ingilizce-kisa-konusmalar

İngilizce Kısa Konuşmalar Yapmayı Öğrenmek için 15 İlginç Kısa Film

Zaman zaman, İngilizce öğrenme konusunda boyundan büyük işler başaran küçük şeyler üzerine kısa konuşmalar yaparız.

Aslında genel olarak hayatta en küçük şeyler genellikle en kullanışlı olan şeylerdir.

Mesela, düğmeler.

Napolyon onlar yüzünden bir savaş kaybetmiş olabilir.

Napolyon Rusya’yı işgal ederken ordusunun üniformasının ceketinin düğmelerinin sert soğuklar yüzünden kırılıp düştüğü düşünülüyor.

Yarım milyonun üzerinde askerin içinden yalnızca 10,000’i Fransa’ya sağ olarak döndü. Düğme gibi küçük ve basit bir şeyin böylesi büyük bir kayba yol açtığını düşünmek inanılmaz.

Böylesine faydalı olabilen küçük şeylerden biri de kısa filmlerdir.

Onları izlemezseniz ölmezsiniz, evet, ama kısa filmler, İngilizce öğrenmeniz konusunda , özellikle de İngilizce kısa konuşmalar yapma pratiği konusunda kesinlikle epey faydalı olacaktır.

Kısa filmler, uzun metraj filmlerin büyüsüyle  kısa videoların rahatlığını bir araya getirirler.

Dahası, kısa filmlerde genellikle çok uzun ya da karmaşık olmayan gerçekçi İngilizce konuşmalar geçer.

Bu basit özellikleri onları İngilizce öğrenenlerin süper silahı haline getirir!

Learn a foreign language with videos

Kısa Filmler Neden İngilizce Kısa Konuşma Becerilerinizi Geliştirmek için Harikadır

İngilizce konuşma ve sohbet etme becerisi edinmek için neden ana dili İngilizce olanlar için çekilmiş kısa filmleri izlemeniz gerektiğini merak ediyor olabilirsiniz.

Evet, bu filmleri takip etmek İngilizce öğrenenler için hazırlanmış videoları izlemekten biraz daha zor olabilir, ancak yine de onlarla öğrenme çabasına değecektir.

Bunun sebeplerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Ana dili İngilizce olan kişilerin doğal konuşma akışını takip etmeyi öğrenirsiniz: Pek çok dil dersinde öğrenme materyali olarak kullanılan videolardaki konuşmalar genellikle doğal olmayan bir yavaşlıkta akar. Gerçek dünyadan kısa filmlerde ise ana dili İngilizce olan kişilerin gerçekte nasıl konuştuğunu görürsünüz. İngilizcenin doğal ritmini takip etmeyi öğrendikten sonra gerçek sohbetler yürütmeniz çok daha kolay olacaktır.
  • Kısa filmler akılda kalıcıdır, bu da filmlerde geçen kelimeleri daha kolay hatırlamanızı sağlar: Filmin konusu, geçtiği yer, karakterler ve görseller sohbetlerin içeriğini hatırlamanızı kolaylaştıracaktır. Filmdeki her bir diyalog bir amaca hizmet eder ve bu hem sohbeti anlamanıza yardımcı olur hem de anlamaya çalışmak istemenizi sağlar.
  • Genellikle birbirine bağlı pek çok sohbet içerirler: Kısa filmlerde genellikle farklı karakterler arasında pek çok farklı etkileşim olur. Sohbetler genellikle farklı ortamlarda ve çeşitli konularda geçer. Bu da aynı karakterin farklı durumlarda farklı kişilerle nasıl konuştuğunu görmenizi sağlar.

Kısa filmlerin çoğu aşağı yukarı 15 dakika uzunluğunda olduğundan, genellikle bütün sohbetler kısa ve sadede yöneliktir. Bu sayede İngilizcede doğal konuşma akışını daha iyi kavrayabilmek için konuşmaları tekrar tekrar dinleyebilirsiniz.

