ingilizce-edatlar

Müzik ile İngilizce Edatlar Öğren: Dilbilgisi Öğrenmene Yardımcı Olacak 30’dan Fazla Şarkı

Kendini İngilizce edatlar öğrenmeye hazırla.

Bu yazıda çok sayıda edat bulacaksın.

Ve bol miktarda müzik de bulacaksın.

Eğer iyi İngilizce konuşmak istiyorsan İngilizce grameri öğrenmelisin.

Ama kim demiş eğlenirken öğrenemezsin diye?

Bugün sana edatları öğrenmende yardımcı olacak 30’dan fazla mükemmel İngilizce şarkı göreceğiz.

O halde kulaklıkların ya da hoparlörünü kap ve dinlemeye başlamaya hazırlan!

Bir Saniye, Edat Neydi?

Bu sorunun yanıtını bilmiyorsan endişelenme. Bunda bir sorun yok. Şahsen anadilim İngilizce ve bu dilbilgisi sözcüklerini ben de sık sık karıştırıyorum.

Edatın ne demek olduğunu öğrendiğimde 13 yaşında olduğumu biliyorum. Ama ta ki Almanca öğrenmeye başlayana ve sonra da bir İngilizce öğretmeni olana kadar bunu uzun süre unuttum.

Kısaca belirtmek gerekirse edat, iki isim arasındaki ilişkiyi tanımlayan bir sözcüktür. Bir insan, yer, şey ya da fikir bir isim olabilir. Sıkça kullanılan edatlar arasında about, for, in, on veat, sayılabilir ama bunlardan daha fazlası mevcut.

Edat Türleri Nelerdir?

Genel olarak edatlar üç kategoriye ayrılır: yer edatları, zaman edatları ve diğer edatlar. Bugün bunların hepsinin örneklerini göreceğiz.

İngilizce Edatlar Neden Önemlidir?

Eğer İngilizce konuşurken edat kullanmazsan insanlar muhtemelen seni anlamaz. Ama senin Tarzan gibi konuştuğunu düşünebilirler.

Tıpkı diğer dilbilgisi konuları gibi edatlar da son derece önemlidir ama bunlar bazen seni zorlayabilir.

İngilizcede yüzlerce fiil öbeği de bulunur. Bunlar bir fiil ile bir edatı bir araya getiren ifadelerdir. Örneğin, get out, look after veya stand up. Diğer dillerde genellikle fiil öbeklerine rastlanmaz. Dolayısıyla da bunların İngilizcedeki yerini bilmek ve doğru şekilde kullanmak önemlidir. Eğer fiil öbeğinin bir parçasını değiştirirsen onun anlamı genellikle tamamen değişir.

Edatları Öğrenmek Neden Zor?

Her bir sözcüğün farklı amaçları işlevleri olması nedeniyle bu sözcükleri öğrenmek zor olabilir. Ayrıca, edatlar normalde iki dil arasında doğrudan çevrilemeyen sözcüklerdir.

Bir örnek vermek gerekirse İngilizcede “in love with someone” denir. İspanyolcada ise aynı düşünceyi “enamorado de…” (yani birebir çevirirsek “in love of…”) olarak ifade ederiz.

İngilizcede hiçbir zaman “I’m in love of you” denmez. Bunun yerine, “I’m in love with you” denir.

Bu nedenle, edatları sözcük öbeklerinin birer parçası olarak öğrenmek en iyisidir, çünkü bunlar edatları o dilde kullanmanın en doğal yollarıdır.

Ve İngilizcede doğal sözcük öbekleri bulabileceğin en iyi yerlerden biri de şarkılardır! Dolayısıyla da bu yazımızda İngilizce şarkılarda geçen farklı edat örneklerine bir bakacağız. Bu şarkılardan bazıları popüler şarkılar ve diğerleri de sadece benim için popülerler.

İlk olarak yer edatları ile başlayacağız. Daha sonra zaman edatlarına geçeceğiz. Son olarak da diğer edat tiplerinin bazı örneklerine bir göz atacağız.

30’dan Fazla Popüler Şarkı ile İngilizce Edatlar Öğren

Yer Edatları

Bunlar bir olayın nerede olduğunu belirtmek ya da bir ismin başka bir isme göre nerede olduğunu belirtmek için kullanılan sözcüklerdir.

Bu bölüme in, on ve at sözcüklerinin üzerinden hızla geçerek başlayacağız çünkü bunlar, öğrencilerim için en büyük kafa karışığını yaratan edatlardır.

