ingilizce-iletisim

Popüler Kültür Bilgisiyle İngilizce İletişim Becerilerini Geliştir

“I Ubered to work today.”

Bir arkadaşım geçenlerde bunu söyledi.

Onun ne demek istediğini hiç anlamadım.

Madagaskar’da yaşadığım seneler boyunca yıllarım ABD dışında geçmişti. Özel taksi çağırmak için kullanılan bir mobil uygulama olan Uber’in ne olduğunu bilmiyordum.

Yani arkadaşımın “Bugün işe Uber ile geldim” demek istiyordu. Ama Amerikan popüler kültürüne yabancı kalmıştım ve onun neden bahsettiğini bilmiyordum.

İngilizce iletişim kurulan ülkelerde yaşayan insanlar, günlük konuşmalarda popüler kültür unsurlarını sık sık kullanır.

Bu unsurları bilmiyorsan söylenenleri anlamak zor olabilir.

Ve bu durum anadili İngilizce olanlar için de geçerlidir!

Sıradan bir olayı anlayamamanın ne kadar can sıkıcı olduğunu bilirim. İşte bu nedenle bugün sana pop (“popüler” kısaltması) kültürü bilgini geliştirmenin yollarını anlatacağım.

Anadili İngilizce olan kişilerin ne söylediğini öğrenmek, İngilizce iletişim becerilerini geliştirmenin büyük bir bölümünü oluşturur.

En yeni dil kullanımlarını öğrendiğin zaman ne kadar fazlasını anladığına kendin bile şaşıracaksın.

Learn a foreign language with videos

Popüler Kültür Referanslarını Öğrenmek için Online Kaynaklar Kullan

Bir sözcüğün anlamını sözlükte arattığın ama bulamadığın oldu mu?

Sözlükler çoğu sözcüğün anlamını içerse de bunlar genellikle popüler kültür referansları ya da argo sözcükler içermez. Bunun nedeni ise bunların daha yeni olmaları ve tam olarak konuşmanın doğru yolu olmamalarıdır. Buna rağmen bunlar yaygın olarak kullanılır.

Neyseki argo ve pop kültür referanslarını öğrenmene yardımcı olacak bazı harika online kaynaklar mevcut:

  • Urban Dictionary. “Swipe left” ya da “hella” ne anlama geliyor bilmiyor musun? Bunların anlamlarını kullanıcılar tarafından yazılmış tanımlarla argo sözcüklerden oluşan bir sözlük olan Urban Dictionary’de arat. (Rahatsız edici bir dil veya fikirlerle karşılaşabileceğini unutma.) Bazı sözcüklerin birden fazla tanımı, eşanlamlıları ve örnekleri bulunmaktadır. “Lol” (Laughing out loud) ya da “Btw” (By the way) gibi kısaltmaların anlamlarını aratmanın en iyi yoludur. Eğer bu kısaltmaları bilmiyorsan yazının ilerleyen bölümünde bunları ele alacağız.

Diğer kaynaklar tükendiği zaman Google ile arama yapmayı dene. Anlamadığın sözcük ya da sözü yaz. Sonuna “meaning” sözcüğünü ekle. Örneğin: “Btw meaning.”

Eğer bu da işe yaramazsa sözcüğün başına “what is” yaz. Örneğin: “What is Uber?”

Popüler TV Dizileri ve Filmleri İzle

Ailemle konuştuğum zaman en sevdiğimiz televizyon dizileri hakkında konuşarak rahat 20 dakika geçirebiliriz. Sanki arkadaşımızmış gibi bu dizilerdeki karakterler hakkında konuşuruz. “Can you believe Sasha is marrying Ben?” (Sasha’nın Ben ile evleneceğine inanabiliyor musun?) ya da “Did you see what happened to Phil last Sunday?” (Geçen Pazar Phil’in başına gelenleri gördün mü?) gibi şeyler söyleriz.