  • FluentU ile kısa filmlerle daha da etkin bir şekilde dil öğrenebilirsiniz. Diğer gerçek dünya videoları gibi, kısa filmler de internette rahatlıkla bulunabiliyor. FluentU bu videoların en iyilerini bir araya getirir ve İngilizce öğrenmenize yardımcı olması için kişiselleştirilmiş derslere dönüştürür. FluentU kitaplığındaki “mini-filmler” kategorisinde aşağıdakilere ek olarak daha da fazla kısa film bulabilirsiniz. FluentU’da aynı zamanda reklamlar, film fragmanları, röportajlar gibi konuşma malzemesi olarak kullanılacak pek çok video bulabilirsiniz. İşin en iyi yanı da, FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde her an her yerde İngilizce çalışmaya zaman ayırabilirsin.

Aşağıdaki filmlerin ele aldığı konular ve içerdikleri konuşma türleri epey çeşitli. Bazıları herkese, özellikle de çocuklara uygun olmayabilir, bu yüzden filmleri oynatmadan önce tanımlarını okumanızı öneriyoruz. Haydi başlayalım!

İngilizce Kısa Konuşmalar Yapmayı Öğrenmek için 15 İlginç Kısa Film

“Welcome to My Life” (“Hayatıma Hoş Geldiniz”)

Seviye: Başlangıç (Beginner) Seviyesinden Orta (Intermediate) Seviyeye Kadar

Tür: Animasyon

Tanım:

Canavarlar genellikle şeytanla bağlantılıymış gibi görülürler. Normal olmayan ve insanlara asla benzemeyen şeylermiş gibi. Bu kısa film, bu fikri alaşağı ediyor.

Bu film, çevresine uyum sağlamaya çalışan ergenlik dönemindeki lise öğrencisi canavar Douglas’ın hikayesi. Douglas da pek çok Amerikalı genç gibi. Onu oldukça önemseyen ebeveynleri var. Amerikan futbolu oynuyor ve rap’çiler gibi bir takma adı bile var: “T-kash.” Douglas da zorbalığa uğruyor, özellikle de diğer öğrencilerden farklı göründüğü için.

Bu kısa filmle, okul ile ilgili temel İngilizce kelimeleri de kolayca öğrenebilirsiniz.

Filmin seslendirmeleri de oldukça doğal. Amerikan İngilizcesinde gündelik sohbetlerin ve mülakatların kulağa nasıl geldiğine dair iyi bir fikir edinmenizi sağlıyor.

“The Fancy Gentleman” (“Afili Beyefendi”)

Seviye: Başlangıç (Beginner) Seviyesinden Orta (Intermediate) Seviyeye Kadar

Tür: Animasyon

Tanım:

“Classy,” sosyetik, kibar anlamlarına gelen, zarif ve kültürlü konuşan kişileri tanımlamak için kullanılan bir kelime. Bu tarz insanlar “refined,” yani “ince, kibar, rafine” ve “respectable,” yani “saygın” kelimeleriyle de tanımlanırlar ve genellikle toplumda yüksek bir konuma sahip olurlar.

Amerika’da, zengin Avrupalıların aksanları, tavırları ve giyim tarzları genellikle “classy,” yani bir nevi “sosyetik” olmakla özdeşleştirilir. Özellikle Amerikan popüler kültürü Fransız ve İngilizleri en rafine insanlar olarak görürler. Bu filmde, İngilizce öğrenenler bu fikrin meşhur çizgi film karakterleri Mickey ve Minnie Mouse ile nasıl hayat bulduğunu görebilirler.

Bu filmde standart, günlük Amerikan aksanının sosyetik ve kültürlü olmanın tersi olarak görüldüğünü açıkça gözlemleyebilirsiniz. Ayrıca Mickey Mouse’un sosyetik olmak için eğitilmeden önce ve eğitildikten sonra nasıl farklı davrandığına ve giyindiğine de dikkat etmelisiniz. Mickey eğitimi tamamlandıktan sonra Fransız aksanıyla konuşmaya başlar. Ayrıca sosyetik olduktan sonra hizmetçiler ve daha iyi yemekler gibi birtakım şeylerin de beklentisi içine girer. Bu film, dilin ve belirli karşılıklı konuşma biçimlerinin aynı toplumun alt ve üst kesimlerinde nasıl farklı görüldüğünü harika bir şekilde gösteriyor.

