ileri-seviye-ingilizce-sozler

İçinden Geleni Söyle: Duyguları İfade Etmek için İleri Seviye İngilizce Sözler

Yaz tatili kapıda!

Arkadaşlarınla birlikte deniz kıyısına yapacağın seyahati planladığın için sevinç çığlıkları mı atıyorsun?

Biraz dinlenme ve rahatlama fırsatı bulacağın için havalara mı uçuyorsun?

Yoksa sadece mutlu mu hissediyorsun?

“Happy” (mutlu) iyi bir sözcüktür peki ama duygularını gerçekten yansıtabiliyor mu?

“Sad” (üzgün), “angry” (öfkeli) ve “confused” (kafası karışmış) gibi sözcükler de kullanışlıdır ama hissedebileceğin tüm duyguları gerçekten yansıtabiliyorlar mı?

Başkalarının senin ne hissettiğini tam olarak bilmelerini ve sohbetlerine biraz daha renk katmak istiyorsun. Ne de olsa “I’m happy” (Mutluyum) sözünün anlamını yitirmeye başlaması fazla zaman almayacaktır.

Bu yazıda, duygularını ifade etmene yardımcı olacak ileri seviye İngilizce sözler—ve pratik olarak diğer her şeyi—ve ana unsurlarını eksiksiz ve eğlenceli bir şekilde açıklayacağız.

Daha sonra, bilgilerine hemen ekleyeceğin ileri seviye İngilizce sözlere 15 örnek vereceğiz.

Learn a foreign language with videos

Duyguları Anlatmak için Kullanılan İleri Seviye İngilizce Sözler ve Püf Noktaları

Pek çok İngilizce öğrencisi sözcük bilgisini her seferinde bir sözcük öğrenerek geliştirme alışkanlığına sahiptir. Eğer başlangıç seviyesindeysen bu yöntem kullanışlı olabilir. Bununla birlikte, seviye atladıkça bunun o kadar da etkin bir yol olmadığını fark edeceksin. Tümceler ve dilbilimsel modelleri tanımak kısa sürede akıcı konuşmaya başlamana yardımcı olacak.

Duyguları ifade ederken ise bu daha da önemlidir. İçindeki sözcükleri ayrı ayrı düşünmeye kalktığın zaman aklını karıştırabilecek duygularla ilişkili birçok tümce bulunur. Bu ifadeleri meydana getiren ana unsurları anlamak yeni ileri seviye İngilizce sözleri daha hızlı hatırlayabilmeni sağlayacak; ayrıca İngilizce konuşurken ya da okurken karşılaştığın yeni ifadelerin aklını daha az karıştırmasını sağlayacaktır.

Sözcük bilgini daha hızlı geliştirmene yardımcı olabilecek diğer bir şey ise duygu ifadelerini (ve diğer tümceleri) bilinçli bir şekilde öğrenirken özgün içerikler kullanmaktır. FluentU—film fragmanları, müzik videoları ve ilham verici konuşmalar gibi—gerçek hayattan videoları alarak bunları dilin başlıca unsurlarını anlamak için kullanacağın kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürerek bunu yapmanı kolaylaştırır. En iyisi ise iOS ve Android uygulamaları ile istediğin her zaman çalışabilecek olman.

İşte dikkat etmen gereken bazı önemli unsurlar:

Deyimler

Duyguları anlatan birçok İngilizce ifade deyimlerden faydalanır. Deyimler ilk bakışta hiçbir anlam ifade etmeyebilir, ama bunları kullanmaya alıştığın zaman sadece birkaç sözcükle büyük miktarda bilgi vermeni sağlayacaklardır.

Bazı deyimler ve ifadelerin ardında uzun birer hikaye vardır. Örneğin, “Catch-22” ifadesini ele alalım.

Bu deyim, Joseph Heller’ın aynı adlı romanından gelmektedir. Bu romanda bir askeri psikiyatr, pilotların tehlikeli görevlerden kaçmalarını imkansız hale getiren düzenlemeleri anlatmak için bu terimi kullanır. Pilotların hizmetten muaf tutulabilmeleri için akıl hastası olduklarının tescil edilmesi gerekir, ama tehlikeli bir görevden muaf tutulabilmek isteyen herhangi pilotun akli melekelerinin yerinde olması gerekir. Yani bundan kaçış yoktur.

İngilizce konuşan kişiler o günden bugüne bir ikilem ya da paradokstan bahsederken veya kuralların birbiriyle çelişmesi nedeniyle kaçışı olmayan bir durumdan bahsederken bu terimi kullanmıştır.

