afrika-ingilizcesi

Güney Afrika İngilizcesine Özgü 17 Benzersiz Kelime ve İfade

Güney Afrika’yı ziyaret ettiğinde yolda göreceğin robotlar kafanı karıştırmasın.

Arabaların yanından yürüyerek geçip giden insan benzeri makineler görmeyeceksin.

“Robot” kelimesi Güney Afrika İngilizcesinde “trafik ışığı” (İngilizcedeki “traffic light”) anlamına gelen bir kelime yalnızca.

Yalnızca Güney Afrika’da duyacağın pek çok benzersiz İngilizce terim var. İster oraya seyahat etmeyi planlıyor ol, ister yalnızca İngilizcedeki yerel argo kullanımları ve lehçeleri merak ediyor ol, bu terimlerin bazılarını bilmek isteyeceksin.

Bu yazıda, Güney Afrika’nın dilbilimsel tarihiyle birlikte Güney Amerika İngilizcesine özgü 17 İngilizce ifadeyi ele alacağız. Bu ifadeleri Amerikan İngilizcesinden biliyor olabileceğin benzer İngilizce terimlerle karşılaştıracağız.

Ama önce biraz tarih ve kültür dersi alalım.

Learn a foreign language with videos

Güney Afrika: İngilizceden Çok Daha Fazla Diliyle Dil Açısından Zengin Ülke

Öncelikle bilmemiz gereken en önemli şey, Güney Afrika İngilizcesinin Güney Afrika’da konuşulan dillerden yalnızca bir tanesi olduğu ve bu dilin ülkede en çok konuşulan dil olmadığı. Güney Afrika, İngilizce dışındaki çok çeşitli resmi dilleriyle dil açısından çok zengin bir ülke. Aşağıdaki diller bunlardan bazıları (bu dillerin hem İngilizcedeki hem de varsa Türkçedeki farklı isimlerini veriyoruz, ama bazen bunlardan da farklı yazılışlarını görebilirsin):

  • Afrikaans – Afrikanca / Afrikaner / Hollanda Lehçesi
  • Zulu (Bu, Güney Afrika’da en çok konuşulan dil.)
  • Xhosa – Zoza dili
  • Southern and Northern Sotho – Güney ve Kuzey Sotho dili
  • Tswana
  • Venda
  • Tsonga – Tonga dili
  • Swati
  • Ndebele

Şu anda İngilizce, Güney Afrika’da en fazla konuşulan dillerden yalnızca dördüncüsü; nüfusun %10’undan azı aktif olarak İngilizce konuşuyor. Ancak şehirlerde yaşayan çoğu Güney Afrikalı İngilizceyi anlıyor ve Güney Afrika televizyonunda ve başka birtakım medya araçlarında İngilizce duyabiliyorsun.

Güney Afrika’da İngilizce ve Afrikaans (Felemenkçeden türetilmiş ve Türkçede Afrikanca ve Afrikaner olarak da geçen Hollanda Lehçesi) gibi Germen dillerinin varlığının tarihinde ne yazık ki güzel ve mutlu anılar yok.

Güney Afrika 1600’lü yıllarda Hollanda’nın ve 1700’lü yıllarda İngilizlerin sömürgesi altına girmişti; bölgede İngilizce ve Afrikaner dillerinin konuşulmasının sebebi de bu. A.B.D.’deki Segregation‘dan (ırk ayrımı) çok da farklı olmayan Apartheid (Afrika dilinde “ayrılık” anlamına gelen ve ırk ayrımı rejimini ifade eden kelime), 1940’lardan 90’ların sonuna kadar yürürlükte kalması planlanan ve beyaz Güney Afrikalıların Güney Afrika’nın yerlilerini yönetmesini sağlamaya çalışan bir siyasi rejimdi. Apartheid döneminde siyahi Güney Afrikalıların üzerlerinde daima kimlik taşımaları ve istendiğinde kimliklerini göstermeleri gerekiyordu, çok az hakları vardır, kamuya ait tesisleri kullanamıyorlardı ve okulda Afrikaner (Hollanda lehçesi) konuşmaya zorlanıyorlardı.