“Otherhalf” (“Diğer yarım”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Komedi

Tanım: 

“My other half,” yani “diğer yarım,” romantik bir ilişkide olduğunuz kişi için kullanabileceğiniz bir terimdir. Bu kısa filmde, hikayenin bu İngilizce söz öbeğini gerçek anlamıyla alarak yaptığı kelime oyununu ve görsel oyunu görebilirsiniz. Filmde bir kişinin vücudunun alt yarısı bedeninden ayrılıp çekip gidiyor. Sonunda, iki yarı mutlu olabilmek için birbirlerine ihtiyaçları olduğunu fark ediyorlar.

Bu film farklı durumlardan farklı sohbet kırpıntıları gösteriyor. Başlangıçta vücudun iki yarısını bir terapi seansında görüyoruz. Terapist ve bedeni ikiye ayrılan kişi bir ilişki terapisindelermiş gibi konuşuyorlar (ilişki terapisi çiftlerin zihinsel ve ilişkileriyle ilgili problemlerini konuşarak çözmelerine yardımcı olan bir danışmanlık türüdür). Filmde aynı zamanda vücudun alt kısmının biriyle buluşmak için gittiği bir bar sahnesini de görürüz.

“Hot Seat” (“Güç Durum”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Dram

Tanım:

İngilizcede “coming of age stories” olarak ifade edilen “büyüme hikayelerinde” genellikle ergenlik çağındaki gençlerin büyüme ve olgunlaşma yolculuklarını görürüz. Bu hikayelerde gençler, hem fiziksel hem de duygusal olarak yetişkin olmanın ne demek olduğunu anlarlar. Bu kategorideki filmlerde karakterler genellikle birtakım zorluklarla karşılaşırlar. Bu zorlukların filmlerde en yaygın olarak kullanılanları aşkla, ilişkilerle ve popülerlikle ilgilidir. Türkçedeki birebir karşılığı “sıcak koltuk” olan “hot seat,” aslında herkesi memnun etmesi imkansız olan güç kararlar almak zorunda kalınan durumları ifade eder. “Hot Seat” filminde ise, yukarıda bahsedilen zorlukların hepsi mevcut, ancak beklediğiniz şekilde değil.

Film, doğum gününün kutlayan Andrea adında utangaç bir kızın popülerlik kazanmak için erkek bir striptizciyi kullanmasıyla ilgili bir hikayeyi anlatıyor.

Bu filmde karakterler dostluklarını derinlemesine sorgulayıp keşfederken aralarında oluşan duygusal etkileşimleri ortaya koyuyor. Bu filmde Amerikan gençliğinin sosyal hayatlarında kullandıkları pek çok kelimeyi de öğrenmiş olacaksınız. Aynı zamanda bu sosyal çevrelerde nelerin kabul edilebilir ve makbul olup olmadığını da açıkça görme şansını elde edeceksiniz.

“Snake Bite” (“Yılan Sokması”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Korku

Tanım:

Bu film de arkadaşlık ve ahlak temaları üzerine kurulmuş, ancak daha korkunç bir şekilde. Fakat pek çok “korku” filminin aksine, bu filmde hayaletler ya da kötü adamlar yok. Bu film dostluk ve tehlike karşısında dört erkek çocuğun sergiledikleri karakter hakkında.

Dylan, Tyler, Cole ve Xavier ormanda yürüyüş yapıp yılan arıyorlar. Büyük bir yılan Dylan’ı ısırıp sürünerek uzaklaşınca, grubun zor bir karar vermesi gerekiyor. Eğer yılan zehirli değilse, Dylan’ı yetişkinlerin yanına götürebilirler. Fakat eğer yılan zehirliyse, bacağını kesmeleri gerek, yoksa Dylan birkaç dakika içinde ölür.

Bu film yalnızca ergenlik öncesi çağdaki çocuklar arasında geçen İngilizce kısa konuşmaları gözlemlemek için değil, aynı zamanda ormanla ilgili İngilizce kelimeleri öğrenmek için de harika.

Filmin ortalarında durum daha tehlikeli hale geldikçe ses tonlarının nasıl da tizleştiğini, cümlelerin hızının ve uzunluğunun nasıl da değiştiğini gözlemlemeye çalışmalısınız.

