  • Yine Doğru: She carefully walks along the ridge.
    O, sırt boyunca dikkatlice yürür.
  • Yanlış: She walks along the ridge carefully.

Burada normalde “carefully” zarfını “along the ridge” edat-isim öbeğinden önce kullanmamız gerekir ama bunu öbekten sonra kullanan kişiler de vardır.

Başka bir sık kullanılan zarf olan well ise “good” sıfatının zarf halidir. Bu örnekte olduğu gibi bu kategoride de işimize yarar:

  • My mother drives well.
    Annem iyi araba kullanır.

Konum: geçişli fiilin nesnesinden sonra

Bir durum zarfı nesneden sonra da gelebilir. Dolayısıyla, yukarıdaki cümlelerin başka bir doğru sıralaması bulunur:

  • She opened the window slowly and looked reluctantly outside.
  • The dog ate the cake quickly.

Ve annem ve sürüş becerileri ile ilgili örneğe dönecek olursak, nesneyi (yani sürdüğü şeyi) eklemek isteseydik burada well gibi zarflar da kullanabilirdik:

  • My mom drives her truck well.
    Annem kamyonunu iyi sürer.

Bu örnekte, “well” zarfı annemin kamyonunu, yani nesneyi, nasıl sürdüğünü tanımlamaktadır. Zarfı nesnenin önüne koyduğu için “My mother drives well her truck” demenin yanlış olacağını belirtmeyi de unutmayalım.

2. Zaman zarfları (Ne zaman? / Ne zamandır?)

Zaman zarfları bize bir eylemin ne zaman ve ne süreyle meydana geldiğini söyler (önceki bölümdeki Sorular 2 ve 3).

Bunlar İngilizcede yaygın olarak kullanılır ve cümle içindeki yerleşimleri oldukça açıktır.

Konum: cümlenin sonu

Çoğu durumda, zaman zarfı cümlenin sonunda yer alır.

Örneğin:

  • I have been cycling to work for two years / since last May.
    İki senedir / Geçen Mayıs ayından beri işe bisikletle gidiyorum.
  • He arrived yesterday / last week / in February of 2015.
    O dün / geçen hafta / 2015 Şubat’ında geldi.

Gördüğün gibi bu kural, “Ne zaman” ya da “Ne zamandır” sorusuna yanıt veren zarflarda işe yarıyor.

Konum: cümlenin başı

Bir zaman zarfı, konuşmacının meydana gelen eylemin ne zaman olduğunu vurgulamak istemesi halinde cümlenin başına da yerleştirilebilir.

Şimdi bunun bazı örneklerini görelim:

  • Last week I went to the dentist for an annual check-up, and now my wisdom tooth is sore. What a hassle!
    Geçen hafta yıllık kontrol için diş hekimine gittim ve şimdi yirmilik dişim ağrıyor. İşe bak!

Konuşmacı, bu sıralamayı kullanarak (sıklıkla talihsiz olan) olay sırasını vurgular. Kişi o olayı basit bir şekilde anlatmak isterse şöyle diyebilir:

  • I went to the dentist for the annual check-up last week, so I am good for another year.
    Geçen hafta yıllık kontroller için diş hekimine gittim, dolayısıyla bir sene boyunca tekrar gitmem gerekmeyecek.

İki ya da daha fazla zaman zarfının sırası

Bir cümle içerisinde birden fazla zaman zarfı bulunuyorsa, “Ne zamandır?” sorusunu yanıtlayan zarf genellikle “Ne zaman?” sorusunu yanıtlayan zarftan önce gelir.

  • I traveled for ten months last year.
    Geçtiğimiz sene on ay boyunca seyahat ettim.

Bununla birlikte, diyelim ki zamanı vurgulamak ya da “last year” ile “this year” arasında bir ayrım yapmak istiyorsan şöyle diyebilirsin:

  • Last year, I didn’t take any trips because I wanted to save money. This year, I can travel for six months or more.
    Para biriktirmek için geçen sene hiç seyahate çıkmadım. Bu sene altı ay ya da daha uzun süreyle seyahate çıkabilirim.

3. Sıklık Zarfları (Ne sıklıkla?)

Daily, weekly, quarterly ya da annuallygibi sıklık zarfları dinleyiciye bir eylemin ne sıklıkla gerçekleştiğini anlatır (Soru 4).

Konum: ana fiilden önce ve yardımcı fiilden sonra

Eğer cümlede sadece bir fiil varsa, zarf hemen bundan sonra yazılır.

Eğer yardımcı fiil (ya da yardımcı fiiller) varsa, zarf yardımcı fiil(ler)den sonra ve ana fiilden önce gelir.

İşte bu kuralı açıklayacak bazı örnekler:

  • She always writes at night.
    O her zaman geceleri yazar.
    (Burada bir tek fiil bulunur, yani “writes,” dolayısıyla da zarf bundan önce gelir.)
  • You should always get up early in the morning.
    Her zaman sabah erken kalkmalısın.
    (Zarf, “should” yardımcı fiilinden sonra ve “get up” fiilinden önce yazılır.)
  • When the baby was young, they must have always stayed up all night.
    Bebek küçükken her zaman gece geç saatlere kadar uyanık kalmaları gerekirdi.
    (Bu cümlede de birden fazla yardımcı fiil bulunur—”must have”—dolayısıyla zarf bunlardan sonra gelir.)

