avustralya-argosu

Avustralya Argosu: Harika Şekilde Kısaltılmış 30 Sözcük

“Selfie” sözcüğünün Avustralya’dan çıktığını biliyor muydun?

Rica ederiz, dünya.

Biz Avustralyalılar—yani, Aussies—sözcükleri kısaltmaya ve Avustralya argosu kullanmaya bayılırız.

Avustralyalılar iyi bir sohbete (yarn) hayır diyemez. Ama bu sohbet çabuk olsun isteriz…belki de çok tembelizdir. Nedeni bilinmez ama Avustralya argosu “Gerçek” bir Avustralyalı olmanın temel gerekliliklerinden biridir.

Biraz araştırma yaptıktan sonra (yani bir bira, barbekü ve dostlara “G’day” dedikten sonra) hem Avustralyalıların neden sözcükleri kısalttığı hem de en sık kısaltılan sözcükleri keşfettim – ne kadar çok olduklarına inanamazsın!

Gerçekten de tembellik etmeden…bir bira, barbekü (BBQ) ve dostlara “G’day” demeyi içeren ciddi araştırmalarım sonunda basit bir neden buldum—normallik.

Üniversitedeki ilk günün olduğunu düşün. İdeal bir kıyafet, harika bir sırt çantası seçtin ve son teknoloji yanında. Sınıftaki ilg gününe hazırsın! Hiç durma! Sınıfa giriyorsun ve herkesin pijamalar giydiğini ve kalem kağıtları hazır beklediklerini görüyorsun. Birden bire kendini tuhaf hissediyor…oraya ait olmadığını hissediyorsun…ANORMAL. Herkes sana deliymişsin gibi bakıyor. Bir daha bu hataya hiçbir zaman düşmezsin!

Şimdi de bu sınıfın Avustralya’da olduğunu hayal edelim. Onlara uyum sağlamak istiyorsun, değil mi? Samimi ve gerçekçi (down to earth) biri gibi görünmek istiyorsun. Bu deyimi daha önce duymadıysan, “down to earth” samimi, makul ve sahte davranışlarda bulunmayan bir kişiyi tanımlamak için kullanılabilir. Bir sonraki gün derse eşofmanlarınla geliyorsun ve kalem kağıdının hazır olduğundan emin oluyorsun. Birden bire insanlar sana farklı davranmaya başlıyor. İnsanlar sana gülümsemeye başlıyor. Ders arasında bazılarıyla sohbet etmeye başlıyorsun. Oraya ait olduğunu hissediyorsun!

İşte Avustralya’da da işler böyle yürüyor. Avustralyalılar normal insanlar olduklarını göstermeyi sever. Ve bunu aktarmanın en iyi yolu da dildir. Dolayısıyla da kısaltmalar, küçültme sözcükleri ve bol miktarda deyim içeren bir dil geliştirdik.

Anlamını unuttuysan (ki unutmadığına eminim) kısaltma (abbreviation) kısaltılmış bir sözcük ya da sözü ifade eder. Küçültme sözcüğü (diminutive) çok ama çok küçük anlamına gelir ve bir deyim (idiom) de kelimesi kelimesine anlamaya çalışmaması gereken bir sözcük ya da sözdür.

Avustralya argosu, Avustralya dilinin kilidini açacak anahtarlardır. Bunun nedeni ise kısaltmalar ve küçültme sözcüklerinin ulusal bir hobi olmasıdır. Avustralya’da nereyi ziyaret edersen et aynı sözleri duyacaksın ama çok, çok, çok daha kısa olarak!

Kendi (ve sıklıkla tuhaf) dilimizi geliştirdiğimizi söylemiştim ve Avustralyalıların kısaltmalar kullanmalarının nedeninin sempatik gözükmek olduğunu söylemek isterim. Onlarla konuşmaktan çekineceğin kadar ukala görünmek istemezler. Bu kısa sözcükleri kullandığımız zaman daha rahat ve samimi gözükürüz.

Gençler her geçen gün daha fazla yeni sözcük türetiyorlar. Örneğin, sözcükleri kısaltmak bizde o kadar büyük bir saplantı ki ulusal havayolu şirketimizin adı dahi – QANTAS – bir kısaltma. Qantas’ın açılımı ise ‘Queensland and Northern Territory Airline Service’.

