ingilizce-ogrenmenin-kolay-yollari

İngilizce Öğrenmenin Kolay Yolları: İngilizceni Etkin Bir Şekilde Geliştirmen için 6 İpucu

“Help me, I’m bored.”

Bir ESL öğretmeni olarak çok sayıda İngilizce öğrencisinin bunu söylediğini duydum.

Ne yazık ki canı sıkılan öğrencilerin istekli ve motivasyonu yüksek öğrencilere kıyasla daha az öğrendikleri bir gerçek.

Belki sınıfta oturuyor, dikkatini derse vermiyor ve heyecan verici İngilizce maceranın ne zaman başlayacağını merak ediyor olabilirsin.

İngilizce konuşulan bir ülkeye uçuş biletini eline alana kadar bekleyemezsin.

İngilizceyi eğlenceli hale getirmek için bir dersin bitmesini bekleyemezsin.

Bugünden İngilizce öğrenmekten keyif almanın bir yolunu bulmalısın, aksi takdirde motivasyonunu kaybedersin ve öğrenmeye ayırdığın zaman verimli olmaz.

Neyse ki İngilizce öğrenmenin bir baş ağrısı olması gerekmiyor ve İngilizce öğrenmenin kolay yolları mevcut.

Bunu muhtemelen binlerce kez duymuşsundur: “İngilizce öğrenmenin tek yolu, yoğun pratiktir.”

Burada yoğun pratik sözüyle anlatılmak istenen şey insanın etrafını tamamen İngiliz diliyle sarmalamasıdır. Tıpkı araba kullanmayı ya da en sevdiğin yemeği pişirmeyi öğrenirken olduğu gibi İngilizceyi de sadece bir ders kitabından öğrenemezsin. Bizzat dışarı çıkmalı ve gerçek dünyada İngilizce pratik yapmalısın.

Kendini İngilizce sınıfının ötesinde zorlamayı denemelisin.

Sözcükler ve kuralları ezberlemek sana nasıl konuşacağını, problemleri nasıl çözeceğini ya da İngilizce cümleler kurarken nasıl yaratıcı olacağını öğretmez. Belki de fiil çekimi yapabiliyor ve metinleri okuyabiliyorsun, peki ama bunlar sınıf dışında özgüvenle İngilizce konuşmanı sağlıyor mu? Öyle olduğunu düşünebilirsin, ama bu şekilde öğretilen dilde bazı önemli detaylar göz ardı edilir.

Örneğin, yakın geçmiş zaman kipini çok iyi bilen bir öğrencinin dahi yeterli konuşma pratiği yapmamışsa bir sohbet sırasında kafası karışabilir. Kendini dil ile sarmalamak, İngiliz diline her gün daha da alışmanı sağlayarak işte bu sorunu çözüyor. İngilizceyi tıpkı anadili İngilizce olan kişiler gibi kullanarak daha da fazla pratik yapma fırsatı bulacaksın. Bu kulağa harika geliyor—ama kendini dil ile sarmalamak uzun bir zaman alır.

Şimdi kendi kendine “Kendimi dil ile sarmalayarak İngilizceyi nasıl daha etkin bir şekilde öğrenebilirim?” diye soruyor olabilirsin. “İngilizce öğrenmenin kolay yolları hangileri?”

Seni anlıyorum.

Hepimiz hayatta kısayollar olmasını isteriz. Kısayollar sayesinde bazı şeyleri daha hızlı ve daha kolay gerçekleştirebiliriz. Lotoyu kazanmaktan kilo vermeye kadar her şeyde kısayollar olabilir ve insanlar her zaman bir şeyleri daha basit ve daha hızlı hale getirmenin yollarını arar. Aynı şey İngilizce öğrenimi için de söylenebilir ama maalesef “sihirli bir çözüm” bulunmuyor.

Bununla birlikte, yoğun pratik yoluyla İngilizce öğrenmenin kolay yolları, eksiksiz ve yaratıcı kısayolları mevcut.

Aşağıda hem uzun süreli yoğun pratik hem de hızlı öğrenme kısayollarını bir araya getiren bazı İngilizce öğrenmenin kolay yolları bulacaksın.

İngilizce Öğrenmenin Kolay Yolları ile Yoğun Pratiği Bir Araya Getirerek İngilizceni Geliştirmek için 6 İpucu

1. İngilizcenin temellerini öğren

İngilizcenin temellerini iyice öğrenmek için ihtiyacın olan tüm kaynakları edin.

Yoğun pratik yoluyla öğrenecek olsan dahi bir şeyi anlamadığın zaman bakabileceğin eğitici kitaplara sahip olmak her zaman yardımcı olur.

