ingilizce-sifatlar

İngilizce Sıfatlar: Bilmen Gereken Başlıca 7 İngilizce Sıfat Türü

“My cat had each of these four adorable kittens.”
Kedim bu dört şirin kedi yavrusunun her birini doğurdu.

Bu cümleden tüm sıfatlar çıkarılsaydı geriye ne kalırdı?

“Cat had kittens.”

Çılgınca, öyle değil mi? Bazen farkına varmasak dahi sıfatları her zaman kullanırız!

Bir sıfat kurduğun cümleye renk ve hayat katabilir ve önemli bilgiler de verebilir ama hepsi bu da değil. Sıfatların birçok diğer kullanımı mevcuttur. Sana bir şeyin niceliğini (miktar) ve niteliğini (kalite) anlatabilirler ve iki şeyi karşılaştırmanda sana yardımcı olabilirler. Diğer bir deyişle, sıfatlar harika, mükemmel ve olağanüstüdür!

Sıfatlar belki de anadilini konuşan bir kişinin düşünmediği kadar sık kullanılır. Bunlar iyi İngilizce konuşmak için kullanışlı araçlardır, bu nedenle onları doğru şekilde kullanmayı öğrenmek önemlidir.

Learn a foreign language with videos

Sıfat Nedir?

Sıfatlar, isimleri, zamirleri ve diğer sıfatları değiştiren sözcüklerdir. “He was fast” cümlesinde “fast” sözcüğü “he” zamirini tanımlayan bir sıfattır. İşte İngiliz alfabesindeki tüm harfleri kullanan özel bir cümle:

“The quick brown fox jumps over the lazy dog.”
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerinden atlar.

Bu cümlede “quick,” “brown” ve “lazy” sözcükleri sıfattır (ve elbette “the” sözcüğü de bir sıfat ama bunu daha sonra açıklayacağız!). Tüm bu sözcükler bir ismi tanımlamakta ya da o ismi bir şekilde değiştirmektedir.

Dolayısıyla, “quick” (hızlı), “beautiful” (güzel) ve “ugly” (çirkin) gibi sıklıkla insanları, yerleri ve nesneleri tanımlamak için kullanılan sıfatları zaten biliyor olabilirsin.

Peki bu sıfatların pek çok diğer kullanımı olduğunu biliyor muydun? “Every,” “the” ve “my” gibi sözcükler de sıfattır. “My cat” dediğin zaman buradaki “my” sözcüğü “cat” sözcüğünü değiştirmektedir. O kedinin sana ait olduğunu ya da sana ait olan bir şey olduğunu ifade eder. “Every cat” ifadesindeki “every” de benzer bir işleve sahiptir.

Gördüğün gibi İngilizce sıfatların pek çok kullanımı bulunuyor!

Sıfatların 3 Farklı Derecesi

Klimanın derecesini değiştirdiğini düşün. Klimanın seçebileceğin farklı sıcaklık dereceleri bulunur. İngilizce sıfatların da dereceleri vardır.

Sıfatların bu üç derecesi şöyledir: yalın hali, üstünlük derecesi ve en üstünlük derecesi. Bunların kullanımı kaç tane şeyden bahsettiğine bağlıdır:

  • Sıfatın yalın hali karşılaştırmak için değil de tanımlamak için kullanılan normal bir sıfattır. Örneğin: “This is good soup” (Bu iyi [bir] çorba) ve “I am funny” (Ben komiğim).
  • Sıfatın üstünlük derecesi iki şeyi karşılaştırmak için kullanılan bir sıfattır (sıklıkla bunu than sözcüğü takip eder). Örneğin: “This soup is better than that salad” (Bu çorba salatadan daha iyi) ya da “I am funnier than her” (Ondan daha komiğim).
  • Sıfatın en üstünlük derecesi üç ya da daha fazla şeyi karşılaştırmak ya da bir şeyin en (most) olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin: “This is the best soup in the whole world” (Bu dünya üzerindeki en iyi çorba) ya da “I am the funniest out of all the other bloggers” (Blogcular arasında en komiği benim).