İstisna: cümlenin başında

Every day, each year ya da twice a week gibi sıklık zarfları, konuşmacının bir şeyin ne sıklıkla olduğunu vurgulamak istemesi halinde bir cümlenin başında yer alabilir.

Örnekler:

  • Every day she comes to work late.
    O her gün işe geç gelir.
  • Twice a week he runs 10 kilometers.
    O haftada iki defa 10 kilometre koşar.

4. Yer zarfları (Nerede?)

Yer zarfları konuşmacıya bir eylemin meydana geldiği konum hakkında bilgi verir (Soru 5). “Bir eylem nerede gerçekleşti?” sorusuna yanıt verdikleri için bu soru sadece fiillere sorulabilir.

Konum: cümlenin sonu

Outside, around, nearby, everywhere, here ve there gibi yer zarfları tümcenin ya da cümlenin sonunda yer alır. Bu zarf ana fiilden ya da ana fiilin nesnesinden sonra gelir.

İşte bunların bazı örnekleri:

  • The children like to play outside.
    Çocuklar dışarıda oyun oynamayı sever.
  • I’ll see you around.
    Görüşürüz.
  • We are planning a vacation nearby.
    Yakın bir yerde bir tatil planlıyoruz.

İstisnalar: Here ve There

Here” ve “There” bazen cümlenin başında yer alır. Eğer bir ünlem varsa, bu ünlemi takip eden cümlenin sırası tersine döner.

Örnekler:

  • Here you go,” the bartender said while handing me a glass of wine. (Standart sıra)
    Barmen, bana bir bardak şarap uzatırken “Buyrun” dedi.
  • Here comes the bus, finally! I had started to think I had to order an Uber. (Ters sıra)
    İşte otobüs geliyor, sonunda! Uber çağırmam gerektiğini düşünmeye başlamıştım.

5. Derece zarfları (Ne düzeyde?)

Too, enough, very or extremely gibi derece sıfatları bize bir şeyin yoğunluğu hakkında bilgi verir. Yukarıdaki Soru 6’ya yanıt verirler, “Bir kişi bir şeyi ne düzeyde yapıyor?”

Bu zarflar genellikle değiştirdikleri sıfat, zarf ya da fiilden önce gelir. Ama bunun bazı istisnaları vardır.

Konum: sıfat, zarf ya da fiilden önce

Yer zarflarının aksine, bu tür zarflar fiilin yanı sıra sıfat ve zarfı da değiştirirler.

İşte bu zarfların kullanımına örnekler:

  • I totally agree with you!
    Size tamamen katılıyorum!
  • I really want a new laptop.
    Gerçekten yeni bir dizüstü bilgisayar istiyorum.
    (“Totally” ve “really” zarfları “agree” ve “want” fiillerini değiştirir.)
  • She is quite young to be a mother.
    O bir anne olmak için çok küçük.
  • He is too naive to be an effective politician.
    O etkili bir politikacı olmak için çok naif.
    (“Quite” ve “too” zarfları “young” ve “naive” sıfatlarını değiştirir.)
  • She dances extraordinarily well.O inanılmaz derecede iyi dans eder.
  • He talks too loudly about his work problems.
    O işiyle ilgili problemler hakkında çok yüksek sesle konuşur.
    (“Extraordinarily” ve “too” zarfları “well” ve “loudly” zarflarını değiştirir.)

Olumsuz zarflar için istisnalar

Seldom, rarely, hardly ya da scarcely gibi olumsuz niteleme sözcükleri cümlenin başında gelebilir. Bu durumda, onu takip eden cümlenin sırası tersine döner (yardımcı fiil özneden önce gelecek şekilde). Bu yapıya çok daha nadir rastlanır ve kulağa resmi ya da şairane gelir. Örneğin:

  • Scarcely did he work during weekends in his 40 years at the company.
    Şirkette geçirdiği 40 yıl içinde O nadiren hafta sonları çalıştı.
    (Normal Sıra: He scarcely worked during weekends in his 40 years at the company.)
  • Rarely did she leave the house.
    O evden nadiren çıkardı.
    (Normal Sıra: She rarely left the house.)
  • Never had I seen such natural beauty as I did when I was in Norway.
    Norveç’teyken gördüğüm kadar doğal güzelliği hayatımda hiçbir zaman görmemiştim.
    (Normal Sıra: I had never seen such natural beauty as I did when I was in Norway.)

 

İşte hepsi bu: en sık kullanılan beş İngilizce zarf çeşidi.

Bunlar sana bir şeyin nasıl meydana geldiğinin yanı sıra ne zaman meydana geldiğini, ne sıklıkla meydana geldiğini ve nerede meydana geldiğini söyler. Ayrıca bu eylem ile ilgili kesinlik düzeyi hakkında da sana fikir verirler.

Eğer bu zarfları eyleme dökmek istersen işte zarf kullanımı konusunda alıştırmalar yapmana yardımcı olacak egzersizlerin bazı bağlantıları:

Bu harika İngilizce zarfları dil çalışmalarında özgüvenle kullanmaya başlarsan İngilizce zarflar ile kısa sürede akıcı İngilizce konuşmaya başlayacağına eminim!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.