esl-argo-inglizce-saglik-kelimeler

ESL Argo: Vocabulary için 30 İngilizce Sağlık ve Fitness Kelimesi

Head, shoulders, knees, toes

Tamam, vücudunun her bir bölümünün ne ve nerede olduğunu biliyorsun.

Fakat bir spor salonuna gittiğinde veya bir egzersiz videosu izlediğinde idman esnasındaki İngilizce argo kelimeler biraz kafa karıştırıcı olabilir.

Bu yazı, ESL argo İngilizce kelime bilgini geliştirmek ve aynı zamanda fit olmak için ihtiyacın olan şeyleri içermekte.

Learn a foreign language with videos

ESL Argo: Vocabulary için 30 İngilizce Sağlık ve Fitness Kelimesi

ESL argo İngilizce kelimelere, Fitness meselesi ile başlayalım.

Sıklıkla fitness fit olarak kısaltılır. Güçlü kasları ve vücudunda az yağ olan insanlara fit denir.

İnsanlar fiziksel olarak fit iseler vücutlarının hoş bir şekle sahip olması gayet mantıklı. Fit olan sağlıklı bir kişinin in good shape (formda) olduğu söylenir.

Ancak merdivenleri çıkarken nefessiz kalan birinin in bad shape (formsuz, kötü durumda) olduğu kabul edilir. Egzersiz yapmaya başladıktan sonra get back into shape (eski formuna kavuşmak) için çalışırlar.

İyi bir görünüme kavuşmak için workout yani fiziksel eğitim veya egzersiz yapmak zorundasın. Jillian Michaels egzersiz videoları kraliçesi.

Egzersiz Çalışmaları için ESL Argo Kelimeler

Egzersiz videolarında kullanılan argo kelimeler zor olabilir çünkü fit gibi kelimeler daha uzun hallerinin veya daha teknik terimlerin kısaltılmış halidir.

Abdomen, göğsün ile kalçaların arasındaki göbek deliğinin hemen üstü ve altındaki karın bölgesidir. Abs, kelimenin kısa ve basit halidir.

İşte senin için bir deyim: six-pack abs. Bu karın kasları o kadar iyi bir şekilde belli olur ki karın bölgesi, six-pack of soda/beer (altılı soda veya bira paketine) benzediği için bu ifade kullanılır. Türkçede ise baklava dilimine benzetilir.  Kaslar öyle sıkıdır ki hafifçe dalgalanır.

Bu bir başka argo kelimeyi de doğurur: ripped. Pek çok İngilizce kelime uzmanı ripped kelimesinin ya sudaki küçük kırılmalar gibi ‘ripple’ kelimesinden geldiğini ya da düzgün biçimde kesilmiş gibi ‘rip’ kelimesinden geldiğini ileri sürmekte. Her iki şekilde de ‘ripped’ çok net olan kas tanımı anlamına gelir.

Ton kelimesi, müzikteki ses dalgaları ve egzersizde de benzer bir şeyle ilgilidir.  Kas tonu, kasların ne kadar sıkı ve geniş görünmesiyle ilgilidir. İyi kas tonlu biri net bir şekilde belli olan kaslara sahip olmalı. Zayıf kas tonu olan birinin gücü fazla değildir. Birinin toned olduğunu söylemek bu kişinin kaslı olduğunu söylemenin daha resmi ifade edilişidir.

Karın bölgende kas tonu oluşturmak için en harika egzersize crunch denir. Crunch, iki şeyi bir araya gelmesi için zorlar. Burada, crunch hareketi öne eğilip karın bölgesi kaslarını sıkmak anlamındadır. ‘Sit-ups’ yani mekik kelimesine bazen ‘crunch’ da denir.

Crunch gibi bir hareketi tekrar ediyorsan, reps (tekrar) yapıyorsun. Reps, repeat kelimesinin kısa halidir. Bir egzersizi 10 kez tekrar etmelisin, ara vermeli ve tekrar bir 10 daha yapmalısın. 10 reps, tekrar,  iki sets (set) yapmalısın. Set, grup anlamına gelir.