Bu üç derece niteleme sıfatlarıyla kullanılır.

Eğer bir niteleme sıfatı bir ya da iki heceden oluşuyorsa, ona -er veya -est ekleyerek onu üstünlük ve en üstünlük derecesine dönüştürebilirsin. Örneğin, bir şarkının loud (yüksek sesli), louder (daha yüksek sesli; başka bir şarkıdan) ya da loudest (en yüksek sesli; diğer tüm şarkılar içinde) olduğunu söyleyebilirsin.

Üç ya da daha fazla heceli niteleme sıfatları -er ve -est takısı almaz. Örneğin, beautiful sıfatı beautifuler ya da beautifulest şeklinde yazılamaz—bunlar gerçek sözcükler değildir! Bunun yerine, üstünlük ve en üstünlük derecesini ifade etmek için bu sıfattan önce more veya the most eklenir. Beautiful, more beautiful, the most beautiful.

Tıpkı çoğu gramer kuralında olduğu gibi bu kurallarda da bazı istisnalar söz konusudur. Örneğin, good sözcüğü tek hecelidir ama better ve best sözcüklerine dönüşür. Burada sık kullanılan düzensiz sıfatların bir listesini bulabilirsin.

Niteleme sıfatları en sık kullanılan sıfatlardır, ama sıfatların birçok diğer kullanımı da mevcuttur! Aşağıda İngilizce diyaloglarında karşına çıkabilecek farklı İngilizce sıfat tiplerini bulabilirsin.

Bunları gerçek hayatta rastlayabileceğin diyaloglarda dinlemek için şimdi FluentU hesabında arama çubuğunu kullan ve çalışmak istediğin sıfatları içeren videolar bul. Eğer bir FluentU hesabın yoksa, deneme süresi ile ücretsiz deneyebilirsin. FluentU gerçek dünyada yayınlanan videoları alıyor—röportajlar ve film ve dizilerden klipler gibi—ve bunları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürüyor. En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

Her ESL Öğrencisinin Bilmesi Gereken 7 İngilizce Sıfat Tipi

1. Niteleme

Niteleme sıfat muhtemelen “sıfat” kelimesini duyduğun zaman aklına gelen şeydir. Niteleme sıfatları isimler ve zamirleri nitelemek için kullanılır.

Beautiful (güzel), silly (aptalca), tall (uzun), annoying (sinir bozucu), loud (yüksek sesli) ve nice (hoş) gibi sıfatların tümü niteleme sıfatıdır. Bu sıfatlar, değiştirdikleri sözcüklere bilgi ve özellikler ekler. English Club üzerinde en sık kullanılan 25 sıfattan oluşan bir liste bulabilirsin.

Örnekler:

“The flowers have a smell” (Çiçeklerin bir kokusu vardır) cümlesi sadece bir gerçeğe işaret etmektedir ve çiçekler veya kokularının nasıl olduğunu tanımlayan sıfatlar içermemektedir.

“The beautiful flowers have a nice smell” (Güzel çiçeklerin hoş bir kokusu vardır) cümlesi ise iki niteleme sıfatıyla bize daha fazla bilgi verir.

“The cat is hungry” (Kedinin karnı aç) ya da “The hungry cat” (Karnı acıkmış kedi) diyebilirsin. Her ikisinde de hungry (karnı acıkmış) kediyi niteleyen bir sıfattır.

2. Sayı

Sayı sıfatları bir şeyin miktarını belirtir.

Diğer bir deyişle, bunlar “how much?” (ne kadar?/kaç tane?) “how many?” (ne kadar?/kaç tane?) sorularını yanıtlar. One (bir) ve thirty (otuz) gibi sıfatlar bu gruba girmektedir. Ayrıca, many (birçok), half (yarım) ve a lot (çok) gibi genel sözcükler de aynı gruptadır.