Bir yer hakkında konuşurken bu üç sözcük kafa karıştırıcı olabilir. Ama bunların her birini ne zaman kullanacağını hatırlamana yardımcı olacak bazı genel kurallar mevcut. Bunların genel kurallar olduklarını ve muhtemelen bunların bazı istisnaları olduğunu unutma.

  • Eğer bir şey hakkında konuşurken aynı zamanda inside diyebiliyorsan in sözcüğünü kullan. Örneğin, bir paket pirinç hakkında konuşurken “The rice is in the bag” ya da “The rice is inside the bag” diyebilirsin ve her ikisi de aynı anlama gelir. Eğer “konteynerler” (bunlara evler, şehirler ve ülkeler gibi büyük “konteynerler” de dahildir) içindeki şeylerden bahsediyorsan muhtemelen in sözcüğünü kullanırsın
  • Bir ismin başka bir ismin yüzeyine dokunduğunu (ama onun içinde olmadığını) söyleyebilirsen muhtemelen on sözcüğünü kullanırsın. Örneğin, “The glass is on the table” ya da “The insect is on your head!” diyebilirsin. Her iki durumda da birinci isim (bardak ve böcek) ikinci ismin (masa ve başın) yüzeyine sadece dokunmaktadır ve kolaylıkla hareket edebilir.
  • Son olarak, bir fikir ya da genel bir alandan bahsederken normalde at kullanılır. Bu kuralın bazı istisnaları bulunuyor ama şu cümle örnek verilebilir “I’m at the beach.” Eğer bu cümleyi kurmuşsam o plajın genel bir alanında olduğum anlamına gelir ve kumlar üzerinde olduğum anlamına gelmesi gerekmez. Otel odamda ya da havuz başında veya plajın yanındaki bir şehirde olabilirim. Dolayısıyla burada at the beach” plaja yakın bir yerde olduğun anlamına gelir ve bu fiziksel bir yerden ziyade bir fikirdir.

Yine at sözcüğüyle birlikte kullanılabilecek sık kullanılan fikirler arasında at work, at home ve at school sayılabilir. Bu örneklerin her birinde bir fikir (at home) ifade edilir ve fiziksel bir yer (in the house) ifade edilmez.

Umarım bunlar sana mantıklı gelmiştir! Şimdi eğlenceli bölüme geçelim ve bu İngilizce edatların bazı harika İngilizce şarkılarda nasıl kullanıldığına bir bakalım.

In

1. “In the Ghetto” – Elvis Presley (şarkı)(şarkı sözleri)

Başlamak için son derece açık ve kolay bir örnek. Bu şarkıda Elvis varoşta (bir şehrin tehlikeli ya da fakir bir semti) büyümüş bir erkek çocuğundan bahsediyor. Çocuğun zor bir hayatı vardır ve sonunda suç işlemeye başlar. Bu üzücü bir şarkı ama kulağa hoş geliyor.

Burada in sözcüğü varoşun fiziksel bir alan olması ve çocuğun da bu alanın içinde yaşamış olması nedeniyle kullanılıyor.

2. “Love in a Foreign Place” – Gossip (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıyı anlamak belki de Elvis’in şarkısından daha zor olabilir ama bu şarkı çok daha enerjiktir! Elvis’in şarkısı bir ballad idi, yani bir hikaye anlatıyordu. Bu şarkı ise bir balad değil. Aksine, bu şarkının sözleri genel bir duygu ya da hissi anlatıyor ve şarkı sözleri daha şairane.

Solist büyük şehirleri ne kadar sevdiğinden ve büyüdüğü küçük kasabadan hoşlanmadığından bahsediyor. Şunları da söylüyor: “All I ever wanted was so much more / than life in a small town.

Burada in sözcüğünü kullanmalıdır, çünkü “a foreign place” ve “a small town” her ikisi de fiziksel lokasyonlardır.

3. “In God’s Country” – U2 (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkı da bir balad değil ve sözleri Gossip şarkısından da daha şairane. Solist (Bono) bir çöl hakkında söylüyor ama şarkı sözlerinden bunu anlamak benim için dahi zor.

Bu şarkıda in God’s country” deniyor çünkü her ülke ya da şehir ile in kullanmak gerekir. Örneğin, “I live in San Ramon, in Costa Rica.”

On

4. “On That Stage” – Mike Park (şarkı)(şarkı sözleri)

Nedense yer edatı olarak on kullanan örnekler bulmakta zorlandım. Ama bu şarkıyı seviyorum. Bu bir aşk şarkısı ama şarkı sözlerini anlamak yeni başlayanlar için biraz zor olabilir.

