ingilizce-ilkbahar

İlkbahar ile İlgili 28 Temel İngilizce İlkbahar Terimi

Karlar erimeye başladığı zaman…

Çiçekleri koklayabildiğin ve yaprakların büyüdüğünü gördüğün zaman…

…havada ilkbahar kokusu olduğunu bilirsin!

İlkbahar güzel bir mevsimdir. İçimizi ısıtır, bereket ve elbette yeni sözcükler getirir.

Havadan sudan konuşmak İngilizce konuşan kişilerin her yerde yaptıkları bir şeydir—ve her mevsimde. Dolayısıyla da İngilizce ilkbahar hakkında konuşabilmek sana anadili İngilizce olan bir kişi ile üzerine sohbet edebileceğin bir konu verecektir.

İlkbahar sadece bir mevsim değildir—o bir semboldür. İlkbaharda çok sayıda yeni şey yetişir—hayvan yavrularından harika kokulu çiçeklere—ki bu mevsim yeni bir yaşam ve yeni başlangıçların simgesidir.

Bu sene bahar ile birlikte bu yazıda bulacağın İngilizce ilkbahar sözcükleriyle bilgilerinin de büyümesine izin ver.

Learn a foreign language with videos

İlkbahar Çiçekler ve Yeni Sözcükler Anlamına Gelir

Kış aylarında bilmen gereken sözcükler soğuk, kar ile ilgilidir ve bazı deyim ve sözler öğrenebilirsin. İlkbaharda ise kullanılan sözcükler daha çiçeksi ve hoş bir hal alır.

Havadan konuşmuyor olsan da bu yeni sözcüklerin birçoğunu sohbetlerde kullanabilirsin. “Breeze” ve “shower” gibi sözcükler birden fazla anlama sahiptir. Bir şey çok kolaysa o şeyi tanımlamak için “something is a breeze” diyebilir ve birisini hediyelere boğduğun zaman “shower someone with gifts” kalıbını kullanabilirsin.

Bu sözcüklerin farklı kullanımlarını öğrendiğinde sohbetlerde her zaman kullanabileceğin—sadece ilkbaharda değil—sözcükler öğrenmiş olacaksın.

“Spring” ve “to Spring”: Aradaki Fark Ne?

“Spring” sözcüğü iki anlama gelmektedir: (1) bir isim olarak “spring” ilkbahar mevsimidir ve (2) fiil olarak “to spring” atlamak veya birden ileri sıçramak anlamına gelir. İçinde “spring” sözcüğü geçen çok sayıda deyiş ve deyim bulunuyor ve bu sözcüğün hangi anlamının kullanıldığını karıştırmak kolay olabilir.

İşte ileri doğru sıçramak anlamıyla spring sözcüğünü kullana bazı deyim ve deyişler:

  • Spring into action — Hızla bir şeyi yapmaya girişmek.
  • Spring in your step — İnsan mutlu olduğu zaman hoplaya zıplaya yürüyebilir.
  • Spring to life — Daha önce hiç başından aşağı soğuk su dökülerek uyandın mı? Bunun olması halinde olduğun yerde sıçrar ve sakin ve kıpırdamadan yatarken birden uyanırsın (spring to life).
  • Spring a leak — İçinde bulunduğun tekne bir delikten ya da çatlaktan su almaya başladığı (springs a leak) zaman yüzmeyi biliyorsan şanslısın demektir!

Artık içinde “spring” geçen hangi deyişlerin ilkbaharla ilgili olmadığını bildiğine göre şimdide ilkbaharla ilgili olanlara bir göz atalım.

İlkbahar için 28 Taze İngilizce Terim

İngilizce İlkbahar Terimleri

1. Spring fever

Yerinde duramıyor musun? Birden bire heyecanlanıyor ve maceraya atılmaya hazır mı hissediyorsun? Bahar ateşine/heyecanına (spring fever) kapılmış olabilirsin.

Vücut sıcaklığın bir hastalık nedeniyle normalden daha yüksek olduğunda buna ateş (fever) denir. Bahar ateşi gerçek bir hastalık değildir. Bu sadece insanların ilkbahar yaklaşırken hissettikleri yerinde duramama (restlessness) hissini tanımlamak için kullanılan bir deyiştir.

2. Spring cleaning

Soğuk kış günleri geride kaldığı zaman kalın giysileri kaldırma zamanı gelir. Birçok kişi bu giysi değişikliğini evlerinin tamamını temizlemek için bir bahane olarak kullanır.

Bahar temizliği (spring cleaning) de senede bir kez yapılan ve kalın giysileri kaldırmak için gardıroplara kadar evin her yerinin temizlendiği bu temizliği ifade eder.

3. Spring break

Amerika’da okullar genellikle Nisan ayında, Paskalya döneminde tatile girer. Bu tatil genellikle bir hafta sürer ve birçok öğrenci dışarı çıkıp eğlenmek için bu fırsattan istifade eder.

Bahar tatilinin (spring break) ne kadar çılgın geçebileceği hakkında “Piranha 3D” gibi birçok film bulmak mümkün.