Bir sözlük, bir konuşma kılavuzu ve bir de deyimler kitabı edinerek işe başla.

ingilizce-ogrenmenin-kolay-yollari

Örneğin, “McGraw-Hill Education Essential ESL Dictionary” (sözlük) ve “Perfect Phrases for ESL Everyday Situations” (konuşma kılavuzu) gibi kaynaklar kitaplığına ekleyeceğin mükemmel birer referans olacaktır.

Öğrenmek sadece dil becerilerinin ötesindedir. Aynı zamanda iyi çalışma alışkanlıkları ve güçlü organizasyon becerilerinden oluşan sağlam bir temele sahip olmalısın. Bu konuda daha fazla bilgi için studentguide.org sitesine bir göz at.

2. Altyazılar olmadan İngilizceyi anlamaya çalış

Yoğun pratik, her köşede İngilizce olan bir yaşam tarzı yaratmayı gerektirir.

Müzik, TV dizileri, filmler, yazılımlar ve YouTube gibi özgün içerikleri sık sık kullanacaksın.

Burada unutmaman gereken şey, birisiyle telefonda İngilizce konuşurken ya da İngilizce konuşan bir arkadaşınla buluştuğun zaman ekranın altında altyazılar görmeyecek olmandır. Kendini mümkün olduğunca zorla!

3. Özel hoca tut

Bir özel hoca tutmak verdiğin paraya değecektir.

Tuttuğun özel hocanın telaffuz, okuma, gramer, sözcük bilgisi ve kültürü öğretmekte yetkin olduğundan emin ol. Dersleri birebir mi yoksa Skype üzerinden mi almak istediğine karar ver.

Aynı zamanda alacağın dersin birebir mi yoksa küçük bir grupla mı yapılacağına da karar vermelisin. Küçük bir grupla birlikte gerçekleştirilen dersler daha fazla destek ve İngilizce pratik yapacak partnerler sunar. Bununla birlikte, birebir ders aldığın özel hoca tüm dikkatini sana verecektir ve zorlandığın tüm konular, ihtiyaçların, isteklerin ve ilgi alanlarına odaklanıldığından emin olacaktır.

Eğer ABD’de yaşayan bir İngilizce öğrencisiysen Wyzant üzerinden yaşadığın bölgede harika bir hoca bulmak için buraya tıkla!

Bu site, yaşadığın ve çalıştığın şehirde sana yakın özel hocalar bulmana yardımcı olan son derece profesyonel ve kapsamlı bir sitedir. Wyzant, TOEFL gibi bir İngilizce yeterlik sınavına hazırlanmak için yardıma ihtiyacın varsa iyi bir seçenektir, çünkü bu sitedeki özel hocaların çoğu sertifikalı ve deneyimli profesyonel öğretmenlerdir. Yazma becerilerine ya da İngilizce gramer becerilerine odaklanmış İngilizce öğretmenleri dahi bulabilirsin.

Eğer özel hoca ile internette çalışmayı tercih ediyorsan Verbling’i ziyaret ederek başla. Bu site, binlerce profesyonel özel hocanın bilgilerini paylaşmak için bekledikleri devasa bir web sitesidir. Burada sana özel ders verecek anadili İngilizce olan bir kişiyi kolaylıkla bulabilirsin.

4. Deneyimleyerek İngilizce öğren

İngilizce gerektiren bir bul ya da gönüllü olarak çalış. Türkiye’de özel hoca olmayı ve İngilizce konuşan kişilere Türkçe öğretmeyi düşünebilirsin.

Ayrıca, birçok İngilizce konuşan müşterinin ofisine geleceği ve senden İngilizce yardım isteyeceği bir turizm işi de bulabilirsin.

Peki ama İngilizce konuşulan bir ülkede yaşıyorsan ne olur?

İngilizce konuşan bir ülkede yaşamak kendi başına yeterli midir?

Hayır. İngilizce her yerde olsa da İngilizce öğrenmek konusunda aktif olman gerekir!

İngilizce konuşulan bir ülkede bir turist olarak bulunuyor, çalışıyor ya da okuyorsan İngilizce pratik yapabileceğin ek fırsatlar bulman gerekir.

Eğer ABD’de öğrenci vizesi ile bulunuyorsan öğrencilerin perakende ya da müşteri hizmetleri pozisyonlarında üniversite kampüsünde çalışmalarına izin verilir. İngilizce pratik yapacaksın ve bu iş masraflarını karşılamana yardımcı olacaktır.

Diğer durumlarda ise uluslararası gönüllü öğrenci olarak yeni beceriler edinmek ve çevreni genişletmek isteyebilirsin.

Dünyanın her yerinden farklı gönüllü programları hakkında daha fazlasını öğrenmek için isvolunteers sitesine bir göz at. Burada da birçok iş fırsatı bulunuyor.

Uluslararası işler, gönüllü pozisyonlar ve stajyerlik fırsatları bulmak için İngilizce konuşulan ülkeler ve diğerlerinde yaşayan İngilizce dil öğrencileri için harika olan Idealist’i ziyaret et.