Eğer anlamını bilmiyorsan, stage bir müzisyen ya da aktörün performansını sergilediği yer, yani sahnedir. Solist sahneye sadece dokunduğu (sahne üzerinde durur ve içinde değildir) için “the singer is on the stage” demek doğru olacaktır.

At

5. “At Your Side” – The Corrs (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkı, arkadaşlık ve arkadaşlara zor zamanlarında yardım etmek hakkında hoş bir şarkıdır.

Genel bir yer ya da fikirden bahsederken at kullandığımızı hatırla. Bu şarkıda, your side sözü fiziksel bir yerden ziyade bir fikirdir. Şarkı sözlerinde “I’ll be at your side” sözü geçer ve bu da şarkıcının arkadaşına yardım edeceği ve onun yanında olacağı anlamına gelir. Fiziksel olarak da arkadaşının yanında olabilir ama burada aldığı anlam daha ziyade duygusal olarak arkadaşının yanında olmaktır.

Yaygın kullanılan başka bir söz ise “I’ll be by your side” olmaktadır ve bunu listemizin ilerleyen bölümünde göreceğiz.

Şarkı adı at ile başlayan birçok diğer şarkı var, ama bunlardan bazıları enstrümantal ya da çok az şarkı sözüne sahip. Bazı örnekleri arasında “At the Party” – M83 ve “At the River” – Groove Armada gösterilebilir. Bu şarkılarda belirli bir yerden değil genel bir lokasyon ya da fikirden bahsediliyor.

By

Yukarıdaki bu üç sözcük sıklıkla birbiriyle karıştırılır. Neyse ki geriye kalan yer edatları genellikle İngilizce öğrencileri için o kadar da karmaşık değildir.

Bunlardan biri de by ve tıpkı at gibi bu sözcük de iki şeyin fiziksel olarak birbirine yakın olduğunu gösterir. Bu listede göreceğimiz diğer sözcükler kadar kesin değildir.

6. “Rivers of Babylon” – Boney M. (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkı Kosta Rika’da şaşırtıcı bir şekilde popülerliğini koruyor. Belki bu şarkıyı Türkiye’de de duymuşsundur?

Şarkı sözleri biraz kafa karıştırıcı gelebilir ama bunun iyi bir nedeni var. Bunlar aslında İncil’den alıntı, dolayısıyla da eski İngilizce kullanılıyor ve bazı sözcüklere sadece dini metinlerde rastlamak mümkün.

Bu şarkı yabancı bir ülkede köle yapılan bir grup insandan ve onların yaşadıkları zorluk ve üzüntüden bahsediyor.

Şarkıda by kullanılıyor çünkü “Babil’in nehirlerinin yanında oturuyorlar.” Diğer bir deyişle nehirlerin yakınında oturuyorlar ama ne kadar yakın oldukları kesin değil.

7. “Me and Julio Down by the Schoolyard” – Paul Simon (şarkı)(şarkı sözleri)

Samimi olacağım: Bu şarkının sözlerini iki defa okudum ama hala onun ne hakkında olduğunu bilmiyorum. Sanırım Paul ve arkadaşı Julio hakkında? Kim bilir?

Burada önemli olan şey İngilizce edatımız by. Okul bahçesinin yakınlarında oldukları için şarkıda bu edat kullanılıyor. Muhtemelen okul bahçesinin içinde değiller, çünkü öyle olsaydı “down in the schoolyard” denirdi.

Her neyse, bu şarkıda gitara bayılıyorum. İşte bu nedenle şarkı sözlerini anlamasam da listemize dahil etmek istedim.

Next To

Next to edat öbeği by sözcüğüne anlam olarak çok yakındır. Bunların her ikisi de iki ismin birbirine fiziksel olarak yakın olduğunu belirtir ancak next to genellikle by edatına göre daha yakındır.

Muhtemelen şunun gibi cümleler duyarsın: “I sit next to Jennifer in math class.” Bu örnekte, benimle Jennifer arasında oturan başka biri yoktur. Eğer “I sit by Jennifer in math class” diyecek olursam, ona benden daha yakın oturan kişiler olabileceği anlamına gelir.

8. “I Can’t Get Next to You” – The Temptations (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıyı anlayabilmek için muhtemelen şarkı sözlerini okuman gerekir—sırf dinleyerek anlayamadığımı söyleyebilirim. Ayrıca, bu şarkının daha yakın tarihte yayınlanmış bir Al Green yorumu da bulunuyor. Al Green’in yorumu daha yavaş ama bazı şarkı sözlerini anlamak yine de zor.