Pek çok Amerikalı güncel televizyon programları veya filmler hakkında uzun ve hararetli sohbetler yapar. Eğer bu sohbete dahil olmak istiyorsan popüler dizilerin bir ikisini takip etmeyi dene. Bu dizileri, şu web sitelerinin ana sayfaları ya da “popüler” sayfalarında bulabilirsin:

Elbette herkesin en son diziler ve filmleri takip edecek zamanı yoktur, bu nedenle anadilini konuşanlardan İngilizceyi sana daha uygun sürelerle öğrenmek için FluentU kullanabilirsin.

FluentU—müzik videoları, film fragmanları, haberler ve etkileyici konuşmalar gibi—gerçek hayattan videoları alır ve bunları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürür. Her gün eklenen yeni içeriklerle, diğer İngilizce becerilerini geliştirirken popüler kültürü de takip etmiş olursun.

Amerikalılar sohbetlerde TV dizileri veya filmlerden alıntılar yapmaya da bayılır. Bir söz, kulağa sohbetin doğal bir parçası gibi gelse de aslında bir filmden yapılmış bir alıntı olabilir.

Anadilim İngilizce olsa da insanlar filmlerden alıntı yaptıkları zaman bunları genellikle fark etmiyorum. Kendi deneyimlerimden bunu sormanın en iyisi olduğunu öğrendim.

Karşındaki kişiye söylediği sözün bir filmden alıntı olduğunu düşünüyorsan ona “Is that a movie quote?” diye sor.

Ya da “I don’t get it” diyebilirsin.

Rotten Tomatoes gelmiş geçmiş tüm filmler hakkında bilgi edinmek için harika bir kaynaktır. Bu sitede de popüler diziler ve filmler ana sayfada yer bulmaktadır.

Popüler Müzik Dinle

Yeni müzikleri dinleyerek pop müzik kültürünü takip et.

Yeni ve popüler müzik videoları bulmak için Vevo bakabileceğin iyi bir yerdir. YouTube ise neredeyse her şey hakkında videolar sunar. Ama Vevo sadece müzik videoları paylaşır ve yeni ve popüler parçalara erişmeni sağlar.

Müzik ilgini çekiyorsa Billboard 100 listesine bir göz at. Hangi yeni şarkıların daha fazla dinleyicisi olduğunu görmek için popüler bir kaynaktır.

Şahsen, oynatma listeleri içeren bir web sitesi olan Songza’yı kullanıyorum. Bu oynatma listeleri türe ve ruh haline göre düzenlenmiştir ve yeni şarkıları keşfetmene yardımcı olabilir.

Popüler Uygulamaları Takip Et

Bazen sık kullanılan sözcüklerin yerini popüler uygulamalar alabilir. Bunun örneğini yazının başında “to take a taxi” yerine “to Uber” kullanarak vermiştim. Elbette diyaloglarda kullanılan tek uygulama bu da değildir.

Günümüzde bunun bazı örnekleri arasında şunlar yer alıyor:

  • “You can Venmo me for the coffee.” Anlamı: “Kahvenin parasını, arkadaşlarına para gönderme imkanı sunan bir uygulama olan Venmo’yu kullanarak geri ödeyebilirsin.”
  • “We’re out of milk. Do you want me to Instacart some?” Anlamı: “Evde süt kalmamış. Süt siparişi vermemi ve eve gönderilmesini ister misin (bunu yapma imkanını sunan Instacart uygulamasını kullanarak)?”

Popüler uygulamalar hakkında daha fazlasını öğrenmek için Digital Trends’e bir göz at. En iyi uygulamaların bir listesini her sene yeniliyorlar.

Küçük Blogları Oku

Büyük dergilerin ve gazetelerin köşe yazarlarının aksine daha küçük blogların yazarları daha ziyade konuştukları gibi yazarlar.

Popüler kültür referansları ve yaygın kullanılan sözleri öğrenmek için seveceğin birkaç küçük blog bul. Bunları düzenli oku. Böylelikle insanların nasıl konuştuğunu okuyabilirsin. Ama sözcükleri kendi hızına göre okuyabilirsin.