“Text Me” (“Bana Mesaj Gönder”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Komedi

Tanım: 

Bu tatlı kısa film, ergenlik dönemindeki iki gencin randevusuyla ilgili. Adından da anlaşılabileceği gibi, filmdeki diyaloglar hem yazışma hem de konuşma şeklinde akıyor. Bu iki iletişim yolu arasındaki farklar olay örgüsündeki büyüyü açığa çıkarıyor.

İki gencin randevusu uygunsuz bir şekilde başlıyor. Özellikle kız, oğlanın davranışları yüzünden ondan soğuyor. Ancak sonra, sohbet ilerledikçe, kız oğlanın aslında ne kadar tatlı olduğunu fark ediyor.

Film bir restoranda geçtiğinden, İngilizce nasıl yemek sipariş edileceğini ve restoran çalışanlarıyla nasıl etkileşimde bulunulacağını da gözlemlemiş oluyorsunuz.

Bunun dışında, yabancıların birbirlerini nasıl tanıdığını da görmüş olacaksınız. Film Amerikan toplumunda neyin kabalık, neyin nezaket olarak görüldüğüne de epeyce odaklanıyor.

“Nadia”

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Dram

Tanım:

“Nadia” filmi, genç insanların evsiz kalması gibi hassas bir konuya değiniyor.

Film ana karakter Nadia’nın sınıfta öğretmeniyle aşırı derecede kaba bir biçimde konuşmasıyla açılıyor. Olay örgüsü ilerledikçe, Nadia’nın ailesiyle büyük sorunlar yaşadığını öğreniyoruz. Annesiyle ettiği büyük bir kavganın ardından, Nadia evden ayrılmaya karar veriyor. Filmin başında hakaret ettiği öğretmeni ise öne çıkıp ona yardım ediyor.

Sınıftaki ve aile arasındaki konuşmaların dışında, film İngilizce konuşulan dünyanın en büyük toplumsal sorunlarından biri olan evsizlik sorununa da cidden odaklanıyor. Evsizlik, ABD ve İngiltere gibi gençlerin ailelerinden daha az destek gördüğü ve bunun sonucunda sokaklarda yaşamaya başlayabildiği İngilizce konuşulan pek çok ülkede büyük bir problem.

“Two Dosas” (“İki Dosa”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Komedi

Tanım:

Pavan, Hintli bir ailenin İngiliz vatandaşı olan çocuğu. Film onun önceki gece Chloe ile çıktığı randevuyu iki arkadaşına anlatması ile başlıyor. Pavan, Chloe’yi etkileme umuduyla onu bir Hint restoranına götürmüştür. Ancak Chloe’nin Hint kültürü konusunda Pavan’dan daha bilgili olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu filmle ilgili ilginç olan şey ise, ana dili İngilizce olanların kültürü ile ilgili Chloe’den çok Pavan’dan bilgi alacak olmanız, bu da bazı izleyicileri şaşırtabilir. Chloe garsonla Hintçe konuşmaya başladığında tek bir kelime bile anlamayan ise Pavan oluyor.

Bu film İngiliz İngilizcesi öğrenmek için biçilmiş kaftan.  Aynı zamanda İngiltere’deki Hint kültürünün yanı sıra ana dili İngilizce olan kişilerin genel kültürünü de anlamanıza yardımcı oluyor. Sohbetler genellikle kültürel kimlik paylaşımı etrafında dönüyor. Kendi örf, adet ve kültürünüzü İngilizce konuşan farklı toplumlardan insanlara anlatırken bu sohbetlerde geçen kelime ve ifadelerden faydalanabilirsiniz.

“The Meltdown” (“Nükleer Sızıntı”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviye

Tür: Komedi

Tanım:

“The Meltdown,” “realite TV” formatında bir kısa film. Eğer televizyonda herhangi bir realite şov programı izlediyseniz, genellikle programın yarısının olaylarla ilgili röportajlardan, diğer yarısının ise gerçekleşen olayların gösterilmesinden meydana geldiğini bilirsiniz. Bu da mükemmel bir İngilizce konuşma pratiği sağlıyor.