Şarkının her iki yorumu da aynı sözler ve fikre sahip. Şarkıda solist(ler) sevdikleri kadının yanında (next to) olamadıkları zaman inanılmaz şeyler yapabileceklerini söylüyorlar. Diğer bir deyişle, o kadının kendilerini kabul etmesini sağlayamıyorlardır.

Burada, next to tam olarak bir fiziksel yer edatı değildir ama buna yakındır. Bu şarkıda “get next to you” sözü “be with you” anlamına gelir.

Beyond

Çok sık kullanılmayan bir edattır. Beyond bir şeyin ötesinde (“on the other side of”) anlamına gelir. Genellikle şiirlerde kullanılır.

Örneğin, bir şeyin çok uzakta olduğunu ifade etmek için ya da gerçek olması gerekmeyen yerler hakkında konuşurken beyond kullanabilirim. Bu gibi kullanımı “Beyond the 7th Sky” – Lenny Kravitz ya da “Beyond the Realms of Death” – Judas Priest gibi parçalarda görebilirsin. Her iki parçada da bahsi geçen yerler gerçek dışıdır. Solistler, hayal ürünü bir şeyin çok ama çok uzakta olduğunu göstermek için bu yer adlarını kullanır.

9. “Beyond the Sea” – Bobby Darin (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu parça, yukarıdaki Judas Priest parçasından çok farklı bir tarza sahiptir.

Bu şarkıda, Bobby Darin sevgilisinin onu denizin ötesinde (beyond the sea”) beklediğini söyler. Diğer bir deyişle, sevgilisi denizin diğer kıyısındadır ve onunla olmak için denizi aşması gerekmektedir.

Bu parçada “It’s far beyond the stars” ve “It’s near beyond the moon” sözleri de kullanılmıştır. Bunların her ikisinde de solist sevgilisinin çok uzaklarda olduğunu ifade etmektedir—belki de ulaşması imkansız bir yerde.

Son olarak, beyond sözcüğü bu şarkıda ilginç bir şekilde daha kullanılıyor. Bobby, “I know beyond a doubt / my heart will lead me there soon” diyor. Burada beyond a doubt sözü hiç şüphesiz (no doubt) anlamına geliyor. Diğer bir deyişle söylediğin şeye tamamen güveniyorsun. Örneğin, “I know beyond a doubt that if you study English a lot, you’ll become fluent!” diyebilirdim.

Beside

Bir edat olan beside hem by hem de next to ile büyük benzerliklere sahiptir. İki ismin fiziksel olarak birbirlerine yakın oldukları anlamına gelmesi nedeniyle next to ile daha yakından benzeşmektedir.

10. “Beside You” – 5 Seconds of Summer (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıda solist “I wish I was beside you” diyor. Burada, birlikte olmak istediği kişiyle olmadığını ve buna üzüldüğünü anlıyoruz.

Şarkı sözlerinde “I wish I was next to you” ya da “I wish I was by you” denebilirdi ve bunlar da aynı anlama gelirdi.

Over

Over sözcüğü, bir ismin başka bir isimden daha yüksekte olduğu anlamına gelir ama bunlar genellikle birbirine dokunmaz. Örneğin, “An airplane is flying over my head” diyebiliriz ama “My hat is over my head” diyemeyiz, çünkü şapka başına dokunuyordur. Bu durumda “My hat is on my head” diyebiliriz.

İçinde over geçen o kadar fazla harika şarkı var ki içlerinden seçim yapmakta zorlandım.

11. “Bridge over Troubled Water” – Simon and Garfunkel (şarkı)(şarkı sözleri)

İşte arkadaşlık hakkında başka bir güzel şarkı. Şarkı sözleri biraz şiirsel ve solist burada arkadaşının problemleri varsa (“troubled water,” yaşamı bir akarsuya benzetiyor) kendisinin bu suyun üzerinden (over) geçen bir köprü (“bridge”) olacağını söylüyor. Yani arkadaşına yardımcı olacağını söylüyor.