Şahsen The Everywhereist gibi seyahat bloglarını okumayı seviyorum. Belki sen spor, müzik ya da moda ile ilgileniyorsundur. İlgini çeken konular hakkında bir blog bulacağından emin olabilirsin. Bu blog ya da blogları takip et ve haftada birkaç defa bunları oku. Ayrıca İngilizce öğrenmek için Facebook sayfalarını da kullanabilirsin.

Sıkça rastlanan konular hakkındaki bazı harika blogları şöyle listeleyebiliriz:

Yeni bloglar bulmak için Weblog Awards sana fikir verecektir.

Blog yazarlarının üslubuna dikkatini ver. Anlamadığın sözcük ya da sözleri not al. Ne gibi sözcükler kullanıyorlar? Ne gibi sözcükler kullanmıyorlar? Kullandıkları gramer farklı mı? İngilizce iletişim kurarken ne gibi pop kültür referansları kullanıyorlar?

Yeni Konuşma Trendlerini Dinle

Konuşma İngilizcesinin yazılı İngilizceden farklı olabileceğini fark etmiş olabilirsin. Örneğin, “going to” demek yerine “gonna” deriz.

Son zamanlarda gençler sözcükleri kısaltarak konuşmaya başladılar. Örneğin, “totally” yerine “tots” (“totes” gibi telaffuz edilir) diyebilirler.

Yine burada da günlük dilde yazılmış bloglar okumak, konuşmanın bu yeni yollarını öğrenmene yardımcı olacaktır. Urban Dictionary bunların bazılarını sana açıklayabilir. Ama bunları öğrenmenin en iyi yolunun müzik dinlemek, televizyon izlemek ve blog ve dergiler okumak olduğunu göreceksin.

Yazışmalarda Kullanılan Kısaltmaları Öğren

Kısaltma, bir sözcük grubu yerine kullanılan baş harfleridir. Bunlar İngilizce iletişimde sık sık kullanılır.

Çoğu popüler kısaltma ilk başlarda sadece metin mesajları ve online mesajlaşmada kullanılıyordu. Günümüzde ise bunları günlük İngilizce iletişim içinde de kullanıyoruz. Metin kısaltmalarını öğrenirken, hem bunun neyin kısaltması olduğunu hem de bunu konuşurken nasıl söyleyeceğini öğrenmelisin.

Bunların tamamen küçük ya da büyük harflerle yazıldığını görebilirsin. Örneğin, “lol” ya da “LOL” görebilirsin ancak bunların anlamı aynı olacaktır.

İngilizce konuşan kişilerin metin yazışmalarda (ve bazen de İngilizce konuşmalarda) kullandığı bazı kısaltmalar arasında şunlar yer alır:

J/k veya Jk (Just kidding)

Bir konuda şaka yaptığımızı belirtmek için “j/k” ya da “jk” harflerini kullanırız. Örneğin:

“You’re so dumb, jk!”
“Çok salaksın, şaka yapıyorum!”

Lol (Laughing out loud)

Bir şeye güldüğünü ya da bir şeyi komik bulduğunu göstermek için bu ifadeyi kullan. Bir şey gerçekten komik ise “lmao” yazabilirsin. Genellikle “lmao” ifadesini sadece yazılı sohbetlerde görürsün ama “lol” konuşmalarda da karşına çıkabilir. Bu kısaltmalar konuşmalarda sıklıkla her bir harfinin ayrı okunmasıyla söylenir (“L…O…L”). Ama bazen de “lawl” gibi telaffuz edildiğine de şahit olabilirsin.

Btw (By the way)

Bu ifadeyi ek bilgiler verirken kullan. Örneğin:

“What are you bringing to dinner?”(Akşam yemeğine ne getireceksin?

“I’ll bring wine. And I’ll be there at 6, btw.”(Şarap getireceğim. Bu arada 6’da orada olurum.