Günümüzde, Güney Afrika’daki herkesin İngilizce konuşmuyor olmasına rağmen Güney Afrika medyasında ve hükumet duyurularında kullanılan ana dilin İngilizce olması, ülkedeki sömürgeci dille hegemonya arasındaki daimi ilişkiyi gösteriyor. Güney Afrika İngilizcesine dalmadan önce bunu bilmek ve anlamak önemli.

Güney Afrika İngilizcesini öğrenme demiyoruz. Sonuçta bu dil üzerine koskoca bir yazı yazdık!

Söylemek istediğimiz, çok çeşitli dillere ev sahipliği yapan Güney Afrika’nın dil konusunda ve ülkede konuşulanın İngilizcenin tarihi konusunda ne kadar zengin olduğunu anlamanın önemli olduğu. Ayrıca, aşağıda göreceğin gibi, Güney Afrika İngilizcesinde kullanılan bazı kelimeler, başka komşu dillerden türetilmiş—bunu bilmek, onları hatırlamak konusunda sana yardımcı olabilir.

Güney Afrika İngilizcesini öğrenmenin yanı sıra, Zulu, Zoza veya Sotho dilleri üzerine de bir şeyler öğrenmeye çalış. Güney Afrika’da konuşulan dillerle ilgili ne kadar çok şey bilirsen, oraya seyahat ettiğinde o kadar rahat edersin!

Güney Afrika İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesinde 17 İfadenin Karşılaştırması

afrika-ingilizcesi

Eğer bu kelimeleri ve ifadeleri öğrenmek hoşuna giderse, yerel dilleri öğrenmeye FluentU ile devam et. FluentU, film fragmanları, müzik klipleri, ilham verici konuşmalar ve benzeri daha pek çok gerçek dünyaya ait videoyu kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürülmüş halde sunar. Burada İngilizce konuşulan dünyanın dört bir yanından videolar bulabilirsin.

Her videonun interaktif (etkileşimli) altyazıları, kelime bilgi kartları (flashcards), kelime listeleri ve eğlenceli kısa sınavları var; böylece videoları izlerken doğal bir şekilde yeni kelimeler öğreneceksin. FluentU İngilizce video kitaplığında pek çok farklı türden İngilizce göreceksin. Burada aynı zamanda sekiz başka dünya dilini öğrenmek için programlar da var—ve bu sayede aynı FleuntU hesabından birden çok dil öğrenebilirsin.

İşin en iyi yanı da şu: FluentU’nun iOS ve Android cihazlar için hazırlanan mobil uygulamaları sayesinde yabancı dil öğrenmeye her an her yerde zaman ayırabilirsin.

1. “Eish!”

Amerikan Versiyonu: “Jeez!”
Türkçe Anlamı: (duruma göre değişerek) Ayy! / Aman Allah’ım! / Yok artık! / İnanmıyorum! / Vay canına!

Bu kelime, Güney Afrika’daki Xhosa (Zoza) etnik grubundan gelmiş olabilir. Bu kelime Güney Afrika’da farklı dilleri konuşan hemen hemen herkes tarafından kullanılıyor, hatta komşu ülkelerin bazılarında bile kullanılıyor. Bu benzersiz bir kelime, çünkü yalnızca şaşkınlık ifade etmiyor—aynı zamanda heyecanını, öfkeni veya bir şeyi inanamadığını ifade ederken de kullanılabiliyor.

“Eish! You startled me there.”
“Ayy! Benı korkuttun.”

2. “Ach man!”

Amerikan Versiyonu: “Oh man!”
Türkçe Anlamı: “Of, adamım!”

Bu boşluk doldurma kelimesi genellikle yaşadığımız hüsranı ifade etmek için kullanılsa da, aslında hemen hemen her durumda cümle başında kullanılabilir.

“Ach man, I have such a hangover from last night.”
“Of, adamım, fena halde akşamdan kalmayım.”

3. “Ach, shame.”

Amerikan Versiyonu: “What a shame.”
Türkçe Anlamı: “Ah, yazık.” / “Hay aksi.”

Amerika’da kötü, talihsiz bir durum yaşandığında “what a shame” (“yazık”) denir. Ancak Güney Afrikalılar “ach, shame” ifadesini hemen her durumda, örneğin teşekkür etmek, övgüler yağdırmak, yas tutmak gibi çeşitli durumlarda kullanırlar. Bu kesinlikle Güney Afrika’da en sık kullanılan boşluk doldurucu kelimedir ve çok yönlü kullanılabilir.