5. İngilizce konuşulan bir ülkede zaman geçir

Günümüzde yurt dışına seyahat etmek ve düşük bir bütçeyle orada kalmak mümkün.

Kalacak yer bulmak için airbnb gibi siteleri ziyaret et. Eğer mümkünse, dil öğreniminin ziyaret ettiğin şehrin yanı sıra yaşam alanında da devam etmesi için bir ev arkadaşı bul. Denizaşırı ülkelerde iş bulmak için aupairworld ve workaway gibi sitelere göz at.

Ayrıca, gerçek yaşamdan diyaloglar ya da saha gezileri yoluyla İngilizce öğreten programlar da son derece avantajlıdır.

En iyi programlarda birden fazla seviyede diyalog kurma dersleri bulacaksın ve bunlar dinleyerek, konuşarak ve sunumlar yoluyla İngilizce sözcük bilgini geliştirmene yardımcı olacaktır.

En iyi yanı ise dünyanın her yanından öğrencilerle iletişime girmen ve birlikte bu yolculuğun keyfini çıkarmanızdır.

Hata yapmaktan korkma. Kendine güven. İnsanlar sadece hata yaptığını duydukları zaman bu hatalarını düzeltmene yardımcı olabilir.

Kendini İngilizce ile sarmala. Kendini pasif bir şekilde öğreneceğin tamamen İngilizce konuşulan bir ortam içerisine koy ve konuşmayı da unutma—günlük İngilizce öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır.

En iyi kısa süreli yoğun pratik programlarının yanı sıra ABD öğrenci vizesi almanın en kolay yollarını öğrenmek için studyusa sitesini ziyaret et.

Diğer İngilizce konuşulan ülkeler ilgini mi çekiyor? Bu sitelerden studyinaustralia’yı deneyebilir ve Avustralya’da gerçekleştirilen programların yanı sıra bekleyebileceğin geçim masrafları ve potansiyel finansal yardımlar hakkında bilgi edinebilirsin.

Ayrıca, languageschoolcanada da inceleyebileceğin başka bir site. Bu sitede Kanada’da gerçekleştirilen hem uzun hem de kısa süreli programlar hakkında bilgiler bulabilirsin.

6. Aktif bir şekilde öğren

Aktif öğrenmenin anlamı, başkalarıyla iletişim kurmak, katılım sağlamak ve işbirliği yapmaktır.

Sadece dinlemek ve ezberlemekle yetinme. Bunun yerine öğrendiklerini kullanmanın ya da bir konsepti gerçek dünyadaki bir duruma uygulamanın bir yolunu bul.

Etrafındaki İngilizceden mümkün olan en iyi şekilde faydalan. Otobüs ve trenler üzerin de gördüğün tabelaları oku. Toplu taşımada karşılaşacağın insanlar genellikle en ilginç karakterlerdir ve heyecan verici sohbetler yapabilirsin. Bir marketteki gıda etiketlerini okumak dahi İngilizce öğrenmenin harika bir yoludur. Restoranlarda menüde gördüğün sözcüklere ve bunların yazılışlarına dikkat et.

Hatta kütüphaneler, müzeler, anıtlar ve eğlence merkezleri gibi turistik yerlerde de aktif bir şekilde öğrenebilirsin. İnsanlara soru soracak cesareti kendinde bul ve hoş bir sohbet başlat.

Örneğin, iyi bir konuşmacı olmak için ilginç bir insan olman gerekmez. Sadece İngilizce sohbeti başlatan kişi olman yeterlidir. Sohbetlerin devam etmesini sağla ve dinlediğini gösteren sözcükler kullan (“really?” / “go on…” / “what happened then?”)

Başkalarının seninle konuşmaya başlamalarını bekleme. Kendini göster!

Unutma ki yabancı dil öğrenmek her zaman çaba gerektirir. Hatalar yapacaksın, bazen kendinden utanacaksın, ama bunlar seni durdurmamalı.

Başarılı bir şekilde İngilizce öğrenmenin kolay yolları arasında bir çocuk gibi davranmak gelir. Bunu yapmak ilgi düzeyini ve yaratıcılığını artırır ve eleştirel düşünme, hayal gücü ve konuşurken özgüven gibi becerilerini destekler.

Haydi durma. Çekincelerinden kurtul ve korkunun yavaşça azalmasını izle.

Öğrenim riskleri al.

Eğer insanlar sana gülerse sen de onlarla gül. Önemli olan ise bunu bir maceraya dönüştürmektir!


Michelle Suzanne Snyder bağımsız çalışan bir yazardır. Yabancı dil olarak İngilizce öğretmenliği yapmış ve çeşitli ülkelerde yaşamıştır. Dil öğrenmenin avantajlarının sonsuz olduğuna inanmaktadır.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.