Kilo vermek için egzersiz yapıyorsan shed pounds yapmakla meşgulsün. Kelimenin tam anlamıyla yağdan kurtulmak anlamına geliyor. Fakat eğer hızlı bir şekilde kilo kaybetmek istiyorsan ve çok sıkı egzersiz yapıyorsan sen on a shred halindesin yani vücudundaki yağlardan kurtulmaya ve yoğun bir idman ile kas oluşturmaya çalıştığın anlaşılır.

Vücudunun yan tarafındaki yağlara bazen spare tire denir. Bir başka ifadeyle, göbeğine bir lastik, simit, giyiyormuşsun gibi görünürsün. Eğer kilo vermeye çalışıyorsan trying to get rid of my spare tired dediğinde karın bölgendeki yağlardan (simitten) kurtulmaya çalıştığını söylemiş olursun.

İdmanının başında sıkı kasları gevşetmek için esneme egzersizleri yaparsın. Bunlara warm ups denir çünkü tam olarak vücudunu ısıtırsın. Antrenmanına son verdiğinde vücudun çok sıcaktır, sıcak kaslarını cool down yaparsın yani soğutursun.

Gear dediğimizde egzersizin için ihtiyaç duyacağın tüm araçlar akılına gelmeli. Pilates veya yoga yaparken: gear yani araç olarak mat; ağırlıklarla çalışırken: barbell (halter); tenis oynarken: racquet (raket), ihtiyaç duyabileceklerin arasında. Water bottle (matara) da daima eşyaların arasında olmalı.

Koşu için İngilizce Kelimeler

Running yani koşuya İngilizcede jogging de denir. Hangi kelimeye seçtiğine bakmaksızın jogging en ucuz egzersiz türlerinden biri. Tek ihtiyacın olan bir çift running shoes yani koşu ayakkabısı.

Egzersiz olsun diye koştuğun zaman bir dizi yeni İngilizce kelime önemli hale gelecek.

Bu FluentU videosu, daha hızlı koşmak için nasıl idman yapacağına dair sana daha fazla fikir verecek:

Bir fun run yapmak isteyebilirsin. Birinci bitirmekten ziyade eğlenmek amacıyla yapılan bir yarış. Bir fun run çoğu zaman 5K olur yani parkur beş kilometre sürer.

Color Runs oldukça popüler hale geliyor. Koşucular beyaz T-shirt giyer ve parkur boyunca koşarken sarı, mor, mavi ve pembe renkli özel tozlarla kaplanırlar. Gezegendeki en mutlu 5K koşusu olarak  Color Runs  reklamı yapılır. Belki yakında yaşadığın şehirde de düzenlenir.

Mud Runs oldukça zorlu. Son derece zorlu engellerle dolu parkur boyunca başarılı olmak için takım olarak çalışmak zorundasın. Etkinlikler boyunca tüm takımını oyuna almak oyunun bir parçası. Tough Mudder parkurları buz boyunca yüzmek veya bir tepede yukarıya doğru tomruk çekmek zorunda kalabilirsin. Dirty Girl Runs yalnızca kadınlar içindir.

Zombiler tarafından kovalanırken sokaklarda yavaş yavaş koşmak ister misin? O zaman Zombie Run tam senlik olabilir. (Zombi, bir korku filminde veya lanetli bir evde görebileceğin bir karakter. Zombiler, büyücülük ile ölü insanlardan yetiştirilen insanlardır.)

Bu tür bir yarışa hazır olmak için antrenman yapmalısın. Bir training routine bir yarışa hazırlanırken yaptığın çalışma planıdır.  Endurance yani dayanıklığını kuvvetlendirmek istersen senin çok daha uzağa koşmak istediğin anlamına gelir. Azimli koşucular, improve their time yani kısa zamanda daha ileri gitmek için çabalarlar. Koştuğun hıza setting a pace denir. Genellikle kilometre başına dakika olarak hızını tanımlarsın.