Filmin hikayesi, nükleer enerji santralinde çalışan kaba ve dikkatsiz bir bilim adamı ile ilgili. Bilim adamının yaptığı aptalca bir hata yüzünden, nükleer santralde bir kaza oluyor ve nükleer sızıntı başlıyor. Ancak filmin sonunda, bilim adamı ona daha olumlu bir şekilde bakmak zorunda hissetmemize sebep olan beklenmedik bir şey yapıyor.

Karakterler gündelik Amerikan İngilizcesi ile konuşuyorlar. Hepsi bilim insanı olduğundan, bu film bilimle ilgili genel kelimeleri öğrenmek için de iyi bir araç.

“A Reasonable Request” (“Makul Bir Rica”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviyeden İleri (Advanced) Seviyeye Kadar

Tür: Dram

Tanım:

Bir oğul uzun bir aradan sonra babasıyla buluşur ve korkunç bir ricada bulunur. Konunun çoğu şüphe ve belirsizlik üzerine kurulduğundan, bu filmi biz anlatmadan izlemeniz daha iyi olacaktır.

Bu film İngilizce öğrenenlerin aile üyeleri arasında geçen huzursuz konuşmaları gözlemlemeleri için harika bir film.

“The iMom” “İ-Anne”

Seviye: Orta (Intermediate) Seviyeden İleri (Advanced) Seviyeye Kadar

Tür: Bilim Kurgu

Tanım:

Geleceği düşündüğünüzde zihninizde ne canlanıyor? Çoğu insan robotların hayatlarımızı kolaylaştıracağını düşünüyor. Ancak bu filmin farklı bir bakış açısı var.

“iMom,” ebeveynlerin yerini alması planlanan bir robotla ilgili. Bu robot, ebeveynlerin bu robot sayesinde çocuklarının iyi olup olmadıkları konusunda endişe etmek zorunda kalmayacakları iddiasıyla, ebeveynler için sihirli bir çözüm olarak satılıyor. Filmde gördüğümüz çocuğun okulla ilgili birtakım problemleri var ve ebeveynleri bu sorunlardan tamamen bihaber. Çocuğun anne-babasının ilgisine ihtiyacı var ancak onlar bütün sorumluluğu robota yüklemiş durumdalar. Sonunda, iMom tüylerinizi diken diken edecek bir şey yapıyor.

Filmde telefon konuşmaları dahil olmak üzere karakterler arasında çok çeşitli etkileşim biçimleri görülüyor. İngilizce öğrenenler iMom ve oğlunun arasındaki diyaloglara odaklanmalı ve robotun anlayamadığı insanlara özgü iletişim biçimlerine dikkat etmeliler.

“How Was Your Day?” “Günün Nasıl Geçti?”

Seviye: Orta (Intermediate) Seviyeden İleri (Advanced) Seviyeye Kadar

Tür: Dram

Tanım:

Ebeveynliğin çoğu insanın bahsetmek istemediği karanlık bir yanı vardır. Ebeveyn olmak genellikle özverili olmak şeklinde tanımlanır. Ebeveynlerin çocukları için her şeyden fedakarlık eden büyülü insanlar olmaları beklenir. Ancak, bütün insanlar gibi, ebeveynler de kusurludur. Bu film, ebeveynliğin arızalı yanlarını göstermeyi amaçlıyor.

Bu, çocuğundan memnun olmayan bir annenin hikayesi. Bebeği bir sorunla doğuyor ve diğer çocuklar gibi davranamıyor. Birkaç dakika içerisinde, annenin onu tamamen paramparça eden bir yolculuktan geçişini görüyoruz. Bu konudan kimseye bahsedemediği için, bütün nefretini çocuğuna yönlendiriyor. Bu filmin sonunu izleyen hiç kimse, bu kısa filmi unutmayı başaramayacak.

Bu film İrlanda aksanlarını öğrenmek için harika bir film.

Filmde doğum öncesi kutlama partisi (baby shower), çiftler arasındaki konuşmalar ve arkadaşlar arasındaki sohbetler gibi pek çok samimi konuşma geçiyor.

Doktorun çocuğun anne-babasına kızlarıyla ilgili haberi verdiği kısa bir sahne de var. Bu tatsız durumda nasıl etkileşime girdiklerini görmek, size gerçek hayatta böylesi İngilizce konuşmaların nasıl geçebileceğine dair fikir verecektir.