12. “Over My Head” – The Fray (şarkı)(şarkı sözleri)

İşte tamamına anlam veremediğim ama bir kısmını anladığım şarkılardan bir diğer. Bu şarkıda solist “Everyone knows I’m in over my head” diyor. Burada in over my head ifadesi bilmen gereken bir deyim. Senin için çok zorlu bir durumda olduğun anlamına geliyor. (VOA’dan bu deyimi açıklayan bir video için buraya tıkla.) Suyun üç metre derinliğinde olduğu bir yüzme havuzunda boy verdiğini düşün: Suyun boyunu aştığını (over your head) söyleyebilirsin.

Bu deyimin benzer kullanımlarını “Over My Head” – Alabama Shakes ve “Over My Head” – Fleetwood Mac parçalarında da görebilirsin. Tüm bu şarkılar aynı isme sahip ve hepsi aşktan bahsediyor.

Bu deyimi aynı zamanda çözemediğin bir problemle karşılaştığın zaman da kullanabilirsin:

The president promised to eliminate (get rid of) all taxes, but after he tried to eliminate them, he realized he was in over his head.

13. “Somewhere over the Rainbow” – Judy Garland (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıyı buraya eklemek istememin bir nedeni de iyi bir şarkı olması. Ama bu şarkıda over sözcüğü aslında beyond ile benzer bir anlamda kullanılıyor, çünkü hayali bir yerden bahsediliyor (şarkıda geçen gökkuşağının ötesindeki yer (over the rainbow”) aslında gerçek değildir).

Bu şarkının bir başka yorumunu da Israel Kamakawiwo’ole’den dinlemiş olabilirsin. Eğer dinlemediysen hemen şimdi dinle, çünkü çok güzel bir yorumdur.

Above

Bir edat olarak above genellikle over ile eşanlamlı olarak kullanılır. Diğer bir deyişle bir isim diğerinin üzerindedir ama ikisi birbirine dokunmamaktadır.

14. “Above and Below” – The Bravery (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıda solist “believe there’s more above us and below” diyor. Kulağa üzgünmüş gibi geliyor, belki de cennet gibi bir yerin varlığına inanmak istiyordur. Birçok kültürde cennetin yukarıda, gökyüzü ya da uzay gibi bir yerde olduğu fikri yaygındır.

Under

Under tam olarak over ya da above sözcüklerinin zıddıdır. Diğer bir deyişle, bir diğer ismin altındaki bir ismi tanımlar. Bazı durumlarda bu iki şey birbirine dokunuyor olabilir ama dokunmuyor da olabilir.

15. “Under the Boardwalk” – The Drifters (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkı under sözcüğünün nasıl kullanıldığına iyi bir örnektir. Şarkının sözleri şöyle devam eder: Under the boardwalk, down by the sea / On a blanket with my baby is where I’ll be.” Eğer daha önce duymadıysan, boardwalk plajlarda yaygın olarak görebileceğin insanların yürümesi için yapılmış ahşap yürüyüş yoludur.

Yani bu şarkıda solist bu yolun altında olacağını söylüyor. Ama bununla söylemek istediği şey bu yolun altında gizleniyor olduğu değildir. Söylemek istediği şey, plajda bu ahşap yolun dahi aşağısında olacağıdır.

Below

Below sözcüğü above sözcüğünün zıddıdır, yani under sözcüğü ile eşanlamlıdır. Bazen below sözcüğü iki ismin birbirine dokunduğu anlamına gelebilir ama genellikle böyle değildir. Örneğin, “My boy is playing below the table” diyecek olursam oğlum masaya dokunmuyor olacaktır.

16. “Below My Feet” – Mumford and Sons (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıyı söyleyen kişi “Keep the earth below my feet” diyor. Dünya her zaman ayaklarımızın altında olduğu için bu tuhaf görünebilir.

Ama bence sık kullanılan bir deyime gönderme yapıyor: to keep your feet on the ground. Bir kişinin ayakları yere basıyorsa, bunun anlamı o kişinin özgün ya da gerçek olduğu olabilir. O kişi olduğundan başka bir kişi olmaya çalışmıyordur. Aynı zamanda o kişinin pratik zekalı ve gerçekçi olduğu anlamına da gelebilir—yani hayalperest olmadığını.

Toward(s)

Bir edat olarak towards, bir yöne giden ya da bakan anlamına gelir. Bazen de hareketi ifade edebilir.

Bu sözcük bazen S olmadan (toward) bazen de S ile (towards) yazılır. Her ikisi de aynı anlama gelir.

17. “Towards the Sun” – Rihanna (şarkı)(şarkı sözleri)

Burada Rihanna “Turn your face towards the sun” diyor. Diğer bir deyişle, dinleyen kişi güneşe doğru bakmalı ya da en azında yüzünü o yöne çevirmelidir.