George: “I got engaged last night.”
George: “Dün gece nişanlandım.”

Amber: “Ach, shame!”
Amber: “Hay aksi!”

4. “Let’s chow.”

Amerikan Versiyonu: “Let’s eat.”
Türkçe Anlamı: “Haydi, yemek yiyelim.”

“Chow”kelimesi Amerika’nın belirli bölgelerinde yemek yemeyi ifade eder ve Güney Afrika’da da bu anlamda kullanılır.

“I’m starving, let’s chow.”
“Açlıktan ölüyorum, haydi, yemek yiyelim.”

5. “Bliksem”

Amerikan Versiyonu: “To punch”
Türkçe Anlamı: “Yumruk atmak”

Bu kelime Felemenkçede “yıldırım” anlamına gelen kelimeden türetilmiş bir kelime.

Bu kelimenin kaba bir kelime olduğunu unutma, nazik insanların yanında kullanılacak bir kelime değil.

“You jerk! I’ll bliksem you!”
“Seni ahkam! Seni yumruklayacağım!”

6. “Kak!”

Amerikan Versiyonu: “Crap!”
Türkçe Anlamı: “Kahretsin!” / “Hay aksi!”

Güney Afrikalılar boşluk doldurucu kelimelere bayılıyorlar. Bu kelime Amerikan İngilizcesinde “kahretsin, hay aksi!” anlamlarında kullanılan “crap!” kelimesini kullanabileceğin her yerde kullanılabilir. Fakat, Güney Afrika İngilizcesinde Amerikan İngilizcesinde olduğundan daha kaba bir çağrışımı vardır ve hatta küfür sayılabilir. Eğer insanlar üzerinde profesyonel bir izlenim bırakmak istiyorsan bu kelimeyi kullanma.

“Kak! I’m late for class!”
“Kahretsin! Derse geç kaldım!”

7. “Braai”

Amerikan Versiyonu: “Barbecue”
Türkçe Anlamı: “Mangal”

Geleneksel bir Güney Afrika “braai”sinde, mangalda kuzu pirzola, boerewor (Güney Afrika’ya özgü baharatlı bir tür sucuk) ve biftek pişirilir. Genel olarak yanında salata, hamur işi veya ekmek ve melktert (sütlü tart) da servis edilir.

“Come down to the braai, we’ve got boerewors cooking.”
“Aşağıya, mangala gel, sucuklar pişiyor.”

8. “Klap”

Amerikan Versiyonu: “Slap”
Türkçe Anlamı: “Tokat”

Bu kelime biraz kafa karıştırıcı çünkü söylenişi İngilizcede “el çırpmak, alkışlamak” anlamlarına gelen “clap” kelimesine benziyor. Fakat aslında “tokat, tokat atmak” anlamlarına gelen “slap,” kelimesinin karşılığı olarak kullanılıyor.

“I ought to klap you for saying that nonsense!”
“Bu saçmalıkları söylediğin için sana tokat atmalıyım!”

9. “Boet”

Amerikan Versiyonu: “Bro” veya “brother”
Türkçe Anlamı: “Abi” veya “Ağabey,” “kanka”

Bu kelime gerçek ağabeyin için de kullanılabilir, çok sevdiğin yakın bir erkek arkadaşın, dostun için de. Bu, yakınlık belirten bir sevgi sözcüğüdür.

“He’s my boet, I can’t imagine life without him.”
“O benim kankam, onsuz bir hayat düşünemiyorum.”

10. “Domkop”

Amerikan Versiyonu: “Idiot”
Türkçe Anlamı: “Aptal”

Bu kelime Almancadaki “dummkopf” (Türkçeye de teklifsiz konuşmada “dunkof” olarak geçmiştir) kelimesine benzer ve hemen hemen İngilizcedeki “idiot,” yani “aptal” ile eş anlamlıdır.

Güney Afrika’nın belirli kısımlarındaki Almanca etkisinin pek de lezzetli kökenleri yok. Güney Afrika’da şu anda Almanca konuşan büyük bir nüfus yok, fakat bazı kelimeler argo kelime olarak kalmış gibi görünüyor.

“He’s a real domkop, that one.”
“O tam bir aptal.”