Örnekler:

“How many children do you have?” (Kaç çocuğun var?) “I only have one daughter.” (Sadece bir kızım var.)

“Do you plan on having more kids?” (Daha fazla çocuk yapmayı planlıyor musun?) “Oh yes, I want many children!” (Ah evet, çok çocuğum olsun istiyorum!)

“I can’t believe I ate that whole cake!” (O pastanın tamamını yediğime inanamıyorum!)

3. İşaret

İşaret sıfatı hangi (“which”) isim ya da zamirden bahsettiğini belirtir. Bu sıfatlar arasında şu sözcükler yer alır:

  • This (Bu) — Yakınındaki tekil bir isme işaret etmek için kullanılır.
  • That (O) — Uzaktaki tekil bir isme işaret etmek için kullanılır.
  • These (Bunlar) — Yakınındaki çoğul bir isme işaret etmek için kullanılır.
  • Those (Onlar) — Uzaktaki çoğul bir isme işaret etmek için kullanılır.

İşaret sıfatları her zaman değiştirdikleri sözcükten önce gelir.

Bir soruyu yanıtladığın zaman olduğu gibi bazen nitelenen ismi kullanmayabilir ve sadece sıfatı kullanabilirsin. Örneğin, eğer biri sana kaç tane pasta almak istediğini sorarsa şöyle yanıtlayabilirsin: “I want to buy two cakes” (İki pasta almak istiyorum) ya da şöyle diyebilirsin: “I want to buy two.” (İki tane almak istiyorum.)

Örnekler:

“Which bicycle is yours?” (Hangi bisiklet senin?) “This bicycle is mine, and that one used to be mine until I sold it.” (Bu benim bisikletim ve oradaki, onu satana kadar benimdi.)

4. İyelik

İyelik sıfatları mülkiyet belirtir. Bir şeyin kime ait olduğunu tanımlarlar. Bazı en yaygın iyelik sıfatları arasında şunlar yer alır:

  • My (Benim)— Bana ait
  • His (Onun)— Ona ait
  • Her (Onun)— Ona ait
  • Their (Onların)— Onlara ait
  • Your (Senin)— Sana ait
  • Our (Bizim)— Bize ait

His dışındaki tüm bu sıfatlar sadece isimden önce kullanılabilir. “That’s my” diyemezsin; “That’s my pen” (O benim kalemim) demen gerekir. Değiştirilen isim ya da zamiri kullanmak istemiyorsan bunun yerine şu iyelik sıfatlarını kullanabilirsin:

  • Mine (Benim)
  • His (Onun)
  • Hers (Onun)
  • Theirs (Onların)
  • Yours (Senin)
  • Ours (Bizim)

Örneğin, “That’s my” demek hatalı olsa da “That’s mine” (O benim) demek kesinlikle doğrudur.

Örnekler:

“Whose dog is that?” (O kimin köpeği?) “He’s mine. (O benim.) That’s my dog.” (O benim köpeğim.)

5. Soru

Soru sıfatları sorgulama amaçlıdır, yani bir soru sormak için kullanılırlar. Bu sıfatları her zaman bir isim ya da zamir takip eder ve soru cümleleri oluşturmak için kullanılırlar. Soru sıfatları şunlardır:

  • Which (Hangi)— Seçenekler arasından bir tercih yapılmasını ister.
  • What (Ne)— Bir seçim (genel) yapılmasını ister.
  • Whose (Kimin)— Bir şeyin kime ait olduğunu sorgular.

“How” ve “who” gibi diğer soru sözcükleri, isimleri değiştirmedikleri için sıfat değildir. Örneğin, “whose coat is this?” (Bu kimin platosu?) diyebilirsin ama “who coat?” diyemezsin.

Which, what ve whose sadece hemen ardından bir isim gelmesi halinde sıfat olarak kabul edilir. Which sözcüğü şu cümlede bir sıfattır: “Which color is your favorite?” (Hangi rengi en çok seviyorsun?) Ama bu cümlede sıfat değildir: “Which is your favorite color?” (En sevdiğin renk hangisi?)