Across

Across edatını kullandığın zaman genellikle iki ismin birbirlerine dönük olduklarını ve aralarında bir şey olduğunu anlatır. Örneğin, “England is across the English Channel from France.”

Bazı durumlarda, across sözcüğü beyond ile eşanlamlı olarak da kullanılabilir.

18. “Across 110th Street” – Bobby Womack (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu harika şarkıda Bobby Womack şehrin kötü bir mahallesindeki yaşamı anlatıyor. Birçok açıdan 1 numaralı şarkımıza (“In the Ghetto” – Elvis) benziyor ama Bobby Womack, varoş yaşamını kendi bakış açısıyla anlatıyor.

Eğer 110. Caddenin ötesine geçersen (across 110th Street)—ki bir zamanlar New York City’nin tehlikeli bir semti olan Harlem’e çıkar—çok sayıda kötü şeyin olduğunu görürsün.

19. “Across the Sea” – Weezer (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkı üzücü sözlere sahiptir ama bunun harika bir şarkı olduğunu düşünüyorum. Weezer solisti Rivers Cuomo Japon bir kızdan bir mektup alır. Onunla birlikte olamayacağı için üzülür ve şöyle der: “Why are you so far away from me? / I need help and you’re way across the sea.”

Through

Through sözcüğü across ile benzer anlama sahiptir ama through neredeyse her zaman bir hareket içerir. Genellikle bir kişi ya da şey bir yerin bir yanından başlar (starts at one side) ve aynı yerin diğer yanında bitirir (finishes at the other end).

Örneğin, Atlas Okyanusundan Pasifik Okyasnusuna gitmek istersen Panama Kanalından geçebilirsin (through the Panama Canal).

20. “Run Through the Jungle” – Creedence Clearwater Revival (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıda bir kişi şeytandan kaçmaya çalışır. Orman boyunca (through) koşması gerekir. Diğer bir deyişle, ormanın bir ucundan başlamalı ve diğer ucundan çıkmalıdır, böylece şeytandan—ve tehlikeli ormandan—kaçabilir!

Zaman Edatları

İster inan ister inanma, yukarıdakilerin tümü yer edatlarıydı. Şimdi de farklı zamanları tanımlamak için kullanılan edatlara bir bakacağız. Bunlar genellikle yer edatları kadar karmaşık değildir (tabi her zaman değil).

Bu edatların bir önceki bölümde de yer aldıklarına dikkat et. Bunun nedeni birçok sözcüğün yer veya zaman edatı olabilmesidir. Her şey bunları nasıl kullandığına bağlıdır.

In

Zaman edatı olarak in farklı durumlarda kullanılır. Bir şeyin bir yıl, bir ay, on sene ya da daha uzun bir süre içinde (in) yapıldığını söyleyebiliriz. Örneğin, in 2016,” “in March,” “in the 1970s,” vb. denir.

Ayrıca, in sözcüğünü günün farklı bölümleri için de kullanabilirsin: in the morning, in the afternoon and in the evening. Ve bu da bizi içinde zaman edatı geçen ilk parçaya götürüyor.

21. “In the Evening” – Led Zeppelin (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkının harika bir temposu var ama sözleri o kadar da şahane değil. Bu şarkıyı seçmemin yegane nedeni, in edatının evening sözcüğüyle kullanımına bir örnek vermekti.

Bununla birlikte, akşam (evening) kavramı bazı dillerde kullanılmaz. İngilizcede akşamüstü ( afternoon) gün batımına kadar sürer. Gün batımından uykuya dalana kadar geçen süreye ise akşam (evening) denir. Yatağına girdiğin zamana ise gece (night) denir. Ama bu sözcük için sık kullanımın at night” (bkz. madde 23) olduğunu unutma.

On

Genellikle, in kullanılmayan çoğu yer ifadesinde on kullanılır. İçinde on geçen zaman aralıkları çoğunlukla daha kesindir. Örneğin, bir gün ya da tarih için on kullanabilirsin: on January 1st,” “on Friday,” vb.

22. “New Moon on Monday” – Duran Duran (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıyı seçmemin nedeni de adıydı. Şarkının adının “New Moon on Monday” olduğunu görmen yeterli.

Sözlerine gelince, hiçbir anlamı olmadığını düşünüyorum. Şarkının videosu (kafa karıştırıcı) bir hikaye anlatıyor ama şarkı sözlerini okuyacak olursan kertenkeleler, “ateş dansları” ve aydan bahsettiğini göreceksin. Sanırım Duran Duran bu şarkının sözlerini yazarken kafaları iyiydi.