Sry (Sorry)

Aslında konuşurken “sry” demeyiz. Ama bazen “sorry” demek yerine “sry” yazarız.

Atm (At the moment)

Bu ifade “şu anda” ya da “şimdi” anlamına gelir. Örneğin:

“Hey, can you talk?”
“Hey, konuşabilir miyiz?”

“Sry, I’m busy atm.”
“Üzgünüm, şu anda meşgulüm.”

Wtf (What the f***?)

Bir şeye şaşırdığın (ve buna memnun olmadığın) zaman bu ifadeyi kullan. Ya da bir şeyin tuhaf ya da kafa karıştırıcı olduğunu söylemek için de kullanabilirsin. Örneğin:

“My brother stole $20 from me!”
“Kardeşim benden 20 dolar çaldı!”

“Wtf? That’s not OK!”
“Böyle iş mi olur? Bu hiç iyi değil!”

Başka bir örnek:

“We ate crickets at lunch.”
“Öğle yemeğinde çekirge yedik.”

“Wtf? Really? That’s weird.”
“Hadi be! Gerçekten mi? Bu çok garip.”

Nvm (Nevermind)

Eğer diyaloğu sürdürmek istemiyorsan bu ifadeyi kullan. Bu ifade genellikle yazılı olrak kullanılır.

Örneğin:

“I don’t understand. What are you asking?”
“Anlamadım. Ne soruyordun?”

“Nvm. It’s not important.”
“Boşver. Önemli değil.”

Omg (Oh my god)

Bir şeye şaşırdığın zaman bu ifadeyi kullan. Bu şey iyi de olabilir kötü de. Bunu genellikle İngilizce konuşmalarda duyarsın.

Örneğin:

“My sister is getting married!”
“Kız kardeşim evleniyor.”

“Omg! That’s wonderful!”
“Aman tanrım. Bu harika!”

Brb (Be right back)

Kısa sürede geri döneceğin zaman bu ifadeyi kullan.

Idk (I don’t know)

Bu oldukça anlaşılır bir ifade ama ne olur ne olmaz bir örnek verelim:

“What time is the party?”
“Parti saat kaçta [başlıyor]?”

“Idk. Ask Sarah.”
“Bilmiyorum. Sarah’ya sor.”

Günlük Dili Ne Zaman Kullanacağını Öğren

Elbette popüler kültürü bilmek arkadaşlarınla İngilizce konuşurken sana yardımcı olur. Bunu bilmek söylediklerinin kulağa daha doğal, anadilini konuşuyormuş gibi gelmesine yardımcı olur. Ama aynı zamanda sohbetlerde bu popüler kültür bilgini ne zaman kullanmaman gerektiğini de bilmelisin.

Arkadaşlarınla mesajlaşırken ya da onlarla İngilizce iletişim kurarken bu referansların herhangi birini kullanabilirsin. Bununla birlikte, işte ya da mesleki bir ortamda bunları kullanmak uygun olmayacaktır.

Mesleki ortamda hiçbir zaman sözcükleri kısaltmamalısın (“totally” yerine “tots” demek gibi). Popüler kültür referanslarını iş çıkışına sakla!

Soru Sormaktan Çekinme

Nihayetinde, konuşulan popüler dili öğrenmek eğlenceli olmalıdır. Notlar al. İnternette İngilizce çalışırken yeni sözcükler dene. Ve bir şeyi anlamadıysan bunu her zaman arkadaşlarına sorabilirsin.

Çoğu zaman bunu yapmak harika bir sohbetin başlangıcı olur.

Uber ya da “Game of Thrones” dizisi olması fark etmeksizin genellikle basit bir açıklama bulabilirsin.

Bu nedenle soru sormaktan çekinme.

Popüler kültürü ne kadar fazla öğrenirsen, İngilizce iletişim kurmak da o kadar kolaylaşır.

Bunu yapabilirsin.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.