“Conversation with My Black Son” (“Siyahi Oğlumla Sohbet”)

Seviye: Orta (Intermediate) Seviyeden İleri (Advanced) Seviyeye Kadar

Tür: Belgesel

Tanım: 

Irkçılık, ABD’de büyük tartışma konusu. Bu film bu konuyla ilgili lafı hiç dolandırmadan bir bakış açısını gözler önüne seriyor. Siyahi oğulların anneleri çocuklarını polisle karşı karıya gelme ihtimaline karşı nasıl hazırladıklarını anlatıyorlar.

Film çok acıklı olsa da, İngilizce öğrenen birinin Afrika kökenli Amerikalı topluluklar arasında kullanılan aksanlar ve konuşma biçiminin yanı sıra günümüzde Afrika kökenli Amerikalıların karşı karşıya oldukları sorunlar hakkında bilgi edinmesi için ideal filmlerden biri.

“How I Faked Being American” (“Nasıl Amerikalıymış gibi Yaptım”)

Seviye: İleri (Advanced) Seviye

Tür: Belgesel

Tanım: 

Jack Barsky, Sovyetler Birliği için çalışan Amerikalı bir ajandı. Bu kısa belgeselde, kendini yalnızca bir Amerikalı gibi konuşma konusunda değil, aynı zamanda onlar gibi giyinme, davranma ve yemek yeme konusunda da nasıl eğittiğini anlatıyor.

Filmde Barsky, Alman ve Amerikan davranış biçimleri arasındaki farktan söz ediyor. Bunun yanı sıra içeceklerden ve onları açış biçimlerinden de bahsediyor.

Bu film İngilizce öğrenenler için eğitici olmakla kalmıyor, aynı zamanda ilham da veriyor. Jack zeki ve kurnaz olması beklenen bir ajan olsa da, Amerikan İngilizcesinin temellerini öğrenmesi epey uzun sürmüş. Kendi deyimiyle, yüzü “morarana dek” çalışmış.

“Sally Ride on Dumb Questions” (Sally Ride ile Aptalca Sorular Üzerine”)

Seviye: İleri (Advanced) Seviye

Tür: Belgesel

Tanım: 

Sally Ride uzaya çıkan ilk Amerikalı kadındı. Bu, Sovyetler Birliği’nden ilk kadının uzaya gönderilmesinden neredeyse 20 yıl sonraydı. Bu röportajda Ride, genel olarak astronot olmanın zorluklarından söz ediyor. Fakat aynı zamanda kadın olduğu için gazetecilerin ve insanların kendisine sorduğu aptalca sorular hakkında da konuşuyor. Bu kısa belgesel 1983 yılında yapılan bir kayıt kullanılarak hazırlanmış.

İngilizce öğrenenler bu röportajdan Amerikan bilim, kültür ve toplum tarihi üzerine bilgi ve fikir edinebilirler. Sally eğitim sisteminden, NASA’dan (ABD Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi) ve sahte/yalancı gazetecilikten söz ediyor. Konuşma gayet akıcı bir şekilde ilerliyor. Animasyonlar da röportajda bahsedilen konular için iyi bir görsel kaynak oluşturuyor.

 

Kısa filmler izleyerek İngilizce kısa konuşmalar yapmayı öğrenmenin en iyi yolu, bir sahneyi izledikten sonra onu taklit etmeye çalışmaktır.

İngilizce bir sohbeti izleyip diyaloğu bir yere yazmak da gözlem ve bilgileri hatırlama konusunda size yardımcı olur.

Ancak bu filmleri izlerken hikayelerin tadını çıkarıp eğlenmeyi de unutmayın.

Kısa İngilizce filmlerle İngilizce kısa konuşmalar yapmayı öğrenirken sinema keyfi de yapacaksınız.

Ne de olsa en iyi sevdiğiniz şeyi yaparken öğrenirsiniz!


Dhritiman Ray  kurgu, şiir ve kurgu-dışı türlerinde eserler veren bir yazar. Uzmanlık alanları eğitim, psikoloji ve yaşam tarzı gibi konular. Hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayın.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.