At

İçinde at geçen birçok zaman ifadesi bulunuyor, ama bunlardan birkaçı son derece önemli. Bunlardan en bariz olanı belirli bir saat için kullanımdır (at 7:15 a.m.,” “at 12:00 noon,” “at 5,” vb.). Diğer yaygın kullanımını ise daha önce belirtmiştik: at night.

23. “We Only Come Out at Night” – Smashing Pumpkins (şarkı)(şarkı sözleri)

Bunun, içinde in geçen zaman ifadeleri kuralının bir istisnası olduğunu söylemiştik. Genel anlamda, night sözcüğünün havanın karanlık ve çoğu kişinin uykuda olduğu bir zamanı ifade ettiğini unutma.

Before

Before sözcüğünü bir zaman edatı olarak kullandığımız zaman birbirinden ayrı olayları sıraya koymuş oluruz. Before sözcüğü previous ve earlier sözcükleriyle benzeşmektedir. Before sözcüğünün zıddı ise after olmaktadır (bir sonraki maddede göreceğiz).

Eğer olayları sıraya koymak için before kullanıyorsam, diğerinden önce meydana gelen olay ilk olaydır. Dolayısıyla şöyle diyebilirim: “I need to buy a ticket before I can get on the subway.”

24. “Wake Me Up Before You Go-go” – Wham! (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıyı seviyorum ama birçok kişinin neden ondan nefret ettiğini anlayabiliyorum.

Bu şarkıda, Wham! Grubunun solisti George Michael dinleyiciden gitmeden önce onu uyandırmasını ve sonra gitmesini istiyor.

After

Belirttiğimiz üzere, after sözcüğü before ile zıt anlamlıdır. Eğer olayları sıraya koyuyorsan, after bir şeyin daha sonra geldiğini ifade eder.

25. “Walkin’ After Midnight” – Patsy Cline (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıda, Patsy Cline önemsediği bir kişiyi aramak için gece yarısından sonra yürüyüş yaptığını söyler. Diğer bir deyişle gece yarısına (12:00 am) kadar beklemeli ve sonra yürüyüşe çıkmalıdır.

To, Until, Till and ‘Til

Bu dörtlü genellikle eşanlamlıdır ya da birbirlerine çok bezer anlamlara sahiptir. Teknik olarak, till ve ’til sözcükleri until’in kısaltmaları olarak düşünülebilir ama to ayrı bir sözcüktür.

Bütün bu sözcükler bir aktivitenin devam edeceği ama belirli bir zaman geldiğinde duracağını anlatır.

Örneğin şöyle diyebilirim: “I will keep working on this article until 3 a.m. if necessary.” Bu örnekte until sözcüğünü ’til, till ya da to ile değiştirebilirim ve anlamı değişmemiş olur. Belirli zamanlar için to kullanımı o kadar yaygın olmayabilir, çünkü two rakamına benzer bir şekilde telaffuz edilir ve bu da kafa karışıklığına neden olabilir.

26. “2 Minutes to Midnight” – Iron Maiden (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkı, dünyanın kendini yok etmeye ne kadar da yaklaştığının bir sembolü olarak Kıyamet Günü ile ilgilidir. Bu neşeli bir parça değil ama bir zaman edatı olarak to sözcüğünün nasıl kullanılacağını bize gösteriyor.

27. “Don’t Stop ‘Til You Get Enough” – Michael Jackson (şarkı)(şarkı sözleri)

Aradan 37 sene geçmiş olmasına rağmen bu şarkı hala bir harika.

Bu şarkının vermeye çalıştığı öğüt bir şeyi yapmaya devam etmek ve pes etmemektir. Tatmin olduğun bir noktaya gelirsen bırakmak sana kalmıştır.

Until sözcüğünün farklı formlarının geçtiği diğer harika şarkılar için sana “Wait Until Tomorrow” – Jimi Hendrix, “Until the End of Time” – Foreigner ve “Until It Sleeps” – Metallica parçalarını öneririm.

By

By sözcüğünü bir zaman edatı olarak kullandığın zaman bir şeyin olabileceği son zamanı ifade etmiş olursun.

Örneğin öğrencilerime şunu söyleyebilirim: “Please give me your homework assignment by Tuesday.” Bu cümleyle anlatmak istediğim şey öğrencilerimin ödevlerini istedikleri zaman hatta şimdi dahi verebilecekleri ama bu ödevi en son Salı günü kabul edecek olmamdır.