Yani iki kelimeyle hikayenin tamamını anlatmış olursun. Harika, değil mi?

Eğer sen de aynı fikirdeysen İngilizce deyimlerde uzmanlaşmak için şu rehberlere bir göz at:

Aşağıdaki duygu ifade eden tümceler listesinde dikkatini çekebilecek bazı tümceler arasında “fool’s paradise” (hayaller üzerine kurulmuş mutluluk) ve “butterflies in your stomach” (yüreği pır pır etmek) yer alır.

Birlikte kullanımlar

Birlikte kullanılan sözcükler, geleneksel olarak bir diğerinin yanında kullanılan sözcüklerdir. Belirli sözcük kombinasyonlarının diğerlerine göre daha sık kullanıldığı ve bunun da kulağa daha doğal gelmesini sağladığı anlamına gelir.

Örneğin, “impact” sözcüğü sıklıkla “make an impact” (etki yaratmak) şeklinde birlikte kullanılmaktadır. Her ne kadar “make” ve “invent” sözcükleri benzer anlamlara gelse de anadili İngilizce olan bir kişinin “invent an impact” dediğini duymazsın. Ayrıca, “create” de “make” ve “invent” ile benzer anlama sahip bir sözcük olsa da sadece bazen “impact” sözcüğüyle yan yana kullanılır.

Dolayısıyla, karşılaştırıldığında:

  • Eğer “make an impact” tümcesini yazacak olsaydın bu metni okumak kolay olurdu.
  • Eğer “invent an impact” yazacak olsaydın insanlar ne demek istediğini belki anlayabilirdi. Ama bunda gerekli akıcılık yoktur ve eğer bir testte sorulmuş olsaydı birçok kişi bunu yanlış yanıt olarak işaretlerdi.
  • Eğer “create an impact” tümcesini kullanmış olsaydın bazı okuyucular bu etkinin özel bir yanı olup olmadığını düşünmek için duraklayabilirdi. Bu etki eşsiz midir? Bu etki daha önce hiç kimse tarafından “yaratılmamış” mıdır ve bu etki türünün ilk örneği midir?

Aşağıdaki duygu ifade eden tümceler listesinde birlikte kullanımları göreceksin (örneğin: “grief-stricken” (yaslı), “flying high” (zafer sarhoşu) gibi). Bu sözcük çiftlerini ezberlemek konuştuğun İngilizcenin kulağa daha doğal gelmesini sağlar.

Birlikte kullanım hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyorsan iyi bir online sözlük ile başlayabilir veya “A Dictionary of Active Fluency Combinations” ya da “Shortcut to English Collocations” gibi iyi bir kaynak kitap edinebilirsin.

Öbek Fiiller

Öbek fiiller, bir sözcüğün farklı edatlarla birlikte kullanılmasıyla farklı eylem ya da halleri ifade etmeye imkan tanıması ile ileri seviye İngilizce sözler öğrenmek için harika birer araçtır.

Mesela stand (dik pozisyonda olmak) sözcüğünü ele alalım. Muhtemelen İngilizce öğrenmeye başladığın ilk günden beri bu sözcüğü biliyorsun. Ayrıca muhtemelen şu edatları da öğrenmişsindir: against, aside, at, by, for, in, over, vb. Şimdi bunları bir araya getir ve karşına şunlar çıkar:

  • stand against (karşı durmak)
  • stand aside (istifa etmek)
  • stand by/with [someone veya something] ([birisini veya bir şeyi] desteklemek)
  • stand for (temsil etmek)

Bu basit kombinasyonların, yeni bir dizi sözcük bilgi karları hazırlamana gerek kalmaksızın sözcük bilgini nasıl kolaylıkla genişletmene yardımcı olabileceğini görüyorsun.

Öbek fiiller sıklıkla duygu ifade eden tümceler içinde bulunabilir. Sevdiğin bir filme kendini kaptırabilirsin (carried away). İş yerinde yaşadığın hayal kırıklığı canını sıkabilir (get to) ya da bunu unutabilirsin (get over).

Duyguları Daha İyi İfade Edebilmek için İleri Seviye İngilizce Sözler

Artık ileri seviye İngilizce sözler ve bunların yapıtaşlarını bildiğine göre, işte duygularını tarif ederken kullanabileceğin bazı harika ifadeler. Bu tümceler, ifade ettikleri duyguya göre gruplanmıştır.

Mutlu

1. Flying high

Anlamı: çok mutlu.

She’s flying high after the successful product launch.(O, başarılı ürün lansmanından sonra mutluluktan havalara uçtu.)