Hadi Havadan Konuşalım

4. Breeze

Meltem (breeze) genellikle hoş ve insanı rahatsız etmeyen hafif bir rüzgardır. Breeze sözcüğü aynı zamanda “passing that test was a breeze because I studied hard” cümlesinde olduğu gibi çok kolay olan şeyleri ifade etmek için de kullanılabilir.

Bir fiil olarak to breeze ise rahatça ve kolaylıkla gitmek anlamına gelir. Örneğin, “After I finished the easy test, I breezed out of that classroom.”

5. Shower

Muhtemelen her gün duş alıyorsundur ama söz konusu hava olduğunda shower hafif yağış anlamına gelir. Ekinlerin yetişmesi için bol miktarda yağış gerekir, bu nedenle ilkbahar son derece yağışlı bir mevsim olabilir.

“April showers bring May flowers” deyişi hafif yağışların sıklıkla Nisanda geldiği ve bunların bir sonraki ay çiçeklerin açmasını sağladığını anlatır.

Bununla birlikte, genellikle pozitif bir anlamda birisini bir şeylere boğmak (shower) mümkündür. Arkadaşlarını hediyelere ya da övgüye boğabilirsin bu da onlara çok sayıda hediye verdiğin ya da olumlu sözler ettiğin anlamına gelir. Hediyelerin gökten yağmur gibi düştüğünü hayal et!

6. Drizzle

Shower hafif yağış anlamına gelir ama çisenti (drizzle) bundan daha da hafiftir. Çisenti, yağmur diyemeyeceğin kadar hafif yağıştır. Ayrıca, salata sosu gibi bir şeyden çok az döktüğün zaman buna da drizzle denebilir.

7. Puddles

Yağmur dindikten sonra geriye su birikintileri (puddles) kalır. Su birikintileri yerde toplanmış küçük su kümeleridir. Çocuklar çamurlu su birikintilerine atlamaya bayılır!

8. Thaw

İlkbahar beraberinde sıcak ve gün ışığını getirir, kıştan kalan kar çözülmeye (to thaw) ya da erimeye başlar. Bazen insanlar bu sözcüğü, karların erimeye başladığı ilkbaharın ilk günlerini ifade etmek için kullanır.

Aynı zamanda bu sözcüğü dondurucudan alınan et gibi dondurulduktan sonra ısınan herhangi bir şey için de kullanabilirsin. Örneğin, “Did you take the chicken out of the freezer? It needs to thaw so I can cook it for dinner.”

9. Sun-kissed

Güneş bir şeyi ısıttığı zaman o şeyin güneşte yanmış (sun-kissed—kissed by the sun) olduğunu söyleyebilirsin. Bu bir miktar çimen ya da iyi bronzlaşmış bir kişi olabilir. Güneş tarafından öpülmek kulağa sence de hoş gelmiyor mu?

10. Humid

Kuru sıcağın yanı sıra nemli (humid) sıcak da bu mevsimde yaşanabilen bir hava olayıdır. Havanın çok nemli olması, havada bol miktarda su olduğu anlamına gelir.

Çoğu insan nemli sıcağın kuru sıcaktan daha kötü olduğunu söyler, çünkü su buharı havanın daha ağır bir his vermesine neden olur.

11. Rainbow

Bazen yağmurdan sonra gökkuşağı (rainbow) görmek mümkündür—gökyüzündeki renkli kemer. Gökkuşağı güneş ışığının havadaki su tanecikleri ile etkileşime girmesi sonucu oluşur. Gökkuşağının şans getirdiği düşünülür ve çift gökkuşağı çok daha şanslı olduğun söylenir!

Yeni Şeylerin Doğuşu

12. Bloom

Tomurcuklar çanakları açılan çiçeklere dönüştüğü zaman buna çiçek açma (blooming) adı verilir. Bir bitki çiçek açabilir (bloom) ve çiçeklenmiş (in bloom) olabilir. İlkbahar bitkilerin çiçek açma zamanıdır!

13. Blossom

Çiçek sözcüğü ile eş anlamlı olarak kullanılan bir diğer sözcük blossom olmaktadır. Blossom sözcüğü genellikle bir ağaç üzerindeki bir grup çiçek gibi hep birlikte açan birden fazla çiçek olduğu zaman kullanılır.

Bazen, bir ilişki ya da kişi gibi sağlıklı bir şekilde gelişen veya büyüyen bir şeyi tanımlamak için de blossom kullanılabilir. Örneğin, “He blossomed from a young boy into a handsome young man.”

14. Nest

Bir kuş yuvası (nest) kuşların yumurtlamak ve yavrularına bakmak için yaptıkları bir yuvadır. İlkbaharın kuşların yumurtlama zamanı olması nedeniyle ilkbaharda çok sayıda kuş yuvası görmek mümkündür. Havada aşk var (“Love is in the air!”) diyebiliriz.

15. Hatch

Yavru kuşun yumurtadan çıkması eylemine hatching denir.

Hatch sözcüğü aynı zamanda genellikle gizli bir plan ya da fikrin ortaya çıkışını tanımlamak için de kullanılabilir. Örneğin, “The bank robbers hatched a new plan that would get them even more money.”