Örnekler:

Which song will you play on your wedding day?”
Düğününde hangi şarkıyı çalacaksın?

What pet do you want to get?”
Hangi evcil hayvanı almak istiyorsun?

Whose child is this?”
Bu kimin çocuğu?

6. Üleştirme

Üleştirme sıfatları bir grubun belirli üyelerini niteler. Bu sıfatlar, bir ya da daha fazla öge ya da kişiyi belirtmek için kullanılır. Bazı en yaygın üleştirme sıfatları arasında şunlar yer alır:

  • Each (Her biri)— Bir grubun her bir üyesi (grup üyelerinden ayrı ayrı bahsetmek için kullanılır).
  • Every (Her)— Bir grubun her bir üyesi (genelleme yapmak için kullanılır).
  • Either (Herhangi biri)— İki seçenekten biri.
  • Neither (Hiçbiri)— İki seçenek arasından hiçbiri.
  • Any (Herhangi)— Seçenek sayısı fark etmeksizin bir ya da bazı şeyler. Seçim önemli olmadığı zaman bu sözcük kullanılır, örneğin: “it doesn’t matter, I’ll take any of them.” (Fark etmez, herhangi birini alabilirim.)

Bu sıfatları her zaman değiştirdikleri bir isim ya da zamir izler.

Örnekler:

Every rose has its thorn
Her güzelin bir kusuru vardır

“Which of these two songs do you like?” (Bu iki şarkıdam hangisini seviyorsun?) “I don’t like either song.” (Şarkıların hiçbirini sevmiyorum.)

7. Belgisiz

İngiliz dilinde sadece üç belgisiz sıfat bulunur: a, an ve the Belgisiz sıfatlar, birçok dilde kullanılmadıkları (ya da aynı şekilde kullanılmadıkları için) İngilizce öğrenenleri zorlayabilmektedir.

Belgisiz sıfatlar kendi başlarına bir sözcük türü olsalar da bunlar teknik olarak sıfattır! Belgisiz sıfatlar belirttiğin ismi nitelemek için kullanılır. Belki bunların sıfat olduklarını düşünmek hangisini kullanman gerektiğini öğrenmene yardımcı olabilir:

  • A (Bir)— Tekil ve genel bir öge.
  • An (Bir)— Tekil ve genel bir öge. Bunu sesli harfle başlayan sözcüklerden önce kullan.
  • The — Tekil ya da çoğul, belirli bir öge.

Özetle, genel bir şeyden bahsediyorsan a veya an kullan. Belirli bir şeyden bahsediyorsan the kullan. “A cat” dünya üzerindeki herhangi kediyi tanımlamak için kullanılabilir. “The cat” ise biraz önce gördüğün kediyi tanımlamak için kullanılır.

İşte hangi belgisiz sıfatı kullanacağına karar vermekte sana yardımcı olabilecek bir püf noktası: İsimden önce işaret sıfatını kullanmaya çalış. Eğer işaret sıfatını koyduğunda kulağa mantıklı geliyorsa the sözcüğünü kullan. Eğer ki söylemeye çalıştığın şeyin anlamını değiştiriyorsa a ya da an kullan.

Örneğin, “I don’t understand this question” demek mantıklıysa “I don’t understand the question” da diyebilirsin. Öte yandan, “I need this tissue” demek biraz tuhaf olur çünkü özellikle belirli bir mendile ihtiyacın yoktur. Sadece bir mendile (“a tissue”) ihtiyacın vardır.

Örnekler:

The elephants left huge footprints in the sand.”
Filler kumda devasa ayak izleri bıraktı.

An elephant can weigh over 6,000 pounds!”
Bir fil 2.700 kilogramdan daha ağırdır!

 

Umarız bu makaleyi okuduktan sonra artık kendini İngilizce sıfatlar dünyası hakkında daha bilgili hissedeceksin!

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.