Genel anlamda Avustralyalılar oldukça rahat kişilerdir ve konuştukları zaman bunu anlarsın. Ayrıca, o kadar çok ülkede İngilizce konuşuluyor ki bunlar içinde özel olmak istedik. Kendimizi İngilizce ya da Amerikalı DEĞİL Avustralyalılar olarak tanımlamak istiyoruz. Kendi özel dilimize sahip olmamızın o kadar çok nedeni var ki ama kişisel fikrim, sahil şeridinde yaşadığımız için çok mutlu olduğumuz ve tam bir sözcük kullanmamız gerekmediği şeklinde.

Şimdi bu kısaltmalara bir göz atalım!

Avustralya’da Her Yerde Duyacağın 30 Harika Avustralya Argosu Örneği!

Öncelikle, en sık duyacağın üç kısaltma cuppa, Macca’s ve arvo olacak.

1. Cuppa

Bu, “a cup of tea” sözcük öbeğinin kısaltmasıdır.

4 sözcüğü bir sözcüğe indirgemeyi nasıl başardık bilemiyorum…ama bunu yaptık. Eğer bilmiyorduysan, Avustralya’yı İngilizler kolonileştirdi. İngilizler NEREYE giderlerse orada çay içmek isterler. Elbette çay ilk yerleşimciler tarafından getirildi.

Avustralya’da çay içmek çok yaygın bir gelenektir. O kadar yaygın ki artık Bushell’s adlı kendi markamıza dahi sahibiz.

Şimdi birini evine davet ettiğini varsayalım. İngiliz İngilizcesinde yapacağın sohbet şöyle olurdu:

Bill: Hello Harry, how are you?

Harry: Hello Bill. I’m fine. How are you?

Bill: Very good thanks. I was just calling to see if you would like to come over for a cup of tea?

Harry: That sounds great. I’ll be there in 15 minutes.

Avustralyalılar için ise bu fazlasıyla resmi bir konuşmadır. Şimdi Bill ve Harry’nin Avustralyalı olduklarını düşünelim. Aşağıdaki diyaloğa bir göz at:

Bill: G’day mate!

Harry: G’day.

Bill: Would ya like to pop around for a cuppa?

Harry: Sure, mate. See ya in 15.

“Good day” sözünü kısalttığımızı ve artık “g’day” kullandığımızı ve “you” yerine “ya” kullandığımızı fark edeceksin. “Pop around” ise “come over” demenin rahat bir şekli.

Bu rahat dil sayesinde ikinci diyalog bir Avustralyalının daha rahat hissetmesini sağlar. Saçını yıkamamış olman ya da üstün başında yemek lekeleri olması fark etmez. Sadece bir fincan çay (cuppa) için arkadaşına uğruyorsun!

2. Macca’s

Macca’s sözü McDonald’s için kullanılan bir kısaltmadır. Bir Avustralyalı için 3 heceyi söylemek çok zordur. 2 hece ise çok daha kolaydır.

Yani, arkadaşın bir daha sana Macca’s’da olduğunu söylerse bil ki bir McDonald’s restoranındadır…ve Mekke’de değildir.

3. Arvo

Bu kısaltma ise “afternoon” sözcüğünden geliyor. “Afternoon” sözcüğünü kafanda söyleyecek olursan bunun da 3 heceden oluştuğunu görürsün! Eh, bu bizim için çok zahmetli! 2 hece daha iyi, daha hızlı, daha kolay…kendimize 2 saniye kazandırdık. Bu da sörf yapmaya daha erken gidebileceğimiz anlamına geliyor. Cümle içinde şöyle görünür:

See ya in the arvo – akşamüstü görüşürüz.

Wanna come over this arvo? – Bu akşamüstü neden bana uğramıyorsun?

Whatcha doin’ this arvo? – Bu akşamüstü ne yapıyorsun?

Burada anlaman gereken önemli şey ise sadece Avustralyalıların böyle konuşmasıdır. Aslında bunları böyle yazmayız. Telaffuz konusunda fikir vermesi için sözcükleri fonetik bir şekilde yazdım, ama İngilizce öğrencileri bizim sözcükleri hiçbir zaman bu şekilde yazmadığımızı unutmamalı. Bütün bunlara rağmen, yazarken gramer ve yazım kurallarına dikkat etmemiz gerekiyor.

Bu konsepti daha iyi anlayabilmen için meşhur Fluency MC’den 10 dakikalık bu derse bir göz at. Her ne kadar Amerikan İngilizcesi kullanılıyor olsa da, sözcüklerin nasıl telaffuz edildiğini ve onları nasıl yazman gerektiğini gösterdiği için aradaki dramatik farkı görmene yardımcı oluyor.