Yorulmayayım veya wear yourself out diye gücünü artırmak istersin. O kadar çok egzersiz yaptığını bu yüzden de yorgunluktan bittiğini söylemenin bir başka yoludur.

Sağlıklı Yaşam İngilizce Deyimler

Egzersiz yaptıktan sonra sağlıklı olmak için pek çok  faydalı İngilizce deyimler var:

Clean Bill of Health: Birinin doktora gittiği ve doktorun ona sağlıklı olduğunu söylediği anlamına gelir. Bazı kelime uzmanları, bu ifadenin, bir kaptanın gemide kimsenin veba olmadığını raporla belirtmek zorunda olduğu dönemlere kadar eskiye gittiğini düşünüyorlar. Bu rapor olmadan geminin limana demirlemesine izin verilmezdi.

Fit as a Fiddle: Gerçekten çok sağlıklısın, turp gibisin. Fiddle, keman için kullanılan bir başka kelime ve fit ise uygun ya da kabul edilebilir anlamında kullanılır. 1600’lerin İngiltere’sinde eğer bir parti için zarif bir şekilde giyinirsen senin için fit as a fiddle denirdi.

New Lease on Life: Bir süredir hastaydın fakat şimdi kendini daha iyi hissediyorsun.  Lease, ev veya araba gibi bir şeyi kiralayabileceğin sürenin uzunluğudur. To get a new lease on life ise daha iyi şeyler yapmak için yepyeni fırsatlarının olduğu anlamına gelir.

Prime of Life: Bir yetişkin olarak hayatının en sağlıklı dönemindesin, hayatının en güzel devresi. Artık genç değilsin fakat hala güçlü ve zekisin. New York Yankee’de shortstop olarak oynayan Derek Jeter jubilesini yaparken hayatının altın çağında olduğu söylenir.

O yüzden dışarı çık ve antrenmanından keyif al. Yol boyunca öğrendiklerini deneyebileceğin yeni İngilizce kelimelerin var.

İngilizce Kelime Öğrenme ile İlgili Son Bir İpucu

İngilizce kelime öğrenmenin en zor kısmı nedir?

Bir kelimeyi anlamak kolay.

Fakat bir kelimeye hakim olmak zor.

Tam olarak kelimeye hakim olmak için pek çok faydalı örneğe ihtiyacın var.

Gerçek hayattan örnekler daha iyidir.

Evet, yeni en iyi arkadaşınla tanış.

FluentU, film fragmanları, müzikler, videolar, ilham verici konuşmalar gibi gerçek dünyadan videolar kullanır ve bunları dil öğrenme deneyimlerine dönüştürür. Gerçek hayatta insanların konuştuğu şekliyle İngilizceyi öğreneceksin.

FluentU pek çok eğlenceli videoya sahip, bunlar popüler talk şovlar, müzik videoları ve komik reklamlar gibi konulardan oluşur ve burada görebilirsin:

en iyi ingilizce uygulamalar

FluentU İngilizce video izlemeyi gerçekten kolaylaştırır. Etkileşimli alt yazılar var. Resmini, tanımını ve faydalı örneklerini görmek için herhangi bir kelimeye dokunabileceğin anlamına geliyor.

en iyi ingilizce uygulamalari

Örneğin, “brought” kelimesine dokunduğun zaman, bunu göreceksin:

en iyi ingilizce uygulamalari

FluentU, sadece video izlemek için değil eksiksiz bir İngilizce öğrenme platformudur.  Yararlı sorular ile herhangi bir videodaki bütün kelimeleri öğren. Öğrenmeye çalıştığın kelimelerle ilgili daha fazla örnek için sağa sola kaydır.

en iyi ingilizce uygulamalari

En iyi yanı ise FluentU, öğrendiğin kelimeleri hatırlar. Bu kelimeleri kullanarak FluentU sana örnekler ve videolar tavsiye eder. Tamamen kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşarsın.

Bilgisayarın veya tabletin ile web sitesinde FluentU kullanmaya başla veya daha iyisi mi iOS için iTunes mağazasından veya Android için Google Play Store‘dan FluentU uygulamasını indir.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.