16. Fledgling

Yavru kuşun kısa tüylerinin dökülmesi ve uçmakta kullanacağı tüylerin çıkmasına fledgling denir.

Fledgling aynı zamanda tecrübesiz ya da yeni çıkmış herhangi şey için de kullanılabilir: “fledgling organization” ya da “fledgling career” gibi.

17. Seedling

Tıpkı bir önceki terimin genç bir kuşu tanımlaması gibi fide (seedling) de genç bir bitkiyi tanımlar. Sonek olarak kullanılan -ling başta hayvanlar olmak üzere bazen küçük bir şey anlamında kullanılır.

Örneğin, duckling bir ördek yavrusu ve gosling de bir kaz yavrusudur. Eğer birisi çok zayıfsa ona weakling denebilir (ama bu söylenecek hoş bir şey değildir!).

18. Robin

Nar bülbülü (robin) sırtı siyah ve gerdanı açık kızıl bir kuş türüdür. Kuzey Amerika’nın birçok yerinde nar bülbülü ilkbaharın gelişinin ilk işaretlerinden biridir. Eğer bir nar bülbülü görürsen ilkbaharın artık geldiğini söyleyebilirsin.

19. Fragrance

Itır (fragrance) hoş ve tatlı bir kokudur. Birçok çiçek güzel koku verir ama parfümler ve kolonya da güzel kokar.

20. Bouquet

Buket (bouquet) İngiliz dilinin Fransızcadan “ödünç aldığı” bir sözcüktür. Bir buket birlikte hoş gözükmesi için hazırlanmış bir grup çiçektir ve genellikle kutlamalarda insanlara verilir.

Randevuna bir buket çiçek götürmek hoş olacaktır! Papatya, nergis ve lale gibi birçok ilkbahar çiçeği harika buketler meydana getirir.

İlkbahar Tatilleri

21. Easter

Paskalya (Easter) İsa Mesih’in dirilişinin kutlandığı bir Hristiyan bayramıdır. Paskalya 21 Mart ile 25 Nisan arasında gerçekleşir ve her zaman Pazar gününe gelir—ve Paskalya kutlamaları sekiz gün sürer.

Paskalya’da çocuklar gizlenmiş yumurtalar bulur (bu yumurtalar Paskalya Tavşanı tarafından getirilir) ve bunları güzel renklere boyarlar.

22. St. Patrick’s Day

Aziz Patrick Günü (St. Patrick’s Day) İrlanda’nın koruyucu azizinin kutlandığı gündür. Her sene 17 Mart’ta kutlanır. Amerika’da insanlar Aziz Patrick Günü yeşil giyer, içki içer, parti yapar ve bol bol eğlenirler.

23. May Day

1 Mayıs May Day birçok ülkede kutlanır ve ilkbahar şenliğinin yapıldığı gündür. “Mayday” ise pilotlar gibi kişilerin telsizde söyledikleri bir tehlike ya da acil durum sözcüğüdür.

Şaşırtıcıdır ki bu iki sözün birbiriyle hiçbir ilişkisi yoktur. Bu acil durum sinyali, Fransızca m’aider sözcüğünden gelmektedir ve “Bana yardım et” (“Help me”) anlamına gelir. O halde 1 Mayısı “Mayday!” diye bağırmadan kutlayalım.

İyi Hissetmek

24. Fresh

Temiz ve yeni olan şeye fresh denir. İlkbahar doğa için yeni bir başlangıçtır, ferahlatıcı meltemler ile havada taze bir koku vardır. Bir çift temiz çorap giyebilir ya da duş aldıktan sonra kendini yenilenmiş hissedebilirsin.

25. Rejuvenating

Gençleştirici (rejuvenating) sözcüğü günlük konuşmalardan daha ziyade sabun ve kremlerin üzerinde görmeye alıştığımız bir sözcüktür. Cildini gençleştirmeyi (“rejuvenate your skin”) vaat eden bir yüz kremi gibi sana daha genç hissettirecek bir şeyi tanımlamaktadır.

26. Vibrant

Çok parlak ya da enerji dolu şey ya da kişi için vibrant sözcüğü kullanılır. “A vibrant red coat” çok canlı kırmızı bir palto ve “someone with a vibrant personality” de çok coşkulu ve enerji dolu bir kişidir.

İlkbaharda insanlar doğa ya da çevrenin capcanlı (vibrant) olduğunu söylerler çünkü hayat doludur.

27. Thriving

Canlı olan her şey iyi gelişebilir ve büyüyebilir (thrive). Çok başarılı olan şeyleri tanımlamak için “thriving company” ya da “thriving relationship” örneklerinde olduğu gibi thriving kullanılır.

28. Hopeful

Umut (hope) sahip olunabilecek güçlü hislerden biridir. Bir şeyin olması isteği ya da bir şeyin olacağına dair inançtır. Umut dolu (hopeful) olduğun zaman bir şeyin olmasını umut ettiğin anlamına gelir.

 

Soğuklara veda edip sıcak ilkbaharı İngilizce ilkbahar terimleriyle karşılayalım! Bu temel sözcükler sayesinde artık bu sene ilkbaharın getireceği her şeye hazırsın.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.