Aşağıda Avustralya aksanı ve tipik Avustralya kısaltmaları ve argosuna bazı diğer örnekler bulacaksın.

4. Straya

Bunu öğrenmek kolay ve telaffuz etmek çok daha kolay. Anadili İngilizce olan çoğu kişi “Australia” içinde geçen tüm heceleri söyleyecektir ama biz Avustralyalılar “Straya” demekle yetiniriz.

Eğer İngilizce öğreniyorsan sen de aynısını yapardın. Bu sözcükte geçen tüm heceleri söylemek yapılacak doğru şeydir ve bunu yapmaya da devam etmelisin. Listedeki diğer sözcüklerle birlikte bu sözcük de sonunda Straya’yı ziyaret ettiğinde bir istisna olacak.

Bir Avustralyalı ile konuşmaya başladığın zaman dikkatli olmalısın—eğer “AU-STRA-LIA” dersen telaffuzunla dalga geçebilir (samimi bir şekilde). Bu nedenle, vurguyu “S” ve “tray” sesleri üzerine koy. Kulağa şöyle gelmelidir: “Straaayah.” Eğer müzikle ilgileniyor ve biraz anlıyorsan Straya sözcüğünün son sesi, “do, re, mi, fa so lah, tee, do” gamındaki “lah” sesiyle kafiyelidir.

5. Footy

Avustralyalılar footy’ye bayılır! Biz ragbiye footy deriz. Ragbinin ne olduğunu duymuş muydun?

Bu sporu o kadar seviyoruz ki bunun başlıca 4 tipi bulunuyor. Bunlar Rugby Union, Rugby League, AFL ve Touch football. Bunların da ötesinde ragbi oynamanın daha fazla yolu ve katılabileceğin ligler bulunuyor.

Bunu futbol ile karıştırma. Bir de Amerikalılar gibi futbola “soccer” diyoruz.

Dolayısıyla birisi footy dediği zaman bizim oynadığımız türden futboldan bahsediyor olur. Ne tür futboldan bahsettiklerinden emin değilsen ya da Avustralya futbolu hakkında hiçbir fikrin yoksa sormaktan çekinme! Avustralyalılar footy’den konuşmaya bayılır.

Footy hakkında bir soru sor ve sana en son ragbi derbilerinde neler olduğunu anlatarak saatlerini geçirecek yeni Avustralyalı arkadaşlar edinmiş olursun.

6. Biccy

Eğer kendini futbol hakkında bir sohbetin içinde bulursan, bunu dinleyerek saatlerini geçirmeyi bekleyebilirsin. Eğer futboldan konuşarak saatlerini geçirdiysen ve acıkmaya başladıysan arkadaşından bir biccy iste! Biccy, bisküvinin kısaltmasıdır.

Uyarı—Avustralya’da bir biccy (çoğulu biccies) birçok şey olabilir. Biccy bir kraker, kurabiye ya da çayla birlikte iyi giden yuvarlak bir atıştırmalıktır. En sık tüketilen biccies arasında Tim-Tams, Saos (şekersiz), choc-chip biccies ve Digestives (UK) sayılabilir.

7. Choccy

Leziz! Herkes çikolata sever, işte Avustralya’da çikolatadan konuşmanın yolu. Choccy sözcüğünü kullan.

8. Choccy biccy

Eğer canın sade bisküvi istemiyorsa choccy biccy olup olmadığını sorabilirsin. Bu çikolatalı bisküvidir!

9. Lappy

Bu kısaltma daha ziyade bir takma isimdir. Orijinal sözcük olan “lap-top” iki heceden oluşur ve kısaltması lappy de iki hece içerir. Sözcük fazla kısalmasa da teknik olarak bu bir kısaltmadır. Bunun dizüstü bilgisayarına verdiğin şirin bir ad olduğunu düşün!

10. Accadacca

ACDC en ünlü Avustralyalı müzik grubudur. Avustralya’da herkes Accadacca’yı bilir! Sanırım Avustralyalı bir çocuk olarak ilk dinleyeceğin grup bu olacaktır. Bara gidersen bu grubun şarkılarını duyarsın. Aslına bakarsan Avustralya’yı ziyaret ettiğin zaman nereye gidersen bir Accadacca şarkısı duyabilirsin.

11. Devo

Devastated sözcüğü sıklıkla devo olarak kısaltılır. Cümle içinde şu şekilde kullanılacaktır:

The surf was bad this weekend. I was devo!

Yani, devo gerçekten hayal kırıklığına uğradığın anlamına gelir. Bir durumun ne kadar kötü olduğunu anlatmanın abartılı bir yoludur.

12. Defo

Bu sözcük ise devo ile yakından uzaktan ilgili değildir. Bu da “definitely” sözcüğünün kısaltmasıdır. Örneğin:

Do you guys want to go camping this weekend?

Defo! Let’s do it!

13. S’arvo

Bu sözcük ise arvo’nun bir uzantısıdır. Tam anlamı “this afternoon” olmaktadır.

What are you up to s’arvo?

Nothing much.

14. Servo

Tahmin ediyorum ki “gas station” terimini duymaya alışkınsındır. Bu terim Amerikan versiyonudur. Avustralya’da ise buna tamamen farklı bir ad veriyoruz. Ayrıca, benzine “gas” yerine “petrol” adını veriyoruz…tabi dizel olmadığı sürece.

Sıklıkla bir benzin istasyonunda bir mini market bulunur. Ve burada yiyecek ve diğer hizmetler satılır. Otomobilinin deposunu doldurduktan sonra süt, kahve, su, telefon kontörü, belki bir latte satın alabilir ve bazen de faturalarını ödeyebilirsin. İşte bu nedenle “gas station” yerine “service station” terimini kullanıyoruz, çünkü burada birçok hizmet sunulmaktadır.

Elbette, 4 hece—ser-vice-sta-tion—bizim için büyük bir zahmet olacağı için bunu servo şeklinde kısaltırız.

15. Petty

Bu sözcük gençler arasında daha sık kullanılıyor. Benzin istasyonuna gittiğin zaman otomobilini petty (benzin) ile doldurursun. Benzine “petrol” dediğimizi de unutma.

16. Bottle-o

Bir içki dükkanının kısaltmasıdır.

17. Tinny

Avustralya’da bira teneke kutularda satılır. Bu kutulara tin adı verilir. Yani, yolun Bottle-o’ya düşerse meşhur Toohey’s New ya da Victoria Bitter (VB) tinny’lerini dene.

Şimdi de bazı mesleklere bakalım. İş unvanları için çok sayıda kısaltma bulunuyor. En sık kısaltılan meslekler günlük etkileşim içinde olduklarımız, yani sık sık gördüğümüz ya da işimizin düştüğü mesleklerdir.

18. Coppa

Bir polis ya da emniyet görevlisi.

Bunun %100 Avustralya argosu olmadığı ve kökenlerinin İngiliz argosundan geldiğini görebiliriz. Bizlerin kullandığı versiyon, İngiliz İngilizcesindeki “copper” sözcüğünden geliyor. Bu sözcük “yakalamak” anlamındaki “to cop” fiilinden türetilmiştir. Amerikalılar da polis memurlarına “cops” der.

Avustralya’nın ilk beyaz yerleşimcileri İngiliz mahkumlardan oluştuğu için bu copper sözcüğü muhtemelen İngiltere’den gelmiştir. Elbette, aksanımız ve sözcüklerle yaptığımız oyunlar ile bu sözcük Avustralya’da biraz daha farklı söylenir. Günümüzde artık her zaman coppa diyoruz.

19. Tradie

Tradie sözcüğü “tradesman” (esnaf) sözcüğünün kısaltmasıdır.

Bir ticaretle uğraşan ya da belirli beceriler gerektiren bir işle uğraşan herkese esnaf denir. Örneğin, elektrik teknisyeni, tesisatçılar ve marangozlar esnaf işleriyle uğraşır. Bu işleri herkes yapamaz ve öncelikle eğitim alınması gerekir.

İşte bu nitelikli işçilere tradies adını veriyoruz.

20. Postie

Oldukça basit: Mektuplarımızı ve kutularımızı her gün bizler için taşıyan postacıya postie diyoruz.

21. Garbo

Bu da çöpçü ya da çöp kamyonu şoförü için kullanılan kısaltmadır.

22. Muso

Bir barda canlı müzik yapan kişilere muso adını veriyoruz. Bu müzisyenler yerel barlarda çalmak için çoğu zaman küçük miktarda para ve ücretsiz bira alırlar.

23. Cabbie

Bir cabbie taksi şoförüdür. Avustralya’da genellikle ‘cab’ yerine ‘taxi’ sözcüğü kullanılır…ama bir taksi şoförü için cabbie sözcüğünü tercih ediyoruz. Amerikalılar da bu terimi kullanıyorlar.

24. Brickie

Brickie tuğlacılıkla uğraşan bir esnaftır (tradesman). Bu tarz vasıflı bir iş zemin, kaldırım ve bina duvarlarına tuğla döşemeyi kapsar.

25. Firey

İtfaiyeci.

26. Ambo

Ambo kısaltması hem ambulans hem de ambulans şoförünü ifade etmek için kullanılır. Bunu duyduğun zaman kafan karışmasın. Bu sözcüğü her iki anlamda da kullanıyoruz.

Son 4 kısaltmamız isimlerden oluşuyor. Bildiğin gibi isim, canlı, cansız tüm varlıklar ve kavramları karşılayan sözcüktür. Avustralyalılar seni kahkahalara boğacak bazı terimler icat etmiştir.

27. Facey

Facebook için kullanılan kısaltmadır. Muhtemelen gençlerin Facey dediklerini duyacaksın.

Did ya see that new photo on Facey?

Yeah. That was heaps good!

Küçük bir not: Sıklıkla “very” sözcüğü yerine “heaps” sözcüğünü kullanırız!

28. Prezzie

Bir isim olarak “present” sözcüğünün kısaltmasıdır. Bir doğum günü partisi ya da diğer kutlamaya davet edildiğin zaman yanında bir hediye (prezzie) götürmeyi unutmamalısın. Tipik prezzies arasında şarap, bira ya da hediye çekleri sayılabilir.

29. Chrissie

Bunun bir kadın ismi olduğunu düşünüyor olabilirsin. Yanlış. Bu, Christmas (Noel) için kullandığımız sözcüktür. Mağazaların rafları boşalmadan chrissie hediyeleri satın almaya başla!

30. Avo

Dünyanın en harika meyvesi. Mütevazı avokado (avo) birçok şekilde sofraları süsleyebilir. Tavsiyem ise kızarmış ekmek üzerinde servis edilmesi. Avokadoyu eklemeden önce…kızarmış ekmek üzerine biraz Vegemite sürmeni, avo eklemeni ve son olarak da ince bir dilim peynir koymanı tavsiye ederim!

Bu atıştırmalıkta ustalaştıktan sonra gerçek bir Avustralyalı olma yolunda büyük bir adım atmış olacaksın!

Evet, artık öğrenilecek çok sayıda Avustralya argosunu listeledik. Aşağıda bu sözcüklerin çoğunun cümle içinde kullanımını göreceğin kısa bir hikaye bulacaksın:

My mate Paolo invited me around to his house yesterday arvo for a quick cuppa. Paolo isn’t from Straya, but he loves a good cuppa. I said to him, “mate, can we just go to Macca’s? I really feel like a burger.” On the way to Macca’s, we had to stop at the servo for some petty. After filling up at the servo, I put on the radio. Accadacca was playing.

I was really excited about the song and started driving too fast. I must have been speeding because a Coppa pulled me over. The Coppa asked “Have you been drinking?” I replied, “nah, mate, I’m a Tradie. I just finished work.” He replied, “are you sure you haven’t had a tinny?” I shook my head, “I might have one later when I watch the footy game.

On the way to Macca’s we invited some more friends. One was a Cabbie, another was a Postie and the other two worked as a Brickie and a Firey. Paolo sometimes works as a Muso down at the local pub. He’s also a part-time Garbo.

We finally arrived at Macca’s. I ordered a burger and fries and Paolo ordered chicken nuggets and a choccy biccy. They had free Wi-Fi there, so we used our lappys and went onto Facey. It turns out that our mate got a new job as an Ambo driver! We were defo excited about that! After a while on Facey, we started looking for some good Chrissy prezzies for our friends. We found the perfect prezzie, but when we tried to order it we found out that there weren’t any left. Devo!

İşte bu yazının sonuna geldik. Umarım sana öğrenim ya da seyahat maceranda yardımcı olacak yeni sözcükler ve Avustralya argosu öğrenmişsindir. Eğer daha fazla pratiğe ihtiyacın varsa işte sana bu sözcükleri cümle içinde kullanmanda—ne zaman ve nerede kullanacağın—ve telaffuzlarında yardımcı olacak harika bir klip.

Öğrendiklerini özümsediğini düşündüğün zaman FluentU’ya gir, iOS ya da Android uygulamasını indir ve bu İngilizce video oyunu ile kendini sına. Amerikan, İngiliz ve Avustralya İngilizce arasındaki farkı ayırt edebiliyor musun?

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.