By takip eden şarkıda olduğu gibi belirli bir andan önce meydana gelebilecek şeyleri ifade edebilir.

28. “By the Time I Get to Phoenix” – Glen Campbell (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu şarkıda ilginç ve karmaşık bir gramer kullanılmış. By the time I get to Phoenix, she’ll be rising” gibi cümleler içeriyor. Bu da bu şarkının iki farklı kişi ve bu kişilerin yaptıkları şeyler hakkında olduğu anlamına geliyor. Şarkıcı Glen Campbell belirli bir zamanda Phoenix’e (Arizona’da bir şehir) varacaktır. Aynı anda diğer kişi, yani bir kadın uykudan uyanıyor olacaktır.

By sözcüğünü kullanarak bu iki şeyin benzer zamanlarda olacağını gösterir. Aynı zamanda şunu söylemek de mümkündür: By the time I finish this article, I will have learned a lot of prepositions.”

Kullanışlı Bazı Diğer İngilizce Edatlar

Görmüş olduğumuz üzere, edatların birçok farklı kullanımı bulunuyor. Birçok kişi zaman ve yer edatlarını düşünür ama kategorize etmesi zor olan bazı diğer edatlar da bulunmaktadır.

İşte bunların bazı örnekleri. Bunları muhtemelen tanıyacaksın.

From ve To

Bir edat olarak from bir ismin başladığı yeri ya da onun kökenini ifade eder. Örneğin şöyle diyebilirsin: “Ryan is from Colorado.” Bu cümle bundan önce Colorado’da yaşadığım anlamına gelir.

From sözcüğünün zıddı ise bir sonraki şarkıda göreceğin to olmaktadır.

29. “From Me to You” – The Beatles (şarkı)(şarkı sözleri)

Bu bir aşk şarkısı (tıpkı Beatles’ın ilk zamanlarındaki diğer pek çok şarkı gibi). Bu şarkıda benden sana (from me to you”) sevgi vermekten bahsediyorlar.

Of

Bir edat olarak of sözcüğü from ile benzer bir anlama sahip olabilir ama genellikle iyelik ya da başka bir ismin bir bölümünü belirtir. İçinde bu edat geçen şarkıların bazı iyi örnekleri arasında “Summer of ’69” – Bryan Adams, “Shadows of the Night” – Pat Benatar ve “Good Riddance (Time of Your Life)” – Green Day sayılabilir.

About

About sözcüğü birçok anlama gelebilir. Genellikle yaklaşık (“I have worked about five hours”) anlamında kullanılabilir ya da bir konuya işaret edebilir (“We are talking about prepositions”). Bir sonraki şarkı az da olsa farklı bir anlam vermektedir.

30. “Not About Love” – Fiona Apple (şarkı)(şarkı sözleri)

Öncelikle, bu şarkının sözleri tam anlamıyla bir şiir gibidir ve bunları anlamak anadili İngilizce olanlar için dahi zordur. Ama şarkının adı bence oldukça açık. Fiona Apple konunun aşk ile ilgili olmadığını (“not about love”) yani söylediklerinin aşk ile bir ilgisi olmadığını söylüyor.

Bu şarkıda “I am not in love sözü içinde geçen (to be) in love gibi bazı diğer iyi edat kullanım örnekleri de bulunuyor .

Bu şarkı aynı zamanda bu sözün zıddını da kullanıyor. Birisini sevmeye başladığın zaman o kişi hakkında fall in love with öbeğini kullanabilirsin. Bunun zıddı ise fall out of love with olmaktadır. Yani bir kişiyi sevmeyi bırakmışsındır.

 

30’dan fazla şarkı ile çok sayıda İngilizce edatın kullanımını gördük.

Umarım İngilizce edatlar artık hoşuna gitmeye başlamıştır ve dinlediğin İngilizce şarkılarda bunları görmeye devam edersin.


Ryan Sitzman Kosta Rika’da İngilizce ve bazen de Almanca öğretmenliği yapmaktadır. Öğrenmek, kahve içmek, seyahat etmek, diller, yazmak, fotoğrafçılık, kitaplar ve filmler onun ilgi alanları arasındadır, tabi bu sırayla olması şart değil. Sitzman ABC web sitesinden hakkında daha fazlasını öğrenebilir ve onunla iletişime geçebilirsin.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Enter your e-mail address to get your free PDF!

We hate SPAM and promise to keep your email address safe

Close