2. Pumped up

Anlamı: bir şey ile ilgili olarak çok heyecanlı.

He’s pumped up for his first half-marathon race this weekend.O, bu hafta gerçekleştirilecek olan ilk yarı maraton için çok heyecanlı.

3. Fool’s paradise

Anlamı: birisinin bir problemi göz ardı etmesi ya da problemin varlığını görememesi nedeniyle mutlu olduğu bir durum.

He’s been living in fool’s paradise since he started trading stocks, expecting to make millions even though he doesn’t have investing experience.(Yatırım deneyimi olmamasına rağmen milyonlar kazanma beklentisi içinde hisse senedi alıp satmaya başladığından beri hayal dünyasında yaşıyor.)

Üzgün

4. Be down in the dumps

Anlamı: mutsuz ya da umutsuz hissetmek.

I always feel down in the dumps when I go back to work after a long weekend.(Uzun bir hafta sonunun ardından işe gittiğim zaman hep mutsuz hissederim.)

5. Be at the end of your rope (Amerikan); Be at the end of your tether (İngiliz)

Anlamı: zor bir durumla artık baş edemediği için çok üzgün hissetmek

Helen is at the end of her rope after looking for a job for months without any luck.(Helen aylardır iş arayıp bulamadığı için çok üzgün.)

6. Grief-stricken

Anlamı: kederli, yaslı.

After his partner died in a car accident, he was left grief-stricken.(Hayat arkadaşı bir araba kazasında hayatını kaybettikten sonra o yasa büründü.)

Öfkeli

7. Bite someone’s head off

Anlamı: birisine öfkeyle yanıt vermek.

I just asked one question to confirm his request, and my boss bit my head off.(İsteğini teyit etmek için sadece bir soru sordum ve patronum bana bağırıp çağırdı.)

8. Black mood

Anlamı: asabi, öfkeli ya da depresyonda olmak.

She’s scared to ask for a day off as her boss is in a black mood today.(O, bugün patronunun aksiliği üstünde olduğu için izin istemeye korktu.)

9. Drive up the wall

Anlamı: birisini kızdırmak ya da sinirlendirmek.

His constant whining drove me up the wall, so I left.(Onun sürekli olarak mızmızlanması sabrımı taşırdı ben de oradan ayrıldım.)

Korkmuş

10. Have/get/feel butterflies in your stomach

Anlamı: özellikle yapması gereken önemli bir şey için çok gergin ya da heyecanlı hissetmek.

I’m going to have the first meeting with a big client tomorrow, and I’m feeling butterflies in my stomach.(Yarın büyük bir müşteriyle ilk toplantımı yapacağım ve çok heyecanlı hissediyorum.)

11. Afraid of your own shadow

Anlamı: kendi gölgesinden korkmak.

After reading “Dracula,” she became afraid of her own shadow.(O, Dracula’yı okuduktan sonra kendi gölgesinden korkar oldu.)

12. Petrified of

Anlamı: çok korkmak, öyle korkmak ki kanı donmak.

In the “Harry Potter” series, Ron Weasley is petrified of spiders.(Harry Potter kitap serisinde Ron Weasley örümceklerden çok korkar.)

Kafası Karışmış

13. Feel out of it

Anlamı: kendini yabancı hissetmek.

He just woke up from a night of heavy drinking and felt so out of it.(Bütün gece içtikten sonra sabah uyandığında her şey ona yabancı geldi.)

14. Puzzle over

Anlamı: birisi ya da bir şey hakkında uzun bir süre dikkatle düşünmek ve bunu anlamaya çalışmak.

I puzzled over the assignment for a few days before I decided to ask my professor for clarification.Hocadan açıklamasını istemeye karar vermeden önce ödev hakkında birkaç gün kafa patlattım.

15. Ambivalent about

Anlamı: birisi ya da bir şey hakkında aynı anda iki his beslemek, örneğin, bir kişiyi hem sevmek hem de sevmemek.

He’s ambivalent about quitting his job to start his own business; he wants his freedom, but there are risks.(O, işinden ayrılarak kendi işini kurmakta kararsız; özgür olmak istiyor ama [bunun] riskleri de var.)

 

İleri seviye İngilizce sözler sana kendini ifade ederken esneklik sağlar ve anadili İngilizce olanları ve potansiyel işverenleri etkileme şansını sunar. Ailen, arkadaşların, meslektaşların ve hatta yabancıların senin tam olarak nasıl hissettiğini bilmelerini sağlamak için bu 15 ileri seviye İngilizce söz ile başla.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.