11. “Robot”

Amerikan Versiyonu: “Traffic light”
Türkçe Anlamı: “trafik ışığı”

Trafik ışıklarının otomatik renk değiştirme özelliği robotik bir makineyi andırdığından olsa gerek, Afrika İngilizcesinde böyle bir argo kullanımı var. Bu ifadenin Güney Afrikalı olmayan biri için ne kadar kafa karıştırıcı olabileceğini hayal edebiliyoruz.

“I’ll meet you at school in 20 minutes. Take backstreets so that you don’t get stuck at that robot on 7th Avenue.”
“20 dakika içinde seninle okulda buluşacağım. Arka sokaklardan geç ki 7. Cadde’deki trafik ışığında takılıp kalmayasın.”

12. “Eina!”

Amerikan Versiyonu: “Ow!”
Türkçe Anlamı: “Uf!” / “Ay!”

Bu ünlem, her türden acıyı ifade etmek için kullanılabilir, fakat çoğunlukla artı sokması ya da elimizi kağıtla kesmemiz gibi ani, keskin acılarda dudaklardan dökülür.

“Eina! I always cut myself on this paper.”
“Uf! Bu kağıtla hep elimi kesiyorum.”

13. “Howzit?”

Amerikan Versiyonu: “How’s it going?”
Türkçe Anlamı: “Nasıl gidiyor?”

Bu ifade İngilizcedeki “how’s it going?” yani, “nasıl gidiyor?” ifadesinin ağızda yuvarlanmış hali gibi, değil mi?

“Howzit? I haven’t seen you in a while.”
“Nası’ gidiyo’? Seni bir süredir görmedim.”

14. “Is it?”

Amerikan Versiyonu: “Is that so?”
Türkçe Anlamı: “Öyle mi?”

“Howzit?” gibi bu ifade de sohbetlerde kullanılan kısaltılmış, hoş bir ifade.

Bradley: “I found out today that daddy long legs aren’t even spiders.”
Bradley: “Bugün uzun bacaklı pholcidae örümceklerin aslında örümcek bile olmadığın öğrendim.”

Kana: “Is it?”
Kana: “Öyle mi?”

15. “Sarmie”

Amerikan Versiyonu: “Sandwich”
Türkçe Anlamı: “Sandviç”

Anna: “I could really go for a sarmie right about now.”
Anna: “Şimdi bir sandviç olsa da yesem.”

Kaya: “Yeah, how about a Gatsby?”
Kaya: “Evet, bir Gatsby‘e ne dersin?”

16. “Baba”

Amerikan Versiyonu: “Father” veya “Dad”
Türkçe Anlamı: “Baba”

Aynı Türkçe gibi, “baba” kelimesini kullanan tonlarca dil var; fakat bu kelimenin Güney Afrika’ya Afrikaner dilinden ya da Hintçeden gelmiş olabileceğine inanılıyor.

“Tell your baba that it’s time to chow, the sarmies are ready.”
“Babana yemek yeme zamanının geldiğini söyle, sandviçler hazır.”

17. “Scale”

Amerikan Versiyonu: “To steal”
Türkçe Anlamı: “çalmak, hırsızlık yapmak”

Güney Afrika İngilizcesinde “scale” fiili bir şeyi çalmak anlamına geliyor, ve çalma eylemini yapan kişiye, yani “hırsız”a -ya da ahlaksız, pespaye kişilere- ise “scaly” deniyor.

“She scaled my cheese poppers from Bossa last night.”
“O dün gece Bossa’dan aldığım çıtır peynir toplarımı çaldı.”

 

Güney Afrika İngilizcesi oldukça benzersiz, öyle değil mi? Amerikan İngilizcesi ile Güney Afrika İngilizcesi arasında pek çok argo kullanım farkı ve genel dilbilimsel farklar var. Eğer Güney Afrika’ya seyahat etmeyi planlıyorsan, bu İngilizce kelimelere ve ifadelere mutlaka çalışmalısın!


Em Casalena‘nın yayınlanmış kitapları var, müzik üzerine köşe yazıları yazıyor ve müzikten filmlere ve dile çok çeşitli konular üzerine serbest yazarlık yapıyor.

Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu.

Ücretsiz Kaydol